Connect with us

Ekonomi Haber

Arçelik Eskişehir Fabrikası dünyanın en gelişmiş üretim merkezleri arasına adını yazdırdı – İnternet Haber

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Sanayi 4.0 alanında dünya lideri üretim tesislerini belirlediği “Global Lighthouse Network”e Arçelik Eskişehir …

Published

on

Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) Sanayi 4.0 alanında dünya lideri üretim tesislerini belirlediği “Global Lighthouse Network”e Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikası dâhil oldu. Böylece, 2018 yılında Romanya’nın Ulmi şehrindeki Arçelik Çamaşır Makinesi Fabrikası ve Ford Otosan’ın Kocaeli Fabrikası’nın “Global Lighthouse” seçilmesinin ardından, Koç Topluluğu bünyesindeki bir fabrika daha dünyanın en gelişmiş üretim merkezleri arasında yerini aldı. Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu bu önemli gelişmeye ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: “Her fırsatta vurguladığım gibi Koç Topluluğu olarak küresel bir vizyonla işlerimizi yönetirken, rekabetçiliğimizi artırmaya, teknoloji ve inovasyon kabiliyetlerimizi geliştirmeye odaklanıyoruz. Dijital dönüşümü, kültürel dönüşüm programımızın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bugün Sanayi 4.0 alanındaki dünya lideri üretim tesisleri arasına Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikamız da dâhil oldu. 1975 yılında üretime başlayan ve gelinen noktada geniş hacimli buzdolabı kategorisinde Avrupa’nın en büyük üretim tesisi konumunda bulunan fabrikamız, dijitalleşmeye yaptığı yatırımlar, yapay zekâ, makine öğrenmesi, robot ve sensör teknolojilerinin yanı sıra hayata geçirdiği diğer örnek uygulamalarla bu küresel unvanı fazlasıyla hak ediyordu. Böylesine büyük ve önemli bir başarıya katkı sağlayan, bizlere bu gururu yaşatan tüm çalışma arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum” dedi. Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, 29 Eylül, Çarşamba günü düzenlenecek olan “WEF Lighthouse Network 2021” panelinde ana konuşmacılardan biri olarak dünyaya bu önemli başarı yolculuğunu anlatacak.

Koç Topluluğu, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından Sanayi 4.0 çalışmalarında küresel en iyi örneklerin seçildiği “Global Lighthouse Network”e bir fabrikasını daha kabul ettirerek, geleceğini şekillendirdiği dönüşüm yolculuğundaki başarılarına bir yenisini ekledi. 2018 yılında Romanya’nın Ulmi şehrindeki Arçelik Çamaşır Makinesi Fabrikası ve Ford Otosan’ın Kocaeli Fabrikası’nın “Global Lighthouse” seçilmesinin ardından, Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikası da bu sene dünyanın en gelişmiş üretim merkezleri arasına adını yazdırdı.

WEF’in 2018 yılında başlattığı Global Lighthouse Network programına şimdiye kadar sadece 90 fabrika kabul edildi. Küresel ölçekte yapılan 1000’in üzerinde başvurunun incelenmesi sonucunda Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikası, Global Lighthouse Network’e kabul edilen şirketler arasında yer aldı. Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu da 29 Eylül 2021 tarihinde düzenlenecek olan “WEF Lighthouse Network 2021” panelinde ana konuşmacılardan biri olarak dünyaya bu önemli başarı yolculuğunu anlatacak.

Levent Çakıroğlu: “Dijital dönüşümü, kültürel dönüşüm programımızın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz.”

Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu konuya ilişkin değerlendirmesinde,“Her fırsatta vurguladığım gibi Koç Topluluğu olarak küresel bir vizyonla işlerimizi yönetirken, rekabetçiliğimizi artırmaya, teknoloji ve inovasyon kabiliyetlerimizi geliştirmeye odaklanıyoruz. Dijital dönüşümü, kültürel dönüşüm programımızın temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bugün Sanayi 4.0 alanındaki dünya lideri üretim tesisleri arasına Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikamız da dâhil oldu. 1975 yılında üretime başlayan ve gelinen noktada geniş hacimli buzdolabı kategorisinde Avrupa’nın en büyük üretim tesisi konumunda bulunan fabrikamız, dijitalleşmeye yaptığı yatırımlar, yapay zekâ, makine öğrenmesi, robot ve sensör teknolojilerinin yanı sıra hayata geçirdiği diğer örnek uygulamalarla bu küresel unvanı fazlasıyla hak ediyordu. Böylesine büyük ve önemli bir başarıya katkı sağlayan, bizlere bu gururu yaşatan tüm çalışma arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum” dedi.

Koç Topluluğu’nun dijital dönüşüm yolculuğuna başlarken, Arçelik için özel bir dijitalleşme yol haritası oluşturulduğunu belirten Levent Çakıroğlu şöyle devam etti: “Eskişehir fabrikamızın dijital dönüşümü ilham verici bir başarı hikayesidir. Bu süreçte Arçelik, genişleyen ürün yelpazesine yönelik artan tüketici taleplerini tüm kalite beklentilerini sağlayacak şekilde karşılayabilme adına 30’dan fazla iyi uygulama senaryosu üretti. Bunu yaparken yeni fikirler geliştiren ve bu fikirleri hızla test edebilen şirketimizde, Atölye 4.0, Garage gibi şirket içi inovasyon ve ileri mühendislik platformları kullanıldı. Ayrıca KOBİ’ler, üniversiteler ve start-up’larla iş birlikleri kuruldu. Böylece dijital uygulamalar düşük yatırım maliyetleri ile hayata geçebildi. Fabrikamız pandemi döneminin yarattığı tüketici talebindeki değişkenliklere de operasyonlarındaki dijitalleşme ile hızla uyum sağlayabildi. Ayrıca gelinen noktada artan müşteri talebi nedeniyle kapasite yatırımı gerçekleştirmek de planlarımız arasında.”

Fabrikada yapay zekâ, makine öğrenmesi ve kendi kendine karar verebilen sistemler kullanılıyor

Dünya lideri üretim tesisleri arasına adını yazdıran Arçelik Eskişehir Buzdolabı Fabrikası’nın fark yaratan özelliklerinden öne çıkanlar şöyle:

– Yapay zekâ, makine öğrenmesi ve kendi kendine karar verebilen sistemler kullanılan fabrikada hayata geçirilen yapay zekâ tabanlı karar alma çözümleri sayesinde kalite göstergelerinde önemli gelişmeler sağlanırken, müşteri şikâyetleri 20 azaltıldı.

– Kendi kendine karar verebilen sistemler makinelere uyarlanarak kapasite 43 artırılırken, dönüşüm maliyetleri de 17 azaltıldı.

– Hayata geçirilen dijital çözümler sayesinde karbon emisyonunda 14’lük iyileşme sağlanırken, forklift kullanımı yerine Otonom Mobil Robotlar entegre edilerek malzeme dağıtım sistemi otomatize edildi ve karbon emisyonunda 7’lik iyileşme sağlandı.

– Kendi kendine karar verebilen sistemlerin ana üretim süreçlerini optimize etmesi ile enerji verimliliği 19 artırıldı.

– Her gün 7,5 milyon veri toplanan fabrikada, 11 robot ve 3500 sensör bulunuyor. Fabrika, kendi tasarladığı dijital üretim ekipmanlarını kullanıyor.

– Ayrıca etkin değişim yönetimi, çalışanların sürece dâhil edilmesi ve yetkinliklerinin artırılması ile çalışan bağlılığı oranı 82 ile en iyi işverenler ortalamasının üzerinde arttı.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Ekonomi Haber

Yemek kartı kullanımı pandemi sürecinde çalışanların motivasyon artışına katkı sağlıyor – İnternet Haber

Yemek kartı sektörünün öncüsü ve pazar lideri Ticket Restaurant Edenred, işletmelere tasarruf ve kolaylık sağlayan çözümlerinin yanı sıra …

Published

on

By

Yemek kartı sektörünün öncüsü ve pazar lideri Ticket Restaurant Edenred, işletmelere tasarruf ve kolaylık sağlayan çözümlerinin yanı sıra şirketler ve çalışanları bilgilendirici webinar serisine hız kesmeden devam ediyor. Üçüncü webinar etkinliğinde, İş Hukuku Danışmanı Avukat Hasan Erdem ile Yeditepe Üniversitesi Öğrenci Dekanı ve Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Kılıç, “Covid Dönemi ve Sonrasında Uzaktan Çalışma ve Aşı Uygulamaları” hakkında merak edilenlere ışık tuttu. Uzaktan Çalışma Yönetmeliği, çalışanların aşı olma ve PCR testi yaptırma yükümlülüğü, çalışma alanlarının yeniden tasarlanması, çalışan psikolojisi, sosyal izolasyonun aşılması, bireysel esnekliğin teşvik edilmesi gibi birçok konunun ele alındığı etkinlikte, çalışan yan haklarından biri olan yemek kartı kullanımının pandemi sürecinde motivasyon artışına katkı sağladığına dikkat çekildi.

Yemek kartı sektörünün öncü ve pazar lider markası Ticket Restaurant Edenred, gerçekleştirdiği yeni webinar etkinliğinde “Covid Dönemi ve Sonrasında Uzaktan Çalışma ve Aşı Uygulamaları” hakkında merak edilen sorulara uzmanlar eşliğinde yanıt aradı. İş Hukuku Danışmanı Avukat Hasan Erdem ile Yeditepe Üniversitesi Öğrenci Dekanı ve Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Kılıç’ın konuşmacı olduğu etkinlikte, pandemi sürecinde uzaktan çalışma yönetmeliğinden çalışan psikolojisine, aşı uygulamalarından çalışan yan haklarına kadar birçok konu masaya yatırıldı.

“Uzaktan çalışma sözleşmesi yapılmalı”

Pandeminin bireylerin hem iş hem de özel hayatlarını derinden etkilendiğini ve yeni düzene adapte olabilmek için büyük çaba sarf edildiğini belirten Avukat Hasan Erdem,bu süreçte önce uzaktan çalışmaya fiilen geçiş yapıldığını, yönetmeliğinse daha sonra yürürlüğe girdiğini söyleyerek; “Pandemi sürecinde en sık karşılaştığımız sorulardan biri uzaktan çalışmada ayrı bir yazılı sözleşme yapılmasının gerekip gerekmediği oldu. Uzaktan Çalışma Yönetmeliği uyarınca, yeni işe girecekler için uzaktan çalışma sözleşmesinin gerekli olduğunu söyleyebiliriz. İş ilişkisi devam ederken uzaktan çalışmaya geçen veya hem iş yerinde hem de uzaktan çalışma olmak üzere karma bir sistem benimseyenler de mevcut iş sözleşmelerine uzaktan çalışmada öngörülen düzenlemelerin yer aldığı bir ek sözleşme ilave edebilir. Bu süreçte merak edilen bir diğer konu da aşı oldu. Aşı yaptırmayan çalışanların iş sözleşmelerinin geçerli sebeple sonlandırılmasının mümkün olup olmadığı konusu bir hayli tartışıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın iş yerlerinde COVİD-19 tedbirleri konulu genelgesi, çalışanların aşı olması ve PCR testi yaptırması ile ilgili bildirim içermesine rağmen şirketler ve insan kaynakları departmanları için bazı konular hala tam net değil.”

Uzaktan çalışanların sosyal hakları devam etmeli

Uzaktan çalışma sürecinde çalışanın iş ile ilgili giderlerinin işveren tarafından karşılanması gerektiğini söyleyen Erdem, “Çalışanların kullanacakları teknolojik iletişim araçlarının ya da teçhizatlarının işveren tarafından karşılanması, benzer şekilde bu araçların işletimi ile elektrik ve internet gibi giderlerin de işveren tarafından sağlanması çalışma mevzuatının ruhuna uygun. Bu gibi sosyal yardımların yanı sıra çalışanların yemek haklarının da uzaktan çalışma sürecinde devam etmesi gerekiyor. İşyerinde ayni olarak yemek verilen durumlarda, uzaktan çalışanlara verilen yemeğin reel bedeli sağlanmalıdır. İşyerinde yemek kartı kullanılması halinde uzaktan çalışan ve iş yerinde çalışan açısından ayırım yapılmaması ve uzaktan çalışanlara da bu sosyal hakların sağlanması gerekir.” açıklamasında bulundu.

Uzaktan çalışmada en önemli fırsat özerklik oldu

Pandemi sürecinde çalışanların yaptıkları işin anlamını daha fazla sorgulamaya başladıklarını ifade eden Doç. Dr. Bülent Kılıç,sözlerine şöyle devam etti; “Uzaktan çalışma yönteminin psikolojimiz üzerinde hem olumlu hem de olumsuz yansımaları oldu. Yapılan işin ilham vermesi ve işteki uzmanlığımız daha da önemli hale gelirken sosyal temasın azalması bağ kurmayı zorlaştırdı ve aidiyet duygusunu azalttı. Evdeki sorumluluklar ile iş yükü ve çalışma saatleri rol çatışmasına yol açtı. Kimi çalışanlarda depresyon ve tükenmişlik hissi arttı, kimisi ise yalnız çalışırken daha verimli oldu. Çalışanlar yöneticilerinden geri bildirim aldıkça görev ve beklenti daha net anlaşıldı ve performans arttı. Yöneticiler çalışanlarının performansını izleme konusunda endişe yaşadı. Uzaktan çalışmada çalışanlara sunulan en önemli fırsat ise çalışma saatlerinin daha esnek olması nedeniyle özerklik oldu. Özerkliğin artması çalışan psikolojisini daha da iyileştirerek performanslarına olumlu etki etti.”

Yan haklar psikolojik destek için de önemli

Uzaktan çalışma sürecinde çalışan yan haklarının psikolojik sağlığa olan katkısından dolayı devam etmesi gerektiğini belirten Kılıç, “Uzaktan çalışma yaşam kalitesini de etkiledi. Bu süreçte çalışan yan haklarının devam etmesi psikolojik olarak da önem kazandı. Çünkü örneğin, öğlen ne yiyeceğim diye düşünmeyen bir çalışan, yemek kartı ile istediği yemeği yeme özgürlüğüne sahip oluyor. Böylece hem vakitten kazanıyor hem de motivasyon artışı sağlıyor.” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi Haber

29 Ekim Haftası Ortalama 4 Gün Tatil Yapılacak – İnternet Haber

Türkiye’nin Seyahat Sitesi Enuygun, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı haftasına ait seyahat verilerini açıkladı. Araştırmaya göre 27 – 31 Ekim tarihleri …

Published

on

By

Türkiye’nin Seyahat Sitesi Enuygun, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı haftasına ait seyahat verilerini açıkladı. Araştırmaya göre 27 – 31 Ekim tarihleri arasında en çok otel rezervasyonu yapılan iller İstanbul, Antalya ve Ankara, en çok otel rezervasyonu yaptıran kişilerin yaş aralığı ise 20-33 oldu.

Türkiye’nin Lider Seyahat Sitesi Enuygun, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı haftası verilerini açıkladı. Bu yıl 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Cuma gününe denk geliyor. Henüz kış gelmeden son bir tatil yapmak isteyenler de yarım gün resmi tatil olan 28 Ekim Perşembe günü izin alarak 4 gün dinlenme fırsatını yakalıyor.29 Ekim haftasında en çok otel rezervasyonu yapılan iller sırasıyla İstanbul, Antalya, Ankara, İzmir, Bodrum, Eskişehir ve Nevşehir oldu. Araştırmaya göre tatilciler iki kişilik tatili tercih ederken, en fazla 3 günlük otel rezervasyonu yaptırdı. En fazla otel rezervasyonu yaptıran kişilerin yaş aralığı 20-33 arasında değişti. Enuygun’un yaptığı analizine göre, 29 Ekim haftası en ucuz gecelik konaklama 85 TL, en pahalı konaklama ise 2.930 TL oldu.

27 – 31 Ekim tarihleri arasında uçak yolculuğunu tercih edenlerin 44’ü 28 Ekim, otobüsü tercih edenlerin 33’ü 27 Ekim için bilet satın aldı. Uçak bileti için en çok tercih edilen destinasyonlar İstanbul, İzmir, Antalya, Adana ve Ankara, otobüs bileti için ise Ankara, İzmir, Adana, İstanbul, Antalya, Kayseri ve Mersin oldu. Hem otobüs hem de uçak bileti satın alan tatilciler, tek kişi seyahat etmeyi ve dönüş için ise 31 Ekim tarihini tercih etti. Analize göre 27 – 31 Ekim tarihleri arasında en pahalı uçak bileti 24.618 TL (1 kişi) ile İstanbul – Mexico City’e aitti. En ucuz uçak bileti 236 TL (İzmir-Antalya), en ucuz otobüs bileti ise 20 TL (Bilecik-Bozüyük).

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi Haber

Ülker, atıştırmalıkta Türkiye’nin en sevilen markası – İnternet Haber

Türkiye’nin lider gıda markası Ülker, ‘’Türkiye’nin Lovemark’ları 2021 Araştırması’nda “Atıştırmalık’’ kategorisinde açık farkla birinci marka …

Published

on

By

Türkiye’nin lider gıda markası Ülker, ‘’Türkiye’nin Lovemark’ları 2021 Araştırması’nda “Atıştırmalık’’ kategorisinde açık farkla birinci marka seçildi.

Ülker, MediaCat-Ipsos iş birliğiyle bu yıl 14’üncüsü gerçekleştirilen ‘’Türkiye’nin Lovemark’ları 2021 Araştırması’’nda “Atıştırmalık’’ kategorisinde açık farkla birinci oldu. Türk tüketicisinin en sevdiği markaları belirleyen araştırmada Ülker, tüketicilerle kurduğu güçlü bağla en yakın rakibinin 14 puan önünde yer aldı.

“Mutluluk vaat etmeye devam edeceğiz “

1944’ten bu yana inovatif yaklaşımı, müşteri memnuniyetine verdiği önem, geniş ürün yelpazesi ve ait olduğu topluma karşı duyduğu sorumluluğun Ülker’i tüketicisinin gözünde en sevilen marka yaptığını söyleyen Ülker CMO’su Aslı Özen Turhan, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’nin lider gıda şirketi olarak, trendleri yakından takip etmek, tüketicilerimizin ihtiyaç ve beklentilerini en doğru şekilde anlayıp doğru ürünlerle bu ihtiyaçlara uygun çözümler sunmak ana odağımız. Tüketicilerimizin aklında ve kalbinde yer edinmiş güçlü markalarımızı her daim genç tutmak ve tüketicilerimiz ile olan bağını güçlendirmek için çalışıyoruz. Hedefimiz, her zaman tüketicisini en iyi anlayan ve trendlere öncülük eden lider marka olmak. Hem ürün inovasyonlarıyla hem de yenilikçi pazarlama yaklaşımlarıyla fark yaratan bir marka olarak tüketicilerimize önümüzdeki dönemde de mutluluk vaat etmeye devam edeceğiz.”

“Amacımız topluma fayda sağlamak”

Toplumsal faydayı esas alan projelere de büyük önem verdiklerini ifade eden Aslı Özen Turhan, “Her geçen yıl tüketicilerimizi ve pazarı anlamak için kullandığımız araçları yeniliyor, geliştiriyor ve yenilikçi yaklaşımlarla karar süreçlerimizi besliyoruz. “Amaç odaklı fayda üreten marka” olma hedefiyle ilerliyor ve bunu “En Sevilen Marka” olmanın önemli kriterlerinden biri olarak görüyoruz. Faaliyetlerimizle tüm paydaşlarımızı kapsayan, somut projeler geliştirmek için çalışıyoruz. Sürdürülebilirlik alanında farkındalık yaratma amacıyla orataya konan Türkiye’deki ilk projelerden biri olan ve bu konuyu tüketicilerimizin hayatına dokunacak şekilde ele alan Doğa Bize Emanet Projesi’ni geçen yıl hayata geçirdik. 2020 yılında da TEMA Vakfı aracılığıyla farklı illerde fidan dikimi gerçekleştirmeye devam ettik. Sanal ve gerçek dünyayı birleştirerek, 23 Nisan’da Instagram filtremizi kullanarak dijital bir ağaç diken her kullanıcımız için bir fidan diktik. 19 Mayıs’ta da Instagram gönderimimizin altına yapılan her bir yorum için gerçek bir fidan diktiğimiz kampanyamızı gerçekleştirdik; böylece Ülker Güzel Ülkem Ormanı’nı büyütmeye devam ettik” diye konuştu.

“Pandemi döneminde tüketicilerimizin yanında olduk”

Pandemi döneminde sosyal medya iletişimleri, farklı deneyim ve lezzet sunan yeni ürünleriyle tüketicilerinin yanında olduklarını söyleyen Aslı Özen Turhan, çeşitli vesilelerle 2 milyon Ülker ürününü karantina yurtlarına, sağlık çalışanlarına ve ihtiyaç sahiplerine gönderdiklerini ifade etti. Turhan, “Mutlu Et Mutlu Ol Günü kapsamında fabrikalarımızın bulunduğu yerlerde yaşayan çocuklarımızı etkinlikler ve hediyelerle mutlu etmeye çalıştık. En önemli paydaşlarımızdan biri olan çiftçileri de unutmadık. Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü’yle ortaklaşa hayata geçirdiğimiz Aliağa Bisküvilik Buğdayı projesiyle tarıma yerli, milli, kuraklık, hastalık ve iklim değişikliğine dayanıklı, yüksek verimli, kaliteli ve Türkiye’de ilk olan bir buğday türü kazandırdık” dedi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending