Connect with us

Teknoloji Haberleri

Formula 1’de Verimlilik, Çeviklik ve Güvenlik Teknolojiyle Mümkün – İnternet Haber

Formula 1 2021 sezonunun ilk yarısında heyecan doruktaydı. Formula 1’de heyecan bu hafta sonu ise İstanbul’da yaşanacak. Red Bull Racing Honda …

Published

on

Formula 1 2021 sezonunun ilk yarısında heyecan doruktaydı. Formula 1’de heyecan bu hafta sonu ise İstanbul’da yaşanacak. Red Bull Racing Honda sürücüsü Max Verstappen’in liderlik için ve takımının da zirvede olmak için verdiği büyük mücadeleyle birlikte son yılların en heyecan verici sezonlardan birini yaşıyoruz.

Formula 1’de başarı için teknolojinin farklı aşamalarda etkin ve verimli kullanımı olmazsa olmaz konumda. Red Bull Racing Honda takımı uzun yıllardır Citrix teknolojilerinden yararlanıyor. Citrix Türkiye Ülke Müdürü Serdar Yokuş, Formula 1’de IT teknolojilerinin hangi aşamalarda kullanılıp ne faydalar sağladığını anlattı.

Red Bull Racing Honda takımın başarısını belirleyen önemli etmenler arasında arabanın tasarımı, analizi ve sezon boyunca olan gelişimi yer alıyor. Her pistin birbirinden farklı olması, 2021 Red Bull Racing Honda F1 arabası RB16B’nin farklı bir kurulumu olmasını gerektiriyor. 2021’de COVID-19 pandemisinin izin vereceği ölçüde dört kıtada toplam 23 yarış planlanıyor.

Stratejik Ortaklık Başkanı Zoe Chilton, şunları söylüyor: “Bu, her biri kendine has özelliklere sahip; farklı şekilleri, yükseklikleri, düzenleri, eğimleri ve sıcaklıkları olan 23 farklı pist anlamına geliyor. O kadar çok değişken var ki arabanın yeni her yarış pistine gittiğimizde uyarlanması gerekiyor. Tüm sezon boyunca aynı arabayla yarışmak imkansız. Bu, işe yaramıyor. Arabanın şasisi, şanzımanı, motoru ve lastikleri gibi en temel unsurları, sezon boyunca aynı kalır. Ancak arabanın arka kanadı, ön kanadı ve zemini gibi aerodinamik paketi ile gövde aksamı değişir. Bir yarışın ardından bir sonraki yarış için yapılan uyarlamalar, Red Bull Racing Honda’yı spesifik her bir yarış pistine göre uyarlayıp performansından en iyi şekilde yararlanmaya olanak tanır. RB16B’de, sezon boyunca yarış başına toplamda 1000 yeni parça ve yaklaşık 30 bin değişiklik yer alacak.”

Hesaplamalı akışkanlar dinamiği (HAD), yarışın düzenlendiği hafta sonu boyunca değişiklikler gerçekleştirilmeden bunların analiz ve test edilmesi açısından hayati önem taşıyor. Takım bu süreci, tamamen sanal bir dünyada arabadaki tasarım unsurlarını test etmek için kullanıyor. Arabanın dijital bir ikinizi oluşturabiliyorlar ve arabanın içinden geçen havayla etkileşiminin etkisini simülasyonda oluşturabiliyorlar. Temelde sanal bir aerodinamik deney tünelinden söz ediyoruz. Citrix gibi inovasyon ortaklarının desteğiyle HAD’ın kullanımı ve verimliliği yıllar içerisinde kayda değer ölçüde yükseldi.

F1 arabasının birçok parçası yalnızca CFD ile test ve simüle edilmekle birlikte diğer parçaları, bir hava “jetinin” içinden geçtiği bir aerodinamik deney tünelinde analiz ediliyor. “Jet” oluşturmak için güçlü bir fan kullanılır. Yüksek kaliteli hava akışı için ise çeşitli tekniklerden yararlanılıyor.

FIA (Uluslararası Otomobil Federasyonu) düzenlemelerine göre rüzgarın hızı, saniyede 50 metre (saatte 180 km) ile sınırlı. Yarış arabasının yüzde 60 ölçekte küçültülmüş bir modeli, tüneldeki çalışan bölüme monte edilerek, iğne adı verilen dikey bir ışın kullanılarak yukarıdan askıda bırakılır. Bu işlem, modelin test tamburunun tam üzerinde durmasına olanak tanıyarak pisti simüle etmeye olanak tanıyor. Model, birden fazla yöne doğru hareket edebilir ve mühendisler, modeli farklı irtifalarda test ederek pist üzerindeki performansı simüle ediyor. Geçtiğimiz yıllarda, aerodinamik gelişim miktarı, aerodinamik deney tüneli kullanımı ve saati sınırsız hale getirildi. Bunun sonucunda, en büyük takımlar aerodinamik deney tünellerini haftanın 7 günü, günde 24 saat ve bazı durumlarda birden fazla tünelle bir arada çalıştırabildi.

Geçen yıllarda yeni FIA kısıtlamaları doğrultusunda F1 takımları, aerodinamik deney tünelinde haftada 65 çalışmayla sınırlandırıldı. 2020’de, bütçe kotasının da uygulanmaya başlanmasıyla varsayılan çalıştırma sayısı, haftada yalnızca 40 çalışmayla yüzde 30’un üzerinde düşürülmüş oldu. 2021’de her bir takımın aerodinamik deney tüneli çalıştırabilme süresi ve CFD test süresi, pistteki performansa göre belirleniyor. Bu doğrultuda, 2020 Constructor’s Şampiyonası için bu yıl aerodinamik deney tünelinde en az süre tanınmış oldu (2020’de tanınanın 90’ı, haftada 36 çalışma) ve en son bitiren takım, en yüksek süreyi almış oldu (2020’de izin verilen sürenin yüzde 112,5’i, haftada 45 çalışma). Constructor’s Şampiyonası için haftada 28 çalışmayla 2020 için izin verilen sürenin yüzde 70 ve şebekedeki en son takım için haftada 46 çalışmayla 2020’de tanınan sürenin yüzde 115 olmasıyla, 2022 için farklar daha da gözle görülür hale gelecek. Aerodinamik deney tüneli çalışmaları için tanınan CFD sürelerini değiştirmek mümkün olmadığı için takımların zamanlarını akıllıca kullanması gerekiyor.

Formula 1’de Red Bull’un ikinci takımı olan ve Red Bull Gençler Takımı için Red Bull’un genç sürücü adaylarını geliştirdiği takım olarak görülen Scuderia Alpha Tauri, Bedford’daki aerodinamik deney tünelini kullanarak Red Bull Racing Honda’ya katıldı. Scuderia Alpha Tauri, önceden yarış arabasının yüzde elli model versiyonunda bir aerodinamik deney tünelini kullanarak şebekede test yapan tek takımdı. Diğer tüm takımlar yüzde 60 modelini barındırabilen bir tesisi kullanıyordu. Testin yanı sıra aynı aerodinamik deney tünelini kullanmak, Red Bull takımlarının paradan inanılmaz düzeyde tasarruf etmesini sağlayarak, Formula 1’in kısa süre önce uygulamaya başladığı bütçe kotasının karşısında iyi bir olanak sunmuş oluyor.

Scuderia Alpha Tauri Red Bull Racing Honda’nın “kardeş takımı” olsa da, her iki takım da kendi tasarım sırlarını korumaya devam ediyor. Tüm bunların yanında FIA, takımlar arası veri paylaşımı konusunda katı düzenlemeler uyguluyor. Verilerin ayrı ve güvenli tutulması gerekiyor.

Bu noktada Citrix teknolojisi deyim yerindeyse hayat kurtarıyor: Aerodinamik deney tünelindeki tüm kontrol odaları, Citrix Virtual Apps and Desktops ile sanallaştırılıyor. Bu da, takımların aynı fiziksel alanı paylaşırken tamamen ayrı dijital ortamlarda çalışmasına olanak tanıyor. Bu noktada Citrix Workspace, her iki takımında test oturumları arasında kolaylıkla geçiş yapmasını sağlıyor. Red Bull Racing Honda ve Scuderia Alpha Tauri verileri, birbirinden ayrı olarak güvenli bir şekilde saklanıyor. Her iki takımda sistemler arasında hızlı bir şekilde geçiş yapabiliyor. Böylelikle, kesinti süreleri en aza indirilirken değerli zamandan tasarruf ediliyor.

Red Bull Racing Honda’da Aerodinamik Sistem Geliştirme Başkanı olan George Trigg, şöyle konuştu: “F1, maliyet konusunda kontrol sağlamak için takımların aerodinamik deney tünellerindeki testler için harcayacağı süreyi katı bir şekilde kısıtlıyor. Bu nedenle kendi takımımız ve Scuderia Alpha Tauri arasında olan tesis kullanım sürecini olağanüstü düzeyde verimli bir şekilde yönetmemiz gerekiyor. Citrix, bize bu konuda verimlilik, çeviklik ve güvenlik sağlıyor.”

Citrix Workspace ile takım, iki farklı altyapıdaki kaynaklara erişim yöntemiyle aynı tesisi ortak olarak kullanabiliyor. Aerodinamik deney sistemi kurulum ve yapılandırma süresini düşürmek de, her bir takımın verimliliğini artırıyor. Bir takım testi tamamlarken takımın mühendislerinin tek yapması gereken, altyapıyla bağlantılarını kesip tesisi boşaltmak oluyor. Böylece tesis, diğer takımın kullanımına hazır hale geliyor. Kurulum için diğer takımın tek yapması gereken, Citrix Workspace’i kendi sanal makinelerine ve uygulamalarına bağlamak. Bu sayede, her bir takımın yapılandırması için ortamın yeniden yapılandırılmasına harcanan süre çok büyük ölçüde düşmüş oluyor.

Red Bull Racing Honda 2021’in kalan dönemi boyunca performansını artırmaya çalışırken Citrix, aerodinamik deney tünellerini kullanarak ve CFD süreçlerini sanal ortamda geliştirerek RB16B’nin potansiyelini açığa çıkarma konusunda hayati bir rol oynuyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Teknoloji Haberleri

Türkiye’de “Bas-Konuş” kullanıcısı giderek artıyor – İnternet Haber

Profesyonel Mobil Telsiz (PMR) çözümlerinin dünyadaki lider üreticisi ve sağlayıcısı Hytera, Türkiye’deki Bas-Konuş (PoC) çözümünün abone …

Published

on

By

Profesyonel Mobil Telsiz (PMR) çözümlerinin dünyadaki lider üreticisi ve sağlayıcısı Hytera, Türkiye’deki Bas-Konuş (PoC) çözümünün abone sayısını artırdı. Bu çerçevede 2019 ikinci çeyrekteki lansmandan bu yana PoC abone sayısı, 10 bini geçti.

Son yıllarda, geniş bant teknolojilerinin hızlı bir evrim yaşıyor. Bundan ilham alan geleneksel bas-konuş kullanıcıları, multimedya hizmetlerini desteklemeyen, eski dar bant klasik telsiz sistemlerine rağbet etmiyor. Bunun yanında görüntü ve video gibi veri açısından zengin multimedya hizmetlerine talep giderek artıyor.

Hytera’nın uçtan uca PoC iletişim çözümleri

Bu talebe yeni nesil teknoloji yatırımları ile cevap veren Hytera, uçtan uca PoC iletişim çözümlerini sundu. Dünyanın dört bir yanında Hytera’nın PoC telsizleri ve Hytera HyTalk platformu kullanılıyor. Hytera, bu çerçevede çok farklı seçeneklerde ürünler sunuyor. Bunlar sadece multimedya hizmetleri sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda uzun süreli görevleri yerine getiren kullanıcılar için ülke çapında ve hatta dünya çapında iletişim hizmeti sağlıyor. Bunun için geniş klasik internet ağının kapsamını kullanılıyor; böylece mesafe sınırları ortadan kalkıyor.

“Abonelerimiz her an Hytera’dan destek alabileceklerini biliyor”

Hytera MENA Direktör Yardımcısı Hakan Tang, Hytera’nın PoC çözümlerinin; özel güvenlik, taksi, kamu kurumları, hastaneler ve inşaat gibi çok farklı kurumlar ve sektörler tarafından yaygın olarak kullanıldığını vurguladı. Tang, “Şu ana kadar aldığımız geri bildirimlere göre PoC abonelerimiz, sistemin performansından oldukça memnun. Türkiye’de, bu anlamda en büyük bayi ve servis ağına sahip. Abonelerimiz ihtiyaç duyulan her an Hytera’dan destek alabileceklerini biliyor ve Türkiye’deki yerli sunucular ile en hızlı ve kesintisiz hizmet sunmaya devam edeceğiz .” sözlerini kaydetti.

Hakan Tang, Türkiye’de Hytera PoC çözümlerinin büyük ölçüde sesli iletişim ve GPS takibi için kullanıldığını ifade ederek, “Bunların dışında coğrafi alan belirleme, belirlenen alana giriş ve çıkış alarmları, görüntü ile onay vb. gibi birçok senaryoda da PoC çözümlerimizi kullanabiliyor.” şeklinde konuştu.

Song: Özelleştirilmiş PoC çözümleri sunmayı hedefliyoruz

Hytera Yurtdışı Satış Departmanı Genel Müdür Yardımcısı Stanley Song ise, Hytera’nın gelecekte, Türkiye’deki ve dünyadaki müşteriler için daha özelleştirilmiş PoC çözümleri sunmayı hedeflediğine dikkat çekti. Song, şunları kaydetti; “10 bin abone sınırı, bizim için çok şey ifade ediyor. Hytera’ya güvenen ve bizi bir sonraki büyük adımı atmamız için güçlendirecek çok sayıda kullanıcımız var. Hytera, yakın gelecekte DMR ve PoC teknolojilerinin tam entegrasyonunu sağlayacak. Tüm mevcut müşterilerimiz, bu çözümlerimiz kapsamında PMR (telsiz) sistemleri ve PoC çözümlerimizden her türlü ihtiyaçları için yararlanabilecek, böylece hem mevcut Telsiz sistemlerini hem de yeni PoC Telsiz sistemlerini bir arada kullanarak avantaj sağlayacak“ dedi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Teknoloji Haberleri

Logo Yazılım çalışanları için “Zor Zamanlar” Programı başlattı – İnternet Haber

Logo Yazılım, Bütün Çocuklar Bizim Derneği (BÇBD) iş birliğiyle çalışanları için “Zor Zamanlar Programı başlattı. Zor Zamanlar Programı, pandemi …

Published

on

By

Logo Yazılım, Bütün Çocuklar Bizim Derneği (BÇBD) iş birliğiyle çalışanları için “Zor Zamanlar Programı başlattı. Zor Zamanlar Programı, pandemi döneminde ebeveynlerin ve çocukların evde geçirdiği zamanın artmasıyla birlikte çocuk ve ebeveyn iletişimlerini kolaylaştırmak amacıyla uzman konuşmacıların katılımıyla gerçekleştirilecek.

Logo Yazılım, “Çeşitlilik” ve “Dahiliyet” ilkeleri kapsamında 0-18 yaş aralığında çocukları bulunan 302 Logo çalışanının katılacağı “Zor Zamanlar Programı’nda 19 Ekim -28 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek 11 oturumda alanında uzman kişiler tarafından 9 farklı eğitim verilecek.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Logo Grup CEO’su M. Buğra Koyuncu, Logo’nun büyük bir ekosisteme sahip kocaman bir aile olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bu aile içinde yaşanan her güzel gelişmeyi paylaştığımız gibi zor zamanları da paylaşmak önceliğimiz. Pandeminin ikinci yılına girerken hayatımız eve sığdı. Bu süreçte en çok ebeveynler ve çocuklar zorlandı. Evlerimiz; iş hayatımızı, çocuklarımızın eğitimlerini ve gündelik varoluşumuzu bir arada sürdürmeye çalıştığımız alanlara dönüştü. İnsan ve Organizasyonel Dönüşüm ekibimizin öncülüğünde Çeşitlilik ve Dahiliyet Çalışma Grubu, hem Logo içinde hem de dışında etkili olacak bir inisiyatif başlattık. Bu kapsamda Logo Akademi ve Bütün Çocuklar Bizim Derneği iş birliği ile Zor Zamanlar Programı’nı hayata geçiriyoruz. Gerçekleştirdiğimiz bu iş birliğinden dolayı çok mutlu ve gururluyuz. Logo, sadece bir şirket değil biz sosyal bir topluluk ve aileyiz, birbirimize destek olmak bizim için çok önemli.”

Bütün Çocuklar Bizim Derneği Kurucusu ve Başkanı Leyla Tekbulut yaptığı konuşmada pandemi döneminde hemen herkesin zor zamanlar yaşadığını belirterek; “Uzun süreli evde kalmak, aile içindeki iletişimin önemini gösterdi. Logo’da yaklaşık 302 çalışanın 0-18 yaş aralığında çocuğu var. Bu program ile her yaş grubuna özel, o yaş grubu ile çalışan danışmanlarla ilerliyoruz. Dernek olarak, zorluklarla birlikte başa çıkmak, ailelerin yanında olmak istiyoruz. Pandemiden sonra hayata bakışımızda ve yaşama biçimlerimizde değişimler olacağını gözlemliyoruz ve, biz de bu çalışmayla şimdiden ön hazırlık yapıyoruz. Zor zamanlar Programı’nı farklı sivil toplum örgütleri ve şirketlerle yapmak için çalışmalarımız devam ediyor. Önümüzdeki süreçte yetişkinlere yönelik projelerimizi de hayata geçireceğiz” dedi.

19 Ekim’de gerçekleştirilen açılış seminerinde Eğitimpedia Kurucusu ve Eğitim Danışmanı Ali Koç, “Belirsizlik Döneminde Eğitim” başlıklı konuşmasında çocukların öncelikle sosyal ve duygusal becerilerinin tekrar kazandırılması gerektiğinin altını çizdi.

Zor Zamanlar Programı’nın önümüzdeki günlerde online olarak yapılacak oturumlarından biri “Çocuğumu Anlıyor Muyum?” başlığı altında gerçekleştirilecek. Farklı yaş grubundaki çocukları olan ebeveynler için yapılacak oturum, uzman psikologlar Selda Özen, Ayşegül Cebenoyan, Aysun Kendirli ve Özlem Aydın tarafından düzenlenecek.

Dört hafta sürecek programda; “Şiddetsiz İletişim” başlıklı oturum CNVC Sertifikalı Eğitmen Canan İrtem, “Gücümüzü Ortaya Çıkarmak” başlıklı oturum ise Boğaziçi Üniversitesi Barış Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Aylin Vartanyan, Sanatçı ve Somatik Diyalog Eğitmeni Beliz Demircioğlu, Expressive Arts Institute Istanbul’un kurucusu Fulya Kurter Musnitsky tarafından gerçekleştirilecek.

Logo Akademi, Zor Zamanlar Programı ile çalışanlarının gelişimi ve iyiliği için pandemi sonrası çalışma ve yaşam koşullarını iyileştirmeyi hedefliyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Teknoloji Haberleri

Huawei’in çevreci veri merkezleri Türkiye’nin düşük karbon hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacak – İnternet Haber

Huawei IT Day 2021, 20 Ekim’de Huawei ve IDC işbirliği ile İstanbul’da düzenlendi. Huawei Türkiye Kurumsal İş Grubu Ülke Müdürü James Pan …

Published

on

By

Huawei IT Day 2021, 20 Ekim’de Huawei ve IDC işbirliği ile İstanbul’da düzenlendi. Huawei Türkiye Kurumsal İş Grubu Ülke Müdürü James Pan, organizasyonun açılış konuşmasında; “Veri boyutlarının zirveye çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. 2018’de 32 Zetabayt olan veri miktarının 2025’te 180 Zetabayt boyutlarına ulaşması bekleniyor. Bu yoğun veri birikimi, güç tüketimi ile ilgili yeni çözümlere yönelik ihtiyacı da artırıyor. Huawei, bu alanda yenilikçi çözümler sunmaya ve sektöre katkıda bulunmaya hazır” dedi.

Huawei Türkiye Kurumsal İş Grubu Ülke Müdürü James Pan, İstanbul’da düzenlenen Huawei IT Day 2021’de, veri depolama ve veri merkezi çözümleri ilgili gelişmeleri paylaştı. Pan, veri merkezlerinde yüksek güç tüketimi ile ilgili yaşanan değişime dikkat çekerek; “Veri merkezlerinin güç tüketimi ve aşırı yüksek veri depolama durumu, sadece yüksek bir maliyeti değil aynı zamanda yüksek karbon emisyonunu da beraberinde getiriyor. Türkiye, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya yönelik eylem planları ve stratejileri çerçevesinde, sera gazı emisyonunu 2030’a kadar 21’e varan oranda azaltmayı amaçlıyor. Huawei, bu vizyona katkıda bulunmak üzere, tüm senaryolara uygun veri merkezleri tasarlıyor. Daha çevreci veri merkezlerinin, yakın gelecekte Türkiye’nin düşük karbon hedeflerine katkı sağlayacağına inanıyoruz.”

James Pan: “Önemli sorumluluklarımız var”

James Pan, Huawei’in BT ekosisteminin bir parçası olarak; insanlar, toplum ve endüstriler için yeni değerler ürettiğinin altını çizdi. Pan şöyle devam etti: “Ürettiğimiz değerlere ek olarak önemli sorumluluklarımız da var. Daha çevreci veri merkezleri, bakım sürecinde de yetenekli mühendislere gereksinim duyuyor. Huawei, Türkiye’de 130’dan fazla sertifikalı servis ortağı ve yaklaşık 1.000 mühendisle, bakım süreçlerinde en iyi hizmeti vermeye hazır. Huawei, iş ortakları ile birlikte sektörü teknik anlamda da en iyi şekilde desteklemeye devam edecek. Bu sürece daha fazla katkı sağlamak ve yeni yetenekler yetiştirmek üzere, Türkiye’de 18’den fazla üniversite ile de işbirliği yapıyoruz.”

Huawei, IT Day kapsamında OceanProtect veri koruma çözümünü de tanıttı. OceanProtect, yaşam döngüsü boyunca, çeşitli veri türleri için kapsamlı koruma sağlarken, olağanüstü durumlarda veri kurtarma ve yedekleme çözümü de sunuyor. Farklı sektörler için; hızlı, çevreci, güvenilir ve akıllı bir altyapı sunan ürün, Huawei All-Flash Veri Merkezi ailesinin bir parçası olarak sunuluyor. OceanProtect, sıfır hizmet kesintisi, sıfır veri kaybı ve uzun vadeli veri saklama işlevleri ile birlikte, sıcak verilerin hızlı yedeklenmesi ve geri yüklenebilmesi konsepti üzerine inşa edildi.

Huawei Kurumsal İş Grubu CIO’su Fatih Akgül, şirketin nesil veri depolama çözümleri ile ilgili olarak; “Huawei veri depolama çözümlerinin sektördeki lider konumu, bağımsız değerlendirme ve ölçme kurumlarınca son 6 yıldır ortaya çıkan birincilik sonuçlarıyla da onaylanıyor. Bu başarıya ulaşmamızda katkıda bulunan müşterilerimize bize güvendikleri için teşekkür ederiz. Huawei veri depolama çözümleri, Türkiye’de birçok farklı sektörde tercih ediliyor. İnovasyon odaklı teknolojimiz ve özenle sunduğumuz servislerle, gelecekte daha fazla şirketin veri merkezlerinde Huawei çözümlerini seçeceğine inanıyoruz” dedi.

Etkinlik, Huawei ve farklı şirketlerden iş ortaklarının sunumları ve panellerle devam etti. “IDC Türkiye Kurumsal Altyapı Çözümleri Araştırma Müdürü Aslı Koçkal”, “Yapı Kredi Teknoloji Mimari, Uygulama Platformu ve Veri Tabanı Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Taylan Güney”, Yapı Kredi Veri Depolama ve Yedekleme Sistemleri Müdürü Yıldıray Kılıçaslan, “Infoturk Kurumsal Çözümler CTO’su Ahmet Öztuna, “Huawei Türkiye Kurumsal İş Grubu CIO’su Fatih Akgül” ve “Huawei Türkiye Kurumsal İş Grubu Bulut Çözümleri Yöneticisi Rıza Can Sevinç”, Huawei IT Day 2021’e sunumlarıyla katkıda bulundular.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending