Connect with us

Gündem

New York aşısı sağlıksız olmak için, Ulusal Muhafızları ağırlaşıyor.

Gov. New York’tan Kathy Hochul, Ulusal Muhafızları toplamayı ve onda sağlığın nihai aşılar için son tarihlerini tamamlamayı tamamlayacağı durumda …

Published

on

Gov. New York’tan Kathy Hochul, Ulusal Muhafızları toplamayı ve onda sağlığın nihai aşılar için son tarihlerini tamamlamayı tamamlayacağı durumda, hastanelerde ve kurulumda baş gösteren kişisel eksikliklerini gidermek için seçimden herkesten yetişmiş uzmanlarını kullanmayı seçmeyi tercih eder. .

Cumartesi günü bir iş planından başka bir iş için ek iş teslimi “devletlerde “belirlenen kalifiye, sağlıkna hazırna, yeni sağlık mezuna teslim edecek” bir eski hal ilana teslim için planlar tarafından yeni bir iş teslimi planlar için planlar. New York Eyaletinde pratik yapmak için bakım hizmeti. ”

Açıklamada, seçilebilecek seçenekler arasında, öğretim olarak Ulusal Muhafız öğrencilerini tercih etmek ve Sağlık Hizmetlerini vermek için federal hükümetten bir insan tıbbi yardım ekiplerini görevlendirmekle birlikte çağrıda yer aldılar.

New York Eyaleti, sağlık sektörü çapında geniş kapsamlı aşı aşıları için ilk büyük testnlerden biridir. California ve Maine de sağlık aşılanması için son tarihler belirledi. Başkan Biden, idare edeceğini, hastanelerde Medicare ve Medicaid geri ödemelerini kabul eden diğer kuruluşlarda yaklaşık 17 milyon sağlık çalışanını etkilemesi ulusal aşı hedef çıkardığını söyledi.

New York’taki hastane ve huzurevi saat 11:59 Covid-19 aşısını almaları gerekiyor. m. Pazartesi akşamı, ev bakım evlerinde, bakımevlerinde çalışan, eyalet düzenlemelerine ve 16.

Eyalet aşılama, Çarşamba günü, eyalette kabaca 450.000 hastanesinin; yüzde 16' hakkında 70.000’lanmadığını; tam olarak aşı gösteriyor. Veriler, vasıflı bakım tesislerinde 15’in 15’inin ve bakım planlarında yüzündeki 14’ünün de tam olarak geçirilmemiş ve bu da yaklaşık 25.000 işçiyi gösteriyi gösteriyor.

Valilik, aşılama eğitimleri için uygun kişiler tarafından hazırlanan bir eğitimden hazırlanmak için onaylanmak üzere tasarlandığını söylüyor.

New York’un son teslimini, “Sevişlerini korumamızı korumak için hala Covid’i karşı bir savaşla savaşmamız gerekiyorki onun araçla savaşmamız gerekiyor. Ayrıca devleta sağlıkta kalan büyük tümnu aşındırmak içindü ve “çocuklarını aşındırmaya, devam etmeye devam etmeye devam etmeye devam edeceklerini” söyledi. ”

Yaklaşık 140 sağlık sistemi ve 55 huzurevini temsil eden Greater New York Hastane Birliği, valinin yayımdı, tamama sağlık bir şekilde aşıları için son tarihi personelnin idareilebileceğinin gösterimi.

Büyükşehir bölgesinde yaklaşık 80 huzurevini temsil eden Greater New York Sağlık Tesisleri’nin yönetici direktörü Michael A. L. Balyası, valinin fazla sağlıkna aşı toplamasını alkışladı, ancak kişisel sıkıntısı endişelerini dile getirdi.

Bay Balboni, “Bu bir paradoks, genel bakımınız ve bakımınız için yeterli insan yok ve tehlikeye atabilirsiniz” dedi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gündem

CHP’li Sındır, “enkaz devralsak da Türk tarımını yeniden ayağa kaldıracağız” – İnternet Haber

CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, Bornova Belediyesince Yakaköy’de düzenlenen “Tarımda Yerel Kalkınma” panelinde üreticilerle buluştu …

Published

on

By

CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, Bornova Belediyesince Yakaköy’de düzenlenen “Tarımda Yerel Kalkınma” panelinde üreticilerle buluştu, Cumhuriyetin ilk yıllarından, günümüze tarımın fotoğrafını çekti.

Sındır, “İktidara geldiğimizde ekonomide, eğitimde, sağlık sektöründe olduğu gibi tarımda da bir enkaz devralacağız. Lakin AKP’nin 19 yılda yerle bir ettiği tarım sektörünü yeniden ayağa kaldıracağız. Çiftçiyi değil sermayeyi koruyan, çok uluslu şirketlerin çıkarlarına göre davranan bu iktidar ilk seçimlerde tarihe karışacak” dedi.

“TÜRK ÇİFTÇİSİ TÜM DÜNYAYA ÖRNEK OLDU!”

Tarımdan sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ve Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Tevfik Türk’le birlikte üreticilere seslenen Sındır, “Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk şöyle diyor: ‘Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi gerçek üretici olan köylüdür.’ Türk köylüsü, Türk çiftçisi Atasından aldığı güçle, inanç ve bağlılıkla Cumhuriyet döneminde şahlandı ve tüm dünyaya örnek oldu. Ezilen, boynu bükük, Aşar vergisine mahkum edilen bu kır/köy topluma Cumhuriyet dönemi onurlu bir üretici ve onurlu bir vatandaş, yurttaş kimliği kazandırdı. Fakat 80’li yıllardan sonra Türkiye neoliberal politikalarla kıskaç altına alındı ve içinde bulunduğumuz süreç, sonuçlar ortaya çıktı. 19 yıllık AKP iktidarında da bu neoliberal politikalar en vahşi şeklinde, acımasızca uygulandı. Pazara giriş serbestliği, gümrük vergilerinin kaldırılması, ihracatı teşvik uygulamalarının kaldırılması ve tarımsal desteklemelerde daraltmalar işte bu sürecin dayatmalarıdır. Bu iktidar ne yazık ki üretime, çiftçisine, köylüsüne, toprağına değer vermedi. Bu değerleri yanlış tarım politikalarıyla bilinçli olarak yok etti. Kadim Anadolu tarımının gücü büyük önderin şu sözlerinde saklıdır; ‘kılıç ve saban bu iki fatihten birincisi ikincisine daima mağlup olmuştur.’ Sabanı bir tarımsal üretim imgesi olarak ele alan ve savaşarak bir toprak elde etmeden ziyade üreterek toprağı üretim yaparak değerlendirmenin önemini vurgulayan büyük bir lidere sahibiz. İktidarın yerle bir ettiği üretim kültürünü yeniden ayağa hep birlikte kaldıracağız” dedi.

“DÖNÜM NOKTASI”

2012 yılında çıkarılan Bütünşehir Yasası’yla Anadolu’nun kadim köy kültürüne, üretim kültürüne AKP tarafından ölümcül bir darbe vurulduğunu söyleyerek sözlerine devam eden Sındır, “2005 yılında Köy Hizmetleri’nin kapatılmasıyla ve 2012 yılında çıkarılan Bütünşehir Yasası’yla kırsal yerleşim yerlerindeki yaşam kökünden sarsıldı. Köy Hizmetlerinin kapatılmasıyla iktidar altyapıdan ve üst yapıdan kırsal yerleşimlerimizi mahrum bıraktı. Bu yetmedi 2012 yılında çıkarılan Bütünşehir Yasası ise bir dönüm noktası oldu. Bu kanunla büyükşehirlerde illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırıldı, köyler ve beldeler isimleriyle mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyelerine katıldı. Köylerin kapısına kilit vuruldu, köyler boşaldı, üretim sekteye uğradı. Büyükşehirlerde köy ve belde tüzel kişilikleri tamamen ortadan kaldırıldı. Kırsal, köy, tarımsal nitelikleri yok sayılarak kentsel yerleşimlerden onları ayıran özellikleri, ayrıcalıkları, sahip oldukları ortak taşınır ve taşınmaz malları, mera alanları, diğer tüm hak ve yetkileri ellerinden alınarak şehirlerle tamamen aynı statüye getirildi. Kır ve köy kavramının tanımını, toprakla ilişkisinden, bağından kopardılar. Oysa kır ve köy tarımsal üretim alanıdır, bunu bilinçli olarak yaptılar. Sonuç olarak bu kanundan sonra köylerde artan hayat pahalılığı yaşanamaz bir hal aldı. Fakat köylerimizin imdadına, yardım çığlığına CHP’li belediyeler yetişti. Köylerde, yürütmenin, iktidarın boşluğunu CHP’li büyükşehir, il ve ilçe belediyelerimiz doldurdu” dedi.

“ÇİFTÇİMİZİ ASLA SAHİPSİZ VE ÇARESİZ BIRAKMAYACAĞIZ”

Türkiye’de tarım sektörünün kötü gidişine dur diyecek hiçbir devlet kurumunun kalmadığını ifade ederek sözlerine devam eden Sındır, “tarım toprakları kirleniyor kim önleyecek bunu, Tarım ve Orman Bakanlığı mı yapacak? Paramız var İthal ediyoruz diyen bir tarım bakanından Türkiye topraklarına sahip çıkmasını bekleyebilir misiniz? Paramız var ki ithal ediyoruz demek yerine kendi topraklarımızda üretim yapıyoruz, yapmalıyız diyen bir tarım bakanı olsaydı 35 Milyon dönüm verimli toprak üretim dışında kalır mıydı? ‘Çiftçi çok çok çalışır az az kazanır işin doğasında bu vardır’ diyen bir tarım bakanının verimliliği arttırmasını, üreticileri korumasını bekleyebilir misiniz? Bu iktidar doğru tarım politikalarını uygulasaydı çiftçilerimizin borcu 83 kat artar mıydı? Su kaynaklarının orman alanlarının yok olup gitmesini bu iktidarın yönettiği kurumlardan hangisi engelleyebilir? Çiftçiyi değil sermayeyi koruyan, çok uluslu şirketlerin çıkarlarına göre davranan bu iktidar ilk seçimlerde tarihe karışacak. İktidara geldiğimizde ekonomide, eğitimde, sağlık sektöründe olduğu gibi tarımda da bir enkaz devralacağız. Lakin hiç merak etmeyin AKP’nin 19 yılda yerle bir ettiği tarım sektörünü yeniden ayağa kaldıracağız. Cumhuriyet döneminde köylümüzü, çiftçimizi, tarımı ve üretimi nasıl kalkındırdıysak kimsenin kuşkusu olmasın yarın da AKP’nin bıraktığı enkazdan ülkemizi kurtaracağız. Enkaz devralsak da Türk tarımını yeniden ayağa kaldıracağız. Ürününü ederine satamayan, girdiler ve borç yükü altında ezilen, traktörüne, üretim araçlarına, tarlasına haciz konulan çiftçimizi asla sahipsiz ve çaresiz bırakmayacağız” dedi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Gündem

Belediyenin tarlasından halkın sofrasına! – İnternet Haber

Lüleburgaz Belediyesi’nin serasında tohum ekimi yapılan turp, marul, roka, maydanoz, lahana, karnabahar, havuç ve ıspanak gibi sebzeler yine …

Published

on

By

Lüleburgaz Belediyesi’nin serasında tohum ekimi yapılan turp, marul, roka, maydanoz, lahana, karnabahar, havuç ve ıspanak gibi sebzeler yine belediyenin tarım arazisinde ürün alındıktan sonra ihtiyaç sahibi vatandaşların sofralarına gönderilecek.

Lüleburgaz Belediyesi, vatandaş odaklı sosyal ve üreten belediyecilik uygulamalarına ara vermeden devam ediyor. Belediyenin Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri turp, marul, roka, maydanoz, lahana, karnabahar, havuç ve ıspanak gibi sebzelerin tohum ekimini yaparak kışa hazırlamaya başladı. Sebzeler çimlenme işleminin ardından belediyenin Edirne Bayırı mevkiinde bulunan tarım arazisine ihtiyaç sahibi vatandaşlar için ekilecek.

Sevgi Mutfağı ile sofralara gönderilecekler

Lüleburgaz Belediyesi’nin bir ziraat mühendisi ve iki ziraat teknikeri gözetiminde yetiştirilen yaklaşık 10 çeşit sebze tarım alanında yetiştirildikten sonra Sevgi Mutfağı’na gönderilecek. Gönderilen doğal sebzeler Sevgi Mutfağı aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşların sofralarına gönderilecek. Geçtiğimiz yıl hizmete başlayan Sevgi Mutfağı haftanın 7 günü ihtiyaç sahibi vatandaşların evlerine 3 çeşit sıcak yemek götürüyor. Bununla birlikte geçtiğimiz yaz aylarında yine belediyenin tarım arazisinde yetiştirilen karpuz, kavun, kabak, domates, üzüm gibi ürünler ihtiyaç sahibi vatandaşların evlerine gönderilmişti.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Gündem

Çiğli’de Yönlendirme Kurulu’nun Gündemi: “Dirençli Kent Çiğli” – İnternet Haber

İklim değişikliğinin ekonomik, ekolojik ve sosyal sonuçlarına karşı yerel anlamda sürdürülebilir stratejiler geliştirmek amacıyla devam eden …

Published

on

By

İklim değişikliğinin ekonomik, ekolojik ve sosyal sonuçlarına karşı yerel anlamda sürdürülebilir stratejiler geliştirmek amacıyla devam eden “Çiğli İklim Eylem Planı” çalışmaları kapsamında ikinci toplantı “Dirençli Kent Çiğli” temasıyla gerçekleştirildi.

Çiğli Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi birimleri ile sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve üniversitelerden bilim insanlarının katılım gösterdiği Yönlendirme Kurulu ikinci toplantısı, Toplantı Kent-Lab temsilcisi İkbal Polat’ın ”10 Adımda İklim Eylem ve Uyum Planı Nasıl Hazırlanır?” başlıklı sunumu ile başladı. Polat’ın ardından Çiğli Belediyesi İklim Değişikliği Müdürü Dr. Ali Kemal Çınar, Çiğli Belediyesi’nin İklim Eylem Planı çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Uyum ve azaltım hedefleri konuşuldu

Hibrit toplantı yöntemiyle gerçekleştirilen toplantıda online katılımcılar ve salonda bulunan konuklar, Çiğli Belediyesi’nin başlattığı çalışmaların iklim eylemi konusunda farkındalığı yüksek bir katılımcı profili yarattığını belirttiler. Bu farkındalığın, iklim değişikliği ve afetlere karşı “Dirençli Kent Çiğli”nin yaratılması noktasında önemli bir adım olduğunun altı çizildi. Yönlendirme Kurulu’nda önümüzdeki günlerde toplanacak “Dirençli Kentler Sempozyumu ve Çalıştayı”nda belirlenecek uyum ve azaltım hedefleri ile projelerinin belirlenerek, hayata geçirilmesinin önemine vurgu yapıldı.

Başkan Gümrükçü: “Süreci yakından takip ediyoruz”

Çiğli İklim Eylem Planı Yönlendirme Kurulu’nda alınan kararları değerlendiren Çiğli Belediye Başkanı Utku Gümrükçü, “Ülkemizin Paris Antlaşmasını onaylamasının ardından gerçekleştirilen kurul çalışmalarının yüksek katılım ve içerikle devam etmesinden dolayı mutluyuz. Küresel ortalama sıcaklıklardaki artışın 1,5°C’de sınırlandırılması ve net karbon emisyonlarının 21. yüzyılın ikinci yarısı içerisinde sıfırlanmasını hedefleyen Paris Anlaşması sürecini yakından takip ediyoruz. Çiğli Belediyesi olarak üstümüze düşen sorumlulukları yerine getirerek çevre kirliliğiyle ilgili mücadelemizi yerel anlamda kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending