Connect with us

Kültür-Sanat Haberleri

Zorlu PSM’de Bu Ay

Zorlu PSM, #dünyandeğişsin mottosuyla 9. Sezonuna Eylül ayı itibariyle başlıyor. Flamenko ile cazı buluşturan, flamenkoyu farklı boyutlara …

Published

on

Zorlu PSM, #dünyandeğişsin mottosuyla 9. Sezonuna Eylül ayı itibariyle başlıyor.
Flamenko ile cazı buluşturan, flamenkoyu farklı boyutlara taşıyarak çağdaş dünya müziğine yepyeni bir tarz getiren ve etkileyici sesiyle dünya genelinde milyonlarca hayranı bulunan “Buika”, Compañía Nacional de Danza de España’nın İsveçli koreograf Johan Inger imzalı, Benois de la Danse ödüllü ve Bizet’in ikonik eserini modern bir şekilde yorumladığı “Carmen” ve tutku dolu yorumlarıyla opera dünyasının “süper starı” olarak adlandırılan Rolando Villazón ve zarafetiyle, sahne duruşuyla ve genç yaşına karşın usta yorumculuğuyla gönülleri fetheden Fatma Said’in Cemi’i Can Deliorman yönetimindeki Gedik Filarmoni Orkestrası’yla gerçekleştirecekleri konser Eylül ayının dikkat çekenleri arasında yer alıyor.

HOUSEKEEPERS WORKSHOP & SHOWCASE // 4 EYLÜL CUMARTESİ // VESTEL AMFİ // 12.00

İstanbul’un birden fazla alanda faaliyet gösteren ilk house müzik topluluğu Housekeeper, 2011 yılından bu yana dünyaca ünlü isimlere ev sahipliği yaptığı partiler düzenliyor, podcast serileri yayınlıyor, radyo programı hazırlıyor ve sanatçılarla sergiler düzenlemeye devam ediyor. Housekeeper Podcast Contest kapsamındaki ilk workshop ve Housekeeper Showcase kapsamında DJ İlker Aksungar ve Enes Ayata’nın gerçekleştireceği performansı kaçırmamak için 4 Eylül’de Vestel Amfi’deki yerinizi ayırmayı şimdiden unutmayın.

MERT DEMİR // 11 EYLÜL CUMARTESİ // TURKCELL PLATINUM SAHNESİ // 21.00

İstanbullu prodüktör, şarkıcı, söz yazarı Mert Demir çok genç bir yaşta hayatını müzik ile sürdürme kararını verdi. Uzun bir stüdyo sürecini takiben 2019’da ilk albümü “Bak Kollarım Burada”yı 2020’de ise ikinci albümü “KİMİM LAN BEN?”i yayınladı. Karakış, Benden Kimseye Hayır Yok ve Bırak Beni hitleriyle milyonlara ulaşan genç müzisyen; kariyerine yapımcılığı da ekleyerek birçok popüler ismin albümünde söz yazarı, besteci ve prodüktör olarak yer aldı.

KEREM GÖRSEV QUARTET “TO BILL EVANS” // 15 EYLÜL ÇARŞAMBA // TURKCELL PLATINUM SAHNESİ // 21.00

Ülkemizin önde gelen caz piyanistlerinden Kerem Görsev, davulda Ferit Odman, kontrabasta Volkan Hürsever ve saksafonda Engin Recepoğulları’ndan oluşan Quartet ekibiyle 15 Eylül’de Zorlu PSM’de izleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor. Görsev’in kendi müzik dünyasında en sevdiği piyanistlerden biri olan Bill Evans’a ithaf ettiği bir geceye imza atmaya hazırlanan Quartet, hem Bill Evans için yazdığı besteleri hem de Bill Evans’a ait besteleri müzikseverlerle buluşturacak. Kerem Görsev Quartet ile leziz bir caz akşamına tanık olmak için 15 Eylül akşamı Turkcell Platinum Sahnesi’ndeki yerinizi şimdiden ayırmayı unutmayın.

BUIKA // 17 EYLÜL CUMA // TURKCELL SAHNESİ // 21.30

İspanyol aşk şarkılarının tutkulu sesi Buika, 17 Eylül’de Zorlu PSM’de, uzun bir aradan sonra Türkiye’deki hayranları ile buluşmaya hazırlanıyor. Dünya müziğine kendine özgü yorumuyla yepyeni bir tarz getiren ve dünya çapında milyonlarca hayranı bulunan İspanyol sanatçı Buika, buğulu sesi ve etkileyici yorumuyla ilk kez Zorlu PSM’de sanatseverlerle buluşacak. Sahnedeki tutkulu performansıyla izleyenleri kendine hayran bırakan Buika, kariyeri boyunca Reggae, Ragga, Flamenko, R&B, Afrobeat ve Gospel’i muhteşem bir şekilde harmanlarken, önceki çalışmalarında da Flamenko ile cazı bir araya getirdiği tarzı ile Flamenko’yu farklı boyutlara taşıdı. İçinden geldiği gibi şarkı yazan ve kaybedilen aşklara ithafen şarkılar söyleyen Buika, NPR tarafından dünyanın “50 En Büyük Sesi”nden biri olarak gösteriliyor. Son olarak Carlos Santana’nın “Africa Speaks” adlı son albümünde, Carlos Santana’nın akorları eşliğinde söylediği şarkılarla müzikseverlerin büyük beğenisini toplayan Buika, önümüzdeki günlerde yeni albümünü müzikseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Buika, 17 Eylül akşamı hayranlarına yepyeni şarkılarını da seslendireceği muhteşem bir müzik şöleni yaşatacak.

CYRANO DE BERGERAC // 17 EYLÜL CUMA // TURKCELL PLATINUM SAHNESİ // 20:30

Şair, silahşör ve aşık. Tiyatro tarihinin unutulmaz karakterlerinden Cyrano de Bergerac uzun bir aradan sonra yeniden sahnede. Çöken imparatorluklar ve kapitalizmin ilk ayak seslerinin duyulduğu zamanlarda yazılıp; erdeme, iyiliğe, aşka, dostluğa dair ne varsa hatırlatan bu oyun bizi bugün çok heyecanlandırıyor. İnsan ruhunun gölgede kalan yanlarını müthiş edebi gücü, görkemli sahneleriyle ortaya döken Cyrano hepimize şifa olsun. Cyrano de Bergerac’ın gerçekçi, bir o kadar da büyülü dünyası; Kumbaracı50 tarafından bir kabarenin danslı, müzikli dünyasında Cyrano’nun sivri diline, mizahına, ruhuna yaraşır şekilde arz-ı endam edecek. 17 Eylül Cuma günü Zorlu PSM’de melankolinin ironi ile el ele tutuştuğu, hem hüzünlü, hem kahkahalı bir seyre davet ediyoruz.

7. EV // 18 EYLÜL CUMARTESİ // TURKCELL SAHNESİ // 21.00

2011 yılında kurulan Yedinci Ev, iki albüm ve bir adet tekli çalışmalarını yayınladıktan sonra, 2018 yılının sonbaharında müzikal yolculuğuna son verme kararı aldı. Grup içindeki dostlukları her daim devam eden grup üyeleri 2021 yılının başlarında tekrar bir araya gelerek 3 adet yeni şarkı kaydetti. İlk günden itibaren sadık ve birbirine bağlı bir dinleyici kitlesi oluşturan Yedinci Ev, uzun bir aradan sonra ilk konserleri için 18 Eylül’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde!

DENİZ GÖKTAŞ STAND – UP // 18 EYLÜL CUMARTESİ // TURKCELL PLATINUM SAHNESİ // 20.30

Deniz Göktaş’a Ayıracak Vaktim Yok podcasti ile gönüllere çadır kuran sahnelerin asi ismi Deniz Göktaş kahkaha dolu stand-up gösterisi ile 18 Eylül Cumartesi akşamı saat 20:30’da Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’ne konuk oluyor. Komedi dünyasının sevilen siması Göktaş’ın tek kişilik bu eğlence dolu performansına tanık olmak için yerinizi şimdiden ayırmayı unutmayın.

PENCERE // 21 EYLÜL SALI // TURKCELL PLATINUM SAHNESİ // 20.30

The Hours ile The Reader’ın senaryolarıyla iki Oscar adaylığı bulunan Britanyalı yazar David Hare’in kaleme aldığı ve Haluk Bilginer tarafından Türkçe’ye kazandırılan tiyatro oyunu “Pencere”, farklı dünya görüşleri olan bir kadın ve bir adamın ilişkilerinin bitmesinden 3 yıl sonra tekrar yan yana gelmeleri etrafında şekilleniyor. Deneyimli oyuncu Haluk Bilginer ve Esra Bezen Bilgin’in başrolleri paylaştığı “Pencere” 21 Eylül Salı günü Zorlu PSM’de!

KRAL LEAR // 22 EYLÜL ÇARŞAMBA // TURKCELL SAHNESİ // 20.30

İktidarın ve mülkiyetin paylaşımı üzerine çok katmanlı bir metin olan Kral Lear’de, sahnelerin usta ismi Haluk Bilginer, Shakespeare’in “trajedisini kendi elleriyle çizen” kahramanı Kral Lear’a bürünüyor. Shakespeare’in en sevilen klasiklerinden olan “Kral Lear” güçlü oyuncu kadrosu ve Muharrem Özcan’ın rejisi ile 22 Eylül’de Zorlu PSM’de seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor.

ÇIPLAK VATANDAŞLAR // 22 EYLÜL ÇARŞAMBA // TURKCELL PLATINUM SAHNESİ // 20.30

Özelleştirildiği için kapanan Sheffield çelik fabrikası çalışanları artık işsizdir. Yıllarını mesleklerine vermiş bu deneyimli işçiler, geçinemez hale gelirler. İçlerinden Gaz’in aklına bir fikir gelir. Şehirdeki kadınların genç erkek striptizcilere gösterdiği büyük ilgi, Gaz’i ve diğer işsiz arkadaşlarını da yanına alarak striptiz dünyasına adım atmaya ve para kazanmaya iter. Başaramazlarsa Gaz, oğlunu bir daha göremeyecek, arkadaşlarıysa tek umutlarını kaybedeceklerdir. Çelik Striptizciler’i böyle kurarlar. Ancak striptiz nasıl yapılır hiçbir fikirleri yoktur. Üstelik rekabet büyüktür ve bilmedikleri bu yolda başlarına gelmedik kalmaz. Gösteri günü hızla yaklaşmaktadır. Simon Beaufoy’un kaleme aldığı Cansel Elçin, Reha Özcan ve Alican Altun’un başrollerini üstlendiği oyunda yönetmen Laçin Ceylan imzası bulunuyor. Çıplak Vatandaşlar 22 Eylül Çarşamba Zorlu PSM’de.

COMPAÑÍA NACİONAL DE DANZA DE ESPAÑA – CARMEN // 24 – 25 EYLÜL // TURKCELL SAHNESİ // 20.30

İspanya’nın önde gelen çağdaş dans topluğu Compañía Nacional de Danza de España’nınJohan Inger imzalı, Benois de la Danse ödüllü Carmen dans gösterisi 24-25 Eylül tarihlerinde ilk kez Türkiye’de Zorlu PSM sahnesinde olacak. Dünyaca ünlü koreograf Johan Inger’in genç bir izleyicinin gözünden dünyanın en popüler operası Carmen’i yenilikçi bakış açısıyla yorumladığı gösteri, benzersiz bir seyir deneyimi sunuyor. Bizet’in ikonik eseri Carmen’in bu yeni uyarlamasının kavramsal temelini, güçlü bir görselliğin yanı sıra net form ve figürlerin yer aldığı sade ve açık bir sahne oluşturuyor. Kurulduğu 1979 yılından bu yana, İspanya’yı uluslararası dans dünyasında temsil eden Compañía Nacional de Danza de España, yıllar içinde İspanyol kültürel ve folklorik köklerine dayanan kendine özgü kimliğini korurken, klasik bale ilkelerinden vazgeçmeden daha çağdaş bir tarza doğru evirilerek dans dünyası içinde dikkat çekici bir yer edindi. Dans dünyasının yıldız isimlerinden Joaquín De Luz’ün sanat yönetmenliğinde, Compañía Nacional de Danza de España dansçılarının göz alıcı performansı, Curt Allen Wilmer tarafından tasarlanan set ve İspanyol moda tasarımcısı David Delfín’in zarif kostümleri ile zamansız bir anlatının da temellerini atıyor.

HOUSEKEEPERS WORKSHOP & SHOWCASE // 25 EYLÜL // VESTEL AMFİ // 12.00

İstanbul’un birden fazla alanda faaliyet gösteren ilk house müzik topluluğu Housekeeper, 2011 yılından bu yana dünyaca ünlü isimlere ev sahipliği yaptığı partiler düzenliyor, podcast serileri yayınlıyor, radyo programı hazırlıyor ve sanatçılarla sergiler düzenlemeye devam ediyor. Housekeeper Podcast Contest kapsamındaki ilk workshop ve Housekeeper Showcase kapsamında DJ İlker Aksungar ve Enes Ayata’nın gerçekleştireceği performansı kaçırmamak için 25 Eylül’de Vestel Amfi’deki yerinizi ayırmayı şimdiden unutmayın.

KALP // 27 – 28 EYLÜL // TURKCELL PLATINUM SAHNESİ // 20.30

Çok severken kaybedenlerin oyunu olarak Craft Tiyatro’nun sevilen oyunu “Kalp” 80’li yıllarda sadece eşcinsellerde görüldüğü iddia edilen bir salgının yarattığı korkuyu, dayanışmayı ve ötekileştirmeyi anlatıyor. Herkes tarafından heteroseksüellerde de görüldüğü bilinirken korkunun büyümemesi için karantina benzeri hayata sürüklenen, baskı gören ve yalnızlığa itilen Ned, Emma ve Bruce’un hikayesine tanık olmak için 27 ve 28 Eylül’de Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde yerinizi almayı unutmayın.

AMADEUS // 27 – 28 EYLÜL // TURKCELL SAHNESİ // 20.30

Peter Shaffer tarafından kaleme alınan, dünya müzik tarihinin unutulmaz bestecileri Wolfgang Amadeus Mozart ile Antonio Salieri’nin eşsiz hikayesini anlatan oyun “AMADEUS”, başrollerini Selçuk Yöntem, Okan Bayülgen ve Özlem Öçalmaz’ın paylaştığı, güçlü oyuncu kadrosu, 14 kişilik koro ve 11 kişilik canlı orkestradan oluşan 45 kişilik dev ekibi ve usta yönetmen Işıl Kasapoğlu rejisiyle Eylül ayında Zorlu PSM’de tiyatroseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

GERÇEK // 29 EYLÜL ÇARŞAMBA // TURKCELL PLATINUM SAHNESİ // 20.30

Zorlu PSM ve Talimhane Tiyatrosu ortak yapımı olarak sahnelenen ve The Guardian gazetesi tarafından “çağımızın en heyecan veren oyun yazarı” olarak nitelendirilen Fransız romancı ve oyun yazarı Florian Zeller’ın eserinden uyarlanan “Gerçek”, güldürmeye devam ediyor. Nefes kesen anlarıyla her sahnede seyircinin algısını değiştirmeyi başaran ve şaşırtan oyunun kadrosunda değerli oyuncular Kubilay Tunçer, Levent Üzümcü, Neslihan Yeldan ve Özge Özder yer alıyor. Dostluk, şüphe, ihanet ve gerçek kavramlarını ele alan oyun, deneyimli yönetmen Mehmet Ergen rejisi ile tiyatro severlere hafızalara kazınacak bir deneyim yaşatmaya devam ediyor.

ROLANDO VİLLAZÓN & FATMA SAİD // 30 EYLÜL PERŞEMBE // TURKCELL SAHNESİ // 21.00

Olağanüstü sesiyle çağımızın en muhteşem tenorlarından Rolando Villazón ve neslinin en heyecan verici genç sopranolarından Fatma Said, unutulmayacak bir klasik müzik ziyafetiyle ilk kez Türkiye’de Zorlu PSM’de müzikseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Dünyanın en prestijli opera evleri ve orkestralarıyla gerçekleştirdiği benzersiz ve etkileyici performansları sayesinde, müzik dünyasının en sevilen yıldızlarından biri olan Rolando Villazó, günümüzün önde gelen tenorlarından biri olarak biliniyor. Milano’daki prestijli Accademia del Teatro alla Scala’dan mezun olmasının ardından, burada sahneye çıkan ilk Mısırlı olarak da adını şimdiden tarihe yazdıran Fatma Said, müzisyen kimliğinin yanı sıra ülkesi Mısır’ın kültür elçisi olarak da tanınıyor. Tutku dolu yorumlarıyla opera dünyasının “süper starı” olarak adlandırılan Rolando Villazón ve zarafeti, sahne duruşu, genç yaşına karşın usta yorumuyla dikkat çeken Fatma Said’e, Cemi’i Can Deliorman şefliğinde Gedik Filarmoni Orkestrası’nın eşlik edeceği konser, 30 Eylül’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde gerçekleşecek.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür-Sanat Haberleri

Rahmi M. Koç Müzesi, Antik Çağ’dan günümüze bebeklerin izini sürüyor – İnternet Haber

Rahmi M. Koç Müzesi, 28 Eylül’den itibaren ‘Dünya Bebekleri Sergisi’ne ev sahipliği yapıyor. Oyuncak sanayisinin en önemli kilometre taşı olan …

Published

on

By

Rahmi M. Koç Müzesi, 28 Eylül’den itibaren ‘Dünya Bebekleri Sergisi’ne ev sahipliği yapıyor. Oyuncak sanayisinin en önemli kilometre taşı olan bebeklerin Antik Çağ’dan günümüze uzanan yolculuğuna ışık tutan sergi, 18’inci yüzyılın ahşap bebeklerinden Anadolu’nun bez bebeklerine, Asya ve Afrika inanç bebeklerinden moda bebeklerine, hatta Uzakdoğu’nun ipek elbiseli festival bebeklerine kadar çok özel bir seçkiyi ziyaretçilerin beğenisine sunuyor

Bebekler, antik çağlardan 21’inci yüzyıla kadar insanın kendi benzeri olarak biçimlendirdiği, inanç ve kültür objesi, aynı zamanda da çocukların oyuncağı. Batı’da, Ortaçağ’da cadılıkla ilgili kullanılan balmumu bebekler varken, Rönesans ile birlikte soylu kadınların moda merakı için yapılan, süslü dantelli elbiseleri olan ahşap bebekler ortaya çıkıyor. Farklı coğrafyaların yerel halklarının geleneksel yöntemlerle elde ürettiği bebekler, sanayi devrimiyle birlikte yerini büyük fabrikalarda porselen ve plastikten seri üretilen, daha ucuza mal edilen bebeklere bırakıyor.

Rahmi M. Koç Müzesi’nin üç yıla yayılan kapsamlı ve titiz bir hazırlık sürecinin ardından Rahmi M. Koç Müzesi Restoratörü Serra Kanyak’ın küratörlüğünde gerçekleştirdiği “Dünya Bebekleri Sergisi”, 18’inci yüzyılın ahşap bebeklerinden Anadolu’nun bez bebeklerine, Asya ve Afrika inanç bebeklerinden moda bebeklerine, korku bebeklerinden geleneksel dünya bebeklerine, otomat bebeklere kadar literatüre girmiş farklı bebek türlerini özel bir seçki ile sunuyor. Sergi, hem bebek kavramının tarih öncesinden bu yana kullanım amaçlarını anlatıyor hem de yüzyıllar içinde bebek sanayisinin geçirdiği büyük dönüşüm ziyaretçilerin deneyimine açılıyor.

“Bebek deyip geçmemek lazım”

Müzenin kurucusu Rahmi M. Koç, “Dünya Bebekleri Sergisi”nin hayata geçmesine öncülük etti. Kişisel koleksiyonunda bulunan bebekleri sergilenmesi için projeye dahil eden Koç, bu süreçte yurt dışına yaptığı seyahatlerde de eksiklerin tamamlanması için çeşitli bebekler satın aldı. Koç’un kişisel koleksiyonunda 18’inci yüzyıl Napoliten bebekleri, 19’uncu yüzyıl Asya bebekleri ve kuklaları ve 20’nci yüzyılın başına tarihlenen kıymetli porselen bebekler, otomat bebekler, Santon bebekler ve kuklalar bulunuyor.

Bebeklere sadece oyuncak gözüyle bakmamak gerektiğini söyleyen Koç, “Vaktiyle müzeler sadece kendi ihtisas konularında veya sahalarında sergiler açarken, şimdi alaka çekebilecek hemen her konuda sergi açıyorlar. İlk bakışta bebek sergisinin sanayicilikle ne ilgisi var diye akla gelse de, unutmamak gerekir ki oyuncak yapımı da kendi başına bir sanayidir. Biz, Rahmi M. Koç Müzesi olarak çeyrek asırlık tarihimizde, İstanbul halkına ve devamlı ziyaretçilerimize değişik bir kulvarda hareket getirmek istedik. Bu vesileyle çok geniş ve derin olan bebek konusunu ele aldık. Ne tür bebek olursa olsun, hangi ülkede yapılırsa yapılsın, hangi derde deva olursa olsun, bebek yapımı, giysisi, kalitesi, prezantasyonu ile başlı başına bir meşgale, sanat ve sektördür. Adeta ülke kültürünün yansımasıdır. Üç yıllık sıkı bir çalışma, satın alma, ödünç alma, hediye alma, konuyu derinliğine araştırma ve çeşitli seyahatler sonucunda bu sergiyi bir araya getirebildik. Her milletten, her yaşta, kız olsun, erkek olsun, ziyaretçilerimizin merak ve beğeniyle sergimizi gezeceklerini ve bu vesileyle bebekler hakkında pek çok yeni bilgi edineceklerini ümit ediyorum. Neticede hepimiz bir gün bebek olduk, sevildik ve o küçüklük safhasını yaşadık. Dolayısıyla, ‘bebek’ deyip geçmemek lazım” dedi.

“Pandeminin etkilerini bu sergiyle sileceğiz”

“Dünya Bebekleri Sergisi”nin açılışı, 28 Eylül’de Rahmi M. Koç Müzesi’nde düzenlenen basın toplantısıyla yapıldı. Basın toplantısında Rahmi M. Koç Müzesi Genel Müdürü Mine Sofuoğlu, Küratör Serra Kanyak, serginin ana sponsoru Zen Pırlanta ile eş sponsorları Boyner Grup ve Ülker bir araya geldi.

Rahmi M. Koç Müzesi Genel Müdürü Mine Sofuoğlu yaptığı konuşmada üç yıllık titiz bir çalışma sonucu hayat bulan serginin kendileri için büyük anlam taşıdığını söyledi. Sofuoğlu, “Rahmi M. Koç Müzesi olarak kurulduğumuz günden bu yana ziyaretçilerimize, birçok farklı alana ait objeyle ev sahipliği yaparak hayatı bütün yönleriyle keşfedecek, hayal gücü ve araştırma duygularını harekete geçirecek anlar yaşatmaya çalışıyoruz. Pandemi nedeniyle geçen yıl tüm müzeler gibi biz de uzun süre kapalı kaldık. Kültür ve sanat tutkunlarıyla fiziki olarak ayrı düşsek de dijital dünya aramızdaki bağı korumamızı sağladı. Bu süreçte müzeler olarak farklı bir deneyim alanı daha kazandığımızı düşünüyorum. Dijitalleşmeyle özellikle genç kitlemize ulaşmak daha kolaylaştı. Her alanda olduğu gibi müzecilikte de bir değişim yaşanıyor. Ancak fiziksel bir deneyime hepimizin ihtiyacı var. Pandemi iklimini yavaş yavaş arkamızda bıraktığımız bu günlerde Dünya Bebekleri Sergisi ile ziyaretçilerimize daha farklı bir deneyim sunuyoruz. Bir sanayi müzesi olarak oyuncak yapımının da başlı başına bir sanayi kolu olduğu bilinciyle bebek konusunu çok geniş ve derinlemesine ele aldık. Bebeklerin yalnızca birer oyuncak olmasının ötesinde birer sosyolojik unsur, sanat yapıtı ve seri üretim ile birlikte de oyuncak endüstrisinin önemli bir kolu olduğunu düşünüyoruz. Bebeklerin, geçmişten bugüne uzanan gelişiminin güzel örneklerinden oluşan sergimizi herkesin merak ve beğeniyle gezeceklerine inanıyorum. Kurucumuz Sayın Rahmi M. Koç’a sergi projesine verdiği çok kıymetli katkı ve destekleri için tüm müze ekibimiz adına bir kez daha şükranlarımızı sunuyor, Küratörümüz Serra Kanyak’a titizlikle yürüttüğü çalışmalar, gösterdiği yoğun çaba için teşekkür ediyorum” dedi.

Yedi ülkeye gidildi, koleksiyonun eksikleri tamamlandı

Küratör Serra Kanyak ise serginin üç yıla yayılan oluşum sürecine ve koleksiyondaki objelere ilişkin bilgiler paylaştı. Kanyak, şöyle konuştu: “Bir bebek sergisi hazırlamaya karar verdiğimizde hâlihazırda Rahmi Bey’in kişisel koleksiyonunda ve İstanbul ve Ankara Rahmi Koç Müzeleri koleksiyonlarında çeşitli bebekler vardı. Ancak bir ‘Dünya Bebekleri Sergisi’ oluşturabilmek için çok daha geniş bir koleksiyona sahip olmak gerekiyordu. Öncelikle ‘Bebek nedir?’ konusunu derinlemesine araştırdım. Dünya bebek literatürüne girmiş farklı bebek türlerinden edinmek için eksiklerimizi tespit ettim ve sonrasında Rahmi Bey ile birlikte koleksiyonumuzda eksik olan bebekleri toparlamaya başladık. Rahmi Bey, İsveç, Fransa İngiltere ve Amerika’dan pek çok bebek satın aldı. Ben de araştırma ve bebek satın almak için Almanya, İsveç, İsviçre ve Rusya’ya seyahatler gerçekleştirdim; çeşitli müze, sergi, antikacı ve eskici pazarlarını ziyaret ettim. İngiltere ve Amerika’daki çeşitli müzayedeleri takip ederek koleksiyonumuzda eksik olan bebekleri satın aldık. Bu süreç devam ederken yakın müze dostlarımızın da bağışları ve ödünç verdikleri bebekler ile koleksiyonumuz zenginleşti. Sergimizi oluşturan ana koleksiyonun temini 1 yılda tamamlandı ancak sergiye hazır hale gelmesi için yaptığımız çalışmalarla toplam hazırlık süremiz 3 yılı buldu. Bebek kavramının tarih öncesinden bu yana kullanım amaçlarını kronolojik olarak aktardığımız sergide, tarihsel bir hikaye de sunuyoruz. Bu kadar kapsamlı bir koleksiyon oluşturduğumuz için mutluyuz. Başta sayın Rahmi M. Koç olmak üzere katkı sağlayan herkese çok teşekkür ediyorum. Umuyorum ziyaretçilerimiz de sergimizden mutlu ayrılacak.”

Serginin ana sponsoru Zen Pırlanta Yönetim Kurulu Üyesi Şükran Güzeliş ise “Değerli Rahmi M. Koç Müzesi ile yıllar içinde çok güzel iş birliklerimiz oldu ve artık ilişkimiz dostluğa dönüştü. Bu anlamda, Dünya Bebekleri Sergisi’nin ana sponsorluğunu büyük bir memnuniyetle üstlendik. Bu bebeklerin, geçmiş ve gelecek arasında kurulmuş zamansal bir köprüyü temsil etmesinden dolayı onları mücevhere benzetiyorum. Aslında mücevher de geçmiş ve geleceği birbirine bağlayan, şimdiki zamansalda kurulmuş bir köprüdür. Bu köprü, anlamları, değerleri, mutlulukları ve aynı zamanda prensipleri, özeni ve titizliği taşıyor. Bebek yapımında gerekli olan usta bir işçilik mücevher yapımında da elzem. El yapımı bebeklere baktığımızda, tıpkı mücevher yapımında olduğu gibi her birinin arkasında büyük bir emek, yaratıcılık ve ince işçilik olduğunu görüyoruz. Hepimizin hayatında çok anlamlı bir yere sahip olan bebekleri, tarihi ve kültürel perspektiften görmemizi sağlayan bu serginin ana sponsoru olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz” diye konuştu.

Rahmi M. Koç Müzesi hakkında:

Rahmi M. Koç Müzesi Türkiye’nin ulaşım, endüstri ve iletişim tarihindeki gelişmeleri yansıtan ilk ve tek sanayi müzesidir. 14 binin üzerinde objeden oluşan koleksiyonu, çocuklara yönelik eğitimleri ve atölyeleri ile kültür ve eğlenceyi bir arada sunabilen tek adres olan Rahmi M. Koç Müzesi Mustafa V. Koç/Lengerhane binası ve Hasköy Tersanesi olmak üzere iki tarihi bina ile halihazırda 11 bin 250 m2’lik kapalı alana ve yaklaşık 17 bin metrekarelik açık alana sahiptir. Müze, salı-cuma 10.00 – 17.30, cumartesi-pazar 10.00 – 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Kültür-Sanat Haberleri

İBB’nin Açıkhava Etkinlikleri Devam Ediyor: Sadabad’da Şenlik Başlıyor – İnternet Haber

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Daire Başkanlığı’nın yaz boyunca şehrin iki yakasındaki farklı noktalarda gerçekleştirdiği kültür …

Published

on

By

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Daire Başkanlığı’nın yaz boyunca şehrin iki yakasındaki farklı noktalarda gerçekleştirdiği kültür sanat etkinlikleri devam ediyor.

29 – 30 Eylül ve 1 Ekim tarihlerinde Kağıthane Sadabad Parkı’nda film gösterimlerinin ardından 2-3 Ekim tarihlerinde “Kağıthane’de Şenlik Var” etkinlikleri düzenleniyor.

İstanbulluları nostalji yolculuğuna çıkaracak Yeşilçam filmlerinin gösterimi ile başlayacak etkinlikler, 2 Ekim’de saat 14.00’te çocukların, gençlerin ve ailelerinin tüm gün birlikte eğlenceli vakit geçireceği şenlikle devam edecek.

Konserler, halk oyunları ve dans gösterimlerinin gün boyu süreceği Sadabad Parkı’nda çocuklar da tiyatro oyunları, masal ve atölye çalışmalarının yanı sıra slackline, jonglör, bubble şovları ile hem eğlenip hem de sanatla buluşacak.

Kağıthane halkı ve tüm İstanbulluların davetli olduğu ücretsiz olarak gerçekleştirilecek etkinliklerle ile ilgili ayrıntıları @İBB Kültür Sanat Instagram, İBB Kültür Sanat Facebook ve ibb_kultur Twitter hesaplarından takip edebilirsiniz.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Kültür-Sanat Haberleri

‘Mahşer-i Cümbüş’ 2 Ekim Cumartesi Trump Sahne’de – İnternet Haber

Doğaçlama tiyatronun önemli temsilcilerinden Mahşer-i Cümbüş, 2 Ekim Cumartesi günü saat 20:30’da Trump Sahne’de tiyatro severlerle buluşmaya …

Published

on

By

Doğaçlama tiyatronun önemli temsilcilerinden Mahşer-i Cümbüş, 2 Ekim Cumartesi günü saat 20:30’da Trump Sahne’de tiyatro severlerle buluşmaya devam ediyor.

Kurulduğu günden bu yana Ankara ve İstanbul başta olmak üzere birçok ilde gösteriler sergileyen ve festivallere katılan interaktif doğaçlama Mahşer-i Cümbüş izleyenlere eğlenceli anlar vadediyor. İzleyenler de güldürürken düşündüren oyunda, hayatın içinden ve hayata dair birebir yaşadıkları örneklerle oyunları yönlendirebiliyorlar.

Doğaçlama tiyatronun gösteri biçimlerinden biri olan “Tiyatro Sporu”nu Türkiye’de ilk defa seyirci ile buluşturan ekip, bugüne kadar 2000’ün üzerinde “Tiyatro Sporu”, 300’ün üzerinde “Beyin Fırtınası” gösterisi yaptı.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending