Connect with us

Ekonomi Haber

Çukurova Isı, ABD’li Roberts-Gordon’un Avrupa Üretim Üssü Oldu, İthalatı Kesildi!

Türkiye radyant ısıtma sektörünün öncü ve lider firması Çukurova Isı, Amerika’nın radyant ısıtma pazarındaki dünya lideri olan Roberts-Gordon ile …

Published

on

Türkiye radyant ısıtma sektörünün öncü ve lider firması Çukurova Isı, Amerika’nın radyant ısıtma pazarındaki dünya lideri olan Roberts-Gordon ile 30 yıl önce başlayan işbirliklerini bir üst seviyeye taşıyacak lisans anlaşması imzaladı.

Anlaşma kapsamında Blackheat markalı borulu radyant sistemlerinin Türkiye’de üretim hakkını alan Çukurova Isı, aynı zamanda bu ürünleri; AB ülkelerine, İngiltere’ye ve çevre ülkelere de ihraç edebilecek. Şirket bu anlaşma ile Blackheat ithalatını da tamamen kesmiş oldu.

Çukurova Isı, Avrupa’nın Üretim Üssü Oldu

Çukurova Isı A.Ş., 30 yılı aşkın bir süredir Türkiye ve Orta Doğu distribütörlüğünü sürdürdüğü Amerikan Roberts Gordon LLC firması ile Blackheat markalı borulu radyant ısıtma sistemlerinin imalatına yönelik lisans anlaşması imzalayarak, firmanın “Avrupa Üretim Üssü” oldu. Roberts Gordon’ın Blackheat marka ürünlerinin tamamı bundan sonra Çukurova Isı tarafından Türkiye’de üretilecek, ihracatı da Türkiye’den yapılacak.

Üretim ve İhracat Hakkı Çukurova Isı’nın

Bu anlaşmayla birlikte daha önce ABD’den ithal ettiği Blackheat Borulu Radyant Isıtma Sistemlerini, Roberts-Gordon lisansıyla Gebze’deki fabrikasında üretecek olan Çukurova Isı, CE işaretli olan bu ürünleri aynı zamanda; AB ülkelerinin tamamına, İngiltere’ye ve Türkiye’nin çevresindeki ülkelere ihraç etme hakkını da elde etti.

Roberts-Gordon LLC. ile 30 yıl önce başlayan işbirliklerini bir üst seviyeye taşıyan anlaşmaya imza atan Çukurova Isı A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad VARDAN şunları kaydetti:

“Roberts-Gordon LLC. ile 1991 yılında başlayan işbirliğimizi bugüne kadar başarılı bir şekilde sürdürdük. Şimdi de bu işbirliğimizi, Blackheat marka radyant ısıtma sistemlerinin ülkemizde üretilmesine dair imzaladığımız lisans anlaşmasıyla, bir üst seviyeye taşımanın mutluluğunu ve haklı gururunu yaşıyoruz.”

“İthalatımız Kesildi, İhracatımız Artacak”

“Çukurova Isı olarak yıllardır komple ithal etmekte olduğumuz Blackheat radyant ısıtıcılarını bu anlaşma ile birlikte artık ithal etmeyeceğiz. Bunun yanı sıra Türkiye’de üreteceğimiz bu ürünleri ihraç ederek, ülkemizin ihracatına da önemli katkı sağlayacağız. Çünkü bu işbirliği kapsamında sadece Türkiye’de üretim hakkını almış değiliz, aynı zamanda bu ürünlerin; çevre ülkelere, AB ülkelerine ve İngiltere’ye ihracat hakkını da almış bulunuyoruz. Sonuçta ülkemizin dış ticaret açığının azalmasına vesile olacağımız için çok mutluyuz.”

İlk Ürünler 20 Eylül’de Piyasada

Artık yurt dışında kullanılan Blackheat ürünlerinin tamamının altında Çukurova Isı imzası olacağını vurgulayan VARDAN, anlaşmanın gerekleri çerçevesinde firmanın organizasyonunu geliştirerek, üretime başladıklarını, ilk ürünlerini 20 Eylül itibariyle piyasaya süreceklerini ifade etti.

Hedef 2023: Ciroyu 2 Katına Çıkarmak ve ABD’ye İhraç Etmek

Çukurova Isı’nın kısa vadeli hedefleri hakkında da açıklamalarda bulunan VARDAN, “2023 yılına kadar Blackheat markalı borulu radyant ısıtma sistemlerinin üretim ve satışını, dolayısıyla ciromuzu iki katına çıkarmayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra ilerleyen günlerde önce AB ülkelerine, sonra da ABD’ye, yani ürünleri yıllardır ithal etmekte olduğumuz ülkeye de ihraç edebilmek en önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor.

“Çukurova Isı’yı Dünyanın Üretim Üssü Yapmayı Hedefliyoruz”

Kısacası işbirliğimizin kapsamını hem ürün hem de miktar bazında genişleterek, Çukurova Isı’yı ve dolayısıyla da ülkemizi, bu alanda sadece Roberts-Gordon’un “Avrupa Üretim Üssü” değil, bunun da ötesinde dünyanın üretim üslerinden biri yapmayı hedefliyoruz.”

30 Yıllık Ticaretini Nitelikli Ortaklığa Dönüştürdü

Çukurova Isı, Türkiye’de doğal gazın kullanılmaya başlanmasının hemen ardından 1991 yılının başında, Amerika’nın borulu radyant ısıtma sektöründeki lider firması Roberts-Gordon’un ürünlerinin Türkiye ve Orta Doğu ülkelerinde dağıtımı için distribütörlük anlaşması imzalayarak, doğal gaz sektörüne giriş yapmıştı. O günlerde Türkiye için tamamen ilk ve yeni olan bu teknoloji ile ısıtılması zor, büyük ve geniş hacimli yapıların ısıtılmasında yeni bir çığır açan Çukurova Isı, radyant ısıtma sistemleri konusundaki önderliğini ve liderliğini yıllar içinde yine alanında dünya markası olan uluslararası firmalarla yaptığı anlaşmalarla sürdürdü. Bu yeni işbirlikleriyle büyük ve kapalı hacim ısıtmasının yanında; stadyum, teras, pergola gibi açık alan ısıtmasında da birçok ürünün sektöre kazandırılmasında öncü oldu. Şimdi de Roberts-Gordon firmasıyla imzaladığı lisans anlaşması ile 30 yıllık ticaretini, nitelikli ortaklığa dönüştürdü ve CE işaretli Blackheat marka radyant ısıtıcıların, Türkiye’de üretilmesine karar verildi.

Roberts-Gordon ile uzun süreli işbirliğinin örnek bir ticari ilişki olduğunu ifade eden VARDAN, 30 yıllık süreçte ülkemiz adına elde edilen kazançları da sıraladı;

Radyant Okulu: Çukurova Isı

“ABD’de 1950’lerden beri kullanılan bu çevre dostu ısıtma sistemleri, ülkemize getirmeye başladığımız yıllarda yani doğal gazın Türkiye’de kullanılmaya başlandığı dönemde ülkemizde yeniydi ve hemen hiç kimse tarafından bilinmiyordu. Ülkemiz için oldukça yararlı olduğuna inandığımız bu sistemlerin yanlış kullanılmaması ve uygulanmaması için çok çaba sarf ettik. Geniş kitlelere proje ve uygulama eğitimleri verdik. Çok sayıda teknik eleman yetiştirdik. Adeta radyant ısıtma konusunda bir okul olduk.”

25 Bin Projede Ortalama Yüzde 35 Tasarruf

“Bizler, Çukurova Isı olarak Roberts-Gordon ile 30 yıl boyunca son derece seviyeli, samimi ve başarılı bir işbirliği içinde olduk. Bu süreçte ülkemizde yaklaşık 25 bin projenin çözüm ortağı olduk. Geriye dönük baktığımızda hem müşterilerimizin ısıtma ihtiyaçlarına yönelik ekonomik ve etkin çözümler sağlamış olmaktan ve hem de elde edilen doğal gaz tasarrufuyla ki, bunun ortalaması yüzde 35’ler civarındadır, ülke ekonomisine milyonlarca dolar katkı sağlamış olmaktan dolayı gurur duyuyoruz. Sonuçta yaptığımız titiz ve dikkatli çalışmalarla radyant ısıtma sistemlerinin ülkemizde iyi bir şekilde tanıtılmasına ve müşterilerimiz tarafından güvenilir bir şekilde kullanılmasına muvaffak olduğumuzu rahatlıkla ifade edebilirim. Hatta sadece borulu radyant ısıtma sistemleri konusunda değil, benzer ürünlerle ilgili de ülkemizde yeni bir sektörün oluşmasına büyük katkı sağladığımızı söyleyebilirim.

Şimdi de edindiğimiz tecrübelerin ışığında yıllardır ithal etmekte olduğumuz Blackheat borulu radyant ısıtma sistemlerini, Blackheat’in “Avrupa Üretim Üssü” sıfatıyla artık ülkemizde üretmeye başlamış bulunuyoruz. Radyant ısıtma alanında Roberts-Gordon’un ileri teknolojisi ile Çukurova Isı’nın güçlü mühendislik altyapısı ve geniş satış ağının birleşmesinin her iki şirketin başarısını artıracağına inanıyoruz. Roberts-Gordon ile yaptığımız yeni anlaşmamız, sektörümüze ve ülkemize hayırlı uğurlu olsun.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Ekonomi Haber

AVAX’a Yatırım, ADA’ın Ağ Yoğunluğu Artıyor, BTC -ETH sakin – İnternet Haber

Bireysellerin alımı ile başlayan kripto paralarda son iki yıldır dev şirketlerin yapmış oldukları yatırımlarla sektör 2 trilyon dolara ulaştı ve …

Published

on

By

Bireysellerin alımı ile başlayan kripto paralarda son iki yıldır dev şirketlerin yapmış oldukları yatırımlarla sektör 2 trilyon dolara ulaştı ve artmayı da sürdürüyor. Son olarak Avalanche block zinciri 230 milyon dolarlık özel token satış yoluyla fon elde etti. Bu özel satıştan elde edilen 230 milyon dolarlık fon teknik destek altyapısı ve DeFi sektöründeki yatırımlara harcanacağı belirtildi. Önümüzdeki süreçte buradan elde edilen fonların iş birlik ya da yatırım haberlerine açık hale gelen AVAX için potansiyel teşkil edebilir. Bunun yanı sıra piyasa değeri bakımından en yüksek üçüncü coin olan ADA, 12 Eylül’de Alonzo adlı ağ çatallanmasının ardından akıllı sözleşmeleri çekmeye ve ADA’nın ağ içerisindeki kullanımı artışını sürdürüyor. Ethereum ise zincir verilerinde aktif ve yeni adres sayısına bakıldığında Bitcoin’e göre daha güçlü kalıyor. Ancak ağ ücretlerinin yüksek kalması şimdilik 4000 seviyesinin geçilemesine neden oluyor. Bitcoin 50.000 altındaki seyri 48.500 seviyesinin geçilmesinde zorlanıldı. Bitcoin destek arama çabasında, 47.000 seviyelerinin test edilmesi söz konusu olabilir. Ancak 47.000 seviyesinden geçen kısa vadeli trendi aşağı kırmadığı sürece 50.000 seviyesinin görülmesi kısa vadede söz konusu olabilir. SOL ise önceki gün ağdaki sorun nedeniyle yaşadığı problem yatırımcı nezdinde güven tahribatına neden oldu. Bu nedenle 150 ’ın altına sarkan SOL için 125 seviyesi ilk destek.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi Haber

Sütaş ev sahipliğinde gerçekleşen Tarla Günü’nde tarımda organik ve organomineral gübrelerin, olumlu etkileri paylaşıldı – İnternet Haber

“Kullandığı Doğal Kaynakları, Doğaya Geri Kazandırma” ilkesiyle hareket eden Sütaş, sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla …

Published

on

By

“Kullandığı Doğal Kaynakları, Doğaya Geri Kazandırma” ilkesiyle hareket eden Sütaş, sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla çiftçilerin gübre kullanımının etkilerini görebilecekleri “Organik ve Organomineral Tarla Günleri”nin üçüncüsünü 16 Eylül Perşembe günü düzenledi.

Çiftçiler, Bursa’nın Nilüfer ilçesinde Doğanköy’de gerçekleşen 3. Organik ve Organomineral Tarla Günü”nde, 31 bin 500 metrekarelik ayçiçeği deneme tarlasında, fermente sıvı ile katı organik ve organomineral gübrelerin toprak ve ürün üzerindeki etkileri konusunda uzmanlardan bilgi aldılar.

Etkinliğe Sütaş Grubu temsilcilerinin yanı sıra Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Bursa Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileri ile muhtarlar ve çiftçiler katılım gösterdi.

Etkinlikte konuşan Sütaş Grup Enerji ve Gübre Tesisleri Genel Müdürü İlker İhsan Çabukol, 2020 yılında toplam 45 bin ton organik, 1.636 ton organomineral gübre üreterek yaklaşık 50 bin dekar toprağı zenginleştirdiklerine dikkat çekti. Toprağın organik maddesinin yetersiz olduğu, sulu tarımın yapılmadığı yerlerde sıvı fermente organik gübre uygulamaları ile yüzde 30’a yakın verim artışı elde edildiğini vurgulayan Çabukol, organik ve organomineral gübrenin meyve, sebze ve yem bitkilerinin kalitesini ve aroma özelliklerini de iyileştirdiğini de vurguladı.

Sütaş, “Organik ve Organomineral Tarla Günleri”nin ilkini Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işbirliğiyle 1 Temmuz 2020’de Bursa’nın Nilüfer ilçesinde Doğanköy’deki buğday deneme tarlasında gerçekleştirmişti. İkinci Tarla Günü ise Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Bölümü’nün de katılımıyla Türkiye mısır üretiminde önemli bir yere sahip olan Karacabey Bakırköy’de 8 Eylül’de düzenlendi.

3. Organik ve Organomineral Tarla Günü Heyet Fotoğraf ID:

Soldan Sağa: Sütaş Grup Enerji ve Gübre Üretim Direktörü Mustafa Gül, Bursa Tarım ve Orman Müdürlüğü İl Müdür Yardımcısı Erdoğan Ceylan, Sütaş Grup Enerji ve Gübre Tesisleri Genel Müdürü İlker İhsan Çabukol, Bursa İl Tarım ve Orman Müdürü Hamit Aygül, Nilüfer İlçe Tarım ve Orman Müdürü Yasemin Yiğit Bozkurt, Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Ömer Doğan, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Doç. Dr. Barış Bülent Aşık, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümünden Emre Üstün.

Sütaş Organik ve Organomineral Gübre Faaliyetleri Hakkında

Sütaş’ın bitkisel üretimden başlayarak gübre ve enerji üretimine kadar uzanan ve kullandığı doğal kaynakları geri dönüştürmeyi esas alan “Çiftlikten Sofralara” iş modeli; çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla özgün bir sürdürülebilirlik modeli oluşturuyor. Çiftliklerinin gübreleri ve tesislerinin organik atıklarını, biyogaz tesisinde yenilenebilir enerjiye dönüştürüyor, elektrik, sıcak su ve buhar elde ediyor. Burada üretilen elektrik enerjisi, üretim tesislerinin ihtiyacının 84’üne eşdeğer seviyede. Biyogaz tesislerinin çıktılarından da 2016 yılından bu yana organik ve organomineral gübre elde ediyor. Yem bitkileri üretiminde kullanılan bu gübreler toprağın organik yapısını iyileştirirken ürün verimini ve toprakların karbon tutma kapasitesini artırıyor. Organik içeriği yüksek topraklar, atmosferik karbonu da tutarak iklim değişikliği ile mücadeleye katkı sağlıyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi Haber

Alarko Carrier, Türkiye’nin iklim okuryazarlığı seviyesini ölçtü – İnternet Haber

İklimlendirme sektörünün öncü şirketi Alarko Carrier, Türkiye’de iklim okuryazarlığı seviyesini ölçmek ve bu doğrultuda gelecek dönem planları …

Published

on

By

İklimlendirme sektörünün öncü şirketi Alarko Carrier, Türkiye’de iklim okuryazarlığı seviyesini ölçmek ve bu doğrultuda gelecek dönem planları yapabilmek amacıyla İklim Okuryazarlığı Araştırması’na imza attı.

Alarko Carrier, #İklimBizimİşimiz sloganıyla toplumun iklim konusundaki farkındalığının ve bilgi seviyesinin yükseltilmesi adına bilgilendirme faaliyetlerine başlayacağını açıkladı.

Yıllardır sürdürülebilirliğe önem veren, çevreye ve insana duyarlı ürünleri ile öne çıkan Alarko Carrier, kapsamlı bir iklim okuryazarlığı araştırması gerçekleştirdi. Ülkemizdeki iklim farkındalığına dikkat çekmek ve buna yönelik çözümler sunabilmek amacıyla yapılan araştırma Türkiye çapında, bölgesel ve sosyo-demografik temsiliyet sağlayan 1261 kişilik örneklem ile Twentify tarafından hayata geçirildi.

İklime Dair Farkındalığımız Yüksek, Teknik Bilgilerimiz ise Yetersiz

İklime dair hem bilgi hem de farkındalık düzeyinin ölçüldüğü araştırmada, toplumun etkilerini doğrudan yaşadığı konularda sorunun kaynağına ve çözüm yöntemlerine dair ciddi bir fikrinin bulunduğu ortaya çıktı. Toplumun büyük bir çoğunluğu; iklimsel değişimlere yol açan etkenlerin başında ormanlık alanların yok edilmesini gösteriyor. Ayrıca iklim değişikliğinin sonucunda sel, fırtına gibi afetlerin oluştuğu, tarım ürünlerini azaldığı düşünülüyor. Buna karşın sera gazı salınımı, karbon ayak izi ya da uluslararası düzeyde yapılan iklim anlaşmaları gibi daha teknik kavramlara dair bilgi seviyesinin yeterli düzeyde olmadığı gözlemleniyor. Türkiye’de yaşayan insanların yüzde 25’inin sera gazına dair bir fikri bulunmazken bu oran karbon ayak izi kavramında yüzde 37’ye, iklim değişimini kapsayan Paris Antlaşması, Kyoto Protokolü gibi uluslararası anlaşmalar noktasında yüzde 69’a çıkıyor.

İklim Değişikliği ile ilgili Endişeler Büyük

Araştırmada katılımcılara iklim değişikliği etkisiyle ortaya çıkan endişelere dair sorular da soruldu. İnsanlarımızın yüzde 86’sı iklimsel değişimlerin gelecek nesillere etkisi konusunda endişeliyken yüzde 87’si ise gelecekte susuzluk problemi yaşayacağını düşünüyor. Su kaynaklarının tükenişiyle enfeksiyonların ve salgın hastalıkların da artacağı düşünülüyor. Yangınların artması, tarım kaynaklarının yok olması ve ekosistemin bozulması gibi endişelerin de öne çıktığı görülürken katılımcılar, bunların sonucunda ekonomi ve turizmin olumsuz etkileneceğini belirtiyor. Araştırma sonuçlarında dikkat çeken bir başka veri ise yüzde 73’lük bir çoğunluğun iklim sorunlarına karşı gerekli önlemlerin alınmadığını yönünde görüş bildirmesi oldu.

“İklim konusunda nereden bilgi alıyorsunuz” sorusuna ağırlıklı olarak ise “televizyondan” ve “sosyal medyadan” yanıtı verildiği de dikkat çekti.

“İnsan Faktörü” En Önemli Etken

Araştırmaya göre, iklim değişikliğinin en büyük sorumlusunun insan faktörü olduğuna inanılıyor. İklim değişikliğine sebep olan ana kaynaklar olarak denizlere dökülen atıklar, fabrikalardan atmosfere yayılan gazlar, aşırı tüketim, çarpık kentleşme ve plastik gibi doğaya zarar veren maddelerin yoğun kullanımı gibi insan kaynaklı unsurlar öne çıkarken alınması gereken bireysel önlemlerin yeşil alanları arttırmak, geri dönüşüme yönelik faaliyetler yapmak ve geri dönüştürülebilir ürünlere özendirmek olarak belirtildiği görülüyor.

“İklim Farkındalığının Artmasına Yönelik Çalışmalarımız Devam Edecek”

Alarko Carrier Genel Müdürü Cem Akan, ülkemizin ve dünyanın doğrudan etkilendiği iklim değişikliği konusuna değinerek bu konudaki bilgi ve farkındalık seviyesinin önemine dikkat çekti:

“Alarko Carrier olarak; iklim okuryazarlığı düzeyini ölçüp, ülkemizde iklim konusundaki hem bilgi düzeyini hem de kavramsal olarak konuların nasıl algılandığını anlamaya çalıştık.

Bu araştırmamızın ardından #İklimBizimİşimiz yaklaşımıyla iklim okuryazarlığı düzeyine katkı koyacak bir dizi faaliyete başlıyoruz. İlk adımı bu kıymetli verileri elde ederek attık. Önümüzdeki dönemde hepimizin iklim konusundaki bilgi seviyesinin yükseltilmesi ve bireysel ya da kurumsal her adımımızın çevresel etkileri üzerine farkındalığımızın artırılması adına projeler hayata geçireceğiz. Yerel yönetimler, belediyeler ile beraber çalışmayı planlıyoruz. Gün içinde yoğun zaman geçirdiğimiz sosyal medyada ve bütün her mecrada iklim konusuna dikkat çekmeye çalışacağız.”

“Eko-Anksiyete Olarak Adlandırılan Yepyeni Bir Sorunumuz Var”

İklim değişikliğinin etkileri sonucunda insanlarda oluşan yeni bir korku kavramının ortaya çıktığını belirten Cem Akan, şunları söyledi: “İngilizcesi Eco-anxiety olan ve Türkçe’ye “eko-anksiyete” olarak çevrilen yepyeni bir sorunumuz var. İklim krizinin etkilerini yaşamaya başladıkça artan bir endişe söz konusu. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) 6.000’in üzerinde bilimsel çalışmayı inceleyerek hazırladığı 1,5ºC Küresel Isınma Özel Raporu çok önemli bir veriyi ortaya koyuyor. Sera gazı emisyonları mevcut şekilde devam ederse, küresel ısınma 2030 ile 2052 yılları arasında 1,5ºC sınırını geçecek. Bu da dünyamız için geri dönüşü mümkün olmayan bir nokta anlamına geliyor.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending