Connect with us

Ekonomi Haber

Teknopark İstanbul, IDEF’21’de, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Savunma Sanayiinin Dev Şirketleriyle Kritik Anlaşmalara İmza Atıyor!

Teknopark İstanbul, IDEF’21’de, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Savunma Sanayiinin Dev Şirketleriyle Kritik Anlaşmalara İmza Atıyor! Savunma …

Published

on

Teknopark İstanbul, IDEF’21’de, Savunma Sanayii Başkanlığı ve Savunma Sanayiinin Dev Şirketleriyle Kritik Anlaşmalara İmza Atıyor!

  • Savunma Sanayii Başkanlığı ve Teknopark İstanbul “Siber Güvenlik Hızlandırma ve Kuluçka Programı” Başlatıyor
  • Savunma Sanayi Devleri; ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, TEI ve BMC Teknopark İstanbul ile Girişimcilik Ekosistemine Açılıyor

Teknopark İstanbul, 17-20 Ağustos 2021 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek 15’inci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı IDEF’21’de; Savunma Sanayii Başkanlığı ve savunma sanayinde faaliyet gösteren 5 vakıf şirketi ve 1 özel şirketle kritik anlaşmalara imza atıyor.

Savunma Sanayii Başkanlığı ve Teknopark İstanbul arasında düzenlenecek “Siber Güvenlik Hızlandırma ve Kuluçka Programı” iş birliği protokolü imza töreni Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir ve Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Yerebakan’ın katılımıyla gerçekleşecek. Teknopark İstanbul; ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, TEI ve BMC ile gerçekleşecek girişimcilik faaliyetleri özelinde “Stratejik Çözüm Ortaklığı” iş birliği protokolü imza töreni ise kurumların üst düzey yöneticileri ve Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Yerebakan’ın katılımıyla yine aynı saatlerde fuar alanında düzenlenecek.

Siber Güvenlik Hızlandırma ve Kuluçka Programı; Türkiye’nin siber güvenlik alanında yerli ve yenilikçi teknolojilerle kalkınmasına ivme kazandıracak!

Savunma Sanayii Başkanlığı ve Teknopark İstanbul arasında imzalanacak “Siber Güvenlik Hızlandırma ve Kuluçka Programı” kapsamındaki iş birliği protokolüne yönelik çalışmalar Teknopark İstanbul’un Kuluçka Merkezi binasında açılacak Türkiye’nin ilk ve tek siber güvenlik kuluçka merkezinde hayata geçirilecek. Programın yürütülmesi Teknopark İstanbul Kuluçka Merkezi ekibi önderliğinde Savunma Sanayii Başkanlığı Siber Güvenlik Dairesi Başkanlığı ve Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi ekibi koordinasyonunda olacak.

Siber Güvenlik Hızlandırma ve Kuluçka Programı ile COVID-19 salgını öncesi ve sonrası hızla devam eden dijital dönüşümün beraberinde getirdiği siber tehditlere karşın yenilikçi siber güvenlik girişimlerin artması, siber saldırıların azalmasına katkı sağlanması ve kurulacak olan yeni siber güvenlik merkezlerine altyapı faaliyetlerinde farklı bakış açısı kazandırılması hedefleniyor. Öte yandan program kapsamında; yenilikçi iş fikrini prototip aşamasına getirmiş siber güvenlik girişimlerin yaşadıkları sorunlara çözüm yolları bulunması, global pazara açılmalarındaki engellerin kaldırılması, iş birlikleri kurabilmeleri ve global başarı yakalamaları sağlanacak; eğitimler, teknik mentorluk ve danışmanlık, psikolojik destek, yatırıma erişim, pazarlama desteği, altyapı imkanları gibi son derece önemli kalemler, hedeflerin gerçekleşmesi için çok sayıda üniversite ve kurumsal firmaların iş birliği ile sunulacak. Ekosistem ile oluşturulan iş birlikleriyle birlikte; ülkemizin kalkınmasına, büyüme endeksinde yükselmesine ve istihdamın artışına katkıda bulunulması ve uluslararası arenada yer edinilmesi hedefleniyor.

Savunma sanayiinin devleri Cube Incubation desteğiyle daha güçlü rekabet kapasitesine ulaşacak

Teknopark İstanbul ile savunma sanayi şirketleri arasında imzalanacak “Stratejik Çözüm Ortaklığı” iş birliği protokolü ile Teknopark İstanbul Kuluçka Merkezi binası içerisinde iş ortaklığı modeli oluşturulacak. Program çerçevesinde, stratejik çözüm ortaklarıyla kurumsal iş birliği, açık inovasyon, kurum içi girişimcilik ve girişimcilik faaliyetleriyle birlikte girişimcilere yönelik destek programları düzenlenecek. İlk aşamada 6 kurum arasında imzalanan protokolün; teknoparkların, uydu ve ortak kuluçkaların, farklı vakıf ve Milli Savunma Bakanlığı şirketlerinin ve özel sektörün katılımıyla genişlemesi hedefleniyor. Protokol; çalışmalar sonucunda oluşturulacak etkin yönetim sistemi, açılacak yetenek havuzu, taraflar arasında gerçekleşecek bilgi ve deneyim paylaşımı daha etkin hale gelecek.

Program kapsamında kuluçka hizmetlerinin daha hızlı, daha etkin ve daha verimli yönetilmesinin sağlanması ve stratejik çözüm ortakları için de daha güçlü bir rekabet kapasitesine ulaşılması hedefleniyor. Protokol kapsamında Teknopark İstanbul’un kuluçka merkezi Cube Incubation, stratejik çözüm ortakları adına açık inovasyon programının tanıtımının yapılması, girişimci başvuru süreçlerinin yönetilmesi, stratejik çözüm ortaklarının ihtiyaç duyabileceği girişim özelliklerinin belirlenmesi, başvuran girişimlerin değerlendirilip stratejik çözüm ortaklarıyla eşleştirmesinin yapılması, altyapı imkanlarından yararlandırılması, ofis desteği sağlanması, mentorluk hizmeti verilmesi, ürün ve hizmetlerinin satış ve pazarlanması gibi kritik destekler sunacak. Program sürecinde performans ölçüm ve takibi çerçevesinde Stratejik Çözüm Ortakları için stratejik önem taşıyan teknolojilerde ve sektörlerde tematik çağrı açılarak çağrı bazlı girişimcilik programlarına da destek verilecek.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi Haber

AVAX’a Yatırım, ADA’ın Ağ Yoğunluğu Artıyor, BTC -ETH sakin – İnternet Haber

Bireysellerin alımı ile başlayan kripto paralarda son iki yıldır dev şirketlerin yapmış oldukları yatırımlarla sektör 2 trilyon dolara ulaştı ve …

Published

on

By

Bireysellerin alımı ile başlayan kripto paralarda son iki yıldır dev şirketlerin yapmış oldukları yatırımlarla sektör 2 trilyon dolara ulaştı ve artmayı da sürdürüyor. Son olarak Avalanche block zinciri 230 milyon dolarlık özel token satış yoluyla fon elde etti. Bu özel satıştan elde edilen 230 milyon dolarlık fon teknik destek altyapısı ve DeFi sektöründeki yatırımlara harcanacağı belirtildi. Önümüzdeki süreçte buradan elde edilen fonların iş birlik ya da yatırım haberlerine açık hale gelen AVAX için potansiyel teşkil edebilir. Bunun yanı sıra piyasa değeri bakımından en yüksek üçüncü coin olan ADA, 12 Eylül’de Alonzo adlı ağ çatallanmasının ardından akıllı sözleşmeleri çekmeye ve ADA’nın ağ içerisindeki kullanımı artışını sürdürüyor. Ethereum ise zincir verilerinde aktif ve yeni adres sayısına bakıldığında Bitcoin’e göre daha güçlü kalıyor. Ancak ağ ücretlerinin yüksek kalması şimdilik 4000 seviyesinin geçilemesine neden oluyor. Bitcoin 50.000 altındaki seyri 48.500 seviyesinin geçilmesinde zorlanıldı. Bitcoin destek arama çabasında, 47.000 seviyelerinin test edilmesi söz konusu olabilir. Ancak 47.000 seviyesinden geçen kısa vadeli trendi aşağı kırmadığı sürece 50.000 seviyesinin görülmesi kısa vadede söz konusu olabilir. SOL ise önceki gün ağdaki sorun nedeniyle yaşadığı problem yatırımcı nezdinde güven tahribatına neden oldu. Bu nedenle 150 ’ın altına sarkan SOL için 125 seviyesi ilk destek.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi Haber

Sütaş ev sahipliğinde gerçekleşen Tarla Günü’nde tarımda organik ve organomineral gübrelerin, olumlu etkileri paylaşıldı – İnternet Haber

“Kullandığı Doğal Kaynakları, Doğaya Geri Kazandırma” ilkesiyle hareket eden Sütaş, sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla …

Published

on

By

“Kullandığı Doğal Kaynakları, Doğaya Geri Kazandırma” ilkesiyle hareket eden Sütaş, sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla çiftçilerin gübre kullanımının etkilerini görebilecekleri “Organik ve Organomineral Tarla Günleri”nin üçüncüsünü 16 Eylül Perşembe günü düzenledi.

Çiftçiler, Bursa’nın Nilüfer ilçesinde Doğanköy’de gerçekleşen 3. Organik ve Organomineral Tarla Günü”nde, 31 bin 500 metrekarelik ayçiçeği deneme tarlasında, fermente sıvı ile katı organik ve organomineral gübrelerin toprak ve ürün üzerindeki etkileri konusunda uzmanlardan bilgi aldılar.

Etkinliğe Sütaş Grubu temsilcilerinin yanı sıra Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Bursa Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileri ile muhtarlar ve çiftçiler katılım gösterdi.

Etkinlikte konuşan Sütaş Grup Enerji ve Gübre Tesisleri Genel Müdürü İlker İhsan Çabukol, 2020 yılında toplam 45 bin ton organik, 1.636 ton organomineral gübre üreterek yaklaşık 50 bin dekar toprağı zenginleştirdiklerine dikkat çekti. Toprağın organik maddesinin yetersiz olduğu, sulu tarımın yapılmadığı yerlerde sıvı fermente organik gübre uygulamaları ile yüzde 30’a yakın verim artışı elde edildiğini vurgulayan Çabukol, organik ve organomineral gübrenin meyve, sebze ve yem bitkilerinin kalitesini ve aroma özelliklerini de iyileştirdiğini de vurguladı.

Sütaş, “Organik ve Organomineral Tarla Günleri”nin ilkini Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işbirliğiyle 1 Temmuz 2020’de Bursa’nın Nilüfer ilçesinde Doğanköy’deki buğday deneme tarlasında gerçekleştirmişti. İkinci Tarla Günü ise Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Bölümü’nün de katılımıyla Türkiye mısır üretiminde önemli bir yere sahip olan Karacabey Bakırköy’de 8 Eylül’de düzenlendi.

3. Organik ve Organomineral Tarla Günü Heyet Fotoğraf ID:

Soldan Sağa: Sütaş Grup Enerji ve Gübre Üretim Direktörü Mustafa Gül, Bursa Tarım ve Orman Müdürlüğü İl Müdür Yardımcısı Erdoğan Ceylan, Sütaş Grup Enerji ve Gübre Tesisleri Genel Müdürü İlker İhsan Çabukol, Bursa İl Tarım ve Orman Müdürü Hamit Aygül, Nilüfer İlçe Tarım ve Orman Müdürü Yasemin Yiğit Bozkurt, Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Ömer Doğan, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Doç. Dr. Barış Bülent Aşık, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümünden Emre Üstün.

Sütaş Organik ve Organomineral Gübre Faaliyetleri Hakkında

Sütaş’ın bitkisel üretimden başlayarak gübre ve enerji üretimine kadar uzanan ve kullandığı doğal kaynakları geri dönüştürmeyi esas alan “Çiftlikten Sofralara” iş modeli; çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla özgün bir sürdürülebilirlik modeli oluşturuyor. Çiftliklerinin gübreleri ve tesislerinin organik atıklarını, biyogaz tesisinde yenilenebilir enerjiye dönüştürüyor, elektrik, sıcak su ve buhar elde ediyor. Burada üretilen elektrik enerjisi, üretim tesislerinin ihtiyacının 84’üne eşdeğer seviyede. Biyogaz tesislerinin çıktılarından da 2016 yılından bu yana organik ve organomineral gübre elde ediyor. Yem bitkileri üretiminde kullanılan bu gübreler toprağın organik yapısını iyileştirirken ürün verimini ve toprakların karbon tutma kapasitesini artırıyor. Organik içeriği yüksek topraklar, atmosferik karbonu da tutarak iklim değişikliği ile mücadeleye katkı sağlıyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi Haber

Alarko Carrier, Türkiye’nin iklim okuryazarlığı seviyesini ölçtü – İnternet Haber

İklimlendirme sektörünün öncü şirketi Alarko Carrier, Türkiye’de iklim okuryazarlığı seviyesini ölçmek ve bu doğrultuda gelecek dönem planları …

Published

on

By

İklimlendirme sektörünün öncü şirketi Alarko Carrier, Türkiye’de iklim okuryazarlığı seviyesini ölçmek ve bu doğrultuda gelecek dönem planları yapabilmek amacıyla İklim Okuryazarlığı Araştırması’na imza attı.

Alarko Carrier, #İklimBizimİşimiz sloganıyla toplumun iklim konusundaki farkındalığının ve bilgi seviyesinin yükseltilmesi adına bilgilendirme faaliyetlerine başlayacağını açıkladı.

Yıllardır sürdürülebilirliğe önem veren, çevreye ve insana duyarlı ürünleri ile öne çıkan Alarko Carrier, kapsamlı bir iklim okuryazarlığı araştırması gerçekleştirdi. Ülkemizdeki iklim farkındalığına dikkat çekmek ve buna yönelik çözümler sunabilmek amacıyla yapılan araştırma Türkiye çapında, bölgesel ve sosyo-demografik temsiliyet sağlayan 1261 kişilik örneklem ile Twentify tarafından hayata geçirildi.

İklime Dair Farkındalığımız Yüksek, Teknik Bilgilerimiz ise Yetersiz

İklime dair hem bilgi hem de farkındalık düzeyinin ölçüldüğü araştırmada, toplumun etkilerini doğrudan yaşadığı konularda sorunun kaynağına ve çözüm yöntemlerine dair ciddi bir fikrinin bulunduğu ortaya çıktı. Toplumun büyük bir çoğunluğu; iklimsel değişimlere yol açan etkenlerin başında ormanlık alanların yok edilmesini gösteriyor. Ayrıca iklim değişikliğinin sonucunda sel, fırtına gibi afetlerin oluştuğu, tarım ürünlerini azaldığı düşünülüyor. Buna karşın sera gazı salınımı, karbon ayak izi ya da uluslararası düzeyde yapılan iklim anlaşmaları gibi daha teknik kavramlara dair bilgi seviyesinin yeterli düzeyde olmadığı gözlemleniyor. Türkiye’de yaşayan insanların yüzde 25’inin sera gazına dair bir fikri bulunmazken bu oran karbon ayak izi kavramında yüzde 37’ye, iklim değişimini kapsayan Paris Antlaşması, Kyoto Protokolü gibi uluslararası anlaşmalar noktasında yüzde 69’a çıkıyor.

İklim Değişikliği ile ilgili Endişeler Büyük

Araştırmada katılımcılara iklim değişikliği etkisiyle ortaya çıkan endişelere dair sorular da soruldu. İnsanlarımızın yüzde 86’sı iklimsel değişimlerin gelecek nesillere etkisi konusunda endişeliyken yüzde 87’si ise gelecekte susuzluk problemi yaşayacağını düşünüyor. Su kaynaklarının tükenişiyle enfeksiyonların ve salgın hastalıkların da artacağı düşünülüyor. Yangınların artması, tarım kaynaklarının yok olması ve ekosistemin bozulması gibi endişelerin de öne çıktığı görülürken katılımcılar, bunların sonucunda ekonomi ve turizmin olumsuz etkileneceğini belirtiyor. Araştırma sonuçlarında dikkat çeken bir başka veri ise yüzde 73’lük bir çoğunluğun iklim sorunlarına karşı gerekli önlemlerin alınmadığını yönünde görüş bildirmesi oldu.

“İklim konusunda nereden bilgi alıyorsunuz” sorusuna ağırlıklı olarak ise “televizyondan” ve “sosyal medyadan” yanıtı verildiği de dikkat çekti.

“İnsan Faktörü” En Önemli Etken

Araştırmaya göre, iklim değişikliğinin en büyük sorumlusunun insan faktörü olduğuna inanılıyor. İklim değişikliğine sebep olan ana kaynaklar olarak denizlere dökülen atıklar, fabrikalardan atmosfere yayılan gazlar, aşırı tüketim, çarpık kentleşme ve plastik gibi doğaya zarar veren maddelerin yoğun kullanımı gibi insan kaynaklı unsurlar öne çıkarken alınması gereken bireysel önlemlerin yeşil alanları arttırmak, geri dönüşüme yönelik faaliyetler yapmak ve geri dönüştürülebilir ürünlere özendirmek olarak belirtildiği görülüyor.

“İklim Farkındalığının Artmasına Yönelik Çalışmalarımız Devam Edecek”

Alarko Carrier Genel Müdürü Cem Akan, ülkemizin ve dünyanın doğrudan etkilendiği iklim değişikliği konusuna değinerek bu konudaki bilgi ve farkındalık seviyesinin önemine dikkat çekti:

“Alarko Carrier olarak; iklim okuryazarlığı düzeyini ölçüp, ülkemizde iklim konusundaki hem bilgi düzeyini hem de kavramsal olarak konuların nasıl algılandığını anlamaya çalıştık.

Bu araştırmamızın ardından #İklimBizimİşimiz yaklaşımıyla iklim okuryazarlığı düzeyine katkı koyacak bir dizi faaliyete başlıyoruz. İlk adımı bu kıymetli verileri elde ederek attık. Önümüzdeki dönemde hepimizin iklim konusundaki bilgi seviyesinin yükseltilmesi ve bireysel ya da kurumsal her adımımızın çevresel etkileri üzerine farkındalığımızın artırılması adına projeler hayata geçireceğiz. Yerel yönetimler, belediyeler ile beraber çalışmayı planlıyoruz. Gün içinde yoğun zaman geçirdiğimiz sosyal medyada ve bütün her mecrada iklim konusuna dikkat çekmeye çalışacağız.”

“Eko-Anksiyete Olarak Adlandırılan Yepyeni Bir Sorunumuz Var”

İklim değişikliğinin etkileri sonucunda insanlarda oluşan yeni bir korku kavramının ortaya çıktığını belirten Cem Akan, şunları söyledi: “İngilizcesi Eco-anxiety olan ve Türkçe’ye “eko-anksiyete” olarak çevrilen yepyeni bir sorunumuz var. İklim krizinin etkilerini yaşamaya başladıkça artan bir endişe söz konusu. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) 6.000’in üzerinde bilimsel çalışmayı inceleyerek hazırladığı 1,5ºC Küresel Isınma Özel Raporu çok önemli bir veriyi ortaya koyuyor. Sera gazı emisyonları mevcut şekilde devam ederse, küresel ısınma 2030 ile 2052 yılları arasında 1,5ºC sınırını geçecek. Bu da dünyamız için geri dönüşü mümkün olmayan bir nokta anlamına geliyor.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending