Connect with us

Sağlık Haberleri

Damar açan karışımlarla ilgili hurafelere inanmamanız için 10 sebep – İnternet Haber

Prof. Dr. Barış Çaynak: “Ameliyat önerdiğimiz kişileri “Bir şu yöntemi deneyeyim, olmazsa gelirim” derken kaybediyoruz. Hayatınız bu kadar ucuz …

Published

on

Prof. Dr. Barış Çaynak: “Ameliyat önerdiğimiz kişileri “Bir şu yöntemi deneyeyim, olmazsa gelirim” derken kaybediyoruz. Hayatınız bu kadar ucuz olmamalı! Modern tıbbın bu kadar ilerleyip tam tedavisini başarabildiği bir hastalık için hurafe haplar, bitkisel karışımlar, yağlar ile vakit kaybetmeyin” diyerek uyardı

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Barış Çaynak, damarları açtığı iddia edilen bitkisel karışımlar ile ilgili gerçekleri açıkladı ve uyarılarda bulundu…

1. Kendi geliştirdikleri veya ithal ettiklerini söyledikleri bitkisel ilaçlarla tıkalı damarları açtıklarını iddia eden kişilerin elinde hiçbir bilimsel veri yoktur.

Bir ilaç veya bir tedavi yöntemini o hastalığı olan kişilerde uygulayabilmek için uzun yıllar süren dört aşamalı araştırmalar yapılır.

  • İlk olarak hücresel ve doku seviyesinde ilaç etkinliği laboratuvarlarda gösterilir.
  • Daha sonra etkinlik ve yan etkileri hayvan deneyleri ile incelenir.
  • Sınırlı sayıda hastada tedavi denenir ve yakın takiple bütün etkileri araştırılır.
  • Daha büyük sayılarda hastada yapılan çalışmalarla ilaç güvenliği test edilir.

Bütün bu veriler bilimsel toplantılarda o konuyla ilgili uzman hekimlerce tartışılır. Ardından bilimsel dergilerde yayınlanır, gerek yazılı, gerek internet ortamından dünyadaki bütün hekimlerle paylaşılır, gereğinde eleştirilir. Bütün bu süreç sonrası piyasaya ilaç olarak çıkar ve ancak o hastalığın uzmanı olmuş hekimlerce reçete edilebilir.

Bitkisel olduğu iddia edilen ürünler bu aşamaların hiçbirinden geçmez. “Yüz hastada, bin hastada denedik, yüzde 99 başarılı olduk!” gibi hiçbir bilimsel değeri olmayan cümlelerle pazarlanır. Ne hücresel çalışması, ne büyük sayıda hastada yan etki analizi yapılmamış, ilacın damarı açtığı tetkiklerle gösterilmemiş bu ürünler tamamen haksız kazanç elde etmek amacıyla piyasada allanıp pullanır.

2. Damar tıkanıklığı teşhisi konulan kişiler “Önce ilaçla tedavi denerim olmazsa ameliyat olurum” diyerek zaman kaybetmekte, kalıcı hasarlar yaşamaktadır. Erken teşhis hayat kurtarır, vakit nakittir!

Bu bitkisel hurafelere inanan ve gerçekten damar tıkanıklığı olan kişiler, kaybedilen bu süre içerisinde kalp krizi geçirerek hayatlarını kaybedebilmektedir. Hayat kaybı olmasa bile krize bağlı kalp adalesinin kasılması bozulmakta, kalp yetmezliği hastası olmaktadırlar. Bu kişiler ameliyat olup damarları normal dolaşıma dönse bile kalp yetmezliği devam etmekte (nefes darlığı, bacak ve karın şişliği, efor kısıtlılığı) erken tedavi ile elde ettiğimiz ideal başarıya ulaşamamaktadır.

3. Damar tıkanıklığı uzun yıllar içerisinde oluşan kronik bir hastalıktır

Çalışmalar göstermektedir ki; daha çocuk yaşlarda damar içerisinde tıkanıklık başlangıcı olabilmektedir. Damar tıkanıklığı öncelikle genetik geçiş gösteren bir hastalıktır. Yıllar içerisinde damar içerisinde hasara yol açan; sigara, tansiyon yüksekliği, şeker hastalığı damarı tıkanmaya yatkın hale getirir. Öncelikle vücut damar içi hasarı bağışıklık hücreleri ile gidermeye çalışırken kendine zarar verir ve bu hasarlı bölgelerde kolesterol birikmeye başlar. Daha sonra bu birikimi de yok etmeye çalışan bağışıklık sistemi bir kısır döngü şeklinde darlığı daha da artırır. Mevcut darlığın yüzeyinin bozulması ile pıhtılaşma hücreleri damarı tamamen tıkar ve kalp krizi geçirilir.

Göründüğü gibi damar tıkanıklığı karmaşık ve uzun bir süreçtir. Bu sürecin neresinde olduğuna ve darlığın yeri ve şiddetine göre çok çeşitli tedavilerimiz vardır. Bitkisel olduğu söylenen hurafelerin iddia ettiği gibi her şeyin tek bir ilacı yoktur. Kalp ve damar hastalıkları ile ilgili yarım asırı aşan süredir tedaviler geliştirilmiş ve hangi hastada neler yapılması gerektiği standardize edilmiştir.

4. Damar tıkanıklığının hangi organda veya bölgede olduğuna göre belirtileri farklıdır

Damar tıkanıklığı (ateroskleroz) genel bir terim olarak kullanılsa da nerede, ne şiddette olduğu ve ne zaman, hangi yöntemle tedavi edileceği çok farklıdır. En sık kalp damarlarında görülür ve kalp krizine sebep olur. Kalp krizine bağlı hastalıklar ülkemizde ve dünyada halen en sık ölüm sebebidir. Damar tıkanıklığı boyunda beyini besleyen şah damarlarında olduğu zaman felç sebebiyle kalıcı beyin hasarları yaparlar. Tedavilerden hangisinin yapılacağına kardiyolog ve kalp-damar cerrahı bir konsey yaparak karar verir. Bitkisel hurafeler bütün bu bilgiden ve emekten uzak bir şekilde şu şurubu iç, şu bitkiyi kaynat, içinde ne olduğu belirsiz şu hapı yut (ilaç demiyorum!) diyerek bütün bu hastalıkların korktuğumuz sonuçlarına sizi hızla sürüklüyor. Yılların birikimi ve erken teşhisle ömrünüze normal bir şekilde devam edebilecekken bu vakit kayıplarıyla hayatlar riske ediliyor.

5. Damarın hangi oranda tıkalı olduğuyla, şikayetler her zaman uyumlu olmayabilir

By-pass ameliyatı gereken hastaların çoğunda hiçbir şikayet yoktur. Gerekli tetkikler sonrası anjio yapılmış ve damarlarının tıkalı olduğu tespit edilmiştir. Bu grup hasta tedaviden en çok fayda gören hasta grubudur. Kalp krizi geçirmiş ve kalp kasılma fonksiyonları azalmış ve ya daha önce birçok kez anjio ile stent konulmuş ancak tıkanmış kişilerin ameliyatları daha riskli ve daha az randımanlıdır. Modern tıbbın bu kadar ilerleyip tam tedavisini başarabildiği bir hastalık için hurafe haplar, bitkisel karışımlar, yağlar ile vakit kaybetmeyin.

6. Damar tıkanıklığının oluşumunu sağlıklı yaşayarak ve gerçek ilaç tedavileri ile engelleyebilir ve ya geciktirebilirsiniz

Kalp damar hastalıkları kalıtımsal olduğu için özellikle birinci derece yakınlarınızda varsa sizde görülme ihtimali çok yüksektir. Bu değiştiremeyeceğiniz bir risk faktörüdür. Damar darlığını erken evrede tespit etmişsek mutlaka kullanmanız gereken ilaçlar vardır. Modern tıpta her tedavi kanıta dayalıdır. “Her kolesterolü yüksek kişi ilaç kullansın veya günde bir aspirinden ne olacak 40’ından sonra kullan” diyemeyiz. Bu yan etkileri düşük ilaçları bile reçete ederken mutlaka bir damar tıkanıklığınız olduğunu tespit etmeliyiz. Bu kadar özenle ve emekle teşhis ettiğimiz, dikkatle tedavi ettiğimiz bir hastalığa, içinde ne olduğunu bilmediğiniz hurafelerle, tıp bilgisi şüpheli, tamamen ticari sebeplerle bunu yapan kişilerin yönlendirmesiyle çare bulunamaz. Gerçek tıbba güvenin.

7. Damarlarınız zararlı etkilere maruz kaldığı sürece tıkanıklık tekrarlar

Damar tıkanıklığını erken de tespit etsek, daha ileri dönemde görüp baypas ameliyatı da yapsak hayat tarzınızı değiştirmek ömrünüzü uzatacaktır. Çünkü ateroskleroz (damar tıkanıklığı) kronik bir hastalıktır. Şeker hastalığı gibi, hipertansiyon gibi ömür boyunca tedavi edilmeli ve kontrol altında tutulmalıdır. Damarlarız anjiyoyla da açılsa, by-pass da yapılsa kendinize dikkat etmediğiniz müddetçe tekrar tıkanabilir ve ya başka damarlarınız tıkanabilir.

Doktorlardan en çok beklediğimiz “Al şu ilacı, hiçbir şeyin kalmaz” cümlesi. Oysa sizin vücudunuz söz konusuysa sizin de bir şeyler yapmanız lazım. Sigarayı bırakmadan, kiloları vermeden, günlük sporunuzu yapmadan bu kronik hastalıktan kurtulamazsınız. Bu hurafe tedavileri pazarlayanlar tam da bundan faydalanıyorlar; “Bir ay şunları iç, her şey hallolacak!”

8. Damar tıkanıklığını gidermenin farklı yöntemleri vardır

Hep dediğim gibi her şeyin tek bir ilacı, tedavisi yok. Çoğu zaman bütün yöntemleri bir arada kullanıyoruz. Ameliyatla tüm kalbiniz normal bir dolaşıma kavuşur. Ancak ameliyattan sonra da belli ilaçları sürekli kullanmanız gerekir. Tek bir sıvıyı içmekle, bir hapı yutmakla damarlar açılmıyor. Bilimsellikten yoksun bu hurafeler gerçek olsaydı, dünya devi ilaç şirketleri hemen satın alıp, dünyadaki en yaygın hastalıktan çok zengin olurlardı emin olun.

9. Bazı damar tıkanıklıkları ani hayat kaybına yol açabilir, vakit kaybetmeyin

Kalp damarlarında darlık tespit edilip by-pass ameliyatı önerildiyse vakit kaybetmeden yapılmalıdır. Aslında bütün baypas ameliyatları acildir, tıkanıklık bir kalp krizine sebep olmadan bir an önce yapılmalıdır. Vakit kaybının bu kadar önemli olduğu bir hastalıkta üstelik de hiçbir gerçekliği olmayan hurafelerle oyalanmak hayatınıza mal olabilir. Ameliyat önerdiğimiz kişileri “Bir şu yöntemi deneyeyim, olmazsa gelirim” derken kaybediyoruz. Hayatınız bu kadar ucuz olmamalı.

10. Genç yaşlarda anlaşılan damar tıkanıklıkları uzun ömürlü olacak şekilde tedavi edilmelidir

Damar tıkanıklığını tedavi ederken “İdare ettiği kadar anjio-stent’le gideyim, tıkanırsa sonra ameliyat olurum” yanlış bir düşünce. Çünkü çalışmalar gösteriyor ki daha önceden anjio ile açılıp tıkanmış bir damara by-pass yaptığımızda ameliyatın başarı oranı düşüyor. Kalbi besleyen birden fazla damarda darlık varsa, üstelik de şeker hastasıysanız yaş gözetmeksizin by-pass ameliyatı olmalısınız. Ne kadar gençseniz önünüzde o kadar uzun yıllar vardır ve günü kazanmaya değil, ömürlük bir tedaviye ihtiyacınız vardır. Özellikle erken yaşta damar darlığı tespit edilen kişiler geçici çözümlerle vakit kaybetmesinler. Hele tamamen safsata, hurafe tariflerle hayatlarını riske etmesinler.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Sağlık Haberleri

Horoz Lojistik’ten Meme Kanseri Farkındalığına Destek! – İnternet Haber

Horoz Lojistik çalışanları, “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” olarak kabul edilen Ekim ayında pembelere bürünerek bu zorlu hastalıkla mücadele …

Published

on

By

Horoz Lojistik çalışanları, “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” olarak kabul edilen Ekim ayında pembelere bürünerek bu zorlu hastalıkla mücadele edenlerin yanında olduğunu gösterdi.

Meme Kanserinde erken teşhisin önemi vurgulanmak istenen bu pembe etkinlikte, “Meme Kanseri Konusunda Yanlış Bilinenler” paylaşılırken, pandemi koşullarını da korumak amacı ile pembe maske dağıtımı yapıldı.

Horoz Lojistik Kurumsal İletişim Direktörü Hece Özyaman tarafından yapılan açıklamaya göre; “Horoz Lojistik olarak, 81 ilde çok yağın bir hizmet ağına sahibiz ve toplumun her kesimi ile temas halindeyiz. Bu sebeple topluma karşı olan sorumluluklarımızı da her zaman yerine getirmek için gayret içerisindeyiz. Meme kanseri, kadın erkek fark etmeksizin hepimizi ilgilendiren hayati bir konu. Maalesef dünyada olduğu gibi Türkiye’de de her 8 kadından biri bu hastalıkla mücadele etmek zorunda kalıyor, ancak erken teşhis meme kanserinin tedavisinde en önemli avantaj. Bizler de bu çalışmayla gün içerisinde karşılaştığımız kişiler aracılığıyla erken teşhisin ne kadar önemli olduğuna dikkat çekmek istedik. Horoz Lojistik olarak önümüzdeki dönemlerde de toplumsal kampanyalara destek olmaya devam edeceğiz” denildi.

Kadınlar için büyük risk oluşturan meme kanseri konusunda bilinç düzeyini yükseltmek üzere gerçekleştirilen çalışma, kadın ve erkek tüm çalışanlar tarafından ilgiyle uygulandı.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık Haberleri

İşkolikler Risk Altında! – İnternet Haber

Günümüzün moda hastalıklarından biri haline gelen, halk arasında kulunç olarak da bilenen, yumuşak doku romatizması “fibromiyalji” pek çok kişiyi …

Published

on

By

Günümüzün moda hastalıklarından biri haline gelen, halk arasında kulunç olarak da bilenen, yumuşak doku romatizması “fibromiyalji” pek çok kişiyi etkisi altına alıyor. Kesin tanı konulmasının oldukça zor olduğunu belirten Liv Hospital Algoloji (Ağrı) Uzmanı Prof. Dr. Kader Keskinbora, fibromiyaljinin yüzde 80 oranında mükemmeliyetçi kadınlar ve işkoliklerde görüldüğüne dikkat çekti.

Her yaşta görülebilir

Fibromiyalji; boyun, sırt, boyun, omuz ve kalçalarda bir türlü geçmek bilmeyen tutulmalar, kas ağrılarına neden oluyor. 3 aydan uzun süren yaygın kas-eklem ağrısı, vücutta bazı hassas ağrılı noktalar, yorgunluk, sabah tutukluğu ile karakterize kronik bir hastalık olan fibromiyalji her yaşta ve her iki cinste de görülebiliyor. 25-60 arası ve kadınlarda, erkeklerden daha fazla rastlanıyor. Özellikle mükemmeliyetçi kadınlar ve işkolikler risk altında!

Uyku bozukluğu ağrıyı artırıyor

Strese bağlı olarak gelişen tutulmalar, beyin ve çevre sinirler arasındaki iletimde görev alan serotonin ve adrenalin gibi bazı kimyasal maddelerde eksiklik veya bozukluğa neden olabiliyor. Aşırı stres ve endişe ise durumu daha karmaşık bir hale getiriyor. Son çalışmalar depresyon, uyku bozukluğu ve çevresel faktörlerin yakınmaları kısır döngüye çevirdiğine dikkat çekiyor.

Tek seanslık radyofrekans tedavisi!

Tedavide öncelikle serotonin ve adrenalin maddelerini yerine koyan antidepresanların kullanımı büyük önem taşıyor. Ayrıca boyun, omuz ve sırttaki ağrılı tetik noktalara radyofrekans tedavisi uygulaması gerekiyor. Radyofrekans akımı üreten özel bir jeneratör ve bu akımı dokuya ileten bir radyofrekans iğnesi ile ağrılı tetik noktalara girilerek radyofrekans akımı pulsed modunda 10 dakika uygulanıyor. Uygulama bir kez yapılıyor ve ortalama 6 ay ila 2 yıl süresi boyunca hastaların boyun ve sırt ağrıları azalıyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık Haberleri

Meme kanseri ile mücadele eden kadınlara güzellik morali! – İnternet Haber

Yakın Doğu Üniversitesi Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Bölümü ile Kanser Hastalarına Yardım Derneği (KHYD) iş birliğinde düzenlenen meme …

Published

on

By

Yakın Doğu Üniversitesi Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Bölümü ile Kanser Hastalarına Yardım Derneği (KHYD) iş birliğinde düzenlenen meme kanseri farkındalık etkinliğinde meme kanseri ile mücadele eden kadınlara saç ve güzellik bakımı yapıldı

Bütün dünyada “Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı” olarak kabul edilen Ekim ayında, meme kanserine dikkat çekmek için düzenlenen etkinlikler devam ediyor. Yakın Doğu Üniversitesi Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Bölümü ile Kanser Hastalarına Yardım Derneği (KHYD) iş birliğinde düzenlenen meme kanseri farkındalık etkinliğinde meme kanseri ile mücadele eden kadınlara saç ve güzellik bakımı yapılarak moral verildi.

Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde düzenlenen etkinlikte, Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Bölümünde eğitim alan birinci ve ikinci sınıf öğrencileri tarafından, meme kanseri ile mücadele eden 10 kadına cilt, saç ve tırnak bakımı yapıldı. Etkinliğin sonunda Kanser Hastalarına Yardım Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Sevgi Alibaba tarafından Yakın Doğu Üniversitesi Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Yeşim Üstün Aksoy’a teşekkür plaketi verildi.

Yrd. Doç. Dr. Yeşim Üstün Aksoy: “Hayatı ve kendimizi ertelemeyelim. Erken tanı ve tedavi ile meme kanserini yenebiliriz.”

Gerçekleştirdikleri etkinlikle, meme kanseri ile mücadele eden kadınlara moral vermeyi ve toplumda meme kanseri tedavisinde erken tanının önemine dair farkındalık yaratmayı amaçladıklarını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Yeşim Üstün Aksoy, “Hayatı ve kendimizi ertelemeyelim. Erken tanı ve tedavi ile meme kanserini yenebiliriz” ifadesini kullandı. Yrd. Doç. Dr. Aksoy, “Etkinliğimizle meme kanseri ile ilgili topluma farkındalık kazandırmak ve bu zorlu süreçte kadınlarımıza bir nebze de olsa destek olmak istedik. Başarabildiysek ne mutlu” ifadelerini kullandı.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending