Connect with us

Teknoloji Haberleri

FinFisher casus yazılımı, yeteneklerini dört seviyeli şaşırtma, UEFI enfeksiyonu ve daha fazlasıyla geliştiriyor – İnternet Haber

Kaspersky araştırmacıları Windows, Mac OS, Linux ve yükleyicileri için FinSpy casus yazılımlarına yapılan son güncellemeler hakkında kapsamlı bir …

Published

on

Kaspersky araştırmacıları Windows, Mac OS, Linux ve yükleyicileri için FinSpy casus yazılımlarına yapılan son güncellemeler hakkında kapsamlı bir araştırma yayınladı. Tamamlanması sekiz ay süren araştırma, casus yazılımın geliştiricileri tarafından kullanılan dört katmanlı gizleme ve gelişmiş anti-analiz önlemlerinin yanı sıra kurbanlara virüs bulaştırmak için bir UEFI önyükleme kitinin kullanıldığını ortaya çıkardı. Bulgular, FinFisher’ın bugüne kadar tespit edilmesi en zor casus yazılımlardan biri olduğunu ve savunmadan kaçınmaya büyük önem verildiğini gösteriyor.

FinSpy veya Wingbird olarak da bilinen FinFisher, Kaspersky’nin 2011’den beri takip ettiği bir gözetim aracı. Araç çeşitli kimlik bilgilerinin, dosya listelerinin ve silinen dosyaların yanı sıra çeşitli belgeleri toplama, canlı akışla veri kaydetme ve web kamerası ve mikrofona erişim sağlama yeteneğine sahip. Windows implantları, FinFisher’ın radarın altına girdiği 2018 yılına kadar birkaç kez tespit edildi ve gözlem altına alındı.

Kaspersky çözümleri TeamViewer, VLC Media Player ve WinRAR gibi meşru uygulamaların kötü amaçlı kod içeren ve herhangi bir kötü amaçlı yazılıma bağlanamayan şüpheli yükleyicilerini tespit etti.

Casus yazılım virüslü uygulamada önceki sürümlerin aksine iki yeni bileşen tarafından korunuyordu: Kalıcı olmayan ön doğrulayıcı ve son doğrulayıcı. İlk bileşen, bulaştığı aygıtın bir güvenlik araştırmacısına ait olmadığından emin olmak için birden çok güvenlik denetimi gerçekleştiriyor. Kod güvende olduğundan emin olunca sunucu tarafında Post-Validator bileşeni devreye giriyor ve tam teşekküllü Truva atı platformunun dağıtımını üstleniyor.

FinFisher, dört adet özel yapım karmaşık ‘obfuscator’ ile büyük ölçüde karıştırılan bir örnek. Bu gizlemenin birincil işlevi casus yazılım analizini yavaşlatmak. Truva atı ayrıca bilgi toplamak için tuhaf yollara başvuruyor. Örneğin bir HTTPS protokolüyle korunan trafiği engellemek için tarayıcılardaki geliştirici modundan yararlanıyor.

Araştırmacılar ayrıca, Windows UEFI önyükleyicisinin yerini alan bir FinFisher örneği keşfettiler. Bu bileşen sistem açıldıktan sonra kötü amaçlı bileşenle birlikte işletim sistemini başlatıyor. Bu bulaşma yolu, saldırganların üretici yazılımı güvenlik kontrollerini atlamalarına gerek kalmadan bir önyükleme seti çalıştırmalarına olanak sağlıyor. UEFI enfeksiyonları nadirdir ve genellikle yürütülmesi zordur, iyi saklanmaları ve temizlenmelerinin zor oluşuyla öne çıkarlar. Bu örnekte saldırganlar UEFI ürün yazılımının kendisine değil bir sonraki önyükleme aşamasına bulaştıysa da kötü amaçlı modül ayrı bir bölüme kurulduğundan ve virüslü makinenin önyükleme sürecini kontrol edebildiğinden saldırı gizlenmeyi başarıyordu.

Kaspersky GReAT Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi Baş Güvenlik Araştırmacısı Igor Kuznetsov, şunları söylüyor: “FinFisher’ı güvenlik araştırmacıları için erişilebilir kılmak adına yapılan çalışmaların büyüklüğü etkileyici ve endişe verici. Görünüşe göre geliştiriciler, en az Truva atının kendisi kadar şaşırtma ve analiz karşıtı önlemlere dikkat etmişler. Sonuç olarak algılama ve analizden kaçabilme yetenekleri, casus yazılımın izlenmesini ve tespit edilmesini özellikle zorlaştırıyor. Casus yazılımın yüksek hassasiyetle konuşlandırılmasının ve analiz edilmesinin pratikte imkansız olması, kurbanlarının savunmasız olduğu ve araştırmacıların özel bir zorlukla karşı karşıya kaldığı anlamına geliyor. Her bir örneği çözmek için çok büyük miktarda kaynak ayırmak gerekiyor. FinFisher gibi karmaşık tehditlerin güvenlik araştırmacılarının iş birliği yapmasının, bilgi alışverişinde bulunmasının ve bu tür tehditlerle mücadele edebilecek yeni güvenlik çözümlerine yatırım yapmasının önemini gösterdiğine inanıyorum.”

FinFisher hakkındaki raporun tamamını Securelist’te okuyabilirsiniz.

Kendinizi FinFisher gibi tehditlerden korumak için Kaspersky şunları önerir:

  • Uygulamalarınızı ve programlarınızı güvenilir web sitelerinden indirin.
  • İşletim sisteminizi ve tüm yazılımlarınızı düzenli olarak güncellemeyi unutmayın. Birçok güvenlik sorunu yazılımların güncellenmiş sürümleri yüklenerek çözülebilir.
  • E-posta eklerine güvenmeyin. Bir eki açmak veya bir bağlantıyı takip etmek için tıklamadan önce dikkatlice düşünün: Tanıdığınız ve güvendiğiniz birinden mi geliyor, bekliyor muydunuz, temiz mi? Gerçekte nereye gittiklerini görmek için bağlantıların ve eklerin üzerine gelip bekleyin.
  • Bilinmeyen kaynaklardan yazılım yüklemekten kaçının. Kötü amaçlı dosyalar içerebilirler.
  • Tüm bilgisayarlarda ve mobil cihazlarda, Kaspersky Internet Security for Android veya Kaspersky Total Security gibi güçlü bir güvenlik çözümü kullanın.

Kuruluşların korunması için Kaspersky aşağıdakileri öneriyor:

  • Kurumsal olmayan yazılım kullanımı için bir politika oluşturun. Güvenilmeyen kaynaklardan yetkisiz uygulama indirmenin riskleri konusunda çalışanlarınızı eğitin.
  • Hedefli saldırıların çoğu kimlik avı veya diğer sosyal mühendislik teknikleriyle başladığından, personelinize temel siber güvenlik hijyen eğitimi verin.
  • Anti-APT ve EDR çözümlerini kurun. Tehdit keşfi ve tespiti, soruşturma ve olayların zamanında düzeltilmesi özelliklerini etkinleştirin. SOC ekibinizin en son tehdit istihbaratına erişimini sağlayın ve profesyonel eğitimlerle düzenli olarak becerilerini yükseltin. Yukarıdakilerin tümü Kaspersky Expert Security çerçevesi altında mevcuttur.
  • Uygun uç nokta korumasının yanı sıra, özel hizmetler yüksek profilli saldırılara karşı yardımcı olabilir. Kaspersky Managed Detection and Response hizmeti, saldırganlar hedeflerine ulaşmadan saldırıların erken aşamada belirlenmesine ve durdurulmasına yardımcı olur.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Teknoloji Haberleri

ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz: “Finans Sektörü Dijitalleşme ve Yeni Nesil Teknolojiler Üzerinden Şekillenecek” – İnternet Haber

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin ikincisini düzenlediği, 5 gün boyunca 50’den fazla oturumda 140 konuşmacının yer alacağı, Türkiye’nin en …

Published

on

By

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi’nin ikincisini düzenlediği, 5 gün boyunca 50’den fazla oturumda 140 konuşmacının yer alacağı, Türkiye’nin en kapsamlı online yapay zeka etkinliği Türkiye Yapay Zeka Haftası (TR AI Week 2021) ilk gününde yoğun ilgi gördü.

TR AI Week’in ilk gününde, etkinlik Ana Sponsoru ING Türkiye’nin Genel Müdürü Alper Gökgöz “Dijital Liderlik Yolunda Yapay Zekaya Stratejik Bakış” başlıklı oturumda Dünya Gazetesi (NBE) Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın sorularını yanıtladı. Alper Gökgöz konuşmasında finans sektöründe dijitalleşme, yapay zeka, yeni nesil teknoloji kullanımı ve ING Türkiye’nin dijital liderlik hedefi gibi konularına değindi.

ING olarak, dijitalleşmeyi stratejilerinin merkezine aldıklarını belirten ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “Biz kendimizi bankacılık lisansına sahip bir teknoloji şirketi olarak tanımlıyoruz. Sektörler arasındaki sınırlar giderek kalkıyor, bu da bizim gibi dinamik ve çevik kurumlar için birçok fırsatı barındırıyor. Dijitalleşme ING Grubu’nun DNA’sında var. Dijitalleşme odağında ilerlerken, ING aynı zamanda müşterilere kolay, akıllı ve kişisel bir deneyim sağlamaya odaklanıyor. Biz de bu vizyonla hareket ederek Türkiye’nin lider dijital kurumu olmayı hedefliyoruz. Müşteriler bankacılık sektörünü artık sosyal medya uygulamaları ya da e-ticaret uygulamaları ile kıyaslıyor. Bu noktada artık veriyi kullanabilen, kolay, akıllı ve kişisel bir deneyim sunan kurumlar öne çıkıyor” dedi.

Dijital liderliği, bankacılıktan ve rakamlardan daha öte bir yaklaşımla tanımladıklarını belirten Gökgöz “Dijital liderlikte odaklandığımız 3 temel konu var; müşteri deneyimi, güvenilirlik, fark yaratan ürün ve hizmetler. Biz veriyi, dijitali ve teknolojileri en iyi şekilde kullanarak müşterilerimizin hayatında bankacılığın yerini daha aza indirmeyi hedefliyoruz. Bu anlamda uygulamalara baktığımızda örneğin kredi tahsis kararlarımızın 99,8’ini otomatik süreçlerle veriyoruz. Ayrıca yapay zeka ve NLP destekli yazışmalı bankacılık asistanımız INGo’da 2018 yılından bu yana başlatılan tekil konuşma sayısı 13 milyon adet olarak gerçekleşti ve yaklaşık 1 milyar TL’lik kredi onaylandı. Bununla beraber 2020’den bu yana yaklaşık 173 bin saat mesai harcanmış tekrar eden işlerin robotize edilmesini sağladık. Bunlara ek olarak, en az altyapı kadar insan kaynağına da yatırım yapmanın önemli olduğuna inanıyor ve üniversiteler ile iş birliği yaparak yeni nesil yetkinliklere yönelik sertifika programlarını hayata geçiriyoruz. Geleceğe baktığımızda ise, bankaların artık bankacılık dışında alanlarda da iş birliği yapabileceği fırsatlar görüyoruz, çünkü artık bir platform haline geliyoruz. Bunun için de veriyi ve yapay zekayı iyi kullanmak gerekiyor, çünkü bu teknolojileri iyi kullanan kurumlar çağın kazananları olacak” diye aktardı.

ING Türkiye Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Yücel Ölçer: “Yeni nesil teknolojilerden ve veri biliminden bütüncül olarak yararlanıyoruz”

TR AI Week’in ilk gününde gerçekleşen bir diğer dikkat çekici oturum ise “Yapay Zekanın Finans Sektörünü Dönüştürücü Etkisi” başlıklı panel oldu. Harvard Business Review Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panele, ING Türkiye Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Yücel Ölçer, SC Yönetim Danışmanlık Kurucu Soner Canko ve Özyeğin Üniversitesi öğretim üyesi Levent Güntay katıldı. Konuşmacılar finans sektöründeki dijital dönüşümde yapay zekanın etkisi, yeni nesil teknolojilerle trendlerin nasıl değişeceği ve rekabette nelerin şirketleri ön plana çıkartacağı gibi birçok konuyu ele aldı.

Geliştirdikleri algoritmalar ve modeller ile beraber iç süreçlerin daha verimli hale geldiğini ve daha otonom şekilde süreçlerini yürüttüklerini ifade eden ING Türkiye Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Yücel Ölçer, “Geleceğin bankacılığı için çalışırken yapay zeka, robot teknolojileri gibi teknolojiler temelinde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Veri bilimi ve yapay zekayı sanata benzetiyoruz; veriyi doğru şekilde işlemenin, anlamlandırmanın, basite indirgeyerek yönetilebilir hale getirmenin bir sanat olduğunu düşünüyoruz. Birçok sürecimizde yeni nesil teknolojilerden ve veri biliminden bütüncül olarak yararlanıyoruz” açıklaması yaptı.

Yücel Ölçer sözlerine şöyle devam etti: “İnovasyon bizim için yenilikçi bakış açısı, yaptığımız için daha iyi yapabilmek ve bunu da analitik olarak sistem ve süreçle takip edebilmek demek. Biz inovasyonu kurum kültürüne entegre ediyoruz ve banka içerisinde birçok proje geliştiriyoruz. Bu bakış açısını sağlamak için de hem esnek çalışma modelleri sunuyoruz hem de çevik çalışma metodu ile ilerliyoruz. Ayrıca bunu bir adım daha ileriye götürerek PACE dediğimiz bir inovasyon yöntemini kullanıyoruz ve her adımda müşterilerimizin isteklerini dinliyoruz. Bankamız genelinde çalışma arkadaşlarımız ana prensipleriyle yapay zeka ve algoritmaların neler yapılabileceğini biliyor ve projeler geliştiriyor. Inovasyon bizim için tabana yaygın, DNA’mızda olan ve daha çok odaklanmak istediğimiz bir özellik.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Teknoloji Haberleri

TikTok’tan ‘Gençliğin Dijital Refahı’ kampanyası – İnternet Haber

Dünyanın önde gelen kısa video platformu TikTok’un en büyük önceliklerinden biri; başta aileler olmak üzere, herkes için güvenli ve pozitif bir …

Published

on

By

Dünyanın önde gelen kısa video platformu TikTok’un en büyük önceliklerinden biri; başta aileler olmak üzere, herkes için güvenli ve pozitif bir ortam sunmaktır. TikTok bu kapsamda, gençliğin dijital refahı için önemli bir adım atarak ilk webinarını gerçekleştirdi.

TikTok’un gençlik için yeni bir bakış açısı geliştirmeyi hedeflediği bu etkinlikte, platformun güvenlik özellikleri ve kullanıcı topluluğunun refahını korumaya yönelik politikalar hakkında önemli bilgiler paylaşıldı. En önemlisi de TikTok’un SosyalBen Vakfı’yla ortaklaşa hayata geçirdiği #gençolmak kampanyası tanıtıldı.

#gençolmak kampanyası, gençler arasında samimi ve destekleyici bir topluluğu teşvik ediyor. Türkiye’deki ebeveynler arasında da dijital okuryazarlığı teşvik eden kampanya; platformdaki aile güvenliği kaynakları, araçları ve özellikleri hakkında da eğitim vermeyi amaçlıyor.

TikTok, kampanyayı güçlendirmek amacıyla; dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocukların yeteneklerini keşfetmelerini ve geliştirmelerini amaçlayan sivil toplum kuruluşu olan SosyalBen Vakfı’yla da bir ortaklık gerçekleştirdi. TikTok ve SosyalBen Vakfı, kampanyayla Türkiye’deki gençleri Tiktok’un güvenlik önlemleri konusunda eğitmeyi, gençleri dijital platformları bilinçli ve olumlu kullanmaya teşvik etmeyi ve gençlerin dijital yolculuklarına rehberlik etme konusunda ebeveynleri bilinçlendirmeyi amaçlıyor. Bu ortaklığın bir parçası olarak, yetenekli gençleri keşfetmek ve yeteneklerini geliştirmek için TikTok’u nasıl kullanacakları konusunda eğitmek için atölye çalışmaları düzenleniyor.

TikTok Topluluk Kuralları hakkında bilgilerin de paylaşıldığı etkinliğin bir başka öne çıkan başlığıysa, internetin yaygınlaşmasıyla birlikte artan siber zorbalıkla mücadele yöntemleriydi. Her iletişim aracında olabileceği gibi incitici içeriklerin varlığının risk oluşturduğunun farkında olan TikTok; bununla mücadele etmek, misafirperver ve destekleyici bir topluluk oluşturmak için bireylerin TikTok deneyimlerini kontrol etmelerine olanak tanıyan çeşitli uygulama ayarlarını tanıttı.

Aile Eşleştirme özelliğinin detaylarının açıklandığı webinarda, çeşitli içerik ve gizlilik ayarlarını etkinleştirmek için ebeveynlerin TikTok hesaplarının gençlerinkiyle nasıl ilişkilendirebileceği ve bunun önemi anlatıldı.

Sanal ortamda gerçekleştririlen bu seminerde TikTok METAP Kamu İlişkileri ve Politikaları Yöneticisi Farah Tukan kampanyanın detaylarını açıklarken, SosyalBen Vakfı Kurucusu ve Mütevelli Heyeti Başkanı Ece Çiftçi de misafir konuşmacı olarak yer aldı. Etkinlikte genç kullanıcılar için dijital refahın önemi vurgulandı.

Çevrimiçi güvenliğin endüstri çapında bir zorluk olduğunu ve kullanıcı güvenliğinin dijital olarak sağlanabilmesi için tüm ekosistemin birlikte çalışmasını gerektiğinin farkında olan TikTok, dijital refahın tüm kullanıcıları için sağlanmasına yönelik çalışmalarına devam edecek.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Teknoloji Haberleri

Sağlıkta Teknoloji Girişimciliğini Destekleyen Daiichi Sankyo Türkiye’den CardioXplore Sağlık Hackaton’u – İnternet Haber

Japonya’nın en büyük ilaç firmalarından olan ve Türkiye’de büyümesini sürdüren Daiichi Sankyo, hayata geçirdiği sağlık hackathon projesi ile yeni …

Published

on

By

Japonya’nın en büyük ilaç firmalarından olan ve Türkiye’de büyümesini sürdüren Daiichi Sankyo, hayata geçirdiği sağlık hackathon projesi ile yeni nesil ilaç şirketi yaklaşımını güçlendirmeye devam etti.

Almanya, Portekiz, Belçika, İspanya ile aynı anda gerçekleştirilen CardioXplore Sağlık Hackathonu’nun Türkiye ayağı, 14 -15 Ekim 2021 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlendi. 18 yaş üstü herkesin katılımına açık olan ve başvuruların çevrimiçi kanallardan bireysel olarak gerçekleştirilirken, ekipler hackathon sırasında oluşturuldu.

İki gün boyunca süren ekip çalışmaları ve mentorlarla ekiplerin görüşmelerinin ardından hazırlanan yazılım tabanlı projeler hem Türkiye’de hem de Avrupa’daki sektör profesyonellerinden oluşan jürilerin değerlendirmelerine sunuldu. Kovid-19 ile ilgili her türlü kuralın titizlikle uygulandığı sağlık hackothonu değerlendirmelerinde hastaların hayatı kolaylaştıran, sahadan gelen ihtiyaçlara yönelik, teknoloji ile bütünleşen, yenilikçi çözümler sunan ve uygulanabilir olması kriterleri gözetildi.

TÜSEB Halk Sağlığı ve Kronik Hastalıklar Enstitüsü başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Prof.Dr. İlhan Satman, Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Değertekin, Türk Kardiyoloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof.Dr. Mehmet Ertürk, Dijital Sağlık ve Biyoinformatik Derneği Başkanı ve Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği İdari Sorumlusu Doç.Dr. İlker Tekkeşin, ReDis Innovation kurucu ortağı Selin Arslanhan, Teknoloji İletişimcisi Sertaç Doğanay ve Turkcell Yapay Zekâ ve Veri Analizi Yöneticisi Caner Çanak, hackathon’un Türkiye’deki yarışma ayağının jürisini oluşturdu.

Daiichi Sankyo Türkiye’den Para Ödülü

Türkiye’de 5 takımın yarıştığı CardioXplore Sağlık Hackathonu’nda birinciliği; Meryem Doğan, Nur Pınar Zencirci, Murat Zabun ve Abdurrahman Tekir’in oluşturduğu Telecardio AI, veri takibi yaparak erken teşhis ile kalp krizleri riskini azaltan aplikasyon projesi ile kazandı.

Ceyda Hakdiyen, Zülal Saydam, Berk Conker ve Nazlı Can Meydan’ın takımı Beat by Beat, “Ameliyat Sonrası Hasta Takip Aplikasyonu” ile ikinciliği kazanırken, CardioXplore’un Türkiye dahil 5 ülkeden projelerin de yarıştığı Avrupa ayağında da mücadele eden Tornado ekibi, yapay zekâ tabanlı erken teşhis aplikasyonu ile üçüncü oldu.

Hackathon’un Türkiye ayağında birinci olan ekip 20.000 TL, ikinci olan ekip 15.000 TL ve üçüncü olan ekip ise 10.000 TL ile para ödülü ile Daiichi Sankyo Türkiye tarafından ödüllendirildi.

“CardioXplore Sağlık Teknoloji Girişimciliğini Tetikleyecek”

Jüri üyelerinden Sertaç Doğanay, kendisi için de oldukça besleyici olduğunu belirtirken, “Çok başarılı bir etkinlik gerçekleştirildiğini düşünüyorum. Pandemi nedeniyle yaklaşık 1,5 yıldır evden çıkamadığımız için hem bu tip aktiviteleri hem de gençlerle bir arada olmayı çok özlemişiz.” sözleri ile etkinliği değerlendirdi.

Selin Arslanhan ise Türkiye’de teknoloji girişimciliğini tetikleyecek bu tip etkinliklerin çok kıymetli olduğunu belirterek, “Sağlık teknolojilerinde Türkiye’de bir potansiyel olduğunu göstermeye, sahadaki problemlere çözüm üretebilecek girişimci adaylarının olduğunu göstermeye ihtiyacımız var. Bu nedenle Cardio Xplore gibi etkinlikler çok önemli. Belli bir alana odaklı, somut ihtiyaçları ortaya koyan ve onlara çözüm sunma sürecini tetiklemesi nedeniyle de daha da kritik. Sağlık ekosistemini ve sağlıkta teknoloji girişimciliğini tetikleyecek bir program olarak görüyorum.” dedi.

Gençlerin sağlıkla ilgili problemlere yönelik sorunu çözmek için gösterdikleri çabanın çok önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Muzaffer Değertekin, “Projelerde; teknolojiyi kullanarak hayatımızı kolaylaştıran, aynı zamanda hayat kalitemizi artıran çözüm önerileriyle bir araya geldik. Özellikle gelişmiş ülkelerde artan yaş ortalaması nedeniyle sağlık çözüm bekleyen en önemli alan olarak karşımıza çıkıyor. Yanı sıra ciddi yatırım gerektiren bir alan. Bu tip projelerin oluşturulması ve geliştirilmesi hem bir başlangıç olarak hem de bu fikirlerin özellikle üniversitedeki gençlerin bu konularda fikirlerinin ve girişimlerinin olması, cesaretle buna teşebbüs etmeleri de önemli.” sözleri ile CardioXplore’u önemine dikkat çekti.

Özellikle sağlık sektöründe belli alanlara yönelik teknoloji girişimlerinin önem kazanmaya devam edeceğini belirten Daiichi Sankyo Türkiye Genel Müdürü Fatih Yedikardeş ise, “Yeni nesil bir ilaç şirketi olma yolunda gerçekleştirilen CardioXplore Sağlık Hackathon’u, özellikle gençlerimizin hasta sorunlarına uygulanabilir çözümler sunması açısından oldukça önemliydi. Bu etkinliğin sürdürülebilir olmasını sağlayarak, girişimci gençlerimizi desteklemeye devam edeceğiz.” dedi.

Türkiye, Avrupa’da Üç Projeyle Yarıştı

Tüm ülkelerden seçilen projelerin mücadelesinde ise Türkiye’yi Tornado’nun yanı sıra; Eren Ömer Tekeli, Zehra Karabulut, Cemre Karabacak ve Muhammed Emin Şahin’in Avatar ekibi sağlıklı yaşam dönüşüm motivasyonunu artıran sanal gerçeklik uygulaması ve Cansu Kılıç, Irmak Göfer, Murat Turan ile Nesime Gülaydın’ın hastalar için veri takibi yapan aplikasyonla yarıştığı Cardio-Tech takımları temsil etti.

Kardiyolog Prof. Dr. Christian Zugck, Küresel Sağlık Okuryazarlığı Akademisi (Global Health Literacy Academy) temsilcisi Kristine Sorensen, Avrupa İlaç Endüstrisi ve Dernekleri Federasyonu (European Federation of Pharmaceutical Industries and Associations – EFPIA) Kıdemli Yönetici Ortağı Zsófia Bakonyi ile Deggendorf Teknoloji Enstitüsü’ndan Prof. Dominik Böhler’den oluşan jürinin değerlendirmelerine sunuldu.

Avrupa çapında 126 katılımcının oluşturduğu 23 projeden birinciliği kazanan proje, İstanbul ofisinin de bağlı olduğu Daiichi Sankyo Avrupa tarafından hayata geçirilecek.

Hackathonda Ekiplerin Odaklandığı Çözüm Alanları

  • Hastane/doktor vizitenin yerini almasa da yüz yüze görüşmenin eksikliğini azaltacak, günlük basit soruların yanıtlarını alabilecekleri, hastanın takibini de kolaylaştıracak çözümler ne olabilir?
  • Sürekli stres altında çalışan doktor ve hemşirelerin yüksek motivasyon ve empati düzeyinde kalmalarına nasıl yardımcı olabiliriz?
  • Vücudumuzu izlediğimiz uygulamaların, özellikle doktorların onayladığı bilgiler ve uygun tavsiyelerle zenginleşmesini ve kullananların sağlıklarındaki olumlu değişimleri kısa vadede görerek, olumsuz örneklere sırtlarını dönmelerini nasıl sağlayabiliriz?
  • Sağlıkla ilgili süreçleri bütünsel bir yaklaşımla takip eden, farklı disiplinlerden gelen uzmanların bir arada olduğu bir ortamı en çok sayıda kişiye nasıl ulaşılır kılarız?

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending