Connect with us

Teknoloji Haberleri

Müşterilerin Dijital Beklentileri, Bankacılığın Geleceğini Dönüştürüyor Mu? – İnternet Haber

Pandemi dönemindeki kapanmalar ve kısıtlamalar dijital ve çevrimiçi sektörlerin daha hızlı gelişmesi için uygun koşullar yarattı. Peki dijital …

Published

on

Pandemi dönemindeki kapanmalar ve kısıtlamalar dijital ve çevrimiçi sektörlerin daha hızlı gelişmesi için uygun koşullar yarattı. Peki dijital bankacılık bu fırsattan yararlanarak müşterilerine istenen deneyimi sağlayabildi mi? Teleperformance CX Lab Global Tüketici Davranışları Araştırması, bu soruya yanıt verirken sektörde müşteri cephesinde pandemi sebebiyle yaşanan kritik değişimleri ortaya çıkarıyor, yeni müşteri trendlerine dikkat çekiyor.

Dünyanın lider müşteri ve deneyim yönetimi dış kaynak hizmet sağlayıcısı Teleperformance, ödüllü araştırma merkezi Teleperformance CX Lab tarafından, Türkiye’nin de dahil olduğu 13 ülkede, 19 sektörden 52 bin kişiyle gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda hazırlanan “Global Tüketici Davranışları” araştırmasıyla dijital bankacılık sektörü özelindemüşteri deneyimindeki son trendleri ortaya koydu. Özellikle pandemi döneminde dijital bankacılık müşteri deneyiminin nasıl değiştiğini ve önümüzdeki döneme hangi trendlerin damga vuracağını belirleyen araştırma marka algısı, müşteriyle temasın nasıl değerlendirildiği, hizmet performansı, kanal tercihleri, chatbot adaptasyonu ve mobil uygulamaların kullanımı gibi geniş bir açıdan müşteri deneyimini mercek altına alıyor. “Müşteriler, bankalarının müşteri hizmetleri ile iletişim şekillerini nasıl değiştirdi” sorusuna cevap oluyor.

Dijital bankacılıkta memnuniyet geleneksele göre daha yüksek

Teknolojideki hızlanma ile dijital bankacılığa ilgi artarken, pandeminin ilk yılı olan 2020’de dijital bankacılık ortaya koyduğu performansla müşterilerinin yüzünü güldürdü.
Araştırmaya göre dijital bankalardan genel memnuniyet oranı 8,3 puan olurken dijital bankacılık müşterilerinin geleneksel banka müşterilerine göre yüzde 4 daha memnun olduğu dikkat çekiyor. Türkiye açısından tablo daha da olumlu. Türkiye’de dijital bankacılık müşterileri 8,8 puan ile dünya ortalamasının üstünde daha yüksek bir memnuniyete sahip ve Türkiye, ülke sıralamasında Brezilya’dan sonra ikinci sırada yer almakta.

Dijital bankacılık sektöründe müşterilerin memnun oldukları bankaları tavsiye oranı yüzde 36. Burada da dijital bankalar, geleneksel bankalara göre yüzde 14 daha fazla tavsiye oranıyla fark yaratıyor. Türkiye’de memnuniyet oranı yüzde 59 ile dünya ortalamasının üzerinde ve ülke sıralamasında Brezilya ve Kolombiya’nın hemen ardından üçüncü sırada yer almakta.

İletişim kurma şekli değişti

Her geçen gün teknoloji gelişirken ve ihtiyaçlar değişirken müşteriler dijital bankaların müşterisi olarak kalmaya devam edecek mi? Araştırmaya göre aynı dijital bankanın müşterisi olarak kalma eğilimi ortalama 8,4 puanla araştırmada yer alan diğer sektörlere göre en yüksek ikinci puan.

Pandemi birçok konuda olduğu gibi müşterilerin, müşteri hizmetleriyle iletişim kurma şeklini de değiştirdi. Pandemi sonrası müşteri hizmetleriyle iletişime geçenlerin yüzde 32’si bankanın mobil uygulaması aracılığıyla daha fazla iletişime geçtiklerini açıklarken, yüzde 20’si bankayla eskisine göre daha fazla iletişime geçtiğini belirtiyor. Yüzde 20 self servis seçeneğini daha fazla kullandığını, yüzde 17 de bankayla iletişime geçmek için yeni iletişim kanallarını denediğini dile getiriyor. Dijital bankacılık müşterilerinin bankalarıyla iletişim kurma sıklığına gelince… Müşterilerin yüzde 75’i yılda ortalama 2,7 kez bankayla etkileşim kuruyor. Türkiye’de ise bu rakam 4 ve yine ortalamanın çok üzerinde.

En yüksek mobil uygulama kullanımına sahip sektör

Son birkaç yılda mobil ticaret önemli ölçüde hızlandı. Bunun izlerini dijital bankacılıkta da görmek mümkün. Araştırmaya göre dijital bankacılık müşterilerinin yüzde 72’si mobil uygulama kullanıyor. Bu rakamla dijital bankacılık en yüksek mobil uygulama kullanımına sahip sektör olarak öne çıkıyor.

Türkiye’de dijitalleşmenin özellikle de mobil teknolojilerin ne kadar hızlı benimsendiği araştırmada bir kez daha kanıtlanıyor. Türkiye’de 10 dijital banka müşterisinden 8’i mobil uygulama kullanıyor. Türkiye yüzde 83 mobil uygulama kullanımı ile ülke sıralamasında Brezilya ve Kolombiya’nın hemen ardından üçüncü sırada yer almakta.

Kuşaklara göre kanal tercihi değişiyor

Dijital bankacılık müşterileri birçok açıdan diğer sektörlerdeki müşterilere göre ileri teknoloji adaptasyonlarıyla da dikkat çekiyor. Araştırmaya göre müşteri hizmetleri ile iletişimlerinde tüm sektörler arasında en fazla kanal çeşidi kullananlar dijital bankacılık müşterileri.

Ses, tüm kuşakların en çok kullandığı kanal olsa da yeni kuşak müşterilerin Baby Boomers ve X Kuşağına göre daha fazla yeni kanalları denediğini görüyoruz.

Sessiz Kuşak ve Baby Boomer’lar gibi eski nesiller Chat yerine Email/Web formunu daha fazla tercih ediyor ancak diğer kuşaklar için Canlı Chat ikinci favori kanal olarak öne çıkıyor. Örneğin Z kuşağının ses kullanım oranı yüzde 29, Canlı Chat kullanım oranı yüzde 28, Email/Web formu kullanım oranı yüzde 28, mobil uygulama kullanım oranı yüzde 25. Buna göre müşterilerinin tercihlerini önemseyen dijital bankaların Canlı Chat ve Mobil Uygulama kanallarına yatırım yapmaları ve bu kanallardaki memnuniyeti yüksek tutmaya odaklanmaları gerekiyor.

Müşterilerin yarısı deneyimlerini sosyal medyada paylaşıyor

Sosyal medya müşterilerin markalarla ilgili deneyimlerini paylaştıkları bir mecra olarak da öne çıkıyor. Araştırmaya göre, dijital bankacılık, sosyal medyada müşteri hizmetleri hakkında paylaşımı en çok yapılan üçüncü sektör konumunda. Katılımcıların yüzde 48’i bankaların müşteri hizmetleri hakkında sosyal medyada paylaşımda bulunduklarını belirtiyor. Sosyal medya kullanım oranı dünya ortalamasının üzerinde olan Türkiye’de ise bu oran daha da yüksek. Türkiye’deki katılımcıların yüzde 66’sı bankaların müşteri hizmetleri hakkında sosyal medya paylaşımı yaptıklarını açıklarken, 10 müşteriden 8’i en çok kendi kişisel sayfalarında paylaşım yaptıklarını belirtiyor.

Son etkileşim etkisi

Her ne kadar müşterilerin teknoloji adaptasyonu yüksek olsa da hala yüzde 70’i söz konusu müşteri hizmetleri olduğunda gerçek bir kişiden yardım almayı tercih ediyor. Türkiye yüzde 84 ile ülke sıralamasında da en çok gerçek kişi ile iletişimi tercih eden ülke. Peki müşteriler müşteri hizmetleriyle yaptıkları etkileşimden ne kadar memnun? Bu soruya da yanıt arayan Global Müşteri Deneyimi araştırmasına göre dijital bankacılık sektöründeki son etkileşimden memnuniyet puanı 8,2 ve bu puan geleneksel bankacılıktaki memnuniyete yüzde 3 daha yüksek. Türkiye 8,8 puanla dünya ortalamasının üzerinde, ülke sıralamasında da Brezilya’dan sonra ikinci sırada yer almakta.

Özelleştirilmiş tekliflere bakış olumlu

Müşteri hizmetlerinin sadakati ne ölçüde artırdığını da araştırma bir kez daha gözler önüne seriyor. Müşteri hizmetleriyle etkileşimde olumlu bir deneyime sahip müşterilerin sadakat eğiliminin etkileşimde bulunmayanlara göre yüzde 13 daha yüksek olduğunu ortaya koyan araştırma, müşteri hizmetleriyle etkileşimde olumsuz deneyime sahip tüketicilerin sadakat eğiliminin de etkileşimde bulunmayanlara göre yüzde 28 daha düşük olduğunu saptıyor.
Dijital bankacılık müşterileri, müşteri hizmetleriyle iletişimleri sırasında satış tekliflerini duyma konusunda da istekli. Hatta dijital bankacılık yeni satış tekliflerinin memnuniyetle karşılandığı sektörler arasında dördüncü sırada yer alıyor. Global araştırmada katılımcıların yüzde 44’ü görüşme sırasında ticari bir teklifi kabul ettiğini ve veya kendisine böyle bir teklif sunulmasından memnun olduğunu belirtiyor. Türkiye’de müşterilerin yüzde 71 özelleştirilmiş teklif almaktan memnuniyet duyacağını ifade ediyor.

“Verilerin iyi okunması gerekiyor”

Teleperformance Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Sezin Mızraklı Avalin, araştırmanın sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Teknolojik gelişmeler, Covid-19’un da etkisiyle bankacılığı dijital kanallara daha hızlı yönlendirerek bankacılığın manzarasını değiştiriyor. Artık geleneksel ürünler dijitalleştirilirken, yeni ürünler ise mobil öncelikli (mobile-first) olarak geliştiriliyor. Araştırmaya baktığımızda dijital bankacılık hızla yayılırken müşteri deneyimi ve memnuniyeti konusunda da olumlu bir karneye sahip olduğunu görüyoruz. Pandemi de dijital bankacılıkta müşteri hizmetlerinin müşteri üzerindeki etkisini pozitif yönde etkilemiş görünüyor. Özellikle geleneksel bankacılığa göre birçok kriterde hem teknoloji adaptasyonu, hem müşteriyle anlamlı iletişim kurma konusunda öne çıkan dijital bankacılık bu olumlu gidişatı daha da ileri noktaya taşıyabilir. Bu nedenle tüm dijital bankaların müşteri trendlerini yakından takip etmesini ve bir yol haritası ortaya koyan Global Müşteri Deneyimi araştırmasının verilerini değerlendirmesini tavsiye ediyoruz. Örneğin tüketicilerin artan şekilde canlı sohbet ve mobil uygulama kullanması, sosyal medyada paylaşım yapan her 10 Türk müşteriden 8’inin bu paylaşımı kişisel sosyal medya mecrasında yapması, müşteri hizmetlerinde yaşanan son etkileşimin müşteri sadakati üzerinde oynadığı rol, üzerinde durulması gereken konular. Öte yandan özelikle “Türkiye’de dijital banka müşterilerinin yüzde 71’inin özelleştirilmiş teklif almaktan memnuniyet duyacağını” ifade etmesi de önemli bir fırsat olarak değerlendirilebilir. Biz, Teleperformance olarak kurumsal müşterilerimize müşterilerinin hızla değişen kullanım tercihleri doğrultusunda doğru kanalları ve teknolojileri, daha hızlı bir şekilde ve daha az maliyetle oluşturma ve yönetme faydasını sağlıyor, onlara daha bir iyi müşteri deneyimi, taahhüdünde bulunuyoruz.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Teknoloji Haberleri

ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz: “Finans Sektörü Dijitalleşme ve Yeni Nesil Teknolojiler Üzerinden Şekillenecek” – İnternet Haber

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin ikincisini düzenlediği, 5 gün boyunca 50’den fazla oturumda 140 konuşmacının yer alacağı, Türkiye’nin en …

Published

on

By

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin ikincisini düzenlediği, 5 gün boyunca 50’den fazla oturumda 140 konuşmacının yer alacağı, Türkiye’nin en kapsamlı online yapay zeka etkinliği Türkiye Yapay Zeka Haftası (TR AI Week 2021) ilk gününde yoğun ilgi gördü.

TR AI Week’in ilk gününde, etkinlik Ana Sponsoru ING Türkiye’nin Genel Müdürü Alper Gökgöz “Dijital Liderlik Yolunda Yapay Zekaya Stratejik Bakış” başlıklı oturumda Dünya Gazetesi (NBE) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın sorularını yanıtladı. Alper Gökgöz konuşmasında finans sektöründe dijitalleşme, yapay zeka, yeni nesil teknoloji kullanımı ve ING Türkiye’nin dijital liderlik hedefi gibi konularına değindi.

ING olarak, dijitalleşmeyi stratejilerinin merkezine aldıklarını belirten ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “Biz kendimizi bankacılık lisansına sahip bir teknoloji şirketi olarak tanımlıyoruz. Sektörler arasındaki sınırlar giderek kalkıyor, bu da bizim gibi dinamik ve çevik kurumlar için birçok fırsatı barındırıyor. Dijitalleşme ING Grubu’nun DNA’sında var. Dijitalleşme odağında ilerlerken, ING aynı zamanda müşterilere kolay, akıllı ve kişisel bir deneyim sağlamaya odaklanıyor. Biz de bu vizyonla hareket ederek Türkiye’nin lider dijital kurumu olmayı hedefliyoruz. Müşteriler bankacılık sektörünü artık sosyal medya uygulamaları ya da e-ticaret uygulamaları ile kıyaslıyor. Bu noktada artık veriyi kullanabilen, kolay, akıllı ve kişisel bir deneyim sunan kurumlar öne çıkıyor” dedi.

Dijital liderliği, bankacılıktan ve rakamlardan daha öte bir yaklaşımla tanımladıklarını belirten Gökgöz “Dijital liderlikte odaklandığımız 3 temel konu var; müşteri deneyimi, güvenilirlik, fark yaratan ürün ve hizmetler. Biz veriyi, dijitali ve teknolojileri en iyi şekilde kullanarak müşterilerimizin hayatında bankacılığın yerini daha aza indirmeyi hedefliyoruz. Bu anlamda uygulamalara baktığımızda örneğin kredi tahsis kararlarımızın 99,8’ini otomatik süreçlerle veriyoruz. Ayrıca yapay zeka ve NLP destekli yazışmalı bankacılık asistanımız INGo’da 2018 yılından bu yana başlatılan tekil konuşma sayısı 13 milyon adet olarak gerçekleşti ve yaklaşık 1 milyar TL’lik kredi onaylandı. Bununla beraber 2020’den bu yana yaklaşık 173 bin saat mesai harcanmış tekrar eden işlerin robotize edilmesini sağladık. Bunlara ek olarak, en az altyapı kadar insan kaynağına da yatırım yapmanın önemli olduğuna inanıyor ve üniversiteler ile iş birliği yaparak yeni nesil yetkinliklere yönelik sertifika programlarını hayata geçiriyoruz. Geleceğe baktığımızda ise, bankaların artık bankacılık dışında alanlarda da iş birliği yapabileceği fırsatlar görüyoruz, çünkü artık bir platform haline geliyoruz. Bunun için de veriyi ve yapay zekayı iyi kullanmak gerekiyor, çünkü bu teknolojileri iyi kullanan kurumlar çağın kazananları olacak” diye aktardı.

ING Türkiye Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Yücel Ölçer: “Yeni nesil teknolojilerden ve veri biliminden bütüncül olarak yararlanıyoruz”

TR AI Week’in ilk gününde gerçekleşen bir diğer dikkat çekici oturum ise “Yapay Zekanın Finans Sektörünü Dönüştürücü Etkisi” başlıklı panel oldu. Harvard Business Review Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panele, ING Türkiye Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Yücel Ölçer, SC Yönetim Danışmanlık Kurucu Soner Canko ve Özyeğin Üniversitesi öğretim üyesi Levent Güntay katıldı. Konuşmacılar finans sektöründeki dijital dönüşümde yapay zekanın etkisi, yeni nesil teknolojilerle trendlerin nasıl değişeceği ve rekabette nelerin şirketleri ön plana çıkartacağı gibi birçok konuyu ele aldı.

Geliştirdikleri algoritmalar ve modeller ile beraber iç süreçlerin daha verimli hale geldiğini ve daha otonom şekilde süreçlerini yürüttüklerini ifade eden ING Türkiye Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Yücel Ölçer, “Geleceğin bankacılığı için çalışırken yapay zeka, robot teknolojileri gibi teknolojiler temelinde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Veri bilimi ve yapay zekayı sanata benzetiyoruz; veriyi doğru şekilde işlemenin, anlamlandırmanın, basite indirgeyerek yönetilebilir hale getirmenin bir sanat olduğunu düşünüyoruz. Birçok sürecimizde yeni nesil teknolojilerden ve veri biliminden bütüncül olarak yararlanıyoruz” açıklaması yaptı.

Yücel Ölçer sözlerine şöyle devam etti: “İnovasyon bizim için yenilikçi bakış açısı, yaptığımız için daha iyi yapabilmek ve bunu da analitik olarak sistem ve süreçle takip edebilmek demek. Biz inovasyonu kurum kültürüne entegre ediyoruz ve banka içerisinde birçok proje geliştiriyoruz. Bu bakış açısını sağlamak için de hem esnek çalışma modelleri sunuyoruz hem de çevik çalışma metodu ile ilerliyoruz. Ayrıca bunu bir adım daha ileriye götürerek PACE dediğimiz bir inovasyon yöntemini kullanıyoruz ve her adımda müşterilerimizin isteklerini dinliyoruz. Bankamız genelinde çalışma arkadaşlarımız ana prensipleriyle yapay zeka ve algoritmaların neler yapılabileceğini biliyor ve projeler geliştiriyor. Inovasyon bizim için tabana yaygın, DNA’mızda olan ve daha çok odaklanmak istediğimiz bir özellik.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Teknoloji Haberleri

TikTok’tan ‘Gençliğin Dijital Refahı’ kampanyası – İnternet Haber

Dünyanın önde gelen kısa video platformu TikTok’un en büyük önceliklerinden biri; başta aileler olmak üzere, herkes için güvenli ve pozitif bir …

Published

on

By

Dünyanın önde gelen kısa video platformu TikTok’un en büyük önceliklerinden biri; başta aileler olmak üzere, herkes için güvenli ve pozitif bir ortam sunmaktır. TikTok bu kapsamda, gençliğin dijital refahı için önemli bir adım atarak ilk webinarını gerçekleştirdi.

TikTok’un gençlik için yeni bir bakış açısı geliştirmeyi hedeflediği bu etkinlikte, platformun güvenlik özellikleri ve kullanıcı topluluğunun refahını korumaya yönelik politikalar hakkında önemli bilgiler paylaşıldı. En önemlisi de TikTok’un SosyalBen Vakfı’yla ortaklaşa hayata geçirdiği #gençolmak kampanyası tanıtıldı.

#gençolmak kampanyası, gençler arasında samimi ve destekleyici bir topluluğu teşvik ediyor. Türkiye’deki ebeveynler arasında da dijital okuryazarlığı teşvik eden kampanya; platformdaki aile güvenliği kaynakları, araçları ve özellikleri hakkında da eğitim vermeyi amaçlıyor.

TikTok, kampanyayı güçlendirmek amacıyla; dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocukların yeteneklerini keşfetmelerini ve geliştirmelerini amaçlayan sivil toplum kuruluşu olan SosyalBen Vakfı’yla da bir ortaklık gerçekleştirdi. TikTok ve SosyalBen Vakfı, kampanyayla Türkiye’deki gençleri Tiktok’un güvenlik önlemleri konusunda eğitmeyi, gençleri dijital platformları bilinçli ve olumlu kullanmaya teşvik etmeyi ve gençlerin dijital yolculuklarına rehberlik etme konusunda ebeveynleri bilinçlendirmeyi amaçlıyor. Bu ortaklığın bir parçası olarak, yetenekli gençleri keşfetmek ve yeteneklerini geliştirmek için TikTok’u nasıl kullanacakları konusunda eğitmek için atölye çalışmaları düzenleniyor.

TikTok Topluluk Kuralları hakkında bilgilerin de paylaşıldığı etkinliğin bir başka öne çıkan başlığıysa, internetin yaygınlaşmasıyla birlikte artan siber zorbalıkla mücadele yöntemleriydi. Her iletişim aracında olabileceği gibi incitici içeriklerin varlığının risk oluşturduğunun farkında olan TikTok; bununla mücadele etmek, misafirperver ve destekleyici bir topluluk oluşturmak için bireylerin TikTok deneyimlerini kontrol etmelerine olanak tanıyan çeşitli uygulama ayarlarını tanıttı.

Aile Eşleştirme özelliğinin detaylarının açıklandığı webinarda, çeşitli içerik ve gizlilik ayarlarını etkinleştirmek için ebeveynlerin TikTok hesaplarının gençlerinkiyle nasıl ilişkilendirebileceği ve bunun önemi anlatıldı.

Sanal ortamda gerçekleştririlen bu seminerde TikTok METAP Kamu İlişkileri ve Politikaları Yöneticisi Farah Tukan kampanyanın detaylarını açıklarken, SosyalBen Vakfı Kurucusu ve Mütevelli Heyeti Başkanı Ece Çiftçi de misafir konuşmacı olarak yer aldı. Etkinlikte genç kullanıcılar için dijital refahın önemi vurgulandı.

Çevrimiçi güvenliğin endüstri çapında bir zorluk olduğunu ve kullanıcı güvenliğinin dijital olarak sağlanabilmesi için tüm ekosistemin birlikte çalışmasını gerektiğinin farkında olan TikTok, dijital refahın tüm kullanıcıları için sağlanmasına yönelik çalışmalarına devam edecek.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Teknoloji Haberleri

Sağlıkta Teknoloji Girişimciliğini Destekleyen Daiichi Sankyo Türkiye’den CardioXplore Sağlık Hackaton’u – İnternet Haber

Japonya’nın en büyük ilaç firmalarından olan ve Türkiye’de büyümesini sürdüren Daiichi Sankyo, hayata geçirdiği sağlık hackathon projesi ile yeni …

Published

on

By

Japonya’nın en büyük ilaç firmalarından olan ve Türkiye’de büyümesini sürdüren Daiichi Sankyo, hayata geçirdiği sağlık hackathon projesi ile yeni nesil ilaç şirketi yaklaşımını güçlendirmeye devam etti.

Almanya, Portekiz, Belçika, İspanya ile aynı anda gerçekleştirilen CardioXplore Sağlık Hackathonu’nun Türkiye ayağı, 14 -15 Ekim 2021 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlendi. 18 yaş üstü herkesin katılımına açık olan ve başvuruların çevrimiçi kanallardan bireysel olarak gerçekleştirilirken, ekipler hackathon sırasında oluşturuldu.

İki gün boyunca süren ekip çalışmaları ve mentorlarla ekiplerin görüşmelerinin ardından hazırlanan yazılım tabanlı projeler hem Türkiye’de hem de Avrupa’daki sektör profesyonellerinden oluşan jürilerin değerlendirmelerine sunuldu. Kovid-19 ile ilgili her türlü kuralın titizlikle uygulandığı sağlık hackothonu değerlendirmelerinde hastaların hayatı kolaylaştıran, sahadan gelen ihtiyaçlara yönelik, teknoloji ile bütünleşen, yenilikçi çözümler sunan ve uygulanabilir olması kriterleri gözetildi.

TÜSEB Halk Sağlığı ve Kronik Hastalıklar Enstitüsü başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof.Dr. İlhan Satman, Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Değertekin, Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof.Dr. Mehmet Ertürk, Dijital Sağlık ve Biyoinformatik Derneği Başkanı ve Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği İdari Sorumlusu Doç.Dr. İlker Tekkeşin, ReDis Innovation kurucu ortağı Selin Arslanhan, Teknoloji İletişimcisi Sertaç Doğanay ve Turkcell Yapay Zekâ ve Veri Analizi Yöneticisi Caner Çanak, hackathon’un Türkiye’deki yarışma ayağının jürisini oluşturdu.

Daiichi Sankyo Türkiye’den Para Ödülü

Türkiye’de 5 takımın yarıştığı CardioXplore Sağlık Hackathonu’nda birinciliği; Meryem Doğan, Nur Pınar Zencirci, Murat Zabun ve Abdurrahman Tekir’in oluşturduğu Telecardio AI, veri takibi yaparak erken teşhis ile kalp krizleri riskini azaltan aplikasyon projesi ile kazandı.

Ceyda Hakdiyen, Zülal Saydam, Berk Conker ve Nazlı Can Meydan’ın takımı Beat by Beat, “Ameliyat Sonrası Hasta Takip Aplikasyonu” ile ikinciliği kazanırken, CardioXplore’un Türkiye dahil 5 ülkeden projelerin de yarıştığı Avrupa ayağında da mücadele eden Tornado ekibi, yapay zekâ tabanlı erken teşhis aplikasyonu ile üçüncü oldu.

Hackathon’un Türkiye ayağında birinci olan ekip 20.000 TL, ikinci olan ekip 15.000 TL ve üçüncü olan ekip ise 10.000 TL ile para ödülü ile Daiichi Sankyo Türkiye tarafından ödüllendirildi.

“CardioXplore Sağlık Teknoloji Girişimciliğini Tetikleyecek”

Jüri üyelerinden Sertaç Doğanay, kendisi için de oldukça besleyici olduğunu belirtirken, “Çok başarılı bir etkinlik gerçekleştirildiğini düşünüyorum. Pandemi nedeniyle yaklaşık 1,5 yıldır evden çıkamadığımız için hem bu tip aktiviteleri hem de gençlerle bir arada olmayı çok özlemişiz.” sözleri ile etkinliği değerlendirdi.

Selin Arslanhan ise Türkiye’de teknoloji girişimciliğini tetikleyecek bu tip etkinliklerin çok kıymetli olduğunu belirterek, “Sağlık teknolojilerinde Türkiye’de bir potansiyel olduğunu göstermeye, sahadaki problemlere çözüm üretebilecek girişimci adaylarının olduğunu göstermeye ihtiyacımız var. Bu nedenle Cardio Xplore gibi etkinlikler çok önemli. Belli bir alana odaklı, somut ihtiyaçları ortaya koyan ve onlara çözüm sunma sürecini tetiklemesi nedeniyle de daha da kritik. Sağlık ekosistemini ve sağlıkta teknoloji girişimciliğini tetikleyecek bir program olarak görüyorum.” dedi.

Gençlerin sağlıkla ilgili problemlere yönelik sorunu çözmek için gösterdikleri çabanın çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Muzaffer Değertekin, “Projelerde; teknolojiyi kullanarak hayatımızı kolaylaştıran, aynı zamanda hayat kalitemizi artıran çözüm önerileriyle bir araya geldik. Özellikle gelişmiş ülkelerde artan yaş ortalaması nedeniyle sağlık çözüm bekleyen en önemli alan olarak karşımıza çıkıyor. Yanı sıra ciddi yatırım gerektiren bir alan. Bu tip projelerin oluşturulması ve geliştirilmesi hem bir başlangıç olarak hem de bu fikirlerin özellikle üniversitedeki gençlerin bu konularda fikirlerinin ve girişimlerinin olması, cesaretle buna teşebbüs etmeleri de önemli.” sözleri ile CardioXplore’u önemine dikkat çekti.

Özellikle sağlık sektöründe belli alanlara yönelik teknoloji girişimlerinin önem kazanmaya devam edeceğini belirten Daiichi Sankyo Türkiye Genel Müdürü Fatih Yedikardeş ise, “Yeni nesil bir ilaç şirketi olma yolunda gerçekleştirilen CardioXplore Sağlık Hackathon’u, özellikle gençlerimizin hasta sorunlarına uygulanabilir çözümler sunması açısından oldukça önemliydi. Bu etkinliğin sürdürülebilir olmasını sağlayarak, girişimci gençlerimizi desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.

Türkiye, Avrupa’da Üç Projeyle Yarıştı

Tüm ülkelerden seçilen projelerin mücadelesinde ise Türkiye’yi Tornado’nun yanı sıra; Eren Ömer Tekeli, Zehra Karabulut, Cemre Karabacak ve Muhammed Emin Şahin’in Avatar ekibi sağlıklı yaşam dönüşüm motivasyonunu artıran sanal gerçeklik uygulaması ve Cansu Kılıç, Irmak Göfer, Murat Turan ile Nesime Gülaydın’ın hastalar için veri takibi yapan aplikasyonla yarıştığı Cardio-Tech takımları temsil etti.

Kardiyolog Prof. Dr. Christian Zugck, Küresel Sağlık Okuryazarlığı Akademisi (Global Health Literacy Academy) temsilcisi Kristine Sorensen, Avrupa İlaç Endüstrisi ve Dernekleri Federasyonu (European Federation of Pharmaceutical Industries and Associations – EFPIA) Kıdemli Yönetici Ortağı Zsófia Bakonyi ile Deggendorf Teknoloji Enstitüsü’ndan Prof. Dominik Böhler’den oluşan jürinin değerlendirmelerine sunuldu.

Avrupa çapında 126 katılımcının oluşturduğu 23 projeden birinciliği kazanan proje, İstanbul ofisinin de bağlı olduğu Daiichi Sankyo Avrupa tarafından hayata geçirilecek.

Hackathonda Ekiplerin Odaklandığı Çözüm Alanları

  • Hastane/doktor vizitenin yerini almasa da yüz yüze görüşmenin eksikliğini azaltacak, günlük basit soruların yanıtlarını alabilecekleri, hastanın takibini de kolaylaştıracak çözümler ne olabilir?
  • Sürekli stres altında çalışan doktor ve hemşirelerin yüksek motivasyon ve empati düzeyinde kalmalarına nasıl yardımcı olabiliriz?
  • Vücudumuzu izlediğimiz uygulamaların, özellikle doktorların onayladığı bilgiler ve uygun tavsiyelerle zenginleşmesini ve kullananların sağlıklarındaki olumlu değişimleri kısa vadede görerek, olumsuz örneklere sırtlarını dönmelerini nasıl sağlayabiliriz?
  • Sağlıkla ilgili süreçleri bütünsel bir yaklaşımla takip eden, farklı disiplinlerden gelen uzmanların bir arada olduğu bir ortamı en çok sayıda kişiye nasıl ulaşılır kılarız?

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending