Connect with us

Gündem

Abdi İbrahim Oftalmoloji Bölüm Müdürlüğü 14 Ekim Dünya Görme Günü – İnternet Haber

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kaynaklarına göre dünyada yaklaşık bir milyardan fazla insanın, önlenebilecek veya henüz tedavi edilmemiş bir görme …

Published

on

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kaynaklarına göre dünyada yaklaşık bir milyardan fazla insanın, önlenebilecek veya henüz tedavi edilmemiş bir görme bozukluğu bulunuyor. DSÖ verilerine göre görme kayıplarının yüzde 90’ı önlenebilir veya tedavi edilebilir. Abdi İbrahim Oftalmoloji Bölüm Müdürlüğü dünyada her yıl ekim ayının ikinci perşembe gününde kutlanan Dünya Görme Günü kapsamında tedavi edilebilir körlük ve görme kusurlarına dikkat çekmek için hazırladığı #görmedenbilemezsin kampanyası ile farkındalığı artırmayı amaçlıyor.

KÖRLÜK ve görme azlığına dikkat çekmek için tüm dünyada her yıl ekim ayının ikinci perşembe gününde “Dünya Görme Günü” kapsamında çeşitli etkinliklerle farkındalık oluşturulmaya çalışılıyor. Abdi İbrahim Oftalmoloji Bölüm Müdürlüğü , 14 Ekim Dünya Görme Günü nedeniyle tedavi edilebilir körlük ve görme kusurlarına dikkat çekmek için hazırladığı #görmedenbilemezsin kampanyası ile farkındalığı artırmayı amaçlıyor.

DSÖ verilerine göre dünyada yaklaşık bir milyardan fazla insanın, önlenebilecek veya henüz tedavi edilmemiş bir görme bozukluğu bulunuyor. Abdi İbrahim Oftalmoloji Bölüm Müdürlüğü, tarafından 14 Ekim Dünya Görme Günü nedeniyle yapılan açıklamada zamanında gerçekleştirilen muayeneler sonucunda görme kayıplarının yüzde 90’ının önlenebileceğine veya tedavi edilebileceğine dikkat çekiliyor.

Kampanya ile ilgili açıklamada, “Göz ve görmeyle ilgili şikayetler çoğunlukla göz ardı edilebiliyor. Bireyler hekime başvurmak yerine kendi çözümlerini üretmeye yönelebiliyorlar. Muayene olmadan görme kaybına neden olabilecek sinsi seyreden göz hastalıklarının farkına varılamayacağını, #görmedenbilemezsin hashtagini özellikle vurgulayarak anlatmaya çalışıyoruz. Önlenebilir görme kayıplarının önüne geçmek için, toplumdaki her bireyi göz muayenelerini yaptırmaya davet ediyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Kampanya kapsamında Abdi İbrahim sosyal medya hesapları üzerinden farkındalık adına paylaşımlar yapılacak, video çalışmaları ile göz hastalıklarına dair bilgiler verilecek. Ekim ayının sonuna kadar devam edecek kampanya ile pandemi dönemini evde kapalı geçiren tüm aile bireylerinin başta çocuklar olmak üzere göz yorgunluğu yaşadığına dikkat çekilen açıklamada özellikle dijital ekran kullanımı yoğun olan insanlar üzerinde farkındalık oluşturmaya çalışılacak.

Dünyada 91 milyon çocuk görme kaybı ile yaşıyor

Görme ile ilgili DSÖ verilerine yer verilen açıklamada görme bozukluğuna sahip insanların işsiz kalma olasığı 3 kat daha fazla olduğu belirtilirken, motorlu kazalara 3 kat daha yatkın olduğu vurgulandı. Görme bozuklukları yaşayan kişilerin depresyon ve anksiyeteye 3 kat, yürürken düşmeye 2 kat daha yatkın olduğu belirtildi. Yine verilere göre görme bozukluklarının yüzde 84’ü göz hastalıklarından kaynaklanıyor. Yaklaşık 100 milyon kişide cerrahi operasyon ile tedavi edilebilecek katarakt bulunuyor.

Öğrenmenin yaklaşık yüzde 80’inin görme yoluyla olduğu bilgisine yer verilen açıklamada, dünyada 91 milyon çocuğun görme kaybı ile yaşadığı, okul çağındaki 4 çocuktan birinde öğrenmeyi, kişiliği ve okula uyumu etkileyen bir görme bozukluğu bulunduğu vurgulandı. Açıklamada; “teknoloji kullanımının yoğun olduğu çağımızda, dijital göz yorgunluğuna sahip 10 kişiden 9’u veya daha fazlası, günde 2 veya daha fazla saat cihaz kullanıyor” denildi.

Göz sağlığının korunması için ne yapılmalı?

  • Yeni doğan ve 1,5-3 yaş arası çocuklarda mutlaka göz muayeneleri yapılmalı,
  • 35 yaştan itibaren 1 veya 2 yıllık aralıklarla düzenli göz muayenesine gidilmeli,
  • Bilgisayar başında gözler sık sık kırpılmalı,
  • 20 dakikada bir, 20 saniye boyunca uzağa bakılarak gözler rahatlatılmalı,
  • Sağlıklı beslenmeye özen gösterilmeli,
  • Sigara kullanımından uzak durulmalı.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Gündem

Deva’dan İktidara ‘Gri Liste’ Tepkisi ‘Uyarılarımız dikkate alınmadığı için Türkiye gri listeye alındı’ – İnternet Haber

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu,Türkiye’nin Uluslararası Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından kara para aklama ve …

Published

on

By

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu,Türkiye’nin Uluslararası Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele konusunda ‘gri liste’ye alınmasına tepki gösterdi.

Geçtiğimiz yıl Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesi Kanun Teklifinin Meclis’te görüşüldüğü sırada, söz konusu kanun teklifinin maksadının dışında düzenlemeler içerdiğine ve buna karşın teklifte kara para aklama, yolsuzluk ve terörizmin finansmanının önlenmesi konusunda etkili tedbirlere yer verilmediğine dair görüşlerini dile getirdiklerini söyleyen Yeneroğlu’nun açıklamaları şöyle:

‘Müzakere kültüründen tamamen uzaklaşan iktidar nedeniyle bugün gri listedeyiz’

İktidarı dernek ve vakıflara yönelik aşırı kısıtlamalardan vazgeçmesi gerektiği konusunda uyardıklarını belirten Yeneroğlu:

“Ancak müzakere kültüründen tamamen uzaklaşan iktidar nedeniyle bugün FATF’in kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele konusunda ‘yeterince çaba göstermeyen’ ülkelerin bulunduğu ‘gri liste’sinde yer almaktayız. DEVA Partisi olarak söz konusu kanun teklifi hakkında FATF eleştirilerinin odağında olan ‘Siyasi Nüfuz Sahibi Kişiler’ ile ilgili FATF düzenlemelerine uyum için herhangi bir değişiklik yapılmamasını eleştirmiş ve uyarılarda bulunmuştuk. Ne yazık ki, geçtiğimiz günlerde Avrupa Komisyonu da Türkiye’de idarenin şeffaf çalışmadığını, ihalelerin açık bir şekilde gerçekleştirilmediğini ve yolsuzluk konularında yargının siyasi etkiye açık olduğunu ifade etti. FATF da yolsuzlukla mücadele konusunda yeterli çabanın gösterilmediğini aynı şekilde tespit etti.”

‘Belediyelerdeki kayyum rejimi FATF düzenlemelerine uyum adı altında STK’lara uyarlanmıştır’

“FATF, sivil toplum kuruluşlarının yasa içerisinde faaliyet gösterdiği müddetçe faaliyetlerine müdahale edilmemesi ve engellenmemesi; öte yandan terörizmin sivil toplum kuruluşları üzerinden finanse edilmesinin önüne geçmek için de gerçek riske dayalı denetimi hayata geçirmesi gerektiğini ortaya koydu. Yasal faaliyette bulunan dernek ve vakıfların terörle suçlanmaması ve faaliyetlerinin önlenmemesi, öte yandan Türkiye’nin özellikle uluslararası terör örgütlerinin para akışlarının sağlandığı bir merkez olmasının önüne geçilmesi gerekmektedir. Fakat ne yazık ki hükûmet bugüne kadar bunun neredeyse tam tersini yapmış, geçtiğimiz yıl çıkarılan söz konusu Kanun ile de belediyelerdeki kayyum rejimi FATF düzenlemelerine uyum adı altında sivil toplum kuruluşlarına uyarlanmıştır.”

‘Bu kararla birlikte Türkiye’nin yurtdışı sermaye piyasalarına erişimi ve bankacılık işlemleri yapması daha da zorlaşacaktır.’

“Türkiye’nin gri listeye alınması, risk primi yüksek olan ülkemizi daha da riskli hale getirmiştir. Bu kararla birlikte Türkiye’nin yurtdışı sermaye piyasalarına erişimi ve bankacılık işlemleri yapması daha da zorlaşacaktır. Pahalı olan dış kaynaklar ne yazık ki daha da pahalılaşacaktır.”

‘DEVA Partisi olarak hükûmete çağrıda bulunuyoruz’

1- Yolsuzluk ve rüşveti önlemek için şeffaflık kurallarını hayata geçirin. Siyasi nüfuz sahibi kişilerle alakalı uluslararası kriterleri iç hukuka uyarlayın.

2- Türkiye’nin bir kara para aklama ve uluslararası terör örgütlerinin nakit akışını gerçekleştirdiği bir merkez ülke olmasını engelleyin.

3- Terörizmin finansmanını önleme kanunlarını sivil toplum kuruluşları üzerinde bir sopa olarak kullanmaktan vazgeçin. Dernek ve vakıflara ilişkin mevzuatı derhal demokratik toplum düzeninin gerekliliklerine uygun hale getirin.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Gündem

En Çok Trafik Cezası Araç Plakalarına Kesildi – İnternet Haber

2021 yılının ilk 9 aylık diliminde 308 bin 955 trafik kazası meydana gelirken, bu kazaların 142 bin 555’ü sürücü kaynaklı sebeplerden dolayı …

Published

on

By

2021 yılının ilk 9 aylık diliminde 308 bin 955 trafik kazası meydana gelirken, bu kazaların 142 bin 555’ü sürücü kaynaklı sebeplerden dolayı meydana geldi. Uygulanan denetimlerde ise 9 aylık dönemde 13 milyon 838 bin 997 trafik cezası kesildiği görülürken, bu cezaların 11 milyon 103 bin 937 ile büyük bir kısmının araç plakasına uygulandığı kaydedildi.

Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı (trafik.gov.tr) verilerinden elde edilen bilgilere göre, 2021 yılının 9 aylık diliminde 308 bin 955 trafik kazası meydana gelirken, bu kazaların 142 bin 555’ü sürücü kaynaklı meydana geldi. Bu kazalarda bin 797 kişi olay yerinde yaşamını yitirirken, 202 bin 501 kişi ise yaralandı. Ayrıca 2021 yılının geneline bakıldığında kazaların en çok yandan çarpma şeklinde olduğu görüldü. Ülke genelinde uygulanan trafik cezalarının adetsel dağılımına bakıldığında ise yaya, yolcu, sürücü ve araç plakası olmak üzere 2021 yılının ilk 9 ayında toplam 13 milyon 833 bin 997 ceza kesildiği saptandı.

Medya takip kurumu Ajans Press, trafik kazaları ile alakalı basına yansıyan haber adetlerini çıkardı. Ajans Press’in dijital basın arşivinden derlediği bilgilere göre 2021 yılı içerisinde trafik kazaları ile alakalı basına 12 bin 329 haber yansıdığı tespit edildi. 2021 yılının başından bugüne kadar yapılan haber incelemesinde trafik kazalarının en çok yerel yayınlarda yer aldığı görülürken, online mecrada çıkan haber sayısının 35 binden fazla olduğu kaydedildi. Özellikle şehirlerarası yolcu taşımacılığında meydana gelen kazaların medyanın da gündeminde olduğu görüldü.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Gündem

İl Müdürü Özen: İklim Değişikliğine Karşı Önlemlerimizi Vakit Kaybetmeden Almalıyız – İnternet Haber

İzmir İl Tarım Müdürlüğü’nde İklim Değişikliği ve Tarıma Etkilerini konuşmak üzere düzenlenen toplantıda üreticilerle bir araya gelen İl …

Published

on

By

İzmir İl Tarım Müdürlüğü’nde İklim Değişikliği ve Tarıma Etkilerini konuşmak üzere düzenlenen toplantıda üreticilerle bir araya gelen İl Müdürlüğü yöneticileri, iklim değişikliği sürecini ve alınması gereken önlemleri değerlendirdi. FAO tarafından uygulanan bir proje vasıtasıyla düzenlenen toplantıya uzman konuk olarak İklimbilimci Prof. Dr. Murat Türkeş de katıldı.

Toplantının açılışında konuşan İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Özen, iklim değişikliğinden en çok etkilenen sektörün tarım olduğunu hatırlattı ve bu konuda önlemlerin vakit kaybetmeden alınması gerektiğini söyledi. Tarımsal faaliyetler ve su kullanımı konusunda üreticilere seslenen Özen, “Kuraklık önümüzdeki yılların en önemli sorunu olacak. Artık sulamada geleneksel yöntemlerden uzaklaşmalıyız. Salma sulama yöntemleri yerine modern sistemleri tercih etmeye, suyumuzu doğru kullanmaya mecburuz.

Üreticilerimizin Duyarlı Olması Gerekiyor

Kuraklığa daha dayanıklı ve daha az sulama isteyen alternatif tarım ürünlerine ve tekniklerine doğru yönelmemiz gerekiyor. Bizler de tüm tarım teşkilatı olarak, Bakanlığımızın destekleri vasıtasıyla ve yerelde İzmirli üreticilerimiz için alacağımız tedbirlerle sizlerin yanında olacağız. Kurum ve kuruluşlar bu süreci çok iyi yönetse bile, başarılı olmak için üreticilerimizin bu konuya sahip çıkmaları ve duyarlı yaklaşmaları gerekiyor. İklim değişikliği sürecinin olumsuz etkilerinden en az şekilde etkilenmemiz için bu şart.” Dedi.

Toplantıda katılımcılara iklim değişikliğinin dünyada ve Türkiye’deki etkilerinden bahseden Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, iklim değişikliği krizinden en çok etkilenen ülkelerden birinin Türkiye olacağını belirterek “1980 lerin başından bu yana afetlerin artması ve hava sıcaklıklarının yükselmesi bize önemli sorunların geleceğini işaret ediyor. Türkiye Suptropik iklimden tropik iklime geçiş yapıyor. Her alanda ciddi bir risk yönetimi şart” diye konuştu.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending