Connect with us

Ekonomi Haber

EMITT Fuarı, 9 Şubat 2022’de Kapılarını Açacak, Dünya Turizminin Kalbi Yine İstanbul’da Atacak! – İnternet Haber

2021 yılında küresel pandemi sebebiyle gerçekleştirilmeyen, dünyanın en büyük 5 turizm fuarı arasında yer alan Uluslararası Doğu Akdeniz Turizm …

Published

on

2021 yılında küresel pandemi sebebiyle gerçekleştirilmeyen, dünyanın en büyük 5 turizm fuarı arasında yer alan Uluslararası Doğu Akdeniz Turizm Fuarı – EMITT, iki yıl aradan sonra, 9-12 Şubat 2022 tarihlerinde TÜYAP Kongre ve Fuar Merkezi’nde kapılarını açmaya hazırlanıyor.

Dünya turizmine yön veren, sektör temsilcilerinin en önemli buluşma platformu EMITT’i düzenleyen küresel fuarcılık şirketi Hyve Group’un Bölge Direktörü Kemal Ülgen, pandemi sürecinde aldıkları erteleme kararının, fuarın yerli ve uluslararası tüm paydaşlar için daha verimli bir şekilde gerçekleşmesi sebebiyle alındığının altını çizerek “2 senelik aradan sonra 9-12 Şubat 2022 tarihlerinde TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirmeyi planladığımız 25. EMITT Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’nda, iş birliklerimizi her zaman olduğundan daha kapsamlı ve güçlü bir şekilde hayata geçirmeyi ve hazırlamakta olduğumuz kapsamlı programla katılımcılarımız ile ziyaretçilerimizi en iyi şekilde ağırlamayı heyecanla bekliyoruz.” dedi.

Turizmde Dijital Dönüşüm ve Türkiye’yi Zirveye Taşıyacak Yaklaşımlar, EMITT’in Geniş Kapsamlı 25. Yıl Etkinlik Programında Masaya Yatırılacak

Dünyanın en çok turist çeken ülkeleri arasında 6. sırada bulunan ve yaşanan küresel pandeminin hemen öncesinde, 2019 senesinde 51,7 milyon turist ağırlayan ve turizmden 34,5 milyar dolar gelir sağlayan Türkiye’yi zirveye taşıyacak yaklaşımlar için bir ortak akıl platformu misyonu taşıyan EMITT’te bu yıl 4 ana tema altında; turizm ekonomisi, sektörü yönlendiren trendler, öne çıkan destinasyonlar ve önümüzdeki on yıla damga vuracak teknolojik inovasyonlar, düzenlenecek olan panel ve etkinliklerde gündem maddelerini oluşturacak. Küresel pandemi sırasında ve sonrasında tüm sektörlerde yaşanan dijital dönüşümün turizm sektörüne yansımaları, sektör paydaşlarının satışlarını ve satış kanallarını dijitalleştirme eğilimleri, online dünyada bilinirlik ve satışları artırabilmek için en yeni teknolojiler ile stratejiler, konunun uzmanları tarafından tüm detaylarıyla EMITT Fuarı’nda analiz edilecek.

1 Milyar Dolarlık Sağlık Turizmi Sektörü, İlk Kez EMITT Fuarı’nda Boy Gösterecek

9-12 Şubat 2022’de TÜYAP’ta düzenlenecek 25. EMITT Fuarı, bir ilke ev sahipliği yaparak sağlık turizmi profesyonellerine yer vermeye başlayacak. Yabancı alıcılara ve ziyaretçilere sağladığı turizm ürün ve iş birliği imkanlarını çeşitlendiren EMITT Fuarı, Türkiye’nin sağlık turizminin de dünyaya açılan kapısı olmayı hedefliyor. Şehir hastanelerinin inşasıyla birlikte sağlık altyapısı yenilenen Türkiye; Amerikalı, Avrupalı ve Ortadoğulu turistler için sağlık turizminin yeni merkezi haline geliyor. Bu alanda daha hızlı atılım yapmak ve Türkiye’nin küreselde alanda pazar payını artırmak için iş birliklerinin hızlı ve profesyonel bir biçimde oluşturulması önem kazanıyor. 2019 yılında 880 bin turistin sağlık amaçlı Türkiye’ye geldiğini belirten EMITT Fuar Direktörü Hacer Aydın, “Türkiye’nin küresel bir sağlık turizm merkezi olması hedefi; uzun süredir gündemde olan, planlı bir biçimde ilerlenen, önemli yatırımların yapıldığı bir ulusal ajanda. Son yıllarda, özellikle Avrupa’nın yaşlanan sağlık altyapısının da katkısı ile; Türkiye, Ortadoğu ve Avrupa başta olmak üzere, dünya için önemli bir sağlık turizmi noktası haline gelmeye başladı.” dedi. Aydın, bu alanda Türkiye’nin marka değerini artırmasının her anlamda çok önemli olduğunu söyledi. Özellikle döviz girdisi açısından sağlık turizminin önemli katkı sunacağı belirten Aydın, TÜİK verilerine göre 2019’da sağlık turizmi harcamasının 1 milyar 65 milyon dolar ile toplam turizm gelirinden aldığı payın yüzde 3,09 olduğunun altını çizdi.

EMITT, 2019 Yılında Toplam Ziyaretçi Sayısını 29, Yabancı Ziyaretçi Sayısını ise
87 Artırmıştı

Tüm dünyada ve Türkiye’de turizm sektörünün gelişim alanlarının tespit edilmesi ve bilgi alışverişini sağlayarak turizmin trendlerinin belirlendiği EMITT fuarı, 25’inci yılında sağlık turizmi temsilcilerini de ağırlayarak Türkiye’ye sağlık turizmi alanında da ivme kazandırmayı hedefliyor. En son 2019 yılında gerçekleştirilen fuar; 103 ülkeden 1000’e yakın katılımcı ve 200 tur operatörünü 44.321 ziyaretçi ile buluşturmuş, 4 bin 476 randevulu iş görüşmesine ev sahipliği yaparak ülke ekonomisine belirgin bir katkıda bulunmuş, Türkiye’nin ve küresel turizm sektörünün buluşma noktası olma misyonunu da güçlendirerek sürdürmüştü.

Rakamların 2022’de Pozitif Yönde İlerlemesi Bekleniyor

Tüm dünyayı etkileyen COVID-19 kaynaklı pandemiye karşı 2021 yılıyla birlikte aşılama faaliyetlerinin küresel çapta artırılması sebebiyle turizm ve seyahat faaliyetleri, 2020 yılının Ocak-Ağustos dönemine göre büyük bir artış gösterdi. Turizm Bakanlığı verilerine göre 2021 yılı Ocak-Ağustos döneminde Türkiye’ye gelen toplam turist sayısı 14 milyon kişiye yükseldi. Bu sayı, 2020 yılı Ocak-Ağustos döneminde ise 7,25 milyondu. Bakanlığın rakamlarına göre bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında gelen turist sayısında 93,1’lik bir artış gerçekleşti. Türkiye’nin turizm gelirinin, 2021 yılının ilk altı ayında 33’lük büyük bir yükseliş göstererek 4,10 milyar dolardan 5,45 milyar dolara ulaşması, sektördeki süratli gelişimin altını rakamsal olarak çizerken; 9-12 Şubat 2022’de gerçekleştirilecek olan Uluslararası Doğu Akdeniz Turizm Fuarı – EMITT’in, Türkiye ekonomisine ve turizm sektörüne sağlayabileceği büyük katkının ölçeğini de açıkça ortaya koymuş oldu.

Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Sururi Çorabatır, sektörün bu yıl geçen yıla göre özellikle aşılanma oranlarının artmasıyla daha iyi bir sezon yaşadığını söyledi. Turist ve gelir rakamlarının 2020 yılının üzerinde seyrettiğini belirten Çorabatır, geçen yıl salgın nedeniyle açılamayan otellerin bulunduğunu, bu yıl ise otellerin açık kaldığını belirterek şöyle konuştu: “Akdeniz bölgesinin kendisine özgü müşteri profili var. Ege bölgesinde de belli doluluklar yaşandı. Çeşme, Bodrum, Fethiye ve Marmaris yangın çıkana kadar önemli gelişmeler gösterdi. Kapadokya, Denizli bölgesi de iyi bir göstergeye ulaştı. Önümüz kış, hem kayak hem termal otellerimizle ilgili taleplerin olacağını tahmin ediyoruz. Kıyı bölgelerinde sezonun uzadığını görmekteyiz. Tabii her şey vaka sayısına ve aşılanma oranına bağlı.” Bu yılı hiçbir dönemle mukayese etmediklerini söyleyen Çorabatır, sektör olarak gelecek yıllara odaklandıklarını dile getirdi. Çorabatır, “Dünyada seyahat endüstrisinin durakladığı bir süreçte Türkiye olarak gerek Güvenli Turizm Sertifika Programı gerek Turizm Geliştirme Ajansı gerekse sektör temsilcileri olarak elimizden gelen çabayı gösterdik ve göstermeye devam ediyoruz. Vaka sayıları düştüğü, aşılanma arttığı takdirde 2022’de çok güzel bir sezon yaşayacağımızı tahmin ediyorum” diye konuştu.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Türk Hava Yolları’nın kurumsal sponsorluğunda 25.’si gerçekleştirilecek olan EMITT Fuarı; KOSGEB’in desteğiyle ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) ile Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği’nin (TTYD) iş ortaklığında, kapılarını açacak.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Ekonomi Haber

Kripto parada oltaya dikkat! – İnternet Haber

Banka kredisi ile kripto para yatırımı yapılmamalı… Geleceği tartışma konusu olan kripto para endüstrisi, 2008’de Bitcoin’in başlangıcından bu …

Published

on

By

Banka kredisi ile kripto para yatırımı yapılmamalı…

Geleceği tartışma konusu olan kripto para endüstrisi, 2008’de Bitcoin’in başlangıcından bu yana önemli ölçüde ilerleme kaydetti. Fakat kripto para piyasasının sürekli olarak siber saldırılara maruz kaldığını belirten uzmanlar; oltalama yöntemi, fidye yazılım saldırıları ve saadet zinciri gibi yöntemlerin yatırımcıları tehdit ettiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, her 40 saniyede 1 oltalama yöntemi ile saldırı gerçekleştiğini vurguluyor ve banka kredisi çekilerek kripto para yatırımı yapılmamasını tavsiye ediyor.

Üsküdar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serhat Özekes, gerçekleşen vakaları örnek göstererek kripto para yatırımının güvenilirliği konusunda değerlendirmelerde bulundu ve önemli tavsiyeler paylaştı.

Saldırılar güvenlik açıkları olduğunu gösterdi

Kripto para endüstrisinin 2008’de Bitcoin’in başlangıcından bu yana önemli ölçüde ilerlediğini belirten Prof. Dr. Serhat Özekes, “Blokzincir teknolojisindeki gelişmeler, kullanıcılara mahremiyet sağladı ve merkezi olmayan finans (DeFi) hareketi muazzam bir şekilde büyüdü. Ancak, kripto para endüstrisinin artan bu popülerliği nedeniyle siber saldırıların da hedefinde olması ve geçtiğimiz yıllarda başarılı olan bazı saldırılar, bu sektörde bazı güvenlik açıklarının olabileceğini görmemizi sağladı.” dedi.

Kripto paralar siber saldırıların hedefinde

2018 yılında Japon Coincheck firmasından 530 milyon dolar değerinde 500 milyon NEM coinin çalınarak 19 farklı hesaba aktarıldığını hatırlatan Özekes, “Sadece 2019 yılında toplam 292 milyon dolar değerinde 12 büyük kripto para hırsızlığı gerçekleşti. Aralık 2020’de 1.5 milyon üzerinde kullanıcısı olan İngiltere merkezli kripto para borsası EXMO uğradığı siber saldırı sonucunda toplam varlıklarının yüzde 5’ini kaybettiğini ve farklı miktarlarda BTC, XRP, ZEC, USDT ve ETH çalındığını açıkladı. Ağustos 2021’de ise merkeziyetsiz finans platformu olarak faaliyet gösteren Poly Network, hackerların hedefindeydi ve yaklaşık 600 milyon dolar değerinde Etherium ve altcoinler saldırganların hesabına geçirildi.” ifadelerini kullandı.

Saadet zincirlerine dikkat!

Siber saldırılara ek olarak, kripto para piyasasında dolandırıcılık ve aldatmaca olaylarının da yaşandığını belirten Özekes, “Alıcılar ve satıcıların, çevrimiçi kripto para ticareti yapabileceği borsalardan bazıları sahte olabiliyor. Ünlü İtalyan dolandırıcı Charles Ponzi’den adını alan ponzi şeması saadet zinciri örnekleri de yaşanabiliyor. Bitcoin’e alternatif bir kripto para olarak ortaya çıkan OneCoin, 2014-2016 yılları arasında dünya çapında yaklaşık 3 milyon kişiyi 4 milyar dolar dolandıran en büyük kripto para saadet zincirlerinden biri olarak kabul ediliyor.” dedi.

Fidye yazılımı saldırıları yüzde 311 arttı

Prof. Dr. Serhat Özekes, küresel koronavirüs salgınının çevrimiçi yasadışı faaliyetlerde de bir patlamaya sebep olduğuna dikkat çekti ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birleşmiş Milletler, bu dönemde internet üzerinden işlenen suçlarda yüzde 600’den fazla artış olduğunu ve her 40 saniyede bir oltalama (phishing) saldırısı gerçekleştiğini duyurdu. Oltalama türündeki siber saldırılar kripto para yatırımcılarını da artık daha çok tehdit ediyor. Fidye yazılımı saldırılarının temel ayağı olan oltalama saldırında yatırımcılar kullandıkları sanal para borsası veya dijital cüzdan firmasına ait sahte bir e-posta alıyor. Bu e-postadaki bağlantıya tıklanarak kripto para borsasını temsil eden sahte bir web sayfasına yönlendirme sağlanmasının ardından kullanıcı ve şifre bilgilerinin girilmesi durumunda tüm yatırım kontrolü siber korsanların eline geçebiliyor. Blockchain analitik firması Chainalysis, kripto para tabanlı suçlar incelendiğinde 2020 yılında 2019 yılına kıyasla fidye yazılımı saldırılarının yüzde 311 oranında arttığını raporladı.”

Saldırılara karşı tedbir alınması mümkün

Tüm bu örnekler incelendiğinde kripto para endüstrisinde çeşitli güvenlik açıklarının varlığından söz edilebileceğini belirten Özekes, “Siber saldırılar, dolandırıcılık, oltalama gibi yöntemlerle bu sistemin ve kullanıcılarının zafiyetleri ve zayıflıkları somut olarak gün yüzüne çıktı. Bu güvenlik açıklarından ve yaşanan bu olaylardan edinilen tecrübeyle gerek teknoloji geliştiricileri tarafında gerekse de kripto para kullanıcıları tarafında çeşitli tedbirler alınması mümkün. Bu tedbirler alındığı takdirde kripto para endüstrisi daha güvenilir bir yöntem olarak değerlendirilebilir.” dedi.

Kripto para kullanıcıları 3 gruba ayrılıyor

Kripto para kullanan kişilerin üç grup altında incelenebileceğini ifade eden Özekes, “İlk gruptaki kişiler Bitcoin gibi kripto para birimlerinin geleceğin para birimi olacağına inanıyorlar ve daha da değer kazanmadan satın almak için yarış içerisine giriyorlar. İkinci gruptakiler kripto para birimlerinin arkasındaki teknoloji olan blokzincir yapısına güveniyorlar, merkezi olmayan işlem ve kayıt sisteminin geleneksel ödeme yöntemlerinden daha güvenli olduğuna inandıkları için bu para birimini kullanmaya çabalıyorlar. Son gruptakiler ise anlık değer artışlarından para kazanmayı hedefliyorlar ve kripto para birimlerini gelir kaynağı ve yatırım aracı olarak görüyorlar.” diye konuştu.

Bu tavsiyelere dikkat!

Prof. Dr. Serhat Özekes, ülkemizde de çoğunlukla yatırım aracı olarak görülen kripto paralar ile ilgili dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:

– Kenarda duran ve kaybedilse de olumsuz etkisinin çok olmayacağı bir miktarla yatırım yapılmalı,

– Kripto para piyasasındaki ani dalgalanmalar, fiyat düşüşleri kredinin geri ödenmesini riske atacağından banka kredisi çekilerek yatırım yapılmamalı,

– Yatırım yapılan kripto paranın whitepaper adı verilen tanıtım yazısı, kullandığı blokzincir teknolojisi, projenin geliştirici ekibi, diğer kripto para projelerinden farklı olarak sunduğu yenilikler, daha önce siber saldırıya maruz kalıp kalmadığı gibi konularda bilgi verdiği için mutlak incelenmeli,

– Her yatırımın bir dizi riskle birlikte geldiğini unutmadan az riskle yüksek kar teklifi sunulduğunda yanlış bir şeyler olabileceği düşünülmeli,

– Yatırım getirisinin pazar durumuna bağlı olarak dalgalandığını unutmadan tutarlı getirili yatırım tekliflerine karşı daima dikkatli olunmalı,

– Kripto para piyasasında dolandırıcılık, aldatmaca (ponzi şeması), siber saldırılar ve oltalama olayları yaşandığının bilincinde olarak tedbirli davranılmalı.

Giderilmesi gereken endişeler var

Kripto para birimi geleceğinin bir tartışma konusu olduğunu belirten Prof. Dr. Serhat Özekes, “Kuşkusuz küresel bir fenomen haline geldi ancak bu büyüyen teknoloji hakkında öğrenilecek çok şey var. Yasaklanmadan veya hayatın bir parçası olmadan önce dikkate alınması gereken birçok parametre ve giderilmesi gereken endişe var. Bitcoin ve diğer kripto paraların destekçileri, bunların herhangi bir hükümete, herhangi bir devlete veya kuruma bağlı olmadıkları için geleneksel fiziksel para birimlerinden çok daha üstün olduğunu iddia ediyorlar. Eleştirmenlerin veya savunucuların söylediklerine bakılmaksızın, hala gelişen bir teknoloji olduğu için net bir öngörüde bulunmak oldukça zor.” diye konuştu.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi Haber

Kiralar artarken, ev arayanlar farklı semtlere taşınıyor – İnternet Haber

Emlak danışmanlığı sektörüne yeni bir soluk getiren Emlakjet, 400 bine ulaşan satılık ve kiralık emlak ilanından oluşan bir veri tabanında …

Published

on

By

Emlak danışmanlığı sektörüne yeni bir soluk getiren Emlakjet, 400 bine ulaşan satılık ve kiralık emlak ilanından oluşan bir veri tabanında gerçekleşen hareketler doğrultusunda hazırladığı Eylül 2021 emlak verilerini yayınladı. TÜİK verilerine göre Eylül ayındaki konut satışları bir önceki aya göre yüzde 4, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 8 artarken, kiralık konutların ortalama fiyatları ise Emlakjet.com verilerine göre yüzde 67 yükseldi.

Emlakjet’in bu gelişme doğrultusunda gerçekleştirdiği özel araştırma ise kiralık fiyatlarının artışlarına paralel olarak, kiralık ev arayanların farklı semtlere taşındığını gösteriyor. Araştırmaya katılanların yarısından fazlası (yüzde 54) şu anda yaşadığı ilçeden başka bir ilçeye taşınmayı düşündüğünü belirtti. Taşınmayı etkileyen en önemli faktör ise yüzde 60 ile “Daha uygun kira” oldu.

Ayda 50 milyon sayfa görüntülenme sayısı ve 10 milyon ziyaretçisi ile emlak seri ilan sektörünün öncü platformu Emlakjet, 400 bine ulaşan satılık ve kiralık emlak ilanından oluşan bir veri tabanında gerçekleşen hareketler doğrultusunda hazırladığı Eylül 2021 emlak verilerini yayınladı. Emlakjet eylül raporunda ayrıca, kiralık arayanların daha uygun kira arayışıyla farklı ilçelere taşınma isteğini ortaya koyan özel bir araştırma gerçekleştirdi.

TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde konut satışları eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 4 artarken, satışlar geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 8 artış gösterdi. Emlakjet verilerine göre ayrıca Türkiye genelinde kiralık konutların ortalama fiyatı aylık yüzde 25, yıllık yüzde 67 artarken, satılık konutların fiyatı ise aylık yüzde 5, yıllık olarak ise yüzde 35 yükseldi.

Okula dönüş dönemi ve yükselmeye devam eden konut fiyatları etkisi ile kiralıklara artan talep satılıklara artan talebin üzerinde yükselmeyi sürdürürken, İstanbul ‘dan sonra Antalya da yıllık kiralık artış oranlarında 2 kat artış seviyesine yaklaştı. İstanbul’da kiralar aydan aya artmaya devam ederek eylül ayında da yüzde 20 artış gösterdi. İstanbul’da yıllık kiralık fiyat artışı seviyesi yüzde 140’a ulaşarak fiyatların bir yıl öncesine göre yaklaşık 2,5 katına geldiğini işaret etti.

Aylık ve yıllık satılık konut fiyat artışında İstanbul liderliği bırakmıyor

Bursa’da bir süredir hareketlenme göstermeyen kiralık fiyatlar Eylül ayında ise ortalama 34 artarak en çok konut aranan iller arasında aylık kiralık fiyat değişiminde liderliğe oturdu. Yıllık satılık fiyat değişiminde ise İstanbul yüzde 46 artış, Antalya yüzde 40 artış ve İzmir yüzde 35 artış ile ilk üç sırada yer aldı.

Eylül ayında en çok konut araması yapılan ilk beş il arasında İstanbul yüzde 25’lik oran ile birinci sıradaki yerini korurken, İzmir yüzde 10 ile İstanbul’u takip ederken, ardından Ankara (yüzde 8), Antalya (yüzde 5) ve Bursa (yüzde 4) geldi.

Çankaya, en çok konut araması ve kiralık fiyat değişimde ilk sırada

Emlakjet verilerine göre, eylül ayında da en çok konut araması yapılan ilçe geçtiğimiz ay üçüncü sırada yer alan Ankara’nın Çankaya ilçesi oldu. Çankaya’da yüzde 138 oranında yıllık kiralık artış fiyatı dikkat çekerken, en çok arama yapılan ikinci ilçe ise İzmir Buca oldu. Üçüncü sırada aylık kira değişimi yüzde 13 ile İstanbul ortalamasının oldukça altında kalan Beylikdüzü ilçesi olurken, dördüncü sırada Konya’dan Selçuklu ve beşinci sırayı ise Esenyurt aldı.

Ankara’nın Çankaya ilçesi en çok konut araması yapılan ilçe olmasının yanı sıra satılık ve kiralık konutlarda aylık ve yıllık fiyat değişimlerinde de liderliğe oturdu. Aylık satılık fiyat değişiminde yüzde 11 ve yıllık satılık fiyat değişiminde yüzde 49 ile diğer ilçelere fark atan Çankaya, aylık ve yıllık kiralık fiyat değişimde en yüksek oranda fiyat artışı görülen ilçe oldu.

Kiralık fiyatları arttıkça, farklı ilçelere taşınma talebi de artıyor

Satılık fiyatlarındaki artışın hız kesmemesi ile eylül ayında kiralık trendi toplam aramalar içinde yükselmeye devam ederken, konut arayanların yüzde 47’si kiralık, yüzde 53’ü ise satılık konut aradı. Satılık konut arama trendi nisan ayından bu yana yüzde 60’tan yüzde 53’e düşerken, kiralık konut arama trendi ise yüzde 40’tan yüzde 47’ye yükseldi.

Kiralık konut arayışındaki artış ile birlikte, özellikle büyür şehirlerde yüzde 100 seviyelerine ulaşan kiralık artışı ile birlikte Emlakjet kullanıcılarına yönelik özel bir de araştırma gerçekleştirdi. Emlakjet’in eylül ayından emlakjet.com üzerinden kiralık konut arayan kullanıcılara yönelttiği ankete göre, kullanıcıların yarısından fazlası (yüzde 54), bulunduğu ilçeden farklı bir ilçede yaşamak istiyor. Bununla birlikte taşınmak isteyenleri etkileyen en önemli faktör ise yüzde 60 ile “daha uygun kira” oldu. Katılımcıların yüzde 17’si için daha geniş ya da kullanışlı ev seçeneği ikinci faktör olarak öne çıkarken, yüzde 11’i ise daha uygun çevre şartlarını taşınmayı etkileyen önemli faktör olarak belirtti.

“Gayrimenkul daha da çekici bir yatırım aracı haline geldi”

Eylül ayı verilerini değerlendiren Emlakjet CEO’su Tolga İdikat, aylardır süren yüksek fiyat artışlarına rağmen konut satışlarında geçen aylara göre canlanma görüldüğünü belirtirken, “Eylül, 2021 yılının en yüksek konut satış gerçekleşen ayı oldu. Bu durum gayrimenkulün yatırım aracı olarak ön plana çıktığına işaret ediyor. Gayrimenkul, artan fiyatları ve yıllık analizleri takip eden yatırımcılar için daha da çekici bir yatırım aracı haline geldi. Artan kira fiyatları eylül ayında etkisini göstermeye devam ederken, bu ayki gayrimenkul raporunda İstanbul’da yılık ortalama kiraların 140 seviyesinde arttığını gördük. Bu trend konut arayanları şehir merkezine nispeten uzak, kira olarak oturdukları bölgeden daha uygun semtlere yönlendiriyor. Eylül ayında gerçekleştirdiğimiz anket sonuçları daha uygun kira motivasyonu ile farklı ilçelere taşınmak isteyenlerin yüksek oranda olduğunu gösteriyor. Biz de Emlakjet olarak, değişen piyasa koşullarında hem birlikte çalıştığımız ofislere uygun potföy ve potansiyel alıcı yönlendirmesi yaparak hem de konut arayan kullanıcılara akıllı öneriler sunarak, kullanıcıların hayatını kolaylaştıran uygulamaları hayata geçiriyoruz.” dedi.

“Vatandaşlar hem fiilen hem de ileriye dönük olarak konut yarımını tercih ediyor.”

İnşaat sektöründe hayata geçirdiği başarılı projeler ile dikkat çeken Ünsal Grup Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Ünsal ise gayrimenkul yatırımının Türkiye’de hala en güvenilir yatırım aracı olarak görüldüğünü vurgularken, “Ben buna yatırımın çeyrek altını diyorum. Bilindiği üzere ülkemizde çeyrek altın fiyatları, altının ons ve gr fiyatlarından bağımsız olarak değişiyor. Ekonomik verilerdeki tüm dengesizliklere rağmen insanların birikimlerini fiilen kullanacakları bir yatırım aracına yönlendirmek istemeleri daha mantıklı gözüküyor. Tüm bunların yanında finansal okuryazarlık olarak her geçen gün daha bilinçli hale geliyoruz. Tüm dünya ekonomilerinin içerisinde bulunduğu duruma bakıldığında özellikle konut fiyatlarının her geçen gün daha da artacağı gerçeği ortada. Bu nedenle vatandaşlarımız hem fiilen kullanacağı hem de ileriye dönük olarak konut yatırımını tercih ediyor. Satışlardaki canlılığa da bu açıdan bakılması gerektiğini düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Büyük şehirlerde şehir merkezlerinin kira ve satış fiyatlarının yüksek olmasının gayrimenkul piyasası için normal bir durum olduğunu belirten Orhan Ünsal, “Ancak artık vatandaşlarımız şehir merkezinde bir konuttan ziyade konutun sunduğu sosyal donatılar, peyzaj kalitesi gibi etkenlere de dikkat ediyor. Projeler kendilerini bu özellikleri ile ayırt etmeye çalışıyor. Örneğin Ankara, İstanbul’a kıyasla ulaşımın hala daha rahat ve kolay olduğu bir şehir. Dolayısıyla nispeten uzak diye nitelendirilen yerleşim yerlerindeki projeler cazip sosyal donatılar ve konfor sunuyorsa çok kolay tercih edilebiliyor.” dedi.

Avcılar ve Beylikdüzü bölgesinde konut arayışı hızlandı

“Artan kira bedelleri ve konut üretiminin az olması sebebiyle gayrimenkul arayanların yeni lokasyonlara yöneldiğini belirten Emlakjet Prestige üyesi Kiana Gayrimenkul Yöneticilerinden Ramazan Büyükbulut ise, “Avcılar ve çevre ilçelerde satılık ve kiralık mülklerden oluşan bir portföyümüz bulunuyor. Özellikle pandeminin etkisini yitirmesi ve şehre dönüşlerin başlamasıyla insanlar tekrardan kiralık konut arayışına başladılar. Buna okulların açılması da eklenince var olan kiralık ilanlara talep arttı ve fiyatlar yükseldi. Son 1 yılda Bakırköy bölgesinde hem satılık hem de kiralık konut fiyatları beklenenin üzerinde arttı. Özellikle satılık konutların fiyatları 56 seviyelerinde artış gösterirken, kiralık konut seçenekleri ise buna paralel olarak 100 oranında yükseldi. Bu rakamlar İstanbul genelinde benzer seyretmesi sonucunda, önceleri m2 fiyatı daha yüksek olan lokasyonlarda ikamet eden müşterilerimiz Avcılar ve Beylikdüzü bölgesinde konut arayışını hızlandırdılar. Arzın kısıtlı olduğu bu dönemde müşterilerimize çeşitli alternatifler sunmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi Haber

Garanti BBVA ve TURMEPA iş birliğiyle gerçekleşen Mavi Nefes Projesi eğitimleri başladı – İnternet Haber

Garanti BBVA ve DenizTemiz Derneği/ TURMEPA, deniz kirliliğini önlemek adına Marmara Denizi’nde atık yüzey temizliği ve bölge illerinde deniz …

Published

on

By

Garanti BBVA ve DenizTemiz Derneği/ TURMEPA, deniz kirliliğini önlemek adına Marmara Denizi’nde atık yüzey temizliği ve bölge illerinde deniz temizliği konusunda farkındalık eğitimlerini kapsayan Mavi Nefes Projesi’ni geçtiğimiz ay hayata geçirdi. Projenin önemli bir ayağı olan eğitimler ise 18 Ekim’de Kocaeli’nde başladı. Projeyle Marmara Bölgesi’nde 7 ilde 60 bin öğrenci ve 4 bin öğretmene ulaşılması hedefleniyor.

Mavi Nefes Eğitim Projesi kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ortaokullarda okuyan öğrencilere ve öğretmenlere denizlerin önemi, deniz ekosisteminin korunması, sıfır atık ve sürdürülebilir su kaynakları için bireysel sorumlulukları aktarılacak. Bölgeye özel hazırlanmış eğitim sunumları, dijital oyunlar, kısa filmler ve farkındalık faaliyetleriyle özellikle öğrenciler, öğretmenler ve çarpan etkisiyle bölge halkının bilgilenmesi sağlanacak. Çevrimiçi eğitimlerin yanı sıra Mavi Nefes eğitim otobüsüyle de Kasım ayı içerisinde çocuklarla atölyeler düzenlenecek. Kocaeli’nin yanı sıra Marmara Bölgesi’nde İstanbul, Tekirdağ, Yalova, Bursa, Balıkesir ve Çanakkale’de, 60 bin öğrenci ve 4 bin öğretmene ulaşılması hedeflenen eğitimlerle 3 yıl süresince deniz temizliği konusunda bölgesel farkındalığın artırılması sağlanacak.

Konuyla ilgili bilgi veren Garanti BBVA Genel Müdürü Recep Baştuğ, “Garanti BBVA olarak, sürdürülebilir kalkınma, iklim krizi ve eşitsizliklerle mücadele 15 yıldır en temel önceliklerimizden biri oldu. Çevrenin korunmasına yönelik, ülkemizde ve dünyada üzerimize düşen görevleri yapmaktan geri durmuyor bilakis bu konuda iş dünyasının dönüşümüne öncülük etmekten mutluluk duyuyoruz. Sürdürülebilirlik politikamız ve iklim kriziyle mücadele kapsamında bir adımı da deniz ekosistemini etkileyen müsilaj sorunu çözümüne destek olmak üzere attık. Kısa bir süre önce TURMEPA ile birlikte duyurduğumuz Mavi Nefes Projemizin çok önemli bir adımı olan eğitimlere de başladık. Denizlerimizin temizlenmesi için deniz temizliği konusunda gelecek nesillerin eğitilmesini ve farkındalığın artırılmasını son derece önemli görüyoruz. Çünkü bu konuda bilinç oluşturmadan sonuç almak güç. Banka olarak üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz. İnanıyorum ki bu çok değerli projeyle Marmara Denizi’ndeki ekosistem başta olmak üzere gelecek kuşaklara daha temiz denizler bırakmaya katkı sunacağız.” dedi.

TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu, “Biz TURMEPA olarak denizi temizlemenin en kolay yolunun onu kirletmemeyi öğrenmek olduğunu biliyoruz. Bu nedenle Türkiye’nin her yerine ulaşmaya, verdiğimiz eğitimlerle denizi sevdirmeye ve denizlerimizi koruma bilincini aşılamaya çalışıyoruz. Mavi Nefes Eğitim Projemiz kapsamında da Marmara Bölgesi’ndeki 7 ilimize gideceğiz: Kocaeli, Bursa, Tekirdağ, Çanakkale, Yalova, Balıkesir ve tabii ki İstanbul. Online eğitimlerle 60 bin ortaöğretim öğrencisine ve 4 bin öğretmene ulaşmayı hedefliyoruz. Eğitimlerin yanı sıra ilk defa Mavi Nefes Eğitim Otobüsümüz yola çıkıyor. Bu yıl önce Kocaeli, sonra İstanbul Anadolu Yakası (Üsküdar-Kadıköy) ve Bursa’da olacağız. Gelecek yıl Tekirdağ, İstanbul Avrupa Yakası ve Çanakkale ve 3. yılımızda da Yalova ve Balıkesir’de olacağız. Her ilimizde birer hafta, İstanbul’da ise 2’şer hafta Mavi Nefes Otobüsümüz şehirlerin önemli merkezlerinde sizlerle olacak. Otobüste ve otobüs önünde kurulacak alanda etkinlikler yapılacak. Otobüs içerisinde ise Sıfır Atık Mavi bilincini kazandırmak amacıyla Üretim Becerileri Atölyesi ve Robotik Kodlama Atölyesi gerçekleştireceğiz. Böylece çocuklarımızın denizleri korumak için teknolojinin olanaklarından faydalanarak kendi projelerini geliştirmelerini sağlayacağız.” diye belirtti.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending