Connect with us

Eğitim Haberleri

Suna Kıraç’ın vefatının birinci yıl dönümünde kızı İpek Kıraç’tan yeni bir eğitim yolculuğu: “Suna’nın kızları”

Ülkemizdeki sanayi, eğitim, kültür ve sanat alanlarının gelişmesine büyük ve önemli katkılar sunmuş olan iş insanı Suna Kıraç, 15 Eylül 2020’de …

Published

on

Ülkemizdeki sanayi, eğitim, kültür ve sanat alanlarının gelişmesine büyük ve önemli katkılar sunmuş olan iş insanı Suna Kıraç, 15 Eylül 2020’de aramızdan ayrıldı. Suna Kıraç’ın vefatının birinci yıl dönümünde kızı İpek Kıraç, “Suna’nın Kızları” adını taşıyan yeni bir eğitim seferberliği için yola çıktı. Suna Kıraç’ın eğitim alanındaki çabalarını, değerlerini, hedeflerini ve vizyonunu yaşatacak olan “Suna’nın Kızları”, Suna ve İnan Kıraç Vakfı çatısı altında yürütülecek. Ülkemizin dört bir köşesinde eğitime erişemeyen, erişen ama tamamlayamayan, tamamlayan ancak gerçek anlamda nitelikli eğitim alamayan kız çocuklarına ulaşacak. Annesi Suna Kıraç’ın bir eğitim gönüllüsü olarak yaşamını eğitimde fırsat eşitliği çalışmalarına adadığını hatırlatan İpek Kıraç, vefatının birinci yıl dönümünde “Suna’nın Kızları” ile yola çıkmanın heyecanı içinde olduğunu belirtti. İpek Kıraç, “Dünya pek çok zorlukla aynı anda mücadele ettiğimiz bir dönemden geçiyor. Her biri devasa ve çözümü için büyük çabalar gerektiren sorunlar karşımızda duruyor. Tüm bunların içinde eğitim en önemlisi. Eğitim alanında yüzleşmemiz, çözmemiz gereken çok büyük konular, sorunlar var. Ancak mücadeleden vazgeçmemeli, umutlarımızı kaybetmemeliyiz. Annemin bir sözü vardır; ‘Planlarımızı önümüzdeki yoğun sise göre değil, ilerideki parlak ufuklara göre yapıyoruz’. “Suna’nın Kızları” ile böyle bir noktadayız ve ilerideki parlak ufuklar için, Türkiye için, kız çocukları için, eğitimde fırsat eşitliği için harekete geçtik. Her yönüyle gelişmiş ve kalkınmış bir Türkiye hayali kuruyoruz. Türkiye’deki tüm kız çocukların zorunlu eğitimlerini tamamlamaları, aldıkları eğitimin niteliği ile de çağı yakalayabilmeleri ve hayattaki potansiyellerine ulaşmaları için çalışacağız.”

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi, Sirena Marine Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı iş insanı İpek Kıraç, annesi Suna Kıraç’ın vefatının birinci yıl dönümünde yeni bir eğitim seferberliği başlatmak üzere yola çıktı. İpek Kıraç bu önemli açıklamayı Suna ve İnan Kıraç Vakfı CGO’su Erdal Yıldırım, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Oya Ünlü Kızıl, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Üyesi M. Özalp Birol, Suna’nın Kızları Genel Koordinatörü Burcu Gündüz Maşalacı ile birlikte yaptı. “Suna’nın Kızları”nı, Suna ve İnan Kıraç Vakfı çatısı altında başlattıklarını açıklayan İpek Kıraç, “Annem, çocukların gelişmelerini sağlamak, bilgilerini ve kültürlerini artırmak için gönüllü bir seferberlik ilan edilmesi gerektiğine inanırdı. ‘Eğitim yalnızca devlete bırakılamayacak kadar büyük ve karmaşık bir sorun. O bakımdan bizlerin destek olması gerekir’ derdi. Suna’nın Kızları’na başlarken, Türkiye’de şimdiye kadar kız çocukların eğitimi üzerine yapılan birçok değerli çalışmayı inceledik. Deneyimlerden öğrendik, ilham aldık. Ülkemizin dört bir köşesinde eğitime erişemeyen, erişen ama tamamlayamayan, tamamlayan ancak gerçek nitelikli eğitim alamayan kız çocukları odağımıza aldık. Türkiye’yi karış karış dolaşacağız. İş birlikleri yapacağız. Anlayacağız, anlatacağız. Kız çocukların eğitime erişmelerini ve eğitimlerini en iyi kazanımla tamamlamalarını sağlamanın yanı sıra öğretmen, okul, aile, mahalleleri ve karar vericileri de kapsayan bir ekosistem oluşturmayı hedefliyoruz” dedi.

Kız çocukların eğitim sistemi içerisinde çok sayıda zorlukla karşılaştığına dikkat çeken İpek Kıraç, şöyle devam etti: ““Eğitime erişimin yanı sıra ders içerikleri, öğretim programları ve sınıf içi uygulamalar, okul ortamları, öğretmenlerin ve idarecilerin tutumları ve yetkinlikleri gibi eğitimin niteliğinde belirleyici rol oynayan çok farklı boyutlar var. Mesleki ve teknik ortaöğretimden mezun olanların mezuniyet alanları incelendiğinde cinsiyete göre belirgin bir farklılaşma olduğu görülüyor. Örneğin, çocuk gelişimi ve eğitimi, el sanatları teknolojisi, aile ve tüketici hizmetleri, hasta ve yaşlı hizmetleri alanlarından mezun olanların 95’ten fazlası kız çocuklar. Ancak metal teknolojisi, metalürji teknolojisi, tesisat teknolojisi ve iklimlendirme ve motorlu araçlar teknolojisi alanlarındaki mezunlar içinde kız çocukların oranı 1’in altında. Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) ve Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS) gibi değerlendirmelere göre, Türkiye’de kız çocukları ‘özgüven, okula aidiyet hissi, motivasyon, öğrenmeyi sevmek’ gibi avantajlı özellikleri başarıya dönüştürmekte erkeklerin büyük oranda gerisinde. PISA bulguları, kız ve erkek çocukların fen başarıları arasında anlamlı bir fark olmamasına karşın kız çocukların bilim ve mühendislik odaklı mesleklerdeki kariyer beklentilerinin erkeklerden düşük olduğunu gösteriyor. Kız çocukların okulda ve okul sonrasında anlamlı ve üretken yaşamlar sürmelerini istiyorsak bu tablo değişmek zorunda.”

Ön hazırlık fazı tamamlandı, haritalama çalışması gerçekleştirildi.

Suna’nın Kızları’nın ön hazırlık fazı Eğitim Reformu Girişimi ile iş birliği içerisinde yürütüldü. Türkiye’deki ilgili aktörlerin bu konuyla ilgili şimdiye kadar yaptıkları çalışmaları analiz etmek ve alandaki boşlukları tespit etmek için bir haritalama çalışması gerçekleştirildi. Haritalama çalışmasına, Türkiye’de kız çocukların eğitimi için çalışan, kız çocuklara yönelik faaliyetler düzenleyen ve kız çocukların eğitime erişiminin önündeki engelleri kaldırmaya yönelik çalışmalar yürüten 121 kurum ve bu kurumların gerçekleştirdikleri 279 proje dahil edildi. Masabaşı taraması, anket ve 45 uzman, kurum temsilcisi ve akademisyenle bireysel veya deneyim paylaşımı toplantıları yapıldı. Şimdi ise risk faktörlerinin yoğun olduğu bölgeler analiz ediliyor. Önümüzdeki süreçte, kız çocukların yapabilirliklerinin önündeki engelleri kaldıracak ve gereksinimlerini daha detaylı bir şekilde ortaya koyacak araştırmalar ve pilot uygulamalar yürütülecek. Sonrasında ise uygulama faaliyetlerinin aşama aşama risk altındaki tüm kız çocuklara erişmesi hedefleniyor.

Suna’nın Kızları, kız çocuklarının karşı karşıya kaldıkları eşitsizlikleri katman katman belirlemeyi ve ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Suna’nın Kızları, kız çocukların “başarıları” kadar “başarma özgürlüğüne sahip olmalarını” önemseyen bir yaklaşıma sahip. Bu doğrultuda, eğitim ve istihdam alanında istatistiklerin ötesine geçerek, kız çocukların özgün koşullarında karşı karşıya kaldıkları eşitsizlikleri katman katman belirlemeyi ve ortadan kaldırmayı hedefliyor. Bu amaç kız çocukların karşılaştıkları riskler ve destekleyici faktörler konusunda kanıt temelli bir yaklaşım benimserken, çözümler konusunda paydaşlarla birlikte esnek, öğrenmeye açık ve hızlı olmayı gerektiriyor. Kısacası, Suna’nın Kızları eğitim alanında kız çocukları destekleyecek, güncel ihtiyaçlara uyum sağlayabilen güçlü bir ekosistem oluşturmayı hedefliyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim Haberleri

Dijital Öğretmenler Projesi’nin etki sonuçları açıklandı

ING Türkiye, Habitat Derneği, ODTÜ iş birliği ile hayata geçirilen, ilkokul ve ortaokul öğretmenlerine dijital okuryazarlık becerileri …

Published

on

By

ING Türkiye, Habitat Derneği, ODTÜ iş birliği ile hayata geçirilen, ilkokul ve ortaokul öğretmenlerine dijital okuryazarlık becerileri kazandırılarak Türkiye’nin dijital dönüşümüne katkı sağlanması amaçlanan Dijital Öğretmenler Projesi’nin Etki Raporu açıklandı. Sonuçlara göre, proje sonunda öğretmenlerin yüzde 90’dan fazlası, dijital ders içerikleri ve materyalleri geliştirmek için gereken yetkinliği ve uygulama becerilerini kazandı. Ayrıca, projeyle birlikte öğretmenlerin yüzde 95’i teknolojiyi kullanmaktan korkmadığını ve özgüvenlerinin arttığını belirtti. ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “Etki sonuçları, projenin ülkemizin dijital dönüşümüne katkı sağlama ve öğretmenlerin dijital çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılması konusunda sorumluluğunu yerine getirdiğini gösteriyor” dedi. Projenin yeni eğitim dönemi için başvurular 20 Eylül’e kadar Dijital Öğretmenler web sitesi üzerinden gerçekleştirilebiliyor.

ING Türkiye, Habitat Derneği ve ODTÜ iş birliği ile hayata geçirilen Dijital Öğretmenler Projesi’nin projenin ilk eğitim dönemini kapsayan etki raporu açıklandı. Ödüllü proje ile öğretmenlerin dijital dünyaya uyum sağlamaları, dijital teknolojileri eğitim öğretim süreçlerinde etkili bir şekilde kullanmaları ve kendi dijital içeriklerini geliştirebilecek yetkinliğe sahip olmalarını desteklemeyi hedeflenirken, öğretmenlerin öğrendikleri bu teknolojileri öğrencilerine dersleri daha etkili, verimli ve memnun edici şekilde anlatabilmeleri için destekleyici olarak kullanmaları amaçlandı. Teknolojiyi eğitimde bir kaldıraç olarak kullanmayı temel alan proje kapsamında eğitimler yoğun uygulamalı bir şekilde, “iş içinde öğrenme” stratejisi ile kurgulanırken, bu sayede öğretmenler projede öğrendiklerini uygulayabilir ve kendi dijital materyallerini geliştirebilir hale geldiler. Projenin yeni eğitim dönemi için başvurular 20 Eylül’e kadar gerçekleştirilebiliyor.

Öğretmenler teknoloji ile üretim yapabilir hale geldi

Proje sürecinde verilen uygulama projeleri sayesinde öğretmenler, eğitimleri tamamladıkları andan itibaren, projede öğrendiklerini uygulayabilir ve kendi dijital materyallerini geliştirebilir hale geldi. Proje başlamadan önce uygulamalı dijital araçları (Canva, Kahoot, Powtoon, Google Slaytlar ve Formlar) bilen öğretmenlerin oranı sadece yüzde 21 olarak tespit edilirken, proje sonunda katılımcıların yüzde 90’dan fazlası, dijital ders içerikleri ve materyalleri geliştirmek için gereken kavramsal yetkinliği ve uygulama becerilerini kazandıklarını ifade etti. Eğitimlere katılan öğretmenlerin yüzde 80’den fazlası ise artık teknolojiyi kullanarak bir ders planı oluşturabiliyor. Öğretmenlerin teknoloji yeterliliği değerlendirildiğinde, katılımcıların yüzde 95’inin internet ve bilgisayar teknolojileri kullanabilme becerilerinin arttığı, çevrim içi ortamlara özgü iletişim yöntemlerinin geliştiği, kendi çalışma yöntemlerini ve kaynaklarını belirleyip kendini daha iyi değerlendirdiği ortaya çıktı.

Öğretmenler artık teknolojiden korkmuyor

Temel hedefi bilişim teknolojileri konusunda sınırlı ya da çok az bilgiye sahip öğretmenlerin dijital okuryazarlık becerilerini artırmak olan projenin önemli çıktılarından birisi öğretmenlerin teknolojiyi kullanırken kaygılarının azalması, özgüvenlerinin artması, teknolojinin sağladığı faydayı birinci elden deneyimlemesi ve teknolojiyi kullanmaya yönelik önyargılarını ortadan kaldırması oldu. Projenin başında pek çok öğretmen teknoloji kullanma konusunda kendilerine güvenmediklerini ve korktuklarını belirttiler. Proje sonunda ise öğretmenlerin yüzde 95’i teknolojiyi kullanmaktan korkmadıklarını, özgüvenlerinin arttığını ve artık yeni teknolojileri de deneyimlemek için çok hevesli olduklarını aktardı.

Projeye katılan 5 öğretmenden 3’ü dijital teknolojilerde gelişime ihtiyaç duyuyordu

Projeye seçilen öğretmenlerin başvuru aşamasında eğitim programında yer alan kavramsal bilgiler ve uygulamalar ile ilgili durumları da değerlendirildi. Elde edilen sonuçlara göre, projeye seçilen 5 öğretmenden 3’ü dijital teknolojiler konusunda genel olarak gelişime ihtiyaç duyduklarını ifade etti. Katılımcıların dijital vatandaşlık kavramı ile ilgili önbilgileri genel olarak değerlendirildiğinde ise 3’te 2’sinin bilgi sahibi olmadığı ve bu kavramla ilgili sorulan teknik soruya ise sadece yüzde 6’sının doğru cevap verdiği gözlendi.

Öğretmenlerin yüzde 93’ü daha iyi eğitim verebilmek için projeye katıldı

Etki raporu sonuçlarından, öğretmenlerin kendini geliştirmek için oldukça istekli olduğu ve bunun için çaba harcadığı sonucu çıkarken, öğretmenlerin yüzde 94’ünden fazlası internetin farklı kültürleri tanımak için önemli bir araç olduğunu, farklı alanlardan eğitim almak istediğini ve teknolojik gelişmelere yetişmek için sürekli öğrenme ihtiyacı duyduğunu belirtti. Öğretmenlerin yüzde 95’inden fazlası ise mesleki ilerlemeye önem verdiğini ve yüzde 92’si bu durumun motivasyon olarak etkili olduğunu belirtirken, yüzde 93’ü ise okuluna ve öğrencilerine daha iyi eğitim verebilmek için projeye katıldığını ifade etti. Yüksek katılım oranıyla eğitimleri tamamlayan öğretmenlerin yaklaşık yüzde 90’ı başarı ya da katılım belgelerini aldı. Projeye katılan öğretmenlerin yüzde 96’sı neredeyse tamamı eğitimlerden çok memnun olduklarını belirtirken, yüzde 95’i projenin öğretmenlere en iyi şekilde katkı sağladığını ifade etti.

Alper Gökgöz: Öğretmenlerimizin ders materyallerini teknoloji ile üretebilmesinden mutluyuz.

Dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan bir kurum olduklarını belirten ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, Türkiye’nin dijital dönüşümüne katkı sağlayacak en önemli alanlardan birinin eğitim olduğuna inanıyoruz. Dijitalleşmenin giderek daha çok önem kazandığı bir dünyada, çocuklarımızın yeni nesil yetkinlikler edinmesi ve üreten bireyler olarak çocuklarımızı yetiştirmek önemli. Bu kapsamda öğretmenlerimizin teknolojiyi eğitimde etkin bir şekilde kullanması ve ders materyallerini teknoloji ile üreterek çocuklarımıza rol model olması önemli. Bu nedenle projemizin öğretmenlerin teknolojiyi kullanma konusunda özgüvenlerini artırmasına ve teknolojiyle üretim yapabilme becerilerine katkı sağlamasından dolayı mutluyuz. Etki Raporu sonuçları, projemizin ülkemizin dijital dönüşümüne katkı sağlama ve öğretmenlerin dijital çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılması konusunda sorumluluğunu yerine getirdiğini gösteriyor” dedi.

Sezai Hazır: Öğretmenlerimizin dijital kasları güçlendi.

Çocukların çağımızın gerektirdiği dijital yetkinliklere sahip olmasının önemli olduğunu belirten HABİTAT Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır, “Bahsedilen dijital yetkinlikleri çocuklarımıza ilk elden aktarabilme şansına sahip olan kişilerin başında çok kıymetli ve fedakâr öğretmenlerimiz geliyor. Dijital yetkinlikleri yüksek ve bu yetkinliklerini emekle öğrencilerine aktaracak olan öğretmenlerimiz ülkemizdeki dijital dönüşümün önemli bir parçası olacak. Dijital Öğretmenler Projesi’nin, öğretmenleri dijital dönüşümün bir elçisi olarak konumlandırması ve sonrasında ilkokul ve ortaokul çağındaki birçok öğrencimizin dijital becerilerinin gelişmesine katkı sağlamasından dolayı çok mutluyuz. Dijital çağın gerekliliği olan, donanım ve becerilere sahip öğretmenlerimizin sayısının artarak bu donanımlarını öğrencilerine aktardığı, bu vesileyle dijital yetkinlik ve niteliklerini artıran ülkemiz çocuklarının toplumları dönüştürdüğü ve liderlik ettiği bir geleceğin olması en büyük temennimiz” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Kürşat Çağıltay: Proje öğretmenlerin değişen dünyaya uyum sağlamasına katkı sunuyor.

Dijital Öğretmenler Projesi’nin, klasik yaklaşımların dışına çıkan, eğitimin mekanik/teknolojik unsurlara bağlı olmayan ve içinde çok yoğun insani ilişkilerin de yer alması gereken süreçleri içerdiğinin bilinci ile şekillendirildiğini belirtenODTÜ Uzaktan Eğitim Merkezi Başkanı Prof. Dr. Kürşat Çağıltay ise, “Bu süreçte efsanevi Türk eğitimcisi Hakkı Tonguç’un ortaya koyduğu “iş içinde öğrenme” temel pedagojik yaklaşımını kendimize rehber edindik. İnternet teknolojileri baş döndürücü hızla değişmekle beraber eğitim alanının değişmeyen ve yakın vadede de değişmesi mümkün olmayan bir temel taşının öğretmenlerimiz olduğundan hareketle onları merkeze alan eğitim programları tasarlanıp hayata geçirildi. Etki raporunda bilimsel olarak analiz edilen verilere göre, proje son derece başarılı sonuçlar üretiyor ve öğretmenlerimizin eğitimde değişen dünya koşullarına uyum sağlamalarına katkı sunuyor” şeklinde konuştu.

Yeni eğitim dönemi başvuruları 20 Eylül’e kadar gerçekleştirebiliyor.

Dijital Öğretmenler projesinin yeni eğitim dönemi başvuruları uzatıldı. Başvurular 20 Eylül’e kadar Dijital Öğretmenler web sitesi üzerinden gerçekleştirilebiliyor. Şu ana kadar 2000 öğretmene eğitim verilen proje kapsamında, yeni dönemde 15 ilden yeni 1.000 öğretmene daha ulaşılacak. Projenin ilk aşamasında öğretmenler çevrim içi canlı ve video dersleri ile kapsamlı bir eğitim alırken, ikinci aşamada belirlenecek 100 öğretmene ileri seviye sanal gerçeklik eğitimi verilecek.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Eğitim Haberleri

Akfen İnşaat Burhaniye Hasan Akın Anadolu Lisesi’ni Tamamladı

‘Okullardan Yarınlara’ programında bağışçı olan Akfen İnşaat, Hasan Akın Anadolu Lisesi’ni tamamlayarak Türk Milli Eğitimi’nin hizmetine sundu …

Published

on

By

‘Okullardan Yarınlara’ programında bağışçı olan Akfen İnşaat, Hasan Akın Anadolu Lisesi’ni tamamlayarak Türk Milli Eğitimi’nin hizmetine sundu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde başlatılan “Okullardan Yarınlara” eğitime destek programına bağışçı olarak katılan Akfen İnşaat, Hasan Akın Anadolu Lisesi’ni tamamlayarak Türk Milli Eğitimi’nin hizmetine sundu.

9 aylık kısa sürede tamamen yıkılıp yeniden inşa edilen 650 öğrencinin bulunacağı 16 derslikli okul, yeni eğitim-öğretim sezonuna yetiştirildi. Okul, Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın’ın babasına ithafen Hasan Akın Anadolu Lisesi adını taşıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın himayesinde başlatılan “Okullardan Yarınlara” eğitime destek programına bağışçı olarak katılan Akfen İnşaat, Hasan Akın Anadolu Lisesi’ni tamamlayarak Türk Milli Eğitimi’nin hizmetine sundu.

9 aylık kısa sürede tamamen yıkılıp yeniden inşa edilen 650 öğrencinin bulunacağı 16 derslikli okul, yeni eğitim-öğretim sezonuna yetiştirildi. Okul, Akfen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın’ın babasına ithafen Hasan Akın Anadolu Lisesi adını taşıyor. 2 bin 650 metrekarelik inşaat alanı bulunan okulda 16 derslik ve 1 laboratuvar yer alıyor.

Akfen İnşaat, Balıkesir Valiliği ve Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile 7 Ocak 2021 tarihinde imzaladığı protokol kapsamında Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde deprem riski taşıması nedeniyle 2020 eğitim – öğretim yılı başında boşaltılan Burhaniye Anadolu Lisesi’ni yıkıp yeniden hayata geçirmeyi taahhüt etmişti.

Akfen, daha önce Ankara’da Ülkü Akın Ortaokulu ve Düzce’de Hikmet Akın Ortaokulu olmak üzere 2 okulu daha tamamlayarak Milli Eğitim Bakanlığı’nın hizmetine sunmuştu.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Eğitim Haberleri

TAÇ ve TOG ortaklığı ile gerçekleşen “Benim renkli sınıfım” projesi 3.723 çocuğa ulaştı

Türkiye’nin ev tekstil lider markası TAÇ’ın, Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) ortaklığı ile 2018’de başlattığı “Benim Renkli Sınıfım” projesi …

Published

on

By

Türkiye’nin ev tekstil lider markası TAÇ’ın, Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) ortaklığı ile 2018’de başlattığı “Benim Renkli Sınıfım” projesi toplam 13 şehirde, 48 okulda, 3.723 çocuğa ulaştı. Proje, çocukların yaptığı resimleri perdeye dönüştüren ve çocuklara gönüllülük ve birlikte iyi yaşam konularında farkındalık kazandıran atölyelerle daha güzel bir dünyanın inşası için temel oluşturuyor.

Türkiye’de ev tekstilinin lider markası TAÇ, Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) ortaklığıyla başlattığı “Benim Renkli Sınıfım” projesi ile şu ana kadar; Mardin, Samsun, Kastamonu, Kayseri, Kocaeli, Manisa, Sivas, Şanlıurfa, Diyarbakır, Erzincan, İstanbul, Kütayha ve Van olmak üzere toplam 13 şehirde, 48 okulda, 3.723 çocuğa ulaşarak çocukların yaptığı resimleri perdelere taşıdı. 2018 yılında başlayan proje, Toplum Gönüllüsü gençlerin düzenlediği atölyeler ve resim çizimi eğitimleriyle çocukların hayal dünyalarını geliştirmesine katkı sağladı. Pandemi nedeniyle ara verilen proje kapsamında, yeni eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla beraber çocukların çizdiği resimlerle süslü perdeler sınıfları renklendirdi.

Proje sayesinde çocukların okula aidiyet duyguları artıyor

Yolculuğuna Mardin’den başlayıp Van’la devam eden “Benim Renkli Sınıfım” projesi ile çocukların yaptığı resimler, TAÇ tarafından kendi üretim tesislerinde perdeye dönüştürüldükten sonra sınıflara takıldı. Böylece, kendi çizdikleri resimlerin yer aldığı perdelerin renklendirdiği sınıflarda eğitim görmenin mutluluğunu yaşayan çocukların okula olan aidiyet duygularının pekişmesi de sağlanmış oldu.

Atölyeler sayesinde çocuklar sorumluluk almayı öğreniyor

TAÇ’ın Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) ile birlikte geliştirdiği proje; ilköğretim çağındaki çocukların dayanışma, sivil toplum ve birlikte iyi yaşam konusunda farkındalıklarını artıran atölyeler düzenleyerek, çocukları daha iyi bir yaşam için gerekli olan sorumluluğu almaları konusunda da bilinçlendiriyor. Toplum Gönüllüsü gençlerin ve Zorlu Tekstil gönüllülerinin de katılımı ile gerçekleştirilen atölye çalışmalarında yaratıcılıklarını geliştiren çocuklar; gönüllülük, canlıların hakkını koruma, sivil toplum ve birlikte iyi yaşam, gibi konularda da düşünme ve oyunlarla bunu pekiştirme imkanı buluyorlar. Pandemi nedeniyle geçen yıl gerçekleştirilemeyen “Benim Renkli Sınıfım” projesi, bu sene daha çok okula ulaşarak daha fazla çocuğun hayallerine dokunmayı hedefliyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending