Connect with us

Gündem

Bekleyen gübre destekleriyle birlikte 2021-2022 harman yılı gübre destekleri çiftçiye ödenmeli – İnternet Haber

DEVA Partisi Sektörel Politikalar Başkanı Birol Aydemir, COVID-19 salgınının etkisiyle artan gıda fiyatlarına paralel olarak 2020 yılının …

Published

on

DEVA Partisi Sektörel Politikalar Başkanı Birol Aydemir, COVID-19 salgınının etkisiyle artan gıda fiyatlarına paralel olarak 2020 yılının başından itibaren küresel gübre fiyatlarında tarihi oranlarda artışlar meydana geldiğini söyleyerek açıklamalarda bulundu:

‘Üre, amonyak, nitrik asit gibi ara ürünlerde karaborsa oluşmuş durumda’

“Talep kaynaklı bu yükselişe ek olarak geçtiğimiz aylarda enerji fiyatlarında yaşanan anormal artışlar hammaddesi doğal gaz olan gübre sektöründeki bazı firmaların üretimi durdurmalarına neden olmuştur. Spot piyasada doğal gaz bulamayan firmaların üretimi durdurması, ithalatçı ülkelerin panik alımlarına geçmesinin de etkisiyle üre, amonyak, nitrik asit gibi ara ürünlerde karaborsa oluşmuştur. Ülkemiz gübre sanayisinin hammadde ihtiyacı 95 oranında ithal girdiye bağımlı halde olduğu ve kur istikrarı ortadan kalktığı için çiftçimiz dünyada yaşanan bu sıkıntıyı katmerli bir şekilde yaşamaktadır.”

1.09.2020

1.08.2021

10.10.2021

Üre Gübresi Fabrika Çıkış Fiyatı

1.925 TL/Ton

4.200 TL/Ton

7.000 TL/Ton

‘Gübre sorunu sadece çiftçilerin değil tüm vatandaşlarımızın sorunu’

“Tarımsal üretimin temel girdilerinden olan gübre fiyatının 3,6 kat artmasının ve halihazırda finansal imkânları kısıtlı olan üreticilerin daha az gübre kullanmasının sonuçlarını 2022 yılının harman döneminde tecrübe edeceğiz. Hükûmeti şimdiden uyarıyoruz. Gübre sorunu sadece çiftçilerin değil, gıda güvenliğine ve enflasyonuna olan etkisi sebebiyle tüm vatandaşlarımızın sorunudur.”

‘Çiftçiler artan girdi maliyetleri ve iklim değişikliği tehdidiyle boğuşurken Tarım Kredi Kooperatifleri marketçiliğe soyunuyor’

“Üreticilerin çıkarlarını korumak, onlara destek olup ekonomik faaliyetlerine katkı sunmak amacıyla kurulan Tarım Kredi Kooperatifleri, Sarayın emri ile marketçiliğe soyunuyor. Çiftçiler ise artan girdi maliyetleri ve iklim değişikliği tehditleri altında ile kara bir kışa hazırlanıyor.”

‘DEVA iktidarında gübrenin yarısı devlet tarafından karşılanacak’

DEVA Partisi’nin Tarım Eylem Planını hatırlatan Aydemir şunları söyledi:

“DEVA Partisi olarak bu durumu kabul etmiyoruz. DEVA iktidarında, Tarım Eylem Planında açıkladığımız gibi çiftçinin ihtiyacı olan gübrenin yarısı devlet tarafından karşılanacak. Tarım Kredi Kooperatifleri bir kesim için rant kapısı olmaktan çıkıp kriz anlarında üreticinin yanında olan verimli bir yapıya kavuşturulacak. Yerli gübre sanayinin oluşturulması için gerekli olan yatırımlar bir an önce tamamlanacak, kimyasal gübrenin yanında organik gübre için de teşvikler artırılacak.”

‘İran ve Mısır gibi ülkelerle ikili görüşmeler ile üreticimizin ihtiyacı olan tedarik güvenliğini sağlayacağız’

“Dünyanın en geniş doğal gaz üreticilerine komşu olan ülkemizin; özellikle BOTAŞ’ın imkanlarını kullanarak, oluşturulacak gübre sanayinin hammaddesini uygun fiyat ve koşullarda tedarik etmesinin alt yapısını hazırlayacağız. Ayrıca, başta linyit olmak üzere yerli kaynakları kullanarak yerli gübre üretiminin artırılması için gerekli çalışmalar yapılacak ve teşvikler verilecektir. Halihazırda gübre üretiminde ve ihracatında söz sahibi olan İran ve Mısır gibi ülkeler ile yapılacak ikili görüşmeler ve anlaşmalar ile üreticimizin ihtiyacı olan tedarik güvenliği sağlanacaktır.”

Aydemir, gübre krizinin aşılması için partisinin önerilerini sundu:

DEVA Partisi olarak gübre krizinin aşılması için önerilerimiz

  • Tarım Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı TÜİK, STK temsilcileri ve özel sektör temsilcileri ile acilen bir çalıştay yapılmalı. Ülkedeki stok talep ve arz verileri şeffaf ve gerçekçi bir şekilde paylaşılmalıdır.
  • Gübre sektöründe faaliyet gösteren ana ithalatçı ve üretici firmalar ile acilen bir koordinasyon kurulu oluşturulmalı firmaların arz planları ve fiyat politikaları netleştirilmelidir. Gerekli durumda bu firmaların satış ve stok imkanlarının artırılması için kamu bankaları ve Kredi Garanti Fonu imkânları kullanılarak firmaların finansal durumları güçlendirilmeli.
  • Özellikle geçtiğimiz yıl yaşanan kuraklıktan etkilenen ve geçmiş borç yükü olan çiftçilerimiz için, Çiftçi Kayıt Sisteminde beyan ettikleri ürünler için gerekli olan gübre alımları en az 2 yıl ödemesiz olarak Ziraat Bankası’ndan kredilendirilmeli.
  • Geçmiş döneme ait gübre desteklerinden hala bekleyen var ise bir an önce ödenmeli. 2021-2022 harman yılı için gübre destekleri avans olarak çiftçiye ödenmelidir.
  • Üreticiler nezdinde panik alımlarının önüne geçmek ve stokçulardaki ürünlerin arzını artırmak için Tarım Kredi Kooperatifleri kanalı ile vadeli gübre satışı yapılmalıdır. Bahar aylarında kullanacağı gübreyi fiyat artışlarından korunmak adına şimdiden deposuna çekmek isteyen çiftçiler TKK’dan Nisan teslimli teklif alabilirlerse kısa vadeli taleplerini azaltacaklardır. Stokçular ise fiyatın daha fazla yükselemeyeceğini öngörerek ellerindeki stokları piyasaya süreceklerdir.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Gündem

Deva’dan İktidara ‘Gri Liste’ Tepkisi ‘Uyarılarımız dikkate alınmadığı için Türkiye gri listeye alındı’ – İnternet Haber

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu,Türkiye’nin Uluslararası Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından kara para aklama ve …

Published

on

By

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu,Türkiye’nin Uluslararası Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele konusunda ‘gri liste’ye alınmasına tepki gösterdi.

Geçtiğimiz yıl Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesi Kanun Teklifinin Meclis’te görüşüldüğü sırada, söz konusu kanun teklifinin maksadının dışında düzenlemeler içerdiğine ve buna karşın teklifte kara para aklama, yolsuzluk ve terörizmin finansmanının önlenmesi konusunda etkili tedbirlere yer verilmediğine dair görüşlerini dile getirdiklerini söyleyen Yeneroğlu’nun açıklamaları şöyle:

‘Müzakere kültüründen tamamen uzaklaşan iktidar nedeniyle bugün gri listedeyiz’

İktidarı dernek ve vakıflara yönelik aşırı kısıtlamalardan vazgeçmesi gerektiği konusunda uyardıklarını belirten Yeneroğlu:

“Ancak müzakere kültüründen tamamen uzaklaşan iktidar nedeniyle bugün FATF’in kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele konusunda ‘yeterince çaba göstermeyen’ ülkelerin bulunduğu ‘gri liste’sinde yer almaktayız. DEVA Partisi olarak söz konusu kanun teklifi hakkında FATF eleştirilerinin odağında olan ‘Siyasi Nüfuz Sahibi Kişiler’ ile ilgili FATF düzenlemelerine uyum için herhangi bir değişiklik yapılmamasını eleştirmiş ve uyarılarda bulunmuştuk. Ne yazık ki, geçtiğimiz günlerde Avrupa Komisyonu da Türkiye’de idarenin şeffaf çalışmadığını, ihalelerin açık bir şekilde gerçekleştirilmediğini ve yolsuzluk konularında yargının siyasi etkiye açık olduğunu ifade etti. FATF da yolsuzlukla mücadele konusunda yeterli çabanın gösterilmediğini aynı şekilde tespit etti.”

‘Belediyelerdeki kayyum rejimi FATF düzenlemelerine uyum adı altında STK’lara uyarlanmıştır’

“FATF, sivil toplum kuruluşlarının yasa içerisinde faaliyet gösterdiği müddetçe faaliyetlerine müdahale edilmemesi ve engellenmemesi; öte yandan terörizmin sivil toplum kuruluşları üzerinden finanse edilmesinin önüne geçmek için de gerçek riske dayalı denetimi hayata geçirmesi gerektiğini ortaya koydu. Yasal faaliyette bulunan dernek ve vakıfların terörle suçlanmaması ve faaliyetlerinin önlenmemesi, öte yandan Türkiye’nin özellikle uluslararası terör örgütlerinin para akışlarının sağlandığı bir merkez olmasının önüne geçilmesi gerekmektedir. Fakat ne yazık ki hükûmet bugüne kadar bunun neredeyse tam tersini yapmış, geçtiğimiz yıl çıkarılan söz konusu Kanun ile de belediyelerdeki kayyum rejimi FATF düzenlemelerine uyum adı altında sivil toplum kuruluşlarına uyarlanmıştır.”

‘Bu kararla birlikte Türkiye’nin yurtdışı sermaye piyasalarına erişimi ve bankacılık işlemleri yapması daha da zorlaşacaktır.’

“Türkiye’nin gri listeye alınması, risk primi yüksek olan ülkemizi daha da riskli hale getirmiştir. Bu kararla birlikte Türkiye’nin yurtdışı sermaye piyasalarına erişimi ve bankacılık işlemleri yapması daha da zorlaşacaktır. Pahalı olan dış kaynaklar ne yazık ki daha da pahalılaşacaktır.”

‘DEVA Partisi olarak hükûmete çağrıda bulunuyoruz’

1- Yolsuzluk ve rüşveti önlemek için şeffaflık kurallarını hayata geçirin. Siyasi nüfuz sahibi kişilerle alakalı uluslararası kriterleri iç hukuka uyarlayın.

2- Türkiye’nin bir kara para aklama ve uluslararası terör örgütlerinin nakit akışını gerçekleştirdiği bir merkez ülke olmasını engelleyin.

3- Terörizmin finansmanını önleme kanunlarını sivil toplum kuruluşları üzerinde bir sopa olarak kullanmaktan vazgeçin. Dernek ve vakıflara ilişkin mevzuatı derhal demokratik toplum düzeninin gerekliliklerine uygun hale getirin.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Gündem

En Çok Trafik Cezası Araç Plakalarına Kesildi – İnternet Haber

2021 yılının ilk 9 aylık diliminde 308 bin 955 trafik kazası meydana gelirken, bu kazaların 142 bin 555’ü sürücü kaynaklı sebeplerden dolayı …

Published

on

By

2021 yılının ilk 9 aylık diliminde 308 bin 955 trafik kazası meydana gelirken, bu kazaların 142 bin 555’ü sürücü kaynaklı sebeplerden dolayı meydana geldi. Uygulanan denetimlerde ise 9 aylık dönemde 13 milyon 838 bin 997 trafik cezası kesildiği görülürken, bu cezaların 11 milyon 103 bin 937 ile büyük bir kısmının araç plakasına uygulandığı kaydedildi.

Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı (trafik.gov.tr) verilerinden elde edilen bilgilere göre, 2021 yılının 9 aylık diliminde 308 bin 955 trafik kazası meydana gelirken, bu kazaların 142 bin 555’ü sürücü kaynaklı meydana geldi. Bu kazalarda bin 797 kişi olay yerinde yaşamını yitirirken, 202 bin 501 kişi ise yaralandı. Ayrıca 2021 yılının geneline bakıldığında kazaların en çok yandan çarpma şeklinde olduğu görüldü. Ülke genelinde uygulanan trafik cezalarının adetsel dağılımına bakıldığında ise yaya, yolcu, sürücü ve araç plakası olmak üzere 2021 yılının ilk 9 ayında toplam 13 milyon 833 bin 997 ceza kesildiği saptandı.

Medya takip kurumu Ajans Press, trafik kazaları ile alakalı basına yansıyan haber adetlerini çıkardı. Ajans Press’in dijital basın arşivinden derlediği bilgilere göre 2021 yılı içerisinde trafik kazaları ile alakalı basına 12 bin 329 haber yansıdığı tespit edildi. 2021 yılının başından bugüne kadar yapılan haber incelemesinde trafik kazalarının en çok yerel yayınlarda yer aldığı görülürken, online mecrada çıkan haber sayısının 35 binden fazla olduğu kaydedildi. Özellikle şehirlerarası yolcu taşımacılığında meydana gelen kazaların medyanın da gündeminde olduğu görüldü.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Gündem

İl Müdürü Özen: İklim Değişikliğine Karşı Önlemlerimizi Vakit Kaybetmeden Almalıyız – İnternet Haber

İzmir İl Tarım Müdürlüğü’nde İklim Değişikliği ve Tarıma Etkilerini konuşmak üzere düzenlenen toplantıda üreticilerle bir araya gelen İl …

Published

on

By

İzmir İl Tarım Müdürlüğü’nde İklim Değişikliği ve Tarıma Etkilerini konuşmak üzere düzenlenen toplantıda üreticilerle bir araya gelen İl Müdürlüğü yöneticileri, iklim değişikliği sürecini ve alınması gereken önlemleri değerlendirdi. FAO tarafından uygulanan bir proje vasıtasıyla düzenlenen toplantıya uzman konuk olarak İklimbilimci Prof. Dr. Murat Türkeş de katıldı.

Toplantının açılışında konuşan İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Özen, iklim değişikliğinden en çok etkilenen sektörün tarım olduğunu hatırlattı ve bu konuda önlemlerin vakit kaybetmeden alınması gerektiğini söyledi. Tarımsal faaliyetler ve su kullanımı konusunda üreticilere seslenen Özen, “Kuraklık önümüzdeki yılların en önemli sorunu olacak. Artık sulamada geleneksel yöntemlerden uzaklaşmalıyız. Salma sulama yöntemleri yerine modern sistemleri tercih etmeye, suyumuzu doğru kullanmaya mecburuz.

Üreticilerimizin Duyarlı Olması Gerekiyor

Kuraklığa daha dayanıklı ve daha az sulama isteyen alternatif tarım ürünlerine ve tekniklerine doğru yönelmemiz gerekiyor. Bizler de tüm tarım teşkilatı olarak, Bakanlığımızın destekleri vasıtasıyla ve yerelde İzmirli üreticilerimiz için alacağımız tedbirlerle sizlerin yanında olacağız. Kurum ve kuruluşlar bu süreci çok iyi yönetse bile, başarılı olmak için üreticilerimizin bu konuya sahip çıkmaları ve duyarlı yaklaşmaları gerekiyor. İklim değişikliği sürecinin olumsuz etkilerinden en az şekilde etkilenmemiz için bu şart.” Dedi.

Toplantıda katılımcılara iklim değişikliğinin dünyada ve Türkiye’deki etkilerinden bahseden Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, iklim değişikliği krizinden en çok etkilenen ülkelerden birinin Türkiye olacağını belirterek “1980 lerin başından bu yana afetlerin artması ve hava sıcaklıklarının yükselmesi bize önemli sorunların geleceğini işaret ediyor. Türkiye Suptropik iklimden tropik iklime geçiş yapıyor. Her alanda ciddi bir risk yönetimi şart” diye konuştu.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending