Connect with us

Gündem

Emirates Ve Qantas, Uluslararası Seyahatin Tekrar Canlanması İçin Ortaklıklarının Kapsamını Genişletme Kararı Aldı – İnternet Haber

Qantas ve Emirates, mihenk taşı niteliğindeki iş ortaklıklarını beş yıl daha uzatacaklarını duyurdu. Bu çerçevede, her iki havayolunu tercih eden …

Published

on

Qantas ve Emirates, mihenk taşı niteliğindeki iş ortaklıklarını beş yıl daha uzatacaklarını duyurdu. Bu çerçevede, her iki havayolunu tercih eden yolcular ve bu havayollarının sık uçan yolcuları, Avustralya, Yeni Zelanda, Avrupa ve Birleşik Krallık hattında seyahat ettiklerinde, kapsamlı bir ortak ağa erişim ve ödül niteliğinde milyonlarca koltuk hakkı kazanacaklar.

Anlaşma, Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliğinin Boston’daki Olağan Genel Kurul Toplantısında Emirates Havayolu Başkanı Tim Clark ile Qantas Grubu CEO’su Alan Joyce tarafından imzalandı.

Havayollarının, Mart 2023’e tarihine kadar ortak çalışma hususunda düzenleyici makamlardan gereken onayları almış durumdalar. Qantas ve Emirates, onaylanan rotalarda fiyatlandırma koordinasyonu, tarifeler, satışlar ve turizm pazarlaması da dahil olmak üzere ortaklıklarının temel unsurlarını 2028’e kadar sürdürmek amacıyla, Avustralya Rekabet ve Tüketici Komisyonu da dahil ilgili düzenleyici kurumlara başvurarak yeniden izin isteyecekler. Anlaşma tahtında, söz konusu tarihten sonra ilave beş yıl daha seçeneği de içeriyor.

Her iki havayolu birlikte ortaklıkları kapsamında, sık uçan yolcularına, pandemi sırasında artarak birikmiş olabilecek Qantas Puanlarını veya Skywards Miles puanlarını kullanarak 100’den fazla varış noktasına yapacakları uçuşlarda milyonlarca ödül koltuk hakkı sunuyor.

Bu anlaşma sayesinde, Emirates yolcuları, Emirates’in uçuş yapmadığı, Avustralya’daki 55’in üzerinde uçuş noktasına erişebileceklerini, Qantas yolcularının da, Emirates Havayolu ile Dubai’ye ve oradan Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da Qantas’ın uçuş yapmadığı 50’nin üzerinde kente noktaya ulaşma imkânına sahip olacakları anlamına geliyor.

Qantas ve Emirates’in, COVID-19’un işleri üzerindeki etkisini geride bırakmaya çalıştıkları şu dönemde, bu ortaklık, her iki hava yolu şirketi için de finansal açıdan karlı bir birliktelik sağlıyor.

CEO’nun Yorumu

Konuyla ilgili demeçler veren Emirates Havayolu Başkanı Sir Tim Clark şunları söyledi: “Qantas’la olan ortaklığımızın süresinin uzatılması, bu ortaklığın başarısının bir kanıtıdır. Bu durum ayrıca, yolcularımızın, 25 yıldır hizmet verdiğimiz bir pazar olan Avustralya’ya yapacakları seyahatlerde veya oradan kalkış yapan uçuşlarında, en iyi bağlantı noktalarından ve sık uçan yolcu avantajlarından yararlanmaya devam etmelerini sağlama taahhüdümüzün bir yansımasını teşkil etmektedir. Son 18 ayda yaşadığımız zorluklara rağmen, bugünkü açıklama, Emirates’in uzun soluklu bir şirket olarak yolunda ilerlemeye devam edeceği görüşünü pekiştiriyor.”

Ortaklığımız sayesinde, yolcular, ortak ağımız üzerinden global ölçekte yüzü aşkın varış noktasına kolaylıkla bağlanmakta ve puanlara ve dinlenme salonlarına erişim gibi birinci sınıf deneyimler koordineli bir çerçevede sunulmaktadır. Sınırların tekrar açılmaya başladığı bu dönemde, popüler A380 uçuşlarımız da dahil olmak üzere, Avustralya uçuş tarifelerimizi yeniden değerlendirmeye ve yolcularımızın daha uzun yıllar sınıfının en iyisi olan bu ortaklığımızın avantajlarından yararlanmalarını sağlamayı umuyoruz.”

Qantas Grubu CEO’su Alan Joyce ise şu yorumlarda bulundu: “Bu açıklama, sivil havacılık sektöründeki en önemli ikili ortaklıklardan birinin devam edeceğini gösteriyor. 2013 yılında bu ortaklığı hayata geçirdiğimizde, bunu “sektör için yankıları büyük ve çarpıcı olan” bir ortaklık olarak nitelemiştik ve özellikle anlaşmanın bir parçasını oluşturan uçuşlarda yolculuk yapan 13 milyonu aşkın misafirimiz için bu gerçekten de öyle oldu.

“Emirates ile ortaklığımızın çıkış noktası, her zaman için, hiçbir havayolunun her yere uçmasının mümkün olmadığı; ancak bir araya gelindiğinde, iki farklı hava yolunun ortak yolcularımızın seyahat etmek istediği yerlere ortak uçuşlar düzenlenebileceği fikri olmuştur. Ortaklığımızın esasını oluşturan bir diğer ilke ise, her birimizin, diğerinin yolcularına kendimizinmiş gibi davranacak olmasıdır.

“Uluslararası havacılık piyasasının tekrar eski günlerine dönmesinin yıllar alacağını biliyoruz; bu yüzden, hava yolu şirketleri arasındaki ortaklıklar ve yakın iş birlikleri, her zamankinden daha da önemli olacak .”

Avustralya’ya yaptığı uçuşlarda bu yıl 25. yılını kutlayan Emirates, 1996 yılından bu yana, Dubai merkezi üzerinden Sydney, Melbourne, Brisbane ve Perth de dahil Avustralya kentleri ve diğer varış noktaları arasında 39 milyondan fazla yolcu taşıdı. İlk olarak 1996 yılında Melbourne’da başlattığı haftada üç seferlik uçuş faaliyetlerinin boyutunu büyüterek pandeminin hemen öncesinde haftada 100’ü aşkın uçuşa ulaşan Emirates, böylelikle Avustralya pazarına olan büyük bağlılığını göstermeye devam etti.

Qantas ve Emirates ortaklığının avantajları

2013 yılından beri, 13 milyondan fazla yolcu seyahat etti, 87 milyar kilometreden fazla ortak ağda yol kat etti.

Ortalama olarak 13.000’den fazla Emirates yolcusu, her ay, Qantas’ın Avustralya’daki yurt içi ve bölgesel uçuşlarından yararlanarak seyahat etmeyi tercih etti.

Qantas ve Emirates, birlikte, aşağıdakiler de dahil, 100’ü aşkın ortak uçuş noktasını yolcularının hizmetine sundu:

  • Roma, Zürih ve Barselona da dahil Avrupa’da ve Birleşik Krallık’ta 38 ortak uçuş noktası
  • Avustralya ve Yeni Zelanda’da 55 ortak uçuş noktası
  • Afrika ve Orta Doğu’da 13 ortak uçuş noktası
  • Asya’da 2 ortak uçuş noktası

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Gündem

Deva’dan İktidara ‘Gri Liste’ Tepkisi ‘Uyarılarımız dikkate alınmadığı için Türkiye gri listeye alındı’ – İnternet Haber

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu,Türkiye’nin Uluslararası Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından kara para aklama ve …

Published

on

By

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu,Türkiye’nin Uluslararası Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele konusunda ‘gri liste’ye alınmasına tepki gösterdi.

Geçtiğimiz yıl Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesi Kanun Teklifinin Meclis’te görüşüldüğü sırada, söz konusu kanun teklifinin maksadının dışında düzenlemeler içerdiğine ve buna karşın teklifte kara para aklama, yolsuzluk ve terörizmin finansmanının önlenmesi konusunda etkili tedbirlere yer verilmediğine dair görüşlerini dile getirdiklerini söyleyen Yeneroğlu’nun açıklamaları şöyle:

‘Müzakere kültüründen tamamen uzaklaşan iktidar nedeniyle bugün gri listedeyiz’

İktidarı dernek ve vakıflara yönelik aşırı kısıtlamalardan vazgeçmesi gerektiği konusunda uyardıklarını belirten Yeneroğlu:

“Ancak müzakere kültüründen tamamen uzaklaşan iktidar nedeniyle bugün FATF’in kara para aklama ve terörizmin finansmanı ile mücadele konusunda ‘yeterince çaba göstermeyen’ ülkelerin bulunduğu ‘gri liste’sinde yer almaktayız. DEVA Partisi olarak söz konusu kanun teklifi hakkında FATF eleştirilerinin odağında olan ‘Siyasi Nüfuz Sahibi Kişiler’ ile ilgili FATF düzenlemelerine uyum için herhangi bir değişiklik yapılmamasını eleştirmiş ve uyarılarda bulunmuştuk. Ne yazık ki, geçtiğimiz günlerde Avrupa Komisyonu da Türkiye’de idarenin şeffaf çalışmadığını, ihalelerin açık bir şekilde gerçekleştirilmediğini ve yolsuzluk konularında yargının siyasi etkiye açık olduğunu ifade etti. FATF da yolsuzlukla mücadele konusunda yeterli çabanın gösterilmediğini aynı şekilde tespit etti.”

‘Belediyelerdeki kayyum rejimi FATF düzenlemelerine uyum adı altında STK’lara uyarlanmıştır’

“FATF, sivil toplum kuruluşlarının yasa içerisinde faaliyet gösterdiği müddetçe faaliyetlerine müdahale edilmemesi ve engellenmemesi; öte yandan terörizmin sivil toplum kuruluşları üzerinden finanse edilmesinin önüne geçmek için de gerçek riske dayalı denetimi hayata geçirmesi gerektiğini ortaya koydu. Yasal faaliyette bulunan dernek ve vakıfların terörle suçlanmaması ve faaliyetlerinin önlenmemesi, öte yandan Türkiye’nin özellikle uluslararası terör örgütlerinin para akışlarının sağlandığı bir merkez olmasının önüne geçilmesi gerekmektedir. Fakat ne yazık ki hükûmet bugüne kadar bunun neredeyse tam tersini yapmış, geçtiğimiz yıl çıkarılan söz konusu Kanun ile de belediyelerdeki kayyum rejimi FATF düzenlemelerine uyum adı altında sivil toplum kuruluşlarına uyarlanmıştır.”

‘Bu kararla birlikte Türkiye’nin yurtdışı sermaye piyasalarına erişimi ve bankacılık işlemleri yapması daha da zorlaşacaktır.’

“Türkiye’nin gri listeye alınması, risk primi yüksek olan ülkemizi daha da riskli hale getirmiştir. Bu kararla birlikte Türkiye’nin yurtdışı sermaye piyasalarına erişimi ve bankacılık işlemleri yapması daha da zorlaşacaktır. Pahalı olan dış kaynaklar ne yazık ki daha da pahalılaşacaktır.”

‘DEVA Partisi olarak hükûmete çağrıda bulunuyoruz’

1- Yolsuzluk ve rüşveti önlemek için şeffaflık kurallarını hayata geçirin. Siyasi nüfuz sahibi kişilerle alakalı uluslararası kriterleri iç hukuka uyarlayın.

2- Türkiye’nin bir kara para aklama ve uluslararası terör örgütlerinin nakit akışını gerçekleştirdiği bir merkez ülke olmasını engelleyin.

3- Terörizmin finansmanını önleme kanunlarını sivil toplum kuruluşları üzerinde bir sopa olarak kullanmaktan vazgeçin. Dernek ve vakıflara ilişkin mevzuatı derhal demokratik toplum düzeninin gerekliliklerine uygun hale getirin.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Gündem

En Çok Trafik Cezası Araç Plakalarına Kesildi – İnternet Haber

2021 yılının ilk 9 aylık diliminde 308 bin 955 trafik kazası meydana gelirken, bu kazaların 142 bin 555’ü sürücü kaynaklı sebeplerden dolayı …

Published

on

By

2021 yılının ilk 9 aylık diliminde 308 bin 955 trafik kazası meydana gelirken, bu kazaların 142 bin 555’ü sürücü kaynaklı sebeplerden dolayı meydana geldi. Uygulanan denetimlerde ise 9 aylık dönemde 13 milyon 838 bin 997 trafik cezası kesildiği görülürken, bu cezaların 11 milyon 103 bin 937 ile büyük bir kısmının araç plakasına uygulandığı kaydedildi.

Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Başkanlığı (trafik.gov.tr) verilerinden elde edilen bilgilere göre, 2021 yılının 9 aylık diliminde 308 bin 955 trafik kazası meydana gelirken, bu kazaların 142 bin 555’ü sürücü kaynaklı meydana geldi. Bu kazalarda bin 797 kişi olay yerinde yaşamını yitirirken, 202 bin 501 kişi ise yaralandı. Ayrıca 2021 yılının geneline bakıldığında kazaların en çok yandan çarpma şeklinde olduğu görüldü. Ülke genelinde uygulanan trafik cezalarının adetsel dağılımına bakıldığında ise yaya, yolcu, sürücü ve araç plakası olmak üzere 2021 yılının ilk 9 ayında toplam 13 milyon 833 bin 997 ceza kesildiği saptandı.

Medya takip kurumu Ajans Press, trafik kazaları ile alakalı basına yansıyan haber adetlerini çıkardı. Ajans Press’in dijital basın arşivinden derlediği bilgilere göre 2021 yılı içerisinde trafik kazaları ile alakalı basına 12 bin 329 haber yansıdığı tespit edildi. 2021 yılının başından bugüne kadar yapılan haber incelemesinde trafik kazalarının en çok yerel yayınlarda yer aldığı görülürken, online mecrada çıkan haber sayısının 35 binden fazla olduğu kaydedildi. Özellikle şehirlerarası yolcu taşımacılığında meydana gelen kazaların medyanın da gündeminde olduğu görüldü.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Gündem

İl Müdürü Özen: İklim Değişikliğine Karşı Önlemlerimizi Vakit Kaybetmeden Almalıyız – İnternet Haber

İzmir İl Tarım Müdürlüğü’nde İklim Değişikliği ve Tarıma Etkilerini konuşmak üzere düzenlenen toplantıda üreticilerle bir araya gelen İl …

Published

on

By

İzmir İl Tarım Müdürlüğü’nde İklim Değişikliği ve Tarıma Etkilerini konuşmak üzere düzenlenen toplantıda üreticilerle bir araya gelen İl Müdürlüğü yöneticileri, iklim değişikliği sürecini ve alınması gereken önlemleri değerlendirdi. FAO tarafından uygulanan bir proje vasıtasıyla düzenlenen toplantıya uzman konuk olarak İklimbilimci Prof. Dr. Murat Türkeş de katıldı.

Toplantının açılışında konuşan İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Özen, iklim değişikliğinden en çok etkilenen sektörün tarım olduğunu hatırlattı ve bu konuda önlemlerin vakit kaybetmeden alınması gerektiğini söyledi. Tarımsal faaliyetler ve su kullanımı konusunda üreticilere seslenen Özen, “Kuraklık önümüzdeki yılların en önemli sorunu olacak. Artık sulamada geleneksel yöntemlerden uzaklaşmalıyız. Salma sulama yöntemleri yerine modern sistemleri tercih etmeye, suyumuzu doğru kullanmaya mecburuz.

Üreticilerimizin Duyarlı Olması Gerekiyor

Kuraklığa daha dayanıklı ve daha az sulama isteyen alternatif tarım ürünlerine ve tekniklerine doğru yönelmemiz gerekiyor. Bizler de tüm tarım teşkilatı olarak, Bakanlığımızın destekleri vasıtasıyla ve yerelde İzmirli üreticilerimiz için alacağımız tedbirlerle sizlerin yanında olacağız. Kurum ve kuruluşlar bu süreci çok iyi yönetse bile, başarılı olmak için üreticilerimizin bu konuya sahip çıkmaları ve duyarlı yaklaşmaları gerekiyor. İklim değişikliği sürecinin olumsuz etkilerinden en az şekilde etkilenmemiz için bu şart.” Dedi.

Toplantıda katılımcılara iklim değişikliğinin dünyada ve Türkiye’deki etkilerinden bahseden Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş, iklim değişikliği krizinden en çok etkilenen ülkelerden birinin Türkiye olacağını belirterek “1980 lerin başından bu yana afetlerin artması ve hava sıcaklıklarının yükselmesi bize önemli sorunların geleceğini işaret ediyor. Türkiye Suptropik iklimden tropik iklime geçiş yapıyor. Her alanda ciddi bir risk yönetimi şart” diye konuştu.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending