Connect with us

Sağlık Haberleri

Abdi İbrahim Otsuka, sosyal medya kullanıcılarına ‘Öyle Söyleme!’ diyecek – İnternet Haber

Abdi İbrahim Otsuka, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde sosyal medya kullanıcılarına, paylaşımlarında ruhsal hastalık isimlerinin hakaret amaçlı …

Published

on

Abdi İbrahim Otsuka, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde sosyal medya kullanıcılarına, paylaşımlarında ruhsal hastalık isimlerinin hakaret amaçlı kullanımını, önce dillerinden sonra da klavyelerinden çıkarmaları yönünde çağrıda bulunarak “Öyle Söyleme!” diyecek.

TÜRKİYE ilaç sektöründe yenilikçi ürünleriyle ve etkili sosyal sorumluluk projeleriyle farklılık sunanAbdi İbrahim Otsuka, geçen yıl ekim ayında başlattığı ve toplumun büyük desteğini kazanan Öyle Söyleme! hareketini sosyal medyayı dahil ederek genişletiyor.

AİO, bu yıl 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde sosyal medya platformlarında başlattığı kampanya ile sosyal medya kullanıcılarına, ruhsal hastalık isimlerinin hakaret amaçlı kullanımını, dillerinden ve klavyelerinden çıkarmaları yönünde çağrıda bulunuyor.

AİO, #öylesöyleme! hashtag’iile dilde damgalamayı önleme çağrısı yapacağı sosyal medya platform kullanıcılarına özel olarak çıkartma ve çerçeveler tasarladı. Her sosyal medya platformu için özel posterler tasarlayan AİO, posterleri kullanıcılara yapacakları paylaşımlar ile ulaştıracak. Kullanıcılar Öyle Söyleme! web sitesine girerek kendi profil fotolarını oluşturabilecek, Instagram filtrelerini ve whatsapp sticker’larını indirebilecek.

Ekim ayı boyunca paylaşımların yapılacağı ve bir yıl sürecek olan kampanya dönemi içinde AİO, Öyle Söyleme! twitter hesabını açarak, sosyal medyada bu kelimeleri kullananları uyaracak.

Basa: Dilde damgalamayı klavyenizden çıkarın

AİO Grup Müdürü Zeynep Alptekin Basa, her yıl 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı gününde toplumdaki anlayış ve farkındalıkları hedefleyen etkinlikler yaptıklarını hatırlatarak şunları söyledi: “Sosyal sorumluluk projelerimizin ana hedefi, ruh sağlığı konusunda toplumsal farkındalık yaratarak hasta ve hasta yakınlarına destek olmak. Ruhsal hastalıklarla yaşayanlar ve yakınlarının hayatındaki zorluklar arasında ilk sırada gelen damgalamaya karşı geçen yıl 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde Öyle Söyleme! hareketini başlattık. Üniversiteler ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sonucu toplumsal sorunlara duyarlı 3500 öğrenciye bu konuda eğitim verdik. Proje kapsamında gençlerle yaptığımız çalışmalar sonucu 50 öğrenciyi, Öyle Söyleme! elçisi olarak yetiştirdik. Eğitimlere katılarak sertifika alan gençler, ruhsal hastalıkla yaşayan bireylere yönelik olumsuz davranış ve dil kullanımının yıkıcı etkilerini çevresine anlatan elçi oldu.Milli Eğitim Bakanlığı ile bir işbirliği protokolü imzaladık ve hazırladığımız eğitimler ile öğretmen, rehber öğretmen, öğrenci ve velileri ruhsal hastalıklar ve damgalama konusunda bilinçlendirmeyi hedefledik. Bu yıl 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nde sosyal medya kullanıcılarına, ruhsal hastalık isimlerinin hakaret amaçlı kullanımını, önce dillerinden sonra da klavyelerinden çıkarmaları yönünde çağrıda bulunuyoruz. Sosyal medyada dilde damgalamaya karşı başlattığımız bu kampanyaya kamuoyunun her kesiminden yoğun katılım bekliyoruz.”

Toplumsal damgalanma korkusu

Avrupa Birliği’nin ruhsal hastalıklarla ilgili gerçekleştirdiği en son araştırmaya göre her dört kişiden biri ruhsal yardıma ihtiyaç duyuyor. Ancak uzmanlar, damgalanma nedeniyle ruhsal hastalıkların tedavisinde genellikle gecikme ve aksama yaşandığına dikkat çekiyor. Toplum tarafından dışlanacakları korkusuyla tedavilerini aksatan psikiyatri hastaları ise işlev kayıplarıyla karşı karşıya kalıyor.

AİO’nun 2019 yılında yaptırdığı “Türkiye Şizofreni Algısı, Bilgi Düzeyi ve Şizofreniye Bağlı Damgalama ve Ayrımcılık” araştırmasına göre; şizofreni toplumda bilinirliği yüksek bir hastalık olmasına rağmen, halk arasında negatif bir algıya sahip.

Araştırmaya göre toplumun dörtte biri şizofreni hastalarının hiçbir zaman iyileşmeyeceğini ve çalışamayacağını, beşte biri ise hastane dışı ortamda yaşayamayacağını düşünüyor. Bu sonuç, çağdaş tıp ve bilimsel anlayış ile toplumu oluşturan bireyler arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor. Araştırmaya göre toplumu oluşturan bireyler, şizofreni hastalarına yakın olmak istemiyor. Durum böyle olunca şizofreni hastasının yalnızlığı, toplumun duyarsızlığı ya da kayıtsızlığı ile daha da derinleşiyor.

AİO tarafından dilde damgalamayı bitirmeye yönelik başlatılan “Öyle Söyleme!” hareketi, öncelikle herkesi kendi düşünce ve sözlerinde bir davranış değişikliği başlatmaya çağrı yapıyor. Günlük dilde ruhsal hastalıklara olumsuz anlam yükleyen damgalayıcı söylemlerden uzak durmaya, bu tip söylemlerin farkında olmaya davet ediyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Sağlık Haberleri

Horoz Lojistik’ten Meme Kanseri Farkındalığına Destek! – İnternet Haber

Horoz Lojistik çalışanları, “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” olarak kabul edilen Ekim ayında pembelere bürünerek bu zorlu hastalıkla mücadele …

Published

on

By

Horoz Lojistik çalışanları, “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” olarak kabul edilen Ekim ayında pembelere bürünerek bu zorlu hastalıkla mücadele edenlerin yanında olduğunu gösterdi.

Meme Kanserinde erken teşhisin önemi vurgulanmak istenen bu pembe etkinlikte, “Meme Kanseri Konusunda Yanlış Bilinenler” paylaşılırken, pandemi koşullarını da korumak amacı ile pembe maske dağıtımı yapıldı.

Horoz Lojistik Kurumsal İletişim Direktörü Hece Özyaman tarafından yapılan açıklamaya göre; “Horoz Lojistik olarak, 81 ilde çok yağın bir hizmet ağına sahibiz ve toplumun her kesimi ile temas halindeyiz. Bu sebeple topluma karşı olan sorumluluklarımızı da her zaman yerine getirmek için gayret içerisindeyiz. Meme kanseri, kadın erkek fark etmeksizin hepimizi ilgilendiren hayati bir konu. Maalesef dünyada olduğu gibi Türkiye’de de her 8 kadından biri bu hastalıkla mücadele etmek zorunda kalıyor, ancak erken teşhis meme kanserinin tedavisinde en önemli avantaj. Bizler de bu çalışmayla gün içerisinde karşılaştığımız kişiler aracılığıyla erken teşhisin ne kadar önemli olduğuna dikkat çekmek istedik. Horoz Lojistik olarak önümüzdeki dönemlerde de toplumsal kampanyalara destek olmaya devam edeceğiz” denildi.

Kadınlar için büyük risk oluşturan meme kanseri konusunda bilinç düzeyini yükseltmek üzere gerçekleştirilen çalışma, kadın ve erkek tüm çalışanlar tarafından ilgiyle uygulandı.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık Haberleri

İşkolikler Risk Altında! – İnternet Haber

Günümüzün moda hastalıklarından biri haline gelen, halk arasında kulunç olarak da bilenen, yumuşak doku romatizması “fibromiyalji” pek çok kişiyi …

Published

on

By

Günümüzün moda hastalıklarından biri haline gelen, halk arasında kulunç olarak da bilenen, yumuşak doku romatizması “fibromiyalji” pek çok kişiyi etkisi altına alıyor. Kesin tanı konulmasının oldukça zor olduğunu belirten Liv Hospital Algoloji (Ağrı) Uzmanı Prof. Dr. Kader Keskinbora, fibromiyaljinin yüzde 80 oranında mükemmeliyetçi kadınlar ve işkoliklerde görüldüğüne dikkat çekti.

Her yaşta görülebilir

Fibromiyalji; boyun, sırt, boyun, omuz ve kalçalarda bir türlü geçmek bilmeyen tutulmalar, kas ağrılarına neden oluyor. 3 aydan uzun süren yaygın kas-eklem ağrısı, vücutta bazı hassas ağrılı noktalar, yorgunluk, sabah tutukluğu ile karakterize kronik bir hastalık olan fibromiyalji her yaşta ve her iki cinste de görülebiliyor. 25-60 arası ve kadınlarda, erkeklerden daha fazla rastlanıyor. Özellikle mükemmeliyetçi kadınlar ve işkolikler risk altında!

Uyku bozukluğu ağrıyı artırıyor

Strese bağlı olarak gelişen tutulmalar, beyin ve çevre sinirler arasındaki iletimde görev alan serotonin ve adrenalin gibi bazı kimyasal maddelerde eksiklik veya bozukluğa neden olabiliyor. Aşırı stres ve endişe ise durumu daha karmaşık bir hale getiriyor. Son çalışmalar depresyon, uyku bozukluğu ve çevresel faktörlerin yakınmaları kısır döngüye çevirdiğine dikkat çekiyor.

Tek seanslık radyofrekans tedavisi!

Tedavide öncelikle serotonin ve adrenalin maddelerini yerine koyan antidepresanların kullanımı büyük önem taşıyor. Ayrıca boyun, omuz ve sırttaki ağrılı tetik noktalara radyofrekans tedavisi uygulaması gerekiyor. Radyofrekans akımı üreten özel bir jeneratör ve bu akımı dokuya ileten bir radyofrekans iğnesi ile ağrılı tetik noktalara girilerek radyofrekans akımı pulsed modunda 10 dakika uygulanıyor. Uygulama bir kez yapılıyor ve ortalama 6 ay ila 2 yıl süresi boyunca hastaların boyun ve sırt ağrıları azalıyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık Haberleri

Meme kanseri ile mücadele eden kadınlara güzellik morali! – İnternet Haber

Yakın Doğu Üniversitesi Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Bölümü ile Kanser Hastalarına Yardım Derneği (KHYD) iş birliğinde düzenlenen meme …

Published

on

By

Yakın Doğu Üniversitesi Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Bölümü ile Kanser Hastalarına Yardım Derneği (KHYD) iş birliğinde düzenlenen meme kanseri farkındalık etkinliğinde meme kanseri ile mücadele eden kadınlara saç ve güzellik bakımı yapıldı

Bütün dünyada “Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı” olarak kabul edilen Ekim ayında, meme kanserine dikkat çekmek için düzenlenen etkinlikler devam ediyor. Yakın Doğu Üniversitesi Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Bölümü ile Kanser Hastalarına Yardım Derneği (KHYD) iş birliğinde düzenlenen meme kanseri farkındalık etkinliğinde meme kanseri ile mücadele eden kadınlara saç ve güzellik bakımı yapılarak moral verildi.

Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde düzenlenen etkinlikte, Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Bölümünde eğitim alan birinci ve ikinci sınıf öğrencileri tarafından, meme kanseri ile mücadele eden 10 kadına cilt, saç ve tırnak bakımı yapıldı. Etkinliğin sonunda Kanser Hastalarına Yardım Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Sevgi Alibaba tarafından Yakın Doğu Üniversitesi Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Yeşim Üstün Aksoy’a teşekkür plaketi verildi.

Yrd. Doç. Dr. Yeşim Üstün Aksoy: “Hayatı ve kendimizi ertelemeyelim. Erken tanı ve tedavi ile meme kanserini yenebiliriz.”

Gerçekleştirdikleri etkinlikle, meme kanseri ile mücadele eden kadınlara moral vermeyi ve toplumda meme kanseri tedavisinde erken tanının önemine dair farkındalık yaratmayı amaçladıklarını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Yeşim Üstün Aksoy, “Hayatı ve kendimizi ertelemeyelim. Erken tanı ve tedavi ile meme kanserini yenebiliriz” ifadesini kullandı. Yrd. Doç. Dr. Aksoy, “Etkinliğimizle meme kanseri ile ilgili topluma farkındalık kazandırmak ve bu zorlu süreçte kadınlarımıza bir nebze de olsa destek olmak istedik. Başarabildiysek ne mutlu” ifadelerini kullandı.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending