Connect with us

Kültür-Sanat Haberleri

Güher & Süher Pekinel “Dünya Sahnelerinde Genç Müzisyenler” Sistemi 2021 -2022 Yeni Sezonu başlıyor – İnternet Haber

15 yıldır Türkiye’de müzik eğitimi ve Batı Müziği alanında kaybedilen jenerasyonların telafisini dünyada da kabul edilen tek sistem olarak büyük …

Published

on

15 yıldır Türkiye’de müzik eğitimi ve Batı Müziği alanında kaybedilen jenerasyonların telafisini dünyada da kabul edilen tek sistem olarak büyük bir hızla gerçekleştirmeye devam eden ,Güher & Süher Pekinel’in 40 senelik uluslararası ödüllü kariyerlerine ve geniş kapsamlı eğitimlerine dayanan deneyimleri ile hayata geçirerek, yürüttüğü „Dünya Sahnelerinde Genç Müzisyenler“ Sistemi değişik enstrüman gruplarında solistleri tüm Türkiye’den 3 etapla seçerek , dünya standartlarında, kariyer yapabilmek ve rekabet edebilmek için destekliyor.

Türkiye’de ilk defa olarak, solistler açısından dünyada alınan tüm sonuçların da ortaya koyduğu üzere, sistemin başarısı kanıtlanmış ve son gelişmelerle etkisi artarak sürmektedir.

Gençlere başta Avrupa’da, önemli müzisyenlerle eğitimlerini sürdürmek ve önemli uluslararası yarışmalarda yer almak üzere yaşam bursu ve yaylı çalgılar için en prestijli uluslararası yarışmalarda rekabet edebilmeleri adına kiralanan çok değerli 17.-18. Yüzyıl enstrümanları ile enstrüman bursu sağlanıyor.DSGM her sıra dışı üstün yeteneğin doğru yönlendirildiği takdirde başarıya ulaşacağının güçlü bir göstergesi Ülkemizi ve dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını nedeni ile, özellikle dijital platformlarda müziğin iyileştirici, birleştirici ve paylaştırıcı gücü üzerinden izleyici ve dinleyicilerle bir araya da gelen DSGM müzisyenleri 2021-22 Sezonuna başarılarla dolu hızlı bir giriş yaptılar.

Scottish International Piano Competition ve 10. Hamamatsu International Piano Competition birincilikleri ardından çıkardığı ilk iki albümle 2 ICMA (International Classical Music Awards) ödülü kazanan Can Çakmur’un İsveç plak firması BIS Records’dan çıkan albümleri, kritiklerden tam not aldı ve 3. Albüm kaydını da tamamladı. Önümüzdeki günlerde müzik severlerle buluşacak albüm raflarda yerini almadan 4. Albümü için de çalışmaları başlayan Çakmur, son olarak Ankara Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Yeni Konser Salonu ve İstanbul’da Sakıp Sabancı Müzesi Yaz Festivali’nde dinleyiciler ile buluştu. Japonya turnesine devam eden Çakmur, Ekim sonunda ünlü besteci Thomas Adès ‘in piyano konçertosunun Japonya prömiyerini dünyaca ünlü Suntory Hall’da gerçekleştirecek ve bu konser canlı kayda alınacak.

Henüz 15 yaşındayken aldığı Cenevre, “Tchaikovsky International Violin Competition” birinciliği ve en genç solist olarak 2016 yılında Polonya „15. International Wieniawski Violin Competition “ birincilik ödülü sahibi viyolonist Veriko Tchumburidze İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası Yeni Sezon Açılış Konserini 1 Ekim tarihinde Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda kapalı gişe olarak gerçekleştirdi. Tchumburidze, normalleşme sürecinde de Almanya, Polonya ve Gürcistan’ da gerçekleşen ilk seyircili konserlerde sahne almanın ayrıcalığını yaşıyor. Ekim ayında Stuttgart’da ikonik şef Marek Janowski ile birbirini takiben iki konser verecek olan Tchumburidze, 2022 yılında, başvuruları başlayan 16. Henryk Wieniawski Violin Competition‘da açılış konserini de, önceki yarışmanın birincisi olarak gerçekleştirecek.

DSGM’ye 3 sene önce dahil olan Korkmaz Can Sağlam , dünyanın en önemli 3 piyano yarışmasını da birincilikle kazanmış ( Tchaikovsky, Rubinstein ve Chopin yarışmaları) Daniil Trifonov’un da hocası olan Sergei Babayan ile çalışmalarına Juilliard School of Music New York’da okuldan da aldığı akademik burs ile devam ediyor. Young Concert Artists kurucusu Susan Wadsworth ve Verbier Festivali direktörü Martin Engstroem’ün de jüriler arasında bulunduğu New York Vendome Prize Yarışması finalistleri arasına seçildi. Ayrıca önümüzdeki dönem Young Concert Artists yarışmasında da yarışacak.

Sisteme iki yıl önce dahil olan piyanist Eda Seviniş Manhattan School of Music’De ender görülen akademik bursla, piyano bölüm başkanı Dr. Marc Silverman’ın sınıfında eğitimini sürdürüyor. Ekim ayında Düsseldorf International Robert Schumann Piano Competition’da kendi kategorisinde birincilik ödülünü kazanan Seviniş, New York’da ünlü stüdyolarda kayıt çalışmalarına devam ediyor.

Sistemin en genç müzisyenlerinden uluslararası birincilik ödülleri sahibi 14 yaşındaki Naz İrem Türkmen, son olarak “12. International Grumiaux Violin Competition”da aldığı birincilik ardından, dünyanın en prestijli ve önemli yarışmalarından “XI International Tchaikovsky Competition for Young Musician”s yarışmasına katılmaya hak kazandı. Şu an Hochschule für Musik München’ı en yüksek dereceyle kazanarak pre-college öğrencisi statüsünde Prof. Sonja Korkeala ile müzik eğitimine devam ederken ülkemizde bir çok salonda konserlerde yer alıyor. DSGM Sistemi kapsamında 18. Yüzyıldan İtalyan bir luthier tarafından yapılan kemanı ile performans göstermeye devam eden Türkmen geçtiğimiz günlerde yine sistemin en genç üyelerinden 13 yaşındaki piyanist Duru Aydın ile TÜBİTAK Bilim Şenliği Açılış konserini gerçekleştirdi

Lisans eğitimini Barenboim-Said Academy’de tamamlayan, şu an yüksek lisansına Hanns Eisler Müzik Akademisi Berlin’de i devam edenUmut Sağlam, ayrıca önümüzdeki iki sezon için Konzerthausorchester Berlin ‘in Kurt-Sanderling Akademisi tarafından konserler ve orkestradan eğitim almak üzere seçildi. Genç çellist, Sir Andras Schiff ve Daniel Barenboim ile ustalık sınıflarına katıldı. Pierre Boulez Saal’da Edward Said Days 2021-22 konserlerinde sahne alacak.

Sağlam,“Dünya Sahnelerinde Genç Müzisyenler” sistemi tarafından sağlanan Fransız luthier Nicolas Lupot tarafından yapılan bir 19. yüzyıl çellosu ayrıcalığı ile performanslarını icra ediyor.

Türkiye için ilk kez, en seçkin okullarda eğitimlerine devam eden müzisyenler tarafından, uluslararası en prestijli ve önemli yarışmalarda bugüne dek 18 birincilik kazanıldı. Genç yaşlarında önemli kritiklerden olağanüstü yorumlar ve albüm teklifleri alıyorlar.

Değişik ekollerde eğitim görmüş ve zamanın ikonik müzisyenleri ile çalışmış olarak, bize sunulan tüm imkanları genç nesillere aktarmak amacıyla sistemlerimizi kurduk.

Türkiye’ye konser ve festivaller nedeniyle geldiğimiz zamanlarda müzik eğitimini yakından gözlemleme fırsatı bulduk. Eğitim seviyesi, maalesef uluslararası standartları yansıtmıyordu. Profesyonel deneyim ve birikimlerimizi, eğitimde uluslararası kriterleri nasıl ülkemize adapte edebiliriz sorusu ile çalışmalarımızı başlattık.

Bu süreçte, eğitimciler, öğrenciler ve müzisyenlerle , var olan düzeni yakından inceledik ve sonrasında çocuk ve gençlerin ihtiyaçları doğrultusunda, organik olarak birbiriyle iç içe geçen sistemlerimizi devreye soktuk.

En önemli prensibimiz , kalite ve global vizyondan taviz vermeden yolumuza devam etmek. Kendini devamlı geliştiren sürdürülebilirliği ülkemize adapte edebilmek.

Engelleri aşmak adına, yeni formlar geliştirerek ve kaliteyi koruyarak ilerliyoruz . Dünya çapındaki etki ve sonuçlar, çalışmalarımızın teyidi niteliğinde. Kültür vakıfları, akademik yayınlar ve yeni projeler, sistemlerimizi referans gösteriyor.

Son olarak çabalarımızın takdirini yansıtan Almanya Federal Cumhuriyeti’nin profesyonel müzik kariyerimizin yanı sıra yakından takip ettikleri sistemlerimizle eğitime olan katkılarımız için bize takdim ettiği “Bundesverdienstkreuz” “Liyakat Nişanı” ödülü bizi onore etti. Kültürel diyaloğu öncelikleri haline getirmiş kurumlar tarafından destek görmek de bizi mutlu ediyor.

Global bir vizyona sahip, dengeli ve birikimli bireylerin yetişmesi, bir toplumun her zaman ileriyi hedefleyerek kalkınması adına önceliğimiz.

Ülkemizi gururlandıran ve devamı gelen tüm bu başarılar önemli ödüllere layık görülüyor. Her şeyden öte, tüm müzisyenler, ilk gençlik yıllarında dahil oldukları sistem çerçevesinde, müziğin gerektirdiği derinliğiyle ulaşırken aldıklarını aktarma ve paylaşma duygusunu içselleştiriyorlar. Müzikal hümanist anlayışı , evrensel dünya sanatçıları olarak kimliklerinin bir parçası haline dönüştürüyorlar. 3 sistemimizin tamamı kâr amacı gütmeyen kuruluşlar. Her yaştan çocuğun ve gencin yüksek seviyede ücretsiz müzik eğitimi alma hakkına sahip olması gerektiğine inanıyoruz.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Kültür-Sanat Haberleri

İBB Şehir Tiyatroları’nda Bu Hafta (20-23 Ekim 2021) – İnternet Haber

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları, Ekim ayının yeni haftasında 2’si yeni, 11 oyunla seyirci karşısına çıkıyor. Bu hafta …

Published

on

By

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları, Ekim ayının yeni haftasında 2’si yeni, 11 oyunla seyirci karşısına çıkıyor.

Bu hafta tiyatroseverleri Antik Yunan klasiklerinden yeni yazarların oyunlarına zengin bir repertuvar bekliyor.

Özen Yula’nın yazıp yönettiği Hayat Der Gülümserim 20 Ekim Çarşamba günü Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde ilk gösterimini yapacak.

Şirin Gürbüz’ün yazdığı Emre Koyuncuoğlu’nun yönettiği Kimse Öyle Şeyleri Konuşmuyor Artık 20 Ekim Çarşamba günü Müze Gazhane Meydan Sahne’de ilk gösterimini yapacak.

Tatlı Kaçık, Çın Sabahta, Veba, Hayat Der Gülümserim, 12. Gece, Matruşka, Hastalık Hastası, İfigenya, Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, Kimse Öyle Şeyleri Konuşmuyor, Melek adlı oyunlar Ekim ayının yeni haftasında seyirciyle buluşacak.

Bu Haftanın Programı (20-23 Ekim 2021)

TATLI KAÇIK

Mr. Tanner ile paylaştığı evinde, çöp toplayarak yaşayan, çevresindeki her şeye sonsuz bir sevgi ve şefkatle bağlı Opal’in kendi halindeki yaşamı üç davetsiz misafirin gelişi ile umulmadık şekilde değişir. Sol, Gloria ve Brad kendi hesaplarının peşinde Opal’in huzur dolu yaşamına giriverirler. Kendi kendine yetmeyi becerse de yalnızlıktan muzdarip Opal onları hayatına almak konusunda en ufak bir tereddüt bile duymaz ancak sonsuz bir iyi niyetle evinin kapılarını açtığı misafirleri sevgilerini paylaşmak konusunda Opal kadar istekli değildirler. John Patrick’in yazdığı, Ahmet Levendoğlu ve Hasan Levendoğlu’nun çevirdiği, Naşit Özcan’ın yönettiği oyunda, Ayşe Kökçü, Çağlar Polat, Eylül Soğukçay, İbrahim Can, Mehmet Soner Dinç, Mert Aykul rol alıyor. Oyun, 20-23 Ekim 2021 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

ÇIN SABAHTA

Zengin bir ailede yetişen Güneşi, ailesinin dayatmalarından kaçarak, kendi özgür yaşamını kurmak için mütevazı bir daireye taşınır. İdeolojilerine sıkı sıkıya bağlanmış olan Güneşi’nin boşlukta debelendiği yaşamına, hemen yan dairesine taşınan Feriha girer. Ömrü boyunca hayalini kurduğu ‘damı akmayan eve’ taşınmayı nihayet başaran Feriha’nın umudu ve mutluluğu, Güneşi’nin dünyasına pek çok yenilik getirecektir. Nezihe Meriç’in yazdığı Hülya Karakaş’ın yönettiği oyunda, Ayşe Günyüz Demirci, Hülya Karakaş rol alıyor. Oyun, 20-23 Ekim 2021 tarihleri arasında Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde.

VEBA

Nobel Ödüllü yazar Camus’nün faşizm alegorisi olarak kaleme aldığı eserde, veba salgını sırasında yaşanan kaotik durum anlatılır. Karantina döneminde verilen mücadele, belirsizlik ve korkunun egemen olduğu bir dünya canlandırılıyor.

Neil Bartlett’in uyarladığı Mehmet Ergen’in çevirip yönettiği oyunda Sevil Akı, Serdar Orçin, Emrah Can Yaylı, Burteçin Zoga, Tankut Yıldız, İrem Arslan, Özgür Dereli, Burak Davutoğlu, Ergun Üğlü, Cafer Alpsolay rol alıyor.

Oyun, 20-23 Ekim 2021 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

HAYAT DER GÜLÜMSERİM (Yeni Oyun)

Yıllarca olağanüstü kadın karakterlere hayat vermiş bir oyuncu, AVM yapılmak üzere yıkılacak bir sahneye veda eder. Anlatılmaya değer bulunmayan farklı sınıflardan kadınların sıcak ve aşina hayat hikâyeleri, ilk kez aktarılır.

Özen Yula’nın yazıp yönettiği oyunda Sema Keçik, Serkan Bacak rol alıyor. 20-23 Ekim 2021 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde.

12. GECE

Shakespeare’in en sevilen komedilerinden biri olan 12. Gece’de, ikiz kardeşler Viola ve Sebastian, bir gemi kazasından sonra, birbirlerini öldü sanıp ayrı düşerler. Viola, Illyria dükü Orsino’nun hizmetine girebilmek için erkek kılığına girer. Orsino adına güzel Olivia’ya kur yapmakla görevlendirilir. Olivia ise kardeşinin ölümünden sonra yastadır ve ayağına gelen herkesi geri çevirmektedir, ta ki şimdi erkek kılığındaki Viola’ya aşık olana dek. Bu sırada, Olivia’nın dayısı Tobi, tutucu hizmetkâr Malvolio’ya şamatalı bir oyun oynarak, bu cümbüşlü kimlik yanılması ve karşılıksız aşk hikâyesini iyice kızıştırır. William Shakespeare’in yazdığı, Serdar Biliş’in yönettiği oyunda Ali Gökmen Altuğ, Bennu Yıldırımlar, Doğan Şirin, Emrah Özertem, Ersin Umulu, Gürkan Başbuğ, Mehmet Avdan, Neşe Ceren Aktay, Nilay Bağ, Özge Kırdı, Özge Özder, Seda Fettahoğlu, Senan Kara Tutumluer, Tolga Yeter rol alıyor. Oyun, 20-23 Ekim 2021 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde.

MATRUŞKA

Bir kadın… bir erkek… bir ilişki… kavgalar, çatışmalar, ayrılıp barışmalar, kopamayışlar… Varoluştan bugüne değişmeyen rutine, iki insanın birbirini tanıma, anlama, bir arada yaşama mücadelesine yeniden ve farklı bir yorumla yaklaşan Matruşka, ilişkilerde ideali arama uğraşını mercek altına alıyor.

Erkek: İlginç bir şey bu, gittikçe küçülüyor baksana.

Kadın: Açtıkça hem küçülüyor hem de ortaya dökülüyor her şey.

70 kuşağı yazarları arasında yer alan Tuncer Cücenoğlu, toplumsal içeriğin ağır bastığı oyunlara imza atmıştır. Hemen hemen bütün oyunlarında basit ve yalın bir durum üzerinden toplumsal sorunlara eğilen yazar, yaşanan gerçeklerden yola çıkarak kaleme aldığı oyunlarında, yakın tarihimizdeki önemli olaylardan kişilere, topluma egemen olan korkulardan mesleki zorluklara, insanların içine düştüğü çıkmazdan yaşam mücadelesine kadar pek çok konuya değinir.

Tuncer Cücenoğlu’nun yazdığı Bora Seçkin’in yönettiği oyunda Cem Karakaya, Derya Yıldırım rol alıyor.

Oyun, 20-23 Ekim 2021 tarihleri arasında Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde.

HASTALIK HASTASI

Argan hastalık hastasıdır. Evde bir doktor bulunursa hem istediğim zaman tedavi olurum, hem de cebimden beş kuruş çıkmaz düşüncesiyle, kızını bir doktorla evlendirmeye karar verir. Kızı ise bir başkasına âşıktır. Argan’ın sırf parasını seven karısı ise onu hem aldatmakta, hem de elinde avucunda ne varsa almaya çalışmaktadır.

Evin, her şeyden haberdar olan son derece zeki ve iş bilir hizmetçisinin gönlü bu duruma razı olmaz. Hakikatin ve aşkın kazanması için elinden geleni yapar.

Aşk gülücüklerinin sahtesini, gerçeğinden ayırmak zordur.

Hastalık Hastası, Klasik Fransız Tiyatrosu’nun kurucularından Moliere’in (1622 – 1673) yazdığı son oyundur. İlk kez 1673 yılında sahnelenen oyunda Moliere, eleştirilerini mesleğini kötüye kullanarak zengin hastalarını sömüren doktorlara yöneltir.

Moliere’in yazdığı Tolga Yeter’in yönettiği oyunda Barış Çağatay Çakıroğlu, Besim Demirkıran, Çağrı Büyüksayar, Çiğdem Gürel, Elif Verit, Ersin Sanver, Gün Koper, Hüseyin Tuncel, Sevinç Erbulak, Şirin Asutay, Şükrü Türen, Tuğçe Açıkgöz rol alıyor. Oyun, 21-23 Ekim 2021 tarihleri arasında Sultangazi Hoca Ahmet Yesevi Sahnesi’nde.

İFİGENYA

Doğu ile Batı arasındaki ilk büyük savaş: Akha ordusu, Truva seferine çıkmak üzeredir. Birleşik ordu donanmasının sıkıştığı limandan kurtulup harekete geçebilmesi için rüzgâra ihtiyacı vardır. Başkomutan Agamemnon, Artemis’in kutsal geyiklerinden birini öldürdüğü için tanrıça da onun rüzgârını kesmiş ve herkesi bu limana hapsetmiştir. Doksan dokuz kralın ordusu hastalıktan kırılırken, öfkeyle bekleyen askerlerin gözü Agamemnon’dadır. Başkomutan’ın sadece kendisi ve makamı değil, başta ailesi olmak üzere, tüm ülke tehlikededir. Agamemnon’un yapabileceği tek bir şey kalmıştır: En değerli varlığı olan kızı Iphigenia’yı tanrılara kurban vermek!..

Euripides’in yazdığı Serdar Biliş’in yönettiği oyunda Caner Çandarlı, Ceren Kaçar, Elvan Boran rol alıyor. Oyun, 20-23 Ekim 2021 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde.

SEN İSTANBUL’DAN DAHA GÜZELSİN

Bir ailenin üç kadını; anneanne, kız ve torun… Üçünün ortak yazgısı, aynı mekanda, dile gelenlerden daha çok içlerinden sessiz sedasız geçen cümlelerde gizli… Erkeklerin yalnız ve eksik bıraktığı yaşamlarında, birbirlerine tutunurken ve giderek birbirine benzerken, geçmiş, şimdi ve gelecek içiçe geçiyor. Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, İstanbul fonunda Ayfer, Başak ve Melis’in hikâyesini anlatıyor. Kadının değişmeyen hikâyesini…

“Kucağıma almışım seni… yürümüşüz beraber, çelik tellere bakmışım, çimentoya, karşıdan yeni yeni çıkan uzun binalara… yerdeki asfalta bakmışım… yolun yarısında yorulanların sigara dumanları arasından geçmişiz, ter kokusu her yer Allah kahretsin, “boğaz havasının içine ettiniz” diye bağırdım. ‘gel kız eve gidiyoruz, sen İstanbul’dan daha güzelsin’ O gün hayatımın en güzel günüymüş, meğerse…”

Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazdığı, anlatı geleneğiyle tiyatronun çağdaş araçlarını buluşturan oyun, “üç anlatıcı’lı bir kurguyla ilerliyor. Mekânın birliğine hikayenin parçalanmışlığı ekleniyor ve farklı bir kurgu ortaya çıkıyor. Bu kurgu, geçmiş, gelecek ve şimdide çakılı kalmış üç hikâyeyi birleştiriyor. Zamanla üç hikâye de tekleşiyor ve ‘kadın’ın hikâyesine dönüşüyor…

Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazıp yönettiği oyunda Esin Umulu, Şebnem Köstem, Yeliz Şatıroğlu rol alıyor.

Oyun, 20-23 Ekim 2021 tarihleri arasında Müze Gazhane Büyük Sahne’de.

KİMSE ÖYLE ŞEYLERİ KONUŞMUYOR ARTIK (Yeni Oyun)

Oyun, 12 Eylül darbesi dönemini en acı şekilde yaşayıp parçalanan bir ailenin bugüne uzanan hikâyesini konu alıyor. Leyla, ailesinin geçmişiyle yüzleşiyor ve onların hikâyesini anlatabilmek için hayatını değiştirmeyi göze alıyor.

Şirin Gürbüz’ün yazdığı Emre Koyuncuoğlu’nun yönettiği oyunda Bora Seçkin, Radife Baltaoğlu, Kutay Kırşehirlioğlu, Ebru Üstüntaş, Hazal Uprak, Can Alibeyoğlu, Kamer Karabektaş rol alıyor. Oyun, 20-23 Ekim 2021 tarihleri arasında Müze Gazhane Meydan Sahne’de.

MELEK

Aktris Melek Kobra’nın günlüklerinden yola çıkılarak yazılan oyunda, kısacık bir ömre sığdırılan büyük aşk ve acılara tanıklık ederken, 1930’ların sanat hayatının içinde bir primadonnanın uyuşturucu bağımlılığı, hastalık, parasızlık ve yalnızlığa sürüklenişini izliyoruz.

Rüstem Ertuğ Altınay’ın yazdığı Jale Karabekir’in yönettiği oyunda Yeşim Koçak rol alıyor. Oyun, 22, 23 Ekim 2021 tarihlerinde Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi’nde.

İyi seyirler…

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Kültür-Sanat Haberleri

NASA Space Adventure Sergisi Metropol İstanbul’da – İnternet Haber

Uzay çalışmalarına yön veren Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) 50 yılı aşkın uzay çalışmalarını ve deneyimlerini yansıttığı NASA …

Published

on

By

Uzay çalışmalarına yön veren Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) 50 yılı aşkın uzay çalışmalarını ve deneyimlerini yansıttığı NASA Space Adventure sergisi Kasım ayında Ataşehir’de bulunan Metropol İstanbul’da açılıyor. Bünyesinde yer alan gerçek boyutlu ve tarihi öneme sahip koleksiyon eserleri, interaktif teknolojilerle zenginleştirilmiş VR alanları ile uzayı deneyimleme imkanı sunan sergi; ziyaretçilerini, evrenin gizemine ışık tutan bir yolculuğa çıkarıyor.

Yeni nesil uzay sergisi NASA Space Adventure, İtalya’dan sonra 16 Kasım’da İstanbul’da meraklılarıyla buluşuyor.

Hupalupa EXPO tarafından 2300 m2 büyüklüğünde alana kurulan sergi, NASA uzay görevlerine tanıklık etmiş gerçek boyuttaki eserlerin de içinde bulunduğu 200’ün üzerinde esere ev sahipliği yapıyor. 4 yıl içinde 12 ülkede 4 milyondan fazla kişi tarafından ziyaret edilen NASA Space Adventure Sergisi’nde uzaydan gelen özel parçalar ve oradaki yaşamı deneyimlemeyi sağlayan onlarca üst düzey teknolojiye sahip uzay enstrümanı yer alıyor. Ziyaretçilerin dokunabileceği gerçek aytaşının da bulunduğu sergide, uzay roketlerinin kopyaları ve tam boyutlu uzay aracı modelleri, Saturn V roketinin 10 metre uzunluğundaki modeli, uzaya giden astronotlar tarafından bizzat giyilen kıyafetler ve görevlerde kullanılan ekipmanlar ile Apollo kapsülü, Sputnik 1 uydusunun ve Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (ISS) modelleri en çok ilgi çeken parçalar arasında yer alıyor.

Rehberli turlar ile ilgi çekici uzay hikayelerini dinleme şansı sunan, VR ve simülasyon teknolojileriyle ziyaretçilerin uzay maceralarına interaktif şekilde dahil olmasına imkan sağlayan NASA Space Adventure, birbirinden farklı atölye çalışmalarıyla da her yaştan meraklısına ilham veren, heyecan ve eğlence dolu bir uzay deneyimi yaşatıyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Kültür-Sanat Haberleri

Jolly Joker İstanbul Yıldızları Ağırlamaya Devam Ediyor – İnternet Haber

Moduna, havana, kafana tam da sana göre konserler hız kesmeden Ekim ayında da Jolly Joker’de devam ediyor. Jolly Joker Vadistanbul ve Jolly …

Published

on

By

Moduna, havana, kafana tam da sana göre konserler hız kesmeden

Ekim ayında da Jolly Joker’de devam ediyor.

Jolly Joker Vadistanbul ve Jolly Joker Kartal İst-Marina hafta sonu programıyla müzikseverleri Türkiye’nin sevilen isimleriyle buluşturuyor.

“SANA GÖRE” KONSER ÖZLEDİĞİN SAHNEDE!

Jolly Joker Vadistanbul’da, 22 Ekim Cuma Ayta Sözeri,

23 Ekim Cumartesi Merve Özbey, 29 Ekim Cuma Derya Bedavacı konserleri gerçekleşecek.

Anadolu yakasında özlenen konser havasını yaşatan Jolly Joker Kartal İst-Marina ise 22 Ekim Cuma Berkay, 23 Ekim Cumartesi Ayta Sözeri, 29 Ekim Cuma 90’lar Kafası ile Nihat Sırdar sahnede olacak.

FARKLI TÜRLERİ MÜZİKSEVERLERLE BULUŞTURMAYA DEVAM EDİYOR

2008 yılında İstanbul’da müzikal yolculuğuna başlayan canlı müziğin popüler adresi Jolly Joker, geçen yıllar içinde 10 şehirde 12 mekanla büyük bir aileye dönüştü. Farklı türlerin sevilen isimlerini sahnesinde ağırlayıp canlı konser deneyimini misafirlerine üst düzeyde yaşattı. ‘Sana Göre’ olan müziği bilen, ‘Moduna Göre’ olan müziğe programlarında yer veren Jolly Joker, sahnesini müzikal çeşitliliğe açarak bu alandaki öncü kimliğini de koruyor.

Jolly Joker Vadistanbul Ekim Programı

22 Ekim Cuma – Ayta Sözeri

23 Ekim Cumartesi – Merve Özbey

29 Ekim Cuma – Derya Bedavacı

Jolly Joker Kartal İst-Marina Ekim Programı

22 Ekim Cuma -Berkay

23 Ekim Cumartesi – Ayta Sözeri

30 Ekim Cumartesi – Simge

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending