Connect with us

Kültür-Sanat Haberleri

Dünya sineması Altın Koza’da

28. Adana Altın Koza Film Festivali Dünya Sineması bölümünde bu yıl Berlin, Cannes ve Venedik film festivallerinde yarışmış iddialı ve seçkin 10 …

Published

on

28. Adana Altın Koza Film Festivali Dünya Sineması bölümünde bu yıl Berlin, Cannes ve Venedik film festivallerinde yarışmış iddialı ve seçkin 10 film yer alıyor. Günümüz sinemasının büyük ustalarının imzasını taşıyan filmlerin ağırlıkta bulunduğu seçkideki altı filmin

Türkiye prömiyeri Adana’da yapılacak.

Bunlardan ilki İranlı üstat Aşgar Farhadi’nin 2021 Cannes Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü kazanan yeni filmi Kahraman / Ghahreman”da kriz karşısında verdiğimiz tepkilerle insanlık hallerimizi irdeliyor. Borçlarını ödeyemeyen bir suçlu tesadüfen bulduğu altınlarla ne yapar sorusundan hareket ederek borçlarını kapatmak ile bulduğunu sahibine iade ederek kahraman olmanın dayanılmaz cazibesi arasında kalan karakterlerinin ahlaki bir çıkmazda debelenmesini anlatıyor. Bir Ayrılık” ve Satıcı” filmleriyle Yabancı Dilde En İyi Film dalında iki Oscar kazanan yönetmen sinemasının en güçlü yönünü ortaya çıkarıyor ve her trajedide gördüğü ahlaki çelişkiyi sergiliyor.

Bu çelişkiler üzerinden tansiyonu alabildiğine yükselttiğini bildiğimiz bir başka usta olan Paul Schader’ın merakla beklenen Kumarbaz / Card Counter”ı Adana Altın Koza Film Festivali Türkiye prömiyerleri arasında. Senaryosunu yazdığı kült film Taksi Şöförü”ndeki gibi gerilim doruktayken kefaret misali derin meselelere kafa yorduğu filmin yapımcısı kadim dostu Martin Scorsese. Eski asker yeni kumarbaz rolünde Oscar Isaac performansıyla adından hayli söz ettirdi. Kart saymadaki becerisi ve mesafeli halleriyle Amerika’nın muhtelif kumarhanelerini dolaşırken genç bir adamla (Tye Sheridan) karşılaşıyor ve karşılarına çıkan eski bir düşman nedeniyle Ebu Graib misali savaş suçlarına uzanan geçmişle yüzleşmek zorunda kalıyorlar. Kefaret kadar bağışlamanın da önemli olduğu filmde Williem Dafoe gibi deneyimli ve Tiffany Haddish gibi yeni isimler de oynuyor.

Altın Palmiye sahibi Apichatpong Weerasethakul, “Memoria” ile Cannes’dan bu yıl da Jüri Ödülü ile döndü. Taylandlı usta yeni filminde klişe deyimle ‘anlatılmaz yaşanır’ denebilecek benzersiz bir sinema deneyimi vadediyor izleyicilere. Ünlü oyuncu Tilda Swinton’ın canlandırdığı İskoç kadının, Kolombiyadaki farklı mekânlarda duyduğu seslerin izinden gitmeye karar vermesiyle başlıyor her şey. Önce bu sesleri izleyici gibi dünya gözüyle anlamlandırmaya çalışsa da doğadan ve dolayısıyla ortak hafızadan kopuk, bütünü parçalara ayırarak kavramaya çalışmanın nafile çabasını idrak ediyor… Weerasethakul, izleyiciyi de kahraman misali kendini olağanüstü hassas ritim duygusuyla ilerleyen filme kaptırıyor.

Yönetmen François Ozon olunca babalarının felç geçirdiğini öğrenen iki kız kardeşin yaşadığı sorunları ve trajediyi katlanılabilir kılan bir mizahla izliyoruz. Muzip yeteneğin yeni filmi Her Şey Yolunda / Tout s’est bien passé” aileye dair karmaşık ve mutsuz ilişkilerin, ölüm kalım meselelerinin ve gündelik işlerin hesabını incelikli bir senaryoyla kuran Ozon, şahane bir oyuncu kadrosu kurmuş: Olgunluk dönemindeki güzel Sophie Marceau, ölüm döşeğindeki baba rolünde deneyimli André Dussollier, mutsuz anne olarak göz kamaştırıcı Charlotte Rampling, İsviçreli kadın rolünde efsanevi Hanna Schygulla öne çıkıyor.

Sosyal medyadaki herhangi bir eleştiri hayatınızı karartabilir mi? Akabinde asılsız şekilde uluslararası bir fondan gelen parayı zimmetinize geçirdiğiniz suçlamasıyla karşılaşabilir misiniz? Rus sinemasının genç yeteneklerinden Aleksey German Jr. ifade özgürlüğüne dair karanlık mevzuları kara mizahla anlattığı “Ev Hapsi / Deli” adlı yeni filmiyle karşımızda. Bir üniversite profesörünün (usta Gürcü aktör Merab Ninidze) belediye başkanını yolsuzlukla suçlamasıyla başlayan olaylar, resmi makamların tepkisiyle büyüyor; günümüzde aydın ve sanatçıların iktidarla bitmeyen imtihanına bir örnek teşkil ediyor. Bir apartman dairesi içinde geçen film, özür dilemesi için baskı yapan ailesi ve dostlarına direnirken prensiplerini savunmaya çalışan profesörün izleyiciye hiç de uzak olmayan sıkışık hallerini sergiliyor.

Altın Koza’nın Türkiye prömiyerlerinden biri de İsrailli yönetmen Nadav Lapid’in imzasının taşıyan, bu yıl Cannes’da Jüri Ödülü kazanan Ahid’in Dizi / Haberech”. Lapid, her zaman olduğundan daha isyankâr ve öfkeli bir ruh halini yansıttığı filminde, ülkesindeki yaratıcı özgürlüğün sınırlarını tespit ediyor. İki yıl önce Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı kazandığı “Eşanlamlılar”da olduğu gibi varoluş meselesine de kafa yoran filminde, çöldeki bir yerleşime filmini sunmaya giden İsrailli bir sinemacıyı takip ediyor. Karşılaştığı Kültür Bakanlığı görevlisiyle yaşadıkları ve ülkenin idealleri ile çatışan yaratıcılığı sorgulayan yönetmenin bizzat söylediği üzere sansürün muhtelif yüzleri var: “İsrail’de sinemacıları Rusya’da olduğu gibi hapse atmazlar. ‘Bu kadar politika yeter, aile meselelerini konuşalım,’ derler”.

Kızların belirli bir yaştan sonra saçlarını erkek çocuğu gibi kestikleri, ancak kendi aralarında kadın elbiseleri giyebildikleri ve tehlike anında kazdıkları yere sakladıkları Meksika dağlarındaki bir yerleşim bölgesindeyiz. Belgeselci kadın yönetmen Tatiana Huezo’nun bu yıl Cannes’da büyük övgü toplayan ilk uzun metrajlı filmi Yangın Gecesi /Noche de fuego”, Jennifer Clement’in 2014 tarihli romanından uyarlanmış.

Cannes Film Festivali Belirli Bir Bakış bölümünün büyük ödülünü kazanarak, Kafkasya sinemasının son yıllardaki tırmanışına bir kez daha dikkat çeken Yumrukları Gevşetmek / Razzhimaya Kulaki” Altın Koza’nın kaçırılmayacak filmleri arasında yer alıyor. Kuzey Osetya’daki isli puslu bir sanayi kasabasında geçen filmde yetenekli yönetmen Kira Kovalenko, ataerkil düzenden kaçmaya çalışan bir genç kızın çırpınışlarını gereksiz duygusal çalkantılara girmeden mesafeli bir incelikle aktarıyor.

Hafiza Kutusu / Memory Box”, 1980lerde Beyrutta bir arkadaşa emanet edilen kutunun günümüz Montreal’ine ulaşmasıyla başlıyor. Bu yıl Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı için yarışan film, hatırlamanın doğası ve kişisel tarih üzerine duygusal olduğu kadar ufuk açıcı bir deneyim. Özellikle hafıza üstüne filmleriyle tanınan usta yönetmenler Joana Hadjithomas ve Khalil Joreige, Beyrut iç savaşı döneminden günceler, kaset ve fotoğraflar eşliğinde seyirciyi de bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.

Altın Koza okul çağındaki izleyicileri de unutmadı. Japon canlandırma sinemasının büyük ustası Hayao Miyazaki’den bayrağı devralan Gozo Miyazaki’nin Earwigin Sihirli Şarkısı / Âya to majo”adlı filmi programın Türkiye prömiyerleri arasında yer alıyor. Efsane Japon animasyon kurumu Studio Ghibli’den gelen, fantastik bir alemde geçen bu filmin karakterleri dünyalar tatlısı, zeki bir yetim kız, koruyucu anne kılığında bir cadı ve yegane kurtarıcı olarak konuşan bir kedi!

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Kültür-Sanat Haberleri

Sinema Perdesinde Aralıksız Dizi Keyfi: “Arkası Şimdi!” – İnternet Haber

Pera Film, pandemi ile online platformlara ve bilgisayar ekranlarına sıkışan izleme deneyimini yeniden sinema perdesine taşıyor. Aralıksız dizi …

Published

on

By

Pera Film, pandemi ile online platformlara ve bilgisayar ekranlarına sıkışan izleme deneyimini yeniden sinema perdesine taşıyor. Aralıksız dizi gösterimlerinden oluşan Arkası Şimdi! başlıklı program, 29 Eylül – 23 Ekim tarihleri arasında Pera Müzesi’nde ücretsiz izlenebilir.

Pera Müzesi Film ve Video Programları, dizilerden oluşan programı Arkası Şimdi!ile salon gösterimlerine geri dönüyor. İnternet yapımlarının giderek arttığı, büyük film festivallerinin dahi yarışma bölümleri oluşturduğu bir format olarak diziler, son yıllarda birçok önemli yönetmenin de filmografisine girmeye başladı. İlki 2019’da gerçekleştirilen Arkası Şimdi!’nin ikinci programında, Avustralya ve ABD’den, yapım yılı 2014’ten 2018’e yayılan beş dizi izleyicilerle buluşuyor.

Aile ve birey mercek altında
Stand-up gösterileri Nanette ve Douglas ile tanınan Avustralyalı komedyen Hannah Gadsby, Hannah Gadsby’nin OZ’u adlı yapımda, ülkesinin ulusal kimliğini keşfe çıkıyor. Keskin zekâsı ve her şeyin derinine inme arzusuyla kıtanın dört bir yanını dolaşan Gadsby, bu sürecin sonunda Avustralya kimliğine dair bilinen her şeyi baştan tanımlıyor.

Ödüllü filmi 52 Salı ile çok konuşulan Sophie Hyde’ın imzasını taşıyan Lanet Adelaide, Güney Avustralya’nın Adelaide şehrinde yeniden bir araya gelen bir ailenin hikâyesini anlatıyor. Annelerinin evi satacağını öğrenen aile mensuplarının, birliktelik duygularını kaybederek kaosun içine sürüklenmesini konu alan dizi, geçmişle yüzleşme halindeki altı karakterin bakış açısından anlatılıyor.

Karşınızda, Desmondo Ray!karanlık bir dünyada aşkı arayan tuhaf bir adamın hikayesini konu alıyor. Aşkın en beklenmedik yerden çıkabileceğini, karanlık ve kasvetli bir dünyada dahi kalbin her zaman yıldızları takip etmesi gerektiğini gösteren animasyon dizinin yönetmenliğini Steve Baker üstleniyor.

Kadın sinemacılardan dizi skeçler
Yönetmen Shaina Feinberg, kadınlar ve kuirlerden oluşan bir arkadaş grubunu odağına alan Dinette dizisinde, gerçekleri sakınmadan söyleyen bir oyuncu kadrosuyla kırılgan maskülinite ve patriyarka konularını skeçler halinde işliyor.

Sarah Silverman’ın yapımcılığını üstlendiği Lütfen Anla Beni ise her bölümde birbiriyle taban tabana zıt iki komedyeni gerçek bir terapist ile karşı karşıya getiriyor. Terapist seansı yürütmeye çalışırken iki sevgili ya da kardeşi canlandıran komedyenler bu kurgulanmış ilişkinin çılgınlığını gözler önüne seriyor. Böylece izleyiciyle kurgusal bir ekran ortaklığı oluşturuluyor.

Arkası Şimdi! programı, 29 Eylül – 23 Ekim tarihleri arasında Pera Müzesi Oditoryumu’nda ücretsiz izlenebilir.

Bu program kapsamındaki gösterimler ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır. Yasal düzenlemeler uyarınca aksi belirtilmediği sürece tüm gösterimler 18+ uygulamasına tabidir.

Gösterim Programı
Arkası Şimdi! 29 Eylül – 23 Ekim

29 Eylül Çarşamba
19.00 Lütfen Anla Beni (56′)

6 Ekim Çarşamba
19.00 Karşınızda, Desmondo Ray! (45′)

8 Ekim Cuma
19.30 Hannah Gadsby’nin OZ’u (85′)

9 Ekim Cumartesi
15.00 Dinette, 1. sezon (73′)
16.45 Dinette, 2. sezon (58′)

13 Ekim Çarşamba
19.00 Lütfen Anla Beni (56′)

15 Ekim Cuma
19.30 Lanet Adelaide (95′)

16 Ekim Cumartesi
15.00 Dinette, 1. sezon (73′)
16.45 Dinette, 2. sezon (58′)

20 Ekim Çarşamba
19.00 Karşınızda, Desmondo Ray! (45′)

22 Ekim Cuma
19.30 Hannah Gadsby’nin OZ’u (85′)

23 Ekim Cumartesi
15.30 Lanet Adelaide (95′)

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Kültür-Sanat Haberleri

Kadıköy Plak Günleri başlıyor – İnternet Haber

Kadıköy Plak Günleri, 2 Ekim Cumartesi Kadıköy Belediyesi bahçesinde başlıyor. Bu yıl plaklar halk ozanı, usta Neşet Ertaş anısına dönecek …

Published

on

By

Kadıköy Plak Günleri, 2 Ekim Cumartesi Kadıköy Belediyesi bahçesinde başlıyor. Bu yıl plaklar halk ozanı, usta Neşet Ertaş anısına dönecek.

Kadıköy Belediyesi’nin bu yıl 5’incisini düzenlediği Kadıköy Plak Günleri 2 – 3 Ekim tarihlerinde Kadıköy Belediyesi’nin Hasanpaşa’da bulunan merkez binası bahçesinde başlıyor. Etkinlik, 25 Eylül 2012 yılında aramızdan ayrılan halk ozanı Neşet Ertaş’ın anısına düzenleniyor. Program kapsamında, Bozlak geleneğinin yeni temsicilerinden biri olan müzisyen İsmail Altunsaray, “Neşet Ertaş Anısı”na bir konser verecek ve konserinde usta sanatçının eserlerini seslendirecek. İki gün boyunca sürecek programda bu yıl da plakçılar stantlarını açacak ve plak koleksiyoncularına ve müdavimlerine keyifli bir buluşma yaşatacak. Programda ayrıca söyleşiler, imza günleri ve dj performansları da yer alıyor.

Programın ilk günü saat 12.00’de analog müzik şöleniyle başlayacak. İlk gün programında Türk popunun ilk kadın seslerinden Ayferi ile “Çal Çingene Çal” başlıklı söyleşi ve imza günü gerçekleşecek. Program, müzik yazarı Murat Beşer’in “Plak Kültürü ve Koleksiyonerlik” söyleşisi ile devam edecek. Beşer’in konukları koleksiyoner Ercan İmre ve pek çok müzik türüne ait yeni, nadir ve ikinci el plakların bulunabileceği Rainbow45 Records mağazasından Salih Karagöz olacak. Birinci günün son söyleşisi müzik yazarı Artemis Günebakanlı’nın “Yeni Oyuncular: Değişen Müzik Sektöründe Kuralları Kendin Yazmak” söyleşisi olacak. Günebakanlı’nın konukları müzisyen Nilipek ve Nova Norda olacak. Halk müziğinin duayen sanatçısı Ümit Tokcan ise yeniden basılan “Hekimoğlu” plaklarını sevenleri için imzalayacak. Birinci gün programı, müzik grubu Lalalar’ın konseri ile kapanışını yapacak.

BOZKIRIN TEZENESİ NEŞET ERTAŞ’IN ANISINA KONSER

Kadıköy Plak Günleri ikinci gününde de açılışını analog müzik şöleniyle yapacak. Gün boyu, plak koleksiyoneri Volkan Judocu; radyocu, müzik eleştirmeni, koleksiyoner Mete Avunduk ve koleksiyoner Abanoz’un dj performansıyla plaklardan müzik sesleri yükselecek. Programın ikinci gün söyleşisinin konuğu yazar Kanat Atkaya olacak. Radyo Eksen Yayın Yönetmeni Gülşah Güray’ın moderatörlüğünü yapacağı söyleşi 18.00’de başlayacak. Kadıköy Plak Günleri saat 21.00’de gerçekleşecek konserle kapanışını yapacak. Konser, 2012 yılında aramızdan ayrılan Türk Halk Müziği’nin değerli ismi Neşet Ertaş anısına yapılacak. “Bozkırın Tezenesi” adına yapılan konserde, Türk Halk Müziği sanatçısı İsmail Altunsaray, usta sanatçı Neşet Ertaş’ın türkülerinden oluşan birbirinden değerleri eserleri seslendirecek.

PROGRAM

02 EKİM CUMARTESİ 2021

12.00 Açılış “Analog Şölen Başlıyor”

14.00 Muhabbet- İmza / Ayferi “Çal Çingene Çal”

16.00 Muhabbet / Murat Beşer (Müzik Yazarı) “Plak Kültürü ve Koleksiyonerlik”

Konukları : Koleksiyoner Ercan İmre ve Rainbow45 Records’dan Salih Karagöz

18.00: İmza: Halk müziğinin duayen sanatçısı Ümit Tokcan

“Yeniden basılan Hekimoğlu plaklarını sevenleri için imzalayacak”

19.00 Muhabbet / Artemis Günebakanlı (Müzik Yazarı)

Konukları: Nilipek. ve Nova Norda

Yeni Oyuncular: Değişen Müzik Sektöründe Kuralları Kendin Yazmak

21.00 Konser / Lalalar

23.00 Yarın görüşmek üzere

03 EKİM PAZAR 2021

12.00 Açılış “Analog Şölen İkinci Gününde”

14.00 Dj Performans / Volkan Judocu

16.00 Dj Performans / Mete Avunduk

18.00 Radyo Eksen Söyleşisi

Radyo Eksen Yayın Yönetmeni Gülşah Güray’ın konuğu Kanat Atkaya

19 .00 Dj Performans / Abanoz

21.00 Konser / İsmail Altunsaray “Neşet Ertaş Anısına”

23.00 Seneye görüşmek üzere

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Kültür-Sanat Haberleri

Sabancı Vakfı 6. Kısa Film Yarışması’nın Kanaat Önderi Avrupa Film Akademisi Başkanı, Golden Globe ödüllü yönetmen Agnieszka Holland oldu. – İnternet Haber

Sabancı Vakfı tarafından bu yıl “Konu Uzun Film Kısa” sloganı ile 6. kez düzenlenen “Kısa Film Yarışması”nın kanaat önderi, ödüllü Polonyalı …

Published

on

By

Sabancı Vakfı tarafından bu yıl “Konu Uzun Film Kısa” sloganı ile 6. kez düzenlenen “Kısa Film Yarışması”nın kanaat önderi, ödüllü Polonyalı yönetmen Agnieszka Holland oldu.

Toplumsal sorunlara sinema aracılığıyla dikkat çekmek amacıyla “Kısa Film Uzun Etki” sloganıyla 2016’da başlatılan Sabancı Vakfı Kısa Film Yarışması’nın bu yılki teması, “Yeni Dünyada Yeni Meslekler”. Yarışmanın bu yılki kanaat önderi Agnieszka Holland video mesajında genç sinemacılara şunları söyledi: “Pandemi bize işlerimizde farklı bir yaklaşıma ihtiyacımız olduğunu, farklı şeylerin daha önemli olduğunu gösterdi. Sahip olmanın daha önemsiz olduğunu, asıl önemsememiz gerekenlerin: insanlar, gezegenimiz ve hayvanlar olduğunu hepimize öğretti.”

Her yıl farklı temalarla düzenledikleri Sabancı Vakfı Kısa Film Yarışması’nın, sanatın kitleleri etkileyen gücünü kullanarak toplumsal sorunlara dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmada büyük önemi olduğunu söyleyen Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “İstatistikler gösteriyor ki pandeminin orta ve uzun vadede etkilediği konulardan biri de meslekler. Burada da dijitalleşmenin etkisiyle büyük bir değişim ve dönüşüm söz konusu. OECD’nin yayınladığı “Geleceğin İşleri Raporu”na göre gelecekte bugün mevcut olan işlerin yüzde 14’ü tamamıyla otomatikleşmesi tahmin edilirken, yüzde 32’sinin belirgin bir şekilde değişiklik göstereceği öngörülüyor. Ayrıca üretim sektöründe çalışmakta olan insan gücü yüzde 20 azalırken, hizmet sektöründe çalışanların sayısının yüzde 27 artacağı tahmin ediliyor. Biz de bu yılki temamızla genç sinemacılara değişen ve yenilenen bu dünya düzeninde yeni şeyler söyleyebilmeleri için ilham vermek istedik. Bu yıl kanaat önderi olarak seçilen ismimiz ise Polonya yeni dalga akımının da değerli bir temsilcisi olan usta sinemacı Agnieszka Holland oldu. Bugüne kadar sanat yoluyla imza attığı işlerle monotonluğa karşı çıkarak var olanı değiştirmek için çaba gösteren Holland’ın yarışmacılarımıza da önemli bir rehber olacağından şüphem yok” dedi.

6. Sabancı Kısa Film Yarışması’nın bu yıl kanaat önderi olarak dünyanın çeşitli festivallerinden ödülle dönen, Polonya sinemasının en önemli isimlerinden birini ağırladığına dikkat çeken Kısa Film Yarışması Sanat Yönetmeni Zeynep Atakan, “Agnieszka Holland, yaşadığımız çağın ‘yaşsız ve zamansız’ bir bilge kişisi. Geçmiş ile gelecek arasında dünyanın değişen yaşam koşullarında,her durumda üretmeye ve vizyon katmaya devam ediyor. Geleceğin meslekleri için kanaat önderinin kim olacağı konusunu düşünürken, geçmişi ve yaşananları bilen ve üretmeye devam eden biri olması fikri çok önemliydi. O nedenle Agnieszka Holland’ın bu yılki temamızın kanaat önderi olmasının yarışmaya katılacak sinemacılar için çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

Uluslararası ödüllü sinemacı

Prag’daki ünlü film okulu FAMU’dan mezun olduktan sonra film kariyerine başlayan Agnieszka Holland, 1978 yılında çektiği ilk uzun metrajlı filmi “Provincial Actors” ile 1980 senesinde Cannes Film Festivali’nde Uluslararası Eleştirmenler Ödülü’nü kazandı. Genellikle politik ve/veya Polonya ile ilgili temalarda filmler yapan Polonyalı yönetmen, 1985 senesinde “Angry Harvest” ile “Yabancı Dilde En İyi Film” dalında Akademi Ödülleri adaylığı kazandı. 1990’da yönettiği “Europa Europa” filmi ile Altın Küre ödülünün sahibi oldu ve bu filmle Akademi Ödülleri’ne ikinci adaylığını “En İyi Senaryo” dalında kazanmış oldu. Akademi Ödülleri’ne üçüncü adaylığını ise 2011 senesinde “In Darkness” filmiyle kazandı. “Spoor” / “Pokot” isimli filmi, Nobel ödüllü Olga Tokarczuk’un “Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde” isimli romanından uyarlandı ve 2017’de Berlinale’de Gümüş Ayı ödülünün sahibi oldu. Mr. Jones (2017-2018) ve “Charlatan” (2018-2019) filmlerinin prömiyerleri Berlinale’de gerçekleşti.

Senarist olarak, yakın arkadaşı Krzysztof Kieslowski ile onun beğenilen üçlemesi “Üç Renk”in (1993) senaryosunda iş birliği yaptı ve uzun zamandır arkadaşı ve akıl hocası olan Andrzej Wajda için birkaç senaryo yazdı. Seçildiği Aralık 2020’den bu yana Avrupa Film Akademisi Başkanlığını yürütmekte olan Holland, ayrıca televizyon ve dijital platformlar için yapılan birçok projede yapımcı ve/veya yönetmen olarak yer aldı. Agnieszka Holland’ın film çalışmaları, inanç ve tasavvuf meseleleriyle ilgilenen Yahudi ve Katolik köklerini yansıtır. Sık sık; bir çıkış yolu arayan, kendini gerçekleştirmeye çalışan, mutluluğun peşinden koşan ve başarısız olan veya şüpheli bir uzlaşmaya razı olmaya zorlanan insanları tasvir eder ve çalışmaları, insanların kritik durumlarla “ahlaki” olarak nasıl başa çıktığı sorusunu ortaya koyar.

Son başvuru tarihi 19 Kasım

Sabancı Vakfı 6. Kısa Film Yarışması için başvurular 19 Kasım 2021’e kadar devam edecek. Yarışmaya başvuracak eserlerin en fazla 5 dakika uzunluğunda olması ve yeni meslekler konusunu ele alması gerekiyor. Eserler, öncelikle ön jüri tarafından değerlendirilecek ve finale kalan en az 10 en fazla 15 eser arasından jüri son değerlendirmeyi yapacak.

Yarışmaya başvuran eserlerin yönetmen (eser sahibi) ve / veya yapımcısından en az birisinin T.C. veya K.K.T.C. vatandaşı olması gerekiyor. Bir kişinin birden fazla eser ile başvurabileceği yarışmaya daha önce herhangi bir yerde gösterilmemiş ve ödül almamış eserler kabul edilecek. Eser sahiplerinin bugüne kadar çekmiş olduğu herhangi bir uzun metraj filmi bulunmaması gerekiyor.

Yeni dünya düzeninde dijitalleşme ve yapay zeka ile birlikte gelen yeni mesleklerin ve kaybolacak iş kollarının hayatımızdaki etkilerini ve bu konuda yapılması gerekenleri en iyi şekilde sunan, kriterlere uyan, akılda kalıcı ve yaratıcı bulunan eserlerin birincisine 25 bin TL, ikincisine 20 bin TL, üçüncüsüne 15 bin TL ödül verilecek.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending