Connect with us

Kültür-Sanat Haberleri

OPET Tarihe Saygı Projesi’nin 15’inci yılına özel sergi: “Paylaştıkça Çoğalan Zenginlik” sergisi Troya Müzesi’nde

OPET’in 2006 yılından bu yana sürdürdüğü sosyal sorumluluk projesi Tarihe Saygı’nın 15 yıllık hikayesine ışık tutan “Paylaştıkça Çoğalan …

Published

on

OPET’in 2006 yılından bu yana sürdürdüğü sosyal sorumluluk projesi Tarihe Saygı’nın 15 yıllık hikayesine ışık tutan “Paylaştıkça Çoğalan Zenginlik!” sergisi, 4 Eylül’de Troya Müzesi’nde açıldı. Sergi ile Gelibolu’da başlayıp 2018’de kadim Troya topraklarında devam eden OPET Tarihe Saygı projesinin öyküsü, Troya Müzesi’nin büyülü atmosferinde ziyaretçilerle buluşuyor. İki ay sürecek sergi, farklı kültürel etkinliklere de sahne olacak.

OPET’in “Tarihe Saygı Projesi” kapsamında Gelibolu Tarihi Alanı’nda gerçekleştirdiği tüm çalışmalar ile “2018 Troya Yılı” kapsamında ‘Arkeo-Köy’ kimliği kazanan Tevfikiye ve Etno-köy olarak yenilenen Çıplak Köyü’ndeki dönüşümün hikayesi, Paylaştıkça Çoğalan Zenginlik! Çanakkale’nin Kültür Mirası: Gelibolu’dan Troya’ya OPET Tarihe Saygı Projesi”sergisi çatısı altında, Yılın Müzesi seçilenTroya Müzesi’nde sanatseverlerle buluşuyor.“Paylaştıkça Çoğalan Zenginlik” sergisi, sosyal sorumluluk anlayışına yeni bir boyut kazandıran Tarihe Saygı Projesi’nin 15 yıllık serüvenine ayna tutuyor. Çanakkale topraklarında hayata geçirilen fiziksel ve toplumsal dönüşümü tüm yönleriyle ele alan sergi, 4 Eylül – 4 Kasım 2021 tarihleri arasında sürecek. Bir kolu da Tevfikiye Galeri’de yer alan sergi; söyleşiler, belgesel gösterimleri ve Çıplak Köyü’nün kültürel tarım mirasını anlatacak etkinliklerle doyurucu bir içerik sunuyor. Bu kapsamda Çanakkale tarihini ve Troya arkeolojisini, bölgede yaşayanların anı ve deneyimleri üzerinden ele alacak canlı söyleşiler, kökleri Troya’ya uzanan geleneksel üretim tekniklerine dair sunumlar 2 aya yayılan bir takvimde hayata geçirilecek.

OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk, sergiye ilişkin şöyle konuştu: “Tarihimizin en önemli sayfalarının yazıldığı Gelibolu topraklarında 15 yıldır sürdürdüğümüz Tarihe Saygı Projesi kapsamında yarımadayı çağdaş bir görünüme kavuşturmak için birçok önemli çalışmaya imza attık. Milli park sınırları içerisinde yer alan 8 köy, Eceabat ilçesi, 57. Alay ve Akbaş Şehitliği’nin ardından Tarihe Saygı Projesi ile başlattığımız değişimin önemli bir devam halkası olarak Troya bölgesinde çalışmalarımıza devam ettik. Tevfikiye Köyü’nü Troya dönemini yaşatan atmosferi, binaları ve figürlerinin yanı sıra tarihi ve mitolojik değerlerini ön plana çıkartarak ile “Arkeo-köy”e dönüştürdük ve bugün Tevfikiye Arkeo-köy, Troya Antik Kenti’ne yapılan ziyaretler sırasında turistlerin odak noktası olan bir köy kimliğine sahip… Anadolu geleneğinin kültür mirasını temsil eden tüm katmanlara dair öğeler, dokular ve öyküler barındıran Çıplak Köyü’nü ise etnografya kelimesinden türetilen “Etno-köy” kavramı kapsamında yeniledik. Projemizin 15’inci yılında dünya çapında üne sahip olan Troya Müzesi’nde bir sergi ile taçlanması çok gurur verici… Bundan sonra da aynı vizyon ile çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

TARİHE SAYGI PROJESİ, KÜLTÜREL ZENGİNLİKLERİN PAYLAŞARAK ÇOĞALACAĞI BİLİNCİNİ YERLEŞTİRMEYİ HEDEFLİYOR

Bu toprakları savunmak adına verilmiş iki tarihi mücadeleyi, Çanakkale Savaşları ile Troya Savaşı’nı kültürel birikimler ışığında ele alan OPET Tarihe Saygı Projesi, tarihi ve kültürel zenginliklerin paylaşarak çoğalacağı bilincini yerleştirmeyi hedefliyor. Proje, 2006 yılında kültür mirasımızın çok katmanlı izlerini barındıran Çanakkale’de Gelibolu yarımadasında başladı. Topraklarımızın taşıdığı zenginliklerin korunarak gelecek kuşaklara aktarılması, ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılması hedefiyle hem fiziksel bir yenilenmeyi hem de toplumsal dönüşümü bir arada ele alan, yenilikçi bir sosyal sorumluluk anlayışıyla hayata geçirildi. Ekonomik, sosyal ve kültürel yönden çok katmanlı bir gelişim için bölge sakinlerini, resmi kurumları ve sivil organizasyonları karar alma süreçlerine dahil edip kültür mirası etrafında birleştirerek, işbirliği, paylaşım ve kalkınma odaklı özgün bir model uygulandı. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihî Alanı’nda, dört yıl gibi kısa bir sürede 8 köy, 2 şehitlik, 2 camii yenilendi, 6 müze ve kültür merkezi, 3 anıt projesi hayata geçirildi, Eceabat Opet Tarihe Saygı Parkı ile bir ortaokul bölgeye kazandırıldı. Tarihî Alan içerisinde yer alan ve buram buram tarih kokan köyler yepyeni bir çehre ve tarihlerine yaraşır bir kimlik kazandı. Yerel kalkınma odaklı çalışmalar çevresini, tarihini ve kültürel değerlerini koruma bilinciyle desteklenirken, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihî Alanı’ndaki köyler özgün bir görünüme büründü.

TEVFİKİYE VE ÇIPLAK KÖYÜ HALKIN KATILIMIYLA YENİ BİR ÇEHREYE BÜRÜNDÜ

“2018 Troya Yılı” vesilesiyle OPET “Tarihe Saygı Projesi” Çanakkale’nin Troas bölgesine taşındı. Bir dünya mirası olan Troya’nın kültürel zenginliklerini paylaşarak çoğaltmak amacıyla bölgede yaşayan ve binlerce yıllık kültürel geçmişe sahip “Son Troyalılar”ın köylerine yepyeni bir çehre kazandırıldı. Troya Milli Parkı içinde bulunan Tevfikiye Köyü arkeolojiyle iç içe geçen tarihinden, Çıplak Köyü ise Troya bölgesinin kültür mirasının zenginliklerinden ilham alarak kurgulanmış konseptlerle yenilendi, değişti ve dönüştü. Köylülerin aktif katılımıyla hayata geçirilen Tevfikiye Arkeo-Köy ve Çıplak Etno-Köy uygulamaları, Ören Yeri ile Müze’nin temsil ettiği değerleri bu toprakların insanlarının kırsal mirasıyla birleştirerek yaygınlaştırmayı, yaşatarak ve paylaşarak zenginleştirmeyi hedefledi. Köylerde hayata geçirilen fiziksel ve sosyal dönüşüm, bölge insanının yaşam kültürü üzerinden Troya’yı bugünle buluşturdu.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Kültür-Sanat Haberleri

Türkiye’nin Efsane İsimleri ‘Efsaneler’ Galasında Bir Araya Geldi – İnternet Haber

Tuluhan Tekelioğlu tarafından AXA Sigorta’nın katkıları ile çekilen Efsaneler Belgeselinin Feriye Sarayı’nda gerçekleşen galası Ayşe Kulin …

Published

on

By

Tuluhan Tekelioğlu tarafından AXA Sigorta’nın katkıları ile çekilen Efsaneler Belgeselinin Feriye Sarayı’nda gerçekleşen galası Ayşe Kulin, Cüneyt Arkın, Nevra Serezli, Ömer Özkan, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen ve Süleyman Saim Tekcan katılımıyla gerçekleştirildi.

Ödüllü belgeselci Tuluhan Tekelioğlu’nun AXA Sigorta’nın katkıları ile hayata geçirilen son eseri ‘Efsaneler’ belgeselinin ilk gösterimi 16 Eylül Perşembe akşamı Feriye Sarayı’nda düzenlenen galada gerçekleştirildi. Galaya belgesele konu olan Türkiye’nin efsane isimleri Ayşe Kulin, Cüneyt Arkın, Nevra Serezli, Ömer Özkan, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Süleyman Saim Tekcan, ünlü simalar ve AXA Sigorta CEO’su Yavuz Ölken katılım sağladı.

AXA Sigorta’nın sanat alanında verdiği desteklerden biri olan belgesel Türkiye’nin her biri kendi alanında yaşayan efsanelerini ve onların derin hayat tecrübelerinden süzülen bilgeliği konu alıyor. Belgeselin kahramanları Türkiye’de her kuşağın hafızasında apayrı bir yere sahip olan 9 değerli isimden oluşuyor: Yazar Ayşe Kulin, sinema sanatçısı Cüneyt Arkın, piyano virtüözleri Güher-Süher Pekinel, tiyatrocu Nevra Serezli, plastik cerrahi profesörü Ömer Özkan, milli takım antrenörü Şenol Güneş, ressam ve sanat eğitmeni Süleyman Saim Tekcan, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen.

Uyandığı her günü yeni bir maceranın başlangıcı gibi yaşayan, hareketi kısıtlandığında bile üretmekten asla vazgeçmeyen, kazanmanın kaybetmekle başladığına inanan, inandığını emek ve sabırla hayata geçiren, hayal gücünün sınırlarını zorlamayı seven, zor zamanlarında bile tebessüm edebilen, yürümeyi seçtiği yolda iz bırakan bu 9 efsane isim AXA Sigorta sponsorluğunda ilk kez bir belgeselde bir araya geliyor.

‘Efsaneler’ belgeselinin yönetmeni Tuluhan Tekelioğlu; “Belgeselimiz pandeminin en yoğun günlerinde çekildi. Tıpkı belgesele konu olan efsaneler gibi ‘Efsaneler’ belgeselinin kendisi de bize zorlukların üstesinden gelmenin, sabrın ve azmin değerini yeniden hatırlattı. Sevgili Cüneyt Arkın, Ayşe Kulin, Nevra Serezli, Özmer Özkan, Güher-Süher Pekinel, Süleyman Saim Tekcan, Şenol Güneş, Yılmaz Büyükerşen’e teşekkür ediyorum. Bu süreçte AXA Sigorta’nın desteği benim için unutulmazdı; onlar olmasaydı belki de bu belgesel hiç hayata geçmeyecekti, emeği geçen tüm AXA Sigorta ekibine çok teşekkür ederim. Eminim cumhuriyetin değerleri ile büyüyen, seçtiği yolda iz bırakan, kuşaktan kuşağa her insana dokunmuş efsanelerimizin yaşadıklarından öğrendiklerini duymak hepimize iyi gelecek. Efsanelerimizin bilgeliğinin, bir ömür boyunca onları ayakta tutan değerlerinin gençlerimize ilham olmasını diliyorum.” dedi.

AXA Sigorta CEO’su Yavuz Ölken ise galada yaptığı konuşmada “AXA Sigorta olarak insanlığın gelişimi adına insanlık için önemli olanı korumak için çalışıyoruz. İnsanlığın geleceği için etkili olacağını düşündüğümüz her alanda varız. Bir sigorta şirketi olmanın ötesine geçerek hayatına iklim değişikliği, sanat, spor, eğitim ve inovasyon gibi farklı alanlarda insanların hayatına dokunacak çalışmaları hayata geçiriyoruz. Bu doğrultuda Tuluhan Tekelioğlu’nun ülkemizin her biri kendi alanında benzersiz izler bırakmış olan değerli efsaneleri ile birlikte ürettiği belgesele katkı sağlamak bize mutluluk veriyor. ‘Efsaneler’ belgeseliyle birlikte hem sanatsal ifadeye hem de ülkemizin kültürel ve entelektüel mirasının farklı kuşaklara aktarılmasına destek oluyoruz. AXA Sigorta olarak marka amacımız doğrultusunda kapsamlı ve kuvvetli kurumsal sosyal sorumluluk geleneğimizin farklı alanlardaki yansımaları devam edecek.” dedi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Kültür-Sanat Haberleri

Suriye’de Savaşın Bıraktığı Yetim Çocuklar ile Resimler yaptı – İnternet Haber

Ünlü Ressam Gökhan Yıldırım, Suriye’nin El Bab şehrinde, savaşın ardında bıraktığı yetim çocuklar ile buluştu. Burada anda yardımlaşma derneği …

Published

on

By

Ünlü Ressam Gökhan Yıldırım, Suriye’nin El Bab şehrinde, savaşın ardında bıraktığı yetim çocuklar ile buluştu. Burada anda yardımlaşma derneği ile hareket eden Yıldırım, çocuklara yardım malzemeleri dağıttı ve resimler yaptı.

Uzun zamandır bunu gerçekleştirmeyi planladığını dile getiren Ressam Gökhan Yıldırım, pandemi nedeni ile ertelediğini söyledi. Suriye’nin El Bab şehrine giderek burada anda yardım derneği ile çalışarak, anda başkanı Okan Tosun ile bir araya geldi. Anda ekibi ile Suriye’nin iç bölgelerinde çeşitli kamplarda çocuklar için getirdikleri yardım malzemelerini dağıttılar. Buradan El bab şehrinde bulunan yetimhanede derse girerek çocuklar ile zaman geçirdi. Ve bahçede bulunan duvarlara çocuklar ile resimler yaptı.

Sanatçı Yıldırım “Burada olmak çok başka bir durum, bazı noktalarda kendimi ağlamamak için zor tuttum. Ve açıkça dile getirmeliyim ki, burada olmaktan dolayı çok mutluyum, ama bu içimizde olan durumdan dolayı buruğum. Çocuklar her yerde dünya toplumunun bir geleceği. Düşündüm neler yapabilirim diye ve hepimizin çocukken o rengarenk dünyayı nasıl sevdiğimizi bildiğim için ve bir sanatçı olarak onlarla resim yapmanın az da olsa hafızalarını renklendireceğini hayal ettim. Burası çok başka bir dünya gibi, savaş kimsenin hayal etmediği bir dünya ve evet o an elimi tutuyor ve bunu iki eliyle sımsıkı yapıyor bunu orada anlıyorsunuz. O sevilmeye eksik yanlarını size hissettiriyor. Sonra, hepsi tek tek gelerek hoş geldin diyor. Türkçe olarak bunu ve bazı kelimeleri öğrenmişler. Mutluluk verici bir durum.
Yetimhane avlusunda çevre duvar tamamıyla boş ve beton griydi. Vaktimizin kısıtlı olmasına rağmen çocukları sevindirmek istedim ve duvarı az da olsa renklendirmek istedim. Bu az da olsa onlara kısa renkli bir dünya açacaktı. Bir daha ki gelişimde duvara komple olarak çocuklar ile resimler yapmayı planlıyorum. En kısa zamanda tekrar aralarında olacağım. Unutmadan bize burada desteklerinden dolayı Sayın Okan Tosuna ve anda ekibine ekibine teşekkürlerimi sunuyorum.

Ressam Gökhan Yıldırım Kimdir?

Gökhan Yıldırım, 24 Şubat 1986 tarihinde Ahlat’ın Uludere köyünde dünyaya gelmiştir. Yıldırım, üç çocuklu bir ailenin ikinci çocuğudur.
Ailesi 1988 yılında Antalya’ya yerleşince, okul eğitim öğrenim hayatına orada başladı. Anne ve Babasının yollarını ayırması küçük yaşlarda ona büyük sorumluluklar yüklemişti, lakin üstesinden gelecekti. İlköğretim yıllarının başlarında, el sanatları ve sanatın birçok dalına ilgisi olduğunu fark edince, kendisini bu alanda yetiştirmeye karar verdi. Öğretmeninin kendisine verdiği ödev sayesinde ilk sanat tecrübesini yaşadı ve giderek sanata ilgisi arttığını fark etmişti.
Okul yıllarında çoğu zaman verilen ödevleri kendisi yapmasına rağmen, öğretmenlerinin inanmadığı olmuştur. Resim derslerinde en yakın arkadaşlarının iyi notlar alması için, onlara resimler yaptığı ve bu yüzden zaman zaman kendi resimlerini yetiştiremediği bile olmuştur. Sanatla ve özellikle resim ile olan bağı giderek güçlenmişti ve ilerleyen yıllarda bunların meyvesini de toplayacaktı.
1997 yılında ailesinin ayrılması sonucu annesi ile yaşamaya başladı. Zorlu bir çocukluktu lakin azmi o yaşta onun ruhuna işlemişti. İlk ödülünü 1997 yılında okullar arası düzenlenen kompozisyon ve el yazısı yarışmasında aldı. Bu onun için bir başarıydı. 1998 yılında okulda düzenlenen resim yarışmasına katılarak ilk amatör resim ödülünü de almış oldu. Aynı yıllarda Alman Dili Edebiyatı ve Eğitimi alarak Almanca öğrenmeye başladı. Ama yetmiyordu o yıllarda Alman turistlerinde yoğun olduğu zamanlarda sokaklarda dans ederek ve bu durumdan şapkasında biriktirdiği marklar ile kendine destek çıkıyordu. 2000 yılında İngilizce dilini de merak ederek İngilizce öğrenmeye başladı. Ve Lise yıllarında dilinin gelişmesi için hem okuyup hem çalışarak yabancı dilini geliştirmeye devam etti. Sanatçı bakış açısının ona verdiği evrensel olma güdüsü ile hareket eden Yıldırım, ilerleyen yıllarda farklı dilleri de öğrenerek kendini geliştirmeye devam etti. Ayrıca, lise yıllarında tiyatro, sahne eğitimi alarak bir dönem tiyatro ile de ilgilendi.

Üniversite hayatını başladıktan hemen sonra bırakarak ve bunun ona yetmeyeceğini düşünerek 2004 yılında ilk yurtdışı deneyimini yaşadıktan sonra yurt dışına olan merakı artınca 2006 yılında Almanya’da 6 ay yaşayıp bir dönem orada kalmayı seçmiştir. 2006 yılında amatör olarak birkaç resim yapıp bundan gelir etmeye çalıştı. Ve bu dönemlerde bazı tiyatro sahnelerini de inşa etmiş bu durumdan ek gelir sağlamıştır. 2009 yılındaki askerlik dönemi için Suriye Irak sınırında bulunmuş ve burada meşguliyetini Rusça diline merak sarıp Rusça yazmayı ve okumayı kendi çabasıyla öğrenmiştir. 2011 yılında İstanbul’da yaşayarak atv, star ve birtakım yaygın televizyon kanalları için sanatsal çalışmalar da bulunmuştur. Star TV’de yayınlanan “İffet” dizisi, TNT ekranlarında yer alan “Yıldız Masalı” dizisi, atv ’de yayınlanan “Karadayı” dizisi için sanatsal çalışmalarda bulunmuş ve bu dizilerde kullanılmak üzere kendi resmettiği tablolarını da sergilenmesi için vermiştir.
Bu sayede yaptığı çalışmaların ilk kez televizyon ekranlarında yayınlanmasını sağladı. Bu sırada bazı ünlü isimler ile çalışma fırsatı bulunca televizyon dizileri ve sinema filmleri için çalışmalar yaptı.
İstanbul’dan Sonra tekrar Almanya’da müzikal tiyatroların sahne sanatları ile de ilgilenen Ressam Yıldırım çeşitli katkılar sağladı. Dünyaca ünlü; Cats, West side story, Lion king, Mamma mia gibi müzikaller için yaklaşık 50 kişilik ekip ile çalışmalarda bulundu. Bu müzikaller de plato ve sahne kurulumlarından heykel ve kuklalara kadar birçok sanatsal işleri yerine getirdi.

2011 yılında yaptığı bir tabloyu İstanbul’da bir şirket sahibine yüksek bir fiyata satarak kendini bu alanda ispatlamıştı. 2012 yılında ilk sergisini yurt dışında açtıktan sonra sanata bir dönem ara verip ticaret hayatına atıldı. Uluslararası ticaret yapmak için birçok farklı ülkede bulundu. 2014 -2015 yılında İtalya’nın Roma, Floransa, San Marino şehirlerinde ve ondan sonra 2 yıl kadar Ukrayna’nın başkenti Kiev’de yaşadı. Yurtdışında yaşadığı bu dönemlerde çeşitli çalışmalarda bulundu. Ve sanatın her zaman içinde olduğunun farkındaydı.
Kiev’de yaşadığı dönemlerde önce öğrendiği Rusça dilini daha da geliştirerek ticaret ve Sanat mesleki hayatına devam etti. 2016’dan sonra Türkiye’ye dönerek sanatsal çalışmalarına İstanbul ve Antalya’da devam etti. Antalya da 1000 m2 bir atölye de ve Avrupa da aynı zamanda çalışmalarını sürdürmektedir. 2018’den bu yana Yıldırım yaptığı çalışmalardan elde ettiği gelirlerin bir kısmını; toplum içindeki ihtiyaç sahipleri ve vakıflar ile paylaşma prensibi ile hareket etmektedir. Bu anlamda “İyilik peşinde koş” sloganı ile çalışmalarını sürdüren Adım Adım platformu için resmi bağışçı olarak bulunmaktadır. Aynı zamanda “Okumak her çocuğun hakkıdır” prensibiyle faaliyetlerini yürüten Toçev ile çalışmalar yapmıştır. Beşerî ve Yardım dernekleri le devam etmektedir. Ayrıca Afrika yardım vakıfları için de halen destek olmaya devam etmektedir.
Halen Faal olarak, kurmuş olduğu sanatsal şirketin çalışmalarını Antalya ve İstanbul da devam ettirmekte ve bu şirket Türkiye çapında Anadolu Efes ve bu gibi büyük kurumsal markaların tasarımlarını yapmakta, renklendirmekte ve tedarik ürünlerini Türkiye ye sunmaktadır. Ve buradan gelen şirket gelirleri sanatsal projelere dönüşmektedir.
Kendisi Türkçe, Almanca, İngilizce, Rusça gibi 4 farklı dili akıcı olarak konuşup yazmaktadır. Bununla birlikte sanat, sergi, kültürel ve yardım faaliyetlerini halen sürdürmektedir. İlgilendiği spor dalları arasında koşu, yüzme, golf, sörf gibi aktiviteler bulunmaktadır.
Gökhan Yıldırım, instagram hesabını 2014 yılında yurt dışında bir arkadaşı ile oluşturduktan sonra 2017’de sayfayı tamamen kendisi alarak şahsi olarak yönetmeye devam etti ve bugün yaklaşık organik 185 bin takipçisi bulunan sayfa sanat anlamında dünyanın birçok bölgesinden ressamın takipçisi haline geldi. Eserlerini burada sanal olarak sergileyeceğini dile getiren yıldırım bunun ilerde daha çok bir kitleye sahip olacağını düşünüyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Kültür-Sanat Haberleri

Yenidoğandan Yetişkine Kalplerin Daha Sağlıklı ve Güçlü Atması İçin Kalpler Birleşti – İnternet Haber

Liv Hospital Vadistanbul, Sanatçı ve Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent’in moderatörlüğünde Liv Hospital Kalp Takımı hekimleri ile “Kalbi Genç …

Published

on

By

Liv Hospital Vadistanbul, Sanatçı ve Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent’in moderatörlüğünde Liv Hospital Kalp Takımı hekimleri ile “Kalbi Genç Tutmak İçin 10 Etkili Tavsiye” konulu söyleşiye ev sahipliği yaptı. Sanat, siyaset ve cemiyet hayatının önemli yüzlerinin bir araya geldiği etkinliğe ilgi yoğun oldu.

TRT İstanbul Türk Halk Müziği Ses Sanatçısı Nursaç Doğanışık ve FAMİ Musiki ve Sanat Derneği Korosu’nun müzik şöleni ile başlayan etkinlikte Sanatçı Tülin Kanun’un karma resim sergisinde satılan tüm eserlerin geliri Karadeniz bölgesinde yaşanan sel felaketi mağdurlarına ulaştırılmak amacıyla Ahbap Derneği’ne bağışlandı.

TRT İstanbul Türk Halk Müziği Ses Sanatçısı Nursaç Doğanışık ve FAMİ Musiki ve Sanat Derneği Korosu’nun konseri ile başlayan etkinlikte katılımcılar keyifli anlar yaşadı.

Ardından moderatörlüğünü Sanatçı ve Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent’in yaptığı söyleşide, Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Sertaç Çiçek önderliğinde kurulan Liv Hospital Vadistanbul Kalp Takımı uzmanları Kardiyoloji Uzmanları Prof. Dr. Gökhan Kahveci, Doç. Dr. Ali Buturak ve Uzm. Dr. Utku Zor bir araya geldi. Söyleşide kalp sağlığı konusunda merak edilenler ve kalp sağlığını korumak için yapılması gerekenler konuşuldu. Söyleşi katılımcılardan gelen soruların yanıtlanması ile son buldu.

Etkinlikte, Sanatçı Tülin Kanun’un karma resim sergisinde satılan tüm eserlerin geliri Karadeniz bölgesinde yaşanan sel felaketi mağdurlarına ulaştırılmak amacıyla Ahbap Derneği’ne bağışlandı.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending