Connect with us

Sağlık Haberleri

Alerjik Hastalığı Olan Çocuklara BioNTech Aşısı Yapılır mı?

Çocuklara Covid aşısı yapılmaya başlanmasıyla birlikte akıllara; astım, alerjik nezle, egzama gibi alerjik hastalığı olan çocuklarda BioNTech …

Published

on

Çocuklara Covid aşısı yapılmaya başlanmasıyla birlikte akıllara; astım, alerjik nezle, egzama gibi alerjik hastalığı olan çocuklarda BioNTech aşısı yapılabilir mi sorusu geliyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Alerjisi ve İmmünoloji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Akçay, konu ile ilgili merak edilenleri açıkladı.

Covid Aşısı Neden Çok Önemlidir?

2019 (Covid-19) pandemisi, dünya genelinde her yaştan 165 milyondan fazla enfeksiyona ve 3.4 milyondan fazla ölüme neden oldu. Ölümlerin engellenmesi ve toplumsal bağışıklığın sağlanması için aşılama çok önemlidir. Aşılanmamış çocuklarda ve yetişkinlerde virüsün bulaşması, virüsün mutasyonla şekil değiştirmesi ilerde aşılanmış olanların da risk altına girmesine neden olmaktadır.

Çocuklar Covid Enfeksiyonunu Nasıl Geçiriyor?

Çocuklar genelde koronavirüs enfeksiyonunu yetişkinlere göre daha hafif geçiriyor ve yoğun bakım riski daha düşüktür. Bazen çok ağır reaksiyonlar ve ölümcül reaksiyonlar gelişebilir. Bu nedenle çocuklarda her zaman hafif geçmiyor. Özellikle kronik hastalığı olan ve immün sisteminde sorun olan çocuklarda daha ağır geçiyor. Çocuklarda asıl sorun, taşıyıcı olabilmeleri, virüsün mutasyonla şekil değiştirmesi, mevcut aşıların etkisinin azalması ve riskli gruplara enfeksiyonu bulaştırmasıdır.

“Toplumsal Bağışıklığın Sağlanması için Çocuk ve Ergenlerin Aşılanması Önemli”

CDC, 12 yaş ve üzerindeki herkesin COVID-19’a karşı korunmaya yardımcı olmak için COVID-19 aşısı olmasını önermektedir. Yaygın aşılama, pandemiyi durdurmaya yardımcı olmak için kritik bir araçtır. Aşıları tam olan kişiler pandemi öncesinde yaptıkları aktivitelere devam edebilirler.

Çocuk ve ergenlerin aşılanması ağır enfeksiyon geçirme riskinden ziyade toplumsal bağışıklığın sağlanması için çok önemlidir. Çünkü çocuklar ve ergenler evde kalmak istemezler. Okula daha rahat gitmek, oynamak gezmek ister. Bu sosyal faaliyetlerden dolayı da sıklıkla enfeksiyon bulaşıp belirtilerin de fazla belirgin olmamasından dolayı çevreye virüsü yaymaları daha kolaydır. Hepimiz biliyoruz ki ergenlik yaşındaki çocuklar genelde anne babalarını çok dinlemek istemezler. Gerekli korunma önlemlerini almayacaklardır. Bu da hastalığın yayılmasına katkı sağlayacaktır. Ayrıca evdeki kişilere bulaşmasını sağlamaktadır. Evdeki riskli kişilerin ağır enfeksiyon geçirmesine neden olabilir. Ergenler, SARS-CoV-2 bulaşmasında önemli bir rol oynayabilir. Böylece aşıları hastalığı önleyebilir ve sürü bağışıklığına katkıda bulunabilir. Çocuklar ve ergenler genellikle yetişkinlerden daha hafif Covid-19’a sahip olsalar da bu popülasyon da özellikle altta yatan tıbbi durumları olanlarda ciddi hastalıklar ortaya çıkabilir.

Çocuğunuzu ve Ailenizi Korumaya Yardımcı Olun

Covid-19 aşısı yaptırmak, çocuğunuzun Covid-19 ‘a yakalanmasını önlemeye yardımcı olabilir. Erken bilgiler, aşıların insanların Covid-19 ‘u başkalarına yaymasını önlemeye yardımcı olabileceğini gösteriyor. Ayrıca, Covid-19 kapsalar bile çocuğunuzun ciddi şekilde hastalanmasını önlemeye yardımcı olabilirler. Kendinizi ve 12 yaş ve üzeri çocuklarınızı Covid-19 ‘a karşı aşılayarak tüm ailenizi korumaya yardımcı olun.

Hangi Covid Aşısı Çocuklara Yapılabilir?

Çocuklara COVID aşısı için faz 3 çalışmasını tamamlayıp tek onay alan aşı BioNTech aşısıdır. Sinovac aşısı 13-18 yaş arası faz 1 ve faz 2 çalışmalarını tamamladı ve etkili bulundu. Yakın zamanda faz 3 çalışmasının tamamlanması ile birlikte bu aşı da 18 yaş altındaki çocuklara yapılmaya başlayacak gibi görünüyor.

Çocuklara BioNTech Aşısı Yapılması Onay Aldı mı?

16 yaşında veya daha büyük katılımcıları içeren devam eden küresel, faz 1-2-3 randomize, kontrollü bir çalışmanın faz 2-3 bölümünde, BNT162b2, geçici hafif ila orta enjeksiyon bölgesi ağrısı ile karakterize olumlu bir güvenlik profiline sahipti, yorgunluk, baş ağrısı ve 2. dozdan 7 gün sonra Covid-19’u önlemede 95 etkiliydi. Bu bulgulara dayanarak BNT162b2, Covid-19 için 11 Aralık 2020’de 16 yaş ve üstü kişiler için Gıda ve İlaç İdaresi’nden acil kullanım izni aldı. Pfizer firması BioNTech aşısının çocuklarda yapılması için faz 3 çalışmasını 12-15 yaş ve 16-25 yaş çocuklarda gerçekleştirdi. Çalışma olumlu sonuçlandı. 10 Mayıs 2021’de, acil kullanım izni, bu raporda sunulan verilere dayanarak 12 yaşında veya daha büyük kişileri kapsayacak şekilde genişletildi. SARS-CoV-2’ye karşı diğer aşılara acil kullanım için izin verilmiştir; ancak, BNT162b2 şu anda 16 yaşından küçük kişilerde kullanılmasına izin verilen tek aşıdır.

BioNTech Aşısı Çocuklarda Etkili mi?

12-15 yaş ve 16-25 yaş çocuk ve gençlerde yapılan BioNTech aşısı çalışması sonuçlarına iki doz yapılan aşının etkinliği 100 olarak bildirilmiştir. Ergenlerde, genç yetişkinlere göre daha yüksek oranda antikor gelişti. Son olarak, adolesanlarda kabul edilebilir risk-fayda oranı ile birlikte olumlu güvenlik ve yan etki profili ve yüksek etkinlik, şimdi daha genç yaş gruplarında aşı değerlendirmesini haklı kılmaktadır. Adolesanların aşılanmasının, toplumu koruma da dahil olmak üzere dolaylı faydaların yanı sıra hastalıkları önlemenin doğrudan yararını sağlaması muhtemeldir.

Yan etkileri nelerdir?

12-15 yaşındaki katılımcılar arasında, aşıdan 1 ay sonrasına kadar meydana gelen yan etkiler, 3, 16-25 arasındakilerde 6 olarak rapor edilmiştir. Biontech aşısı yapılanlarda, 12 ila 15 yaşındakilerin 0,6’sında ve 16 ila 25 yaşındakilerin 1,7’sinde ciddi yan etki bildirilmiştir.

Daha küçüklerde yorgunluk ve baş ağrısı yan etkisi daha az ateş görülüyor.

Enjeksiyon yerinde ağrı

Enjeksiyon yerinde ağrı yan etkisi genellikle hafif ile orta şiddette olur ve tipik olarak 1-2 gün içinde düzelme eğilimi gösterir. 12-15 ve 16-25 yaş gruplarında, enjeksiyon yerinde ağrı en sık görülen yan etkidir.

Baş ağrısı ve yorgunluk

Her iki yaş grubunda da baş ağrısı ve yorgunluk en sık bildirilen sistemik olaylardı. İlk dozdan sonra yorgunluk 60 ve baş ağrısı 54 iken ikinci dozdan sonra biraz daha fazla oranda görülmüştür.

Ateş

BioNTech aşısı birinci dozdan sonra 7-10 iken 2. dozundan sonra 12-15 yaşındaki kişilerin 20’sinde ve 16-25 yaşındaki kişilerin 17’sinde ateş meydana geldi. Çok az oranlarda lenf bezlerinde biraz büyüme ortaya çıkmıştır. Kas ağrısı, eklem ağrısı, kusma ve ishal gibi yan etkiler de görülebilmektedir. Tromboz yani pıhtı veya aşırı duyarlılık yan etkileri veya aşıyla ilgili anafilaksi (alerjik şok) görülmemiştir.

Sonuç olarak aşıdan sonra aşı yerinde ağrı, yorgunluk, baş ağrısı ve ateş sık görülen yan etkilerdir. Genellikle bir iki gün içinde düzelmektedir. Ağrı ve ateş için parasetamol içeren ağrı kesicilerin kullanılması faydalı olabilir.

Miyokardit ve Perikardit CDC İzleme Raporları

CDC, COVID-19 aşılamasından sonra ergenlerde ve genç erişkinlerde artan miyokardit ve perikardit raporları almıştır. COVID-19 aşısının bilinen ve potansiyel faydaları, olası miyokardit veya perikardit riski dahil, bilinen ve potansiyel risklerden daha ağır basmaktadır. 12 yaş ve üzeri herkese COVID-19 aşısı önermeye devam etmektedir.

BioNTech Aşısının Alerji Riskleri Nedir?

Aşılara karşı gelişen alerjik reaksiyonlar genellikle aktif bileşenin kendisinden ziyade katkı maddelerine ve aşıdaki koruyucular ve antibiyotikler gibi bileşenlere bağlıdır. Aşılar ayrıca üretim sürecine bağlı olarak az miktarda protein içerebilir. BioNTech aşısı için milyon doz aşı başına yaklaşık on bir vakada şiddetli alerjik reaksiyon gözlenmiştir. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinin bir raporuna göre, bu alerjik reaksiyonların 71’i aşılamadan sonraki 15 dakika içinde gelişmiş ve çoğunlukla ( 81) bir alerji veya alerjik reaksiyon öyküsü olan kişilerde meydana geldiği bildirilmiştir.

Aşıya karşı gelişen alerjik reaksiyonların nedeninin, BioNTech aşısındaki mRNA’nın bozulmasını engellemek, suda çözünmesini sağlamak için kullanılan polietilen glikol (PEG) maddesine bağlı olabileceği düşünülmektedir. Ayrıca mRNA’nın kendisinin de alerji yapabileceği düşünülmektedir. Alerjinin nedeni PEG maddesi veya mRNA maddesine bağlı düşünülse de bilimsel yayınlarda bu durum net olarak gösterilmemiştir. Yeni yayımlanan bir makalede alerjik şok olarak bildirilen 4 vakanın izleminde bu durumun alerjik şok olmadığı alerjik şoku taklit eden durumlar olduğu bildirilmiştir.

Alerjik Hastalığı Olanlar Hangi Aşıyı Olsunlar?

Alerjik astım, egzama, alerjik nezle, besin alerjisi ve diğer alerjik hastalığı olan kişilerin BioNTech aşısı olmasında sakınca yoktur. Sadece alerjik hastalığı olanların aşılarını hastane ortamında yaptırmaları ve aşı sonrası 30 dakika gözetim altında beklemeleri faydalı olacaktır.

İlaç alerjisi olanlar için BioNTech aşısının alerji riski daha yüksektir. Bu nedenle özellikle ilaçların tablet formuna alerjik reaksiyon geçirmiş olanlar, ilaç alerjisinin nedeni tespit edilmemiş olanların BioNTech aşısı olmadan önce polietilen glikol maddesine alerji yönünden alerji uzmanlarınca değerlendirilmesi faydalı olacaktır.

Aşılara alerji gelişme potansiyeli açısından düşük, orta ve yüksek olarak sınıflamak aşı seçimine karar vermede faydalı olabilir.

İlaç Alerjisi Olanlar BioNTech Aşısı Yaptırabilir mi?

BioNTech ve diğer mRNA aşısı olan Moderna aşısına karşı alerjik reaksiyon gelişen vakalar oldu. Bu aşılara karşı alerjinin nedeni aşı içindeki koruyucu madde olan PEG maddesine bağlı olabileceği düşünülmesinden dolayı özellikle PEG içeren ilaçlara karşı alerjisi olanların BioNTech aşısı olmaması daha emniyetli olacaktır. Eğer ilaç alerjisinin nedeni PEG içeren bir ilaca bağlı değilse o zaman alerji gelişme riski yüksek olmayacaktır. İlaç alerjiniz nedeni PEG maddesine bağlı olup olmadığını bilmiyorsanız doktorunuza danışmanız ve gerekiyorsa aşı öncesi PEG maddesine alerji testi yapılması faydalı olabilir.

Aşıya Karşı Alerji Gelişmişse Ne Yapmalı?

Aşıya karşı alerji gelişenlere çok hızlı bir şekilde müdahale edilmelidir. İlk olarak hayat kurtarıcı adrenalin uygulanmalıdır. Özellikle beta bloker tansiyon ilacı kullananlarda adrenalin etkili olmayacağı için glukagon ilacı kullanılması gereklidir. Bu nedenle aşı yapılan merkezlerde glukagon ilacının da hazır bulundurulması çok önemlidir.

Sonuç olarak özetleyecek olursak:

-Biontech aşısı 12-18 yaş arasında FDA tarafından onay almış tek aşıdır.

-Çocuk ve ergenlerin aşılanması toplumsal bağışıklığın sağlanması ve bulaşmanın engellenmesi için önemlidir.

-Çocuklarda Biontech aşısının etkinliği 100 dür.

-Aşının en sık yan etkisi aşı yapılan yerde ağrı, yorgunluk, baş ağrısı, ateştir. Ayrıca kusma, ishal, kas ağrısı, eklem ağrısı, titreme yan etkiler görülebilir.

-Aşının yan etkileri bir iki gün içinde genelde düzelir nadiren ciddi ateş, baş ağrısı gelişebilir.

-Kanda pıhtı, alerjik şok gibi yan etkiler faz 3 çalışmasında görülmemiştir.

-Astım, alerjik nezle, egzama, besin alerjisi, arı alerjisi gibi alerjik hastalığı olan çocukların PEG maddesi içeren ilaçlara alerji gelişme öyküsü yoksa BioNTech aşısı yapılabilir.

-PEG içeren ilaç alerjisi olan çocuklarda aşı öncesi PEG maddesine karşı alerji testi yapılarak aşı kararının verilmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık Haberleri

Aliağa Meslek Hastalıkları Hastanesi Yükseliyor – İnternet Haber

Aliağa Belediyesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğinde Çaltılıdere Mahallesi’nde hayata geçirilen İzmir’in tek Mesleki ve Çevresel …

Published

on

By

Aliağa Belediyesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğinde Çaltılıdere Mahallesi’nde hayata geçirilen İzmir’in tek Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesinin inşaatı hızla devam ediyor. Aliağa Belediyesi tarafından yapılan kaba inşaatın yüzde 40’ı tamamlandı.

Dokuz Eylül Üniversitesi Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi’ndeki inşaat çalışmaları Aliağa Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü kontrol ve koordinesinde yürütülüyor. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ın “2019-2024 Aliağa Gelişim Vizyonu” çerçevesinde projelendirilerek Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğinde başlatılan hastane yatırımı tamamlandığında bölgede büyük bir ihtiyacı karşılayacak.

İNŞAAT MÜHENDİSİ TUĞBERK ESENYEL, “BUGÜNE KADAR 19 BİN METREKÜP BETON DÖKÜMÜ YAPTIK”

Hastane kaba inşaatında çalışmaların yoğun bir şekilde sürdüğünü belirten Aliağa Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü İnşaat Mühendisi Tuğberk Esenyel, “Meslek Hastalıkları Hastanemizin C Blok eksi bir tabliyesinin betonunu döküyoruz. Bugünkü döküm miktarımız 550 metreküp. Kaba inşaatımızın yüzde 40’nı tamamladık. Hastane inşaatımız esnasında bugüne kadar 19 bin metreküp beton dökümü yaptık. Aynı zamanda bin 700 ton demir imalatı yapılırken 29 bin metrekare kalıp imalatı yapıldı. C Blokta zemin ve birinci kat tabliyelerine geçeceğiz. İki döküm sonrasında C Bloğumuz tamamlanıyor. Hastanenin A ve B bloklarında imalatlarımız devam ediyor. Yakın bir zamanda duvar imalatına başlayacağız” dedi.

TAM DONANIMLI HASTANE TÜRKİYE’DE ÖNEMLİ BİR MERKEZ OLACAK

Sadece Aliağa’nın değil bölgenin sağlık alanında ihtiyaçlarına cevap verecek olan 200 yatak kapasiteli tam donanımlı modern hastane, 52 bin 464 metrekare kapalı alana sahip olacak. Bölgedeki vatandaşlara hizmet verecek tam donanımlı hastanede acil servis, mikrocerrahi, yanık ünitesi, fizik tedavi ünitesi, hiperbarik oksijen tedavi ünitesi gibi önemli birimler yer alacak. Hastalıklara tanı konulması açısından da ülke genelinde önemli bir merkez olacak. Hastane; E87 Uluslararası Karayolu üzerinde ve Kuzey Ege Otoyolu çıkışında bulunmasıyla önemli bir ulaşım bölgesinde yer alıyor. Hastaneye aynı zamanda denizden ve helikopterle ulaşım imkanı da bulunuyor. Hastane, çalışanlarıyla bölgede istihdama doğrudan, yan sektörlerle birlikte dolaylı katkısı olacak. Hastanenin 2022 yılında tamamlanması hedefleniyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık Haberleri

Distimi depresyonu nasıl anlaşılır? – İnternet Haber

Depresyonun genellikle 6 aya kadar geçmesinin beklendiğini belirten uzmanlar, “geçmeyen depresyon” diye de adlandırılan ‘distimi’nin normal …

Published

on

By

Depresyonun genellikle 6 aya kadar geçmesinin beklendiğini belirten uzmanlar, “geçmeyen depresyon” diye de adlandırılan ‘distimi’nin normal depresyon kadar ağır belirtileri olmasa da hayat kalitesini bozduğunu ifade ediyor. Birçok nedenle ortaya çıkan distiminin isteksizlik, iştah kaybı, uyku bozuklukları, cinselliğe yönelik ilgide azalma gibi belirtiler gösterdiğini kaydeden uzmanlar, distiminin etkilerinin en az 2 yıl sürdüğüne dikkat çekiyor. Uzmanlar, tedavi sürecinin aylar ve hatta yıllar boyu sürebileceğinin de altını çiziyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Ömer Bayar, ‘distimi’ olarak adlandırılan geçmeyen depresyon rahatsızlığı ile ilgili önemli bilgiler ve tavsiyeler paylaştı.

Tanı için en az 1-2 hafta gerekiyor

Depresyonun toplum içerisinde oldukça tanınan bir rahatsızlık haline geldiğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Ömer Bayar, “Depresyon belirtileri de hemen hemen herkes tarafından biliniyor. Genelde uzmanlar depresyonun 6 aya kadar geçmesini bekler. Bir tanı koyabilmek için en az 1-2 haftalık bir süreç gerekebiliyor. Klasik majör depresif bozuklukta gördüğümüz iştah kaybı, enerjide düşüş, isteksizlik, motivasyon kaybı, hayata dair olan ilgide ve faaliyetlere olan istekte azalma, uyku problemleri, kilo kayıpları gibi belirtiler görülüyor.” dedi.

Şiddeti arttıkça bireyde regresyon oluşuyor

Depresyonun şiddeti arttıkça kişide regresyon halinin yani elini ayağını işten güçten çekme durumunun oluştuğunu belirten Bayar, “Bu durum hayattan kopma evresine kadar gelebiliyor ve sonunda bir çıkış yolu bulamama, intihara sürüklenme gibi durumlara kadar ulaşabiliyor. Bu da depresyonun ciddiyetini ve şiddetini gösteriyor. Elbette herkes depresyonu aynı şiddette ve ölçüde yaşamıyor. Depresyon kişiden kişiye göre farklılık gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Distimi en az 2 yıl sürüyor

Geçmeyen depresyon diye de adlandırılan ‘distimi’nin bir depresyon türü olduğunu söyleyen Uzman Klinik Psikolog Ömer Bayar, “Distimi bir yanıyla sızı depresyon gibidir. Kişide normal depresyon kadar ağır belirtiler görünmese de bir sızı şeklinde hayat kalitesini bozacak, zaman zaman sıkıntıya sokacak ve varlığını da sık sık hissettirecek türden bir etkiye sahip olduğunu söyleyebiliriz. En az 2 yıl sürüyor. Majör depresyon kadar sık olmasa da isteksizlik, iştah kaybı, uyku bozuklukları, cinselliğe yönelik ilgide azalma gibi belirtilerin görüldüğü bir süreci kapsıyor.” diye konuştu.

Birçok sebeple ortaya çıkabiliyor

İnsanların distimi yaşamasını tek bir sebebe bağlamanın mümkün olmadığını belirten Bayar, “Bir yanıyla biyolojik etmenler, beyin kimyasının ya da çeşitli hormonsal yapıların bozulması veya bunu tetikleyen sağlık problemleri olabilir. Özellikle alkol-madde kullanımlarında bir süre sonra kişinin ruh sağlığı bozulmaya başlar ve bunun getirilerinden birisi de depresyon olabilir. Çevresel olaylar, hayatta yaşanan büyük kayıplar, büyük maddi problemler, travmatik deneyimler, gelişim süreci gibi etmenler distimiye sebep olabilir. Distimi, akut yani anlık yaşanan bir rahatsızlıktan ziyade yıllar içerisinde gelişen ve sürekliliği olan bir kişilik örüntüsü gibidir.” dedi.

Terapi aylar, yıllar boyu sürebilir

Uzman Klinik Psikolog Ömer Bayar, ‘Klinik gözlem ve araştırmalar yapıldıktan hemen sonra uygulanacak psikoterapi ve farmakoterapi tedavisinin oldukça faydasının görüldüğü yapılan çalışmalar sonucu gözlemlendi’ dedi ve sözlerini şöyle tamamladı:

“Elbette, bu süreçte sabır büyük önem taşıyor. Özellikle danışan ilaç kullanmaya başladıktan sonra tedavinin bir süreç olduğunu unutmamalı. 2-3 hafta içerisinde bu sorunun çözülmesini beklememek, tedavi sürecinde bir istikrar sağlamak önemlidir. Terapi aylar, hatta yıllar sürebilen bir yolculuktur. Bazen farkında olunmayan geri plandaki etmenler kişiyi bu ruhsal sıkıntıya itebilir. Bunları da terapistle keşfetmek ve çözümlemek zaman alabilir. Bu yüzden süreç boyunca tedaviye olan inancın ve güvenin kaybedilmemesi gerekiyor.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık Haberleri

Kilo Verme Sonrası Yüzdeki Sarkma ve Yorgun Görüntü Giderilebiliyor – İnternet Haber

Fazla kiloları nedeniyle mide küçültme ameliyatı olanların ardından vücuttaki sarkmaları önlemek için operasyon geçirdiğini ancak yüz germe …

Published

on

By

Fazla kiloları nedeniyle mide küçültme ameliyatı olanların ardından vücuttaki sarkmaları önlemek için operasyon geçirdiğini ancak yüz germe işlemini ihmal ettiğini söyleyen Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, “Özellikle fazla kilo verenlerin yüzlerinde de sarkma olabildiği için bu kişiler olduğundan yaşlı görülebiliyor. Böyle durumlarda yüz germe ameliyatı gereklidir. Bu işlem 50 yaş üstünde yapıldığında kişi 15 yaş genç gibi görünebiliyor” dedi.

Mide küçültme ameliyatı sonrasında ya da diyetle fazla kilo verilmesi sonrasında karında, bacak, kollar ve vücudun diğer bölgelerindeki sarkmalara dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, yüz germe operasyonlarına yönelik bilgi verdi.

45 KİLO VE ÜSTÜNDE HAFİFLEYENLEN DİKKAT

Yaşlılığa bağlı insanların yüzünde sarkmalar yaşanmasının doğal olabildiğini hatırlatan Doç. Dr. Kelahmetoğlu, “Bu sarkmalar genç görünümün kaybına neden olabilir. Ayrıca son yıllarda çokça yapılan mide küçültme ameliyatlarından sonra ani kilo verilmesi nedeniyle hastalarda yüz sarkmalarını görüyoruz. Özellikle 45 kiloya yakın ve üstende kilo kaybetmiş kişilerde yüz sarkması ortaya çıkabiliyor. Hasta o kadar kilo verince göbek bölgesi, sırt, popo, meme, kollar ve üst bacakta sarkmalar oluşuyor. Kişiler genelde bu bölgelerde sarkmalardan şikayetçi olur, düzeltilmesini ister” diye konuştu.

KİŞİ DAHA YAŞLI GÖRÜNÜYOR

Yüzde sarkmalara ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Kelahmetoğlu, “Kişilerde kaşlar aşağıya doğru sarkmaya başlıyor, orta yüz de sarkar. Burun ve dudak arasındaki oluk belirginleşir, öne doğru gelir. Dudak etrafındaki çizgiler belirginleşir. Çene altındaki bölgelerde sarkmalar olur, çenedeki açılar belli olmaz. İşte yüzde böyle durumların geliştiği hastalarda germe ameliyatlarını yapmak gerekir. Çünkü kendi yaş popülasyonlarına göre çok daha yaşlı görünürler” dedi.

KİŞİLERİN YÜZDE 20’SİNDE YÜZ SARKMASI GÖRÜLÜYOR

Mide küçültme ameliyatı olanların yaklaşık yüzde 20’sinde yüz sarkması görüldüğünü ancak kişilerin genelde bunu ihmal ettiğini söyleyen Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, bu oranın kilo verme hızına ve miktarına bağlı olarak değişebildiğini anlattı. Kilo verme sonrası ortaya çıkabilen bu şikayetler için yapılacak düzeltme ameliyatlarında zamanlamanın çok önemli olduğunu ifada eden Doç. Dr. Kelahmetoğlu, “Bu ameliyatları aşama aşama yapmak gerekli. Mide küçültme ameliyatı olan kişi 12-18 ay kadar bekleyip, hedef kilosuna ulaşınca düzeltme operasyonunu gerçekleştiriyoruz. Belli beslenme düzeninin oluşmasını da önemsiyoruz.” diye konuştu.

YÜZDEKİ YORGUN GÖRÜNTÜ GİDERİLİYOR

Oluşabilecek bu sarkmalar için tek seçeneğin ameliyat olmadığını da hatırlatan Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, “Sarkmalara ameliyatsız uygulanan teknikler de var. Ama en etkilisi yüz germe operasyonudur. Hastadan alınan yağ dokusu hacim kaybı yaşanan yerlere dolduruluyor. Çene hattını, elmacık kemikleri belirgin hale getiriliyor. Bu sayede yorgun görüntüyü giderebiliyoruz” diye konuştu.

Kişi eğer sigara içiyorsa doku kaybı yaşanmaması için ameliyattan bir ay önce bunu bırakmasını istediklerini hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu. Bununla birlikte kan değerlerinin iyi olması için beslenme düzenine de dikkat edilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

AMELİYATTAN SONRA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Ameliyattan çıkan hastayı pıhtı olmaması için hemen hareketlendirmek gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, “Hastanın ameliyattan sonra da sigara içmemesi son derece önemli. Bununla birlikte özellikle tansiyon hastalarında kanama yaşanmaması için tansiyonunu da dengede tutmaya çalışıyoruz. Yüz bölgesine yapılan estetik cerrahiden sonra hastaya özel bir bandaj takıyoruz. Kulak önünde, arkasında oluşan küçük izler de 6-9 ay içerisinde çok az belirgin halde olacak şekilde azalacaktır. Hastaların özel bandajı 4 hafta takmaları gerekir. Ameliyattan 1 hafta sonra dikişleri alınan hastanın normal hele gelmesi yaklaşık üç ayı bulabiliyor. Genç bir hastaysa operasyondan sonra kendi yaş grubu gibi görünecektir. Ancak özellikle 50 yaş üstü bir hastaya yüz germe ameliyatı yapıyorsak 15 yaş gençleşme söz konusu olabiliyor. 40’lı yaşlarda bu operasyonu geçirenler ise 7 yaş kadar gençleşme gözleniyor” dedi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending