Connect with us

Ekonomi Haber

Sütaş ev sahipliğinde gerçekleşen Tarla Günü’nde tarımda organik ve organomineral gübrelerin, olumlu etkileri paylaşıldı – İnternet Haber

“Kullandığı Doğal Kaynakları, Doğaya Geri Kazandırma” ilkesiyle hareket eden Sütaş, sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla …

Published

on

“Kullandığı Doğal Kaynakları, Doğaya Geri Kazandırma” ilkesiyle hareket eden Sütaş, sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla çiftçilerin gübre kullanımının etkilerini görebilecekleri “Organik ve Organomineral Tarla Günleri”nin üçüncüsünü 16 Eylül Perşembe günü düzenledi.

Çiftçiler, Bursa’nın Nilüfer ilçesinde Doğanköy’de gerçekleşen 3. Organik ve Organomineral Tarla Günü”nde, 31 bin 500 metrekarelik ayçiçeği deneme tarlasında, fermente sıvı ile katı organik ve organomineral gübrelerin toprak ve ürün üzerindeki etkileri konusunda uzmanlardan bilgi aldılar.

Etkinliğe Sütaş Grubu temsilcilerinin yanı sıra Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Bursa Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileri ile muhtarlar ve çiftçiler katılım gösterdi.

Etkinlikte konuşan Sütaş Grup Enerji ve Gübre Tesisleri Genel Müdürü İlker İhsan Çabukol, 2020 yılında toplam 45 bin ton organik, 1.636 ton organomineral gübre üreterek yaklaşık 50 bin dekar toprağı zenginleştirdiklerine dikkat çekti. Toprağın organik maddesinin yetersiz olduğu, sulu tarımın yapılmadığı yerlerde sıvı fermente organik gübre uygulamaları ile yüzde 30’a yakın verim artışı elde edildiğini vurgulayan Çabukol, organik ve organomineral gübrenin meyve, sebze ve yem bitkilerinin kalitesini ve aroma özelliklerini de iyileştirdiğini de vurguladı.

Sütaş, “Organik ve Organomineral Tarla Günleri”nin ilkini Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işbirliğiyle 1 Temmuz 2020’de Bursa’nın Nilüfer ilçesinde Doğanköy’deki buğday deneme tarlasında gerçekleştirmişti. İkinci Tarla Günü ise Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Bölümü’nün de katılımıyla Türkiye mısır üretiminde önemli bir yere sahip olan Karacabey Bakırköy’de 8 Eylül’de düzenlendi.

3. Organik ve Organomineral Tarla Günü Heyet Fotoğraf ID:

Soldan Sağa: Sütaş Grup Enerji ve Gübre Üretim Direktörü Mustafa Gül, Bursa Tarım ve Orman Müdürlüğü İl Müdür Yardımcısı Erdoğan Ceylan, Sütaş Grup Enerji ve Gübre Tesisleri Genel Müdürü İlker İhsan Çabukol, Bursa İl Tarım ve Orman Müdürü Hamit Aygül, Nilüfer İlçe Tarım ve Orman Müdürü Yasemin Yiğit Bozkurt, Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Ömer Doğan, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Doç. Dr. Barış Bülent Aşık, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümünden Emre Üstün.

Sütaş Organik ve Organomineral Gübre Faaliyetleri Hakkında

Sütaş’ın bitkisel üretimden başlayarak gübre ve enerji üretimine kadar uzanan ve kullandığı doğal kaynakları geri dönüştürmeyi esas alan “Çiftlikten Sofralara” iş modeli; çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla özgün bir sürdürülebilirlik modeli oluşturuyor. Çiftliklerinin gübreleri ve tesislerinin organik atıklarını, biyogaz tesisinde yenilenebilir enerjiye dönüştürüyor, elektrik, sıcak su ve buhar elde ediyor. Burada üretilen elektrik enerjisi, üretim tesislerinin ihtiyacının 84’üne eşdeğer seviyede. Biyogaz tesislerinin çıktılarından da 2016 yılından bu yana organik ve organomineral gübre elde ediyor. Yem bitkileri üretiminde kullanılan bu gübreler toprağın organik yapısını iyileştirirken ürün verimini ve toprakların karbon tutma kapasitesini artırıyor. Organik içeriği yüksek topraklar, atmosferik karbonu da tutarak iklim değişikliği ile mücadeleye katkı sağlıyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Ekonomi Haber

Yemek kartı kullanımı pandemi sürecinde çalışanların motivasyon artışına katkı sağlıyor – İnternet Haber

Yemek kartı sektörünün öncüsü ve pazar lideri Ticket Restaurant Edenred, işletmelere tasarruf ve kolaylık sağlayan çözümlerinin yanı sıra …

Published

on

By

Yemek kartı sektörünün öncüsü ve pazar lideri Ticket Restaurant Edenred, işletmelere tasarruf ve kolaylık sağlayan çözümlerinin yanı sıra şirketler ve çalışanları bilgilendirici webinar serisine hız kesmeden devam ediyor. Üçüncü webinar etkinliğinde, İş Hukuku Danışmanı Avukat Hasan Erdem ile Yeditepe Üniversitesi Öğrenci Dekanı ve Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Kılıç, “Covid Dönemi ve Sonrasında Uzaktan Çalışma ve Aşı Uygulamaları” hakkında merak edilenlere ışık tuttu. Uzaktan Çalışma Yönetmeliği, çalışanların aşı olma ve PCR testi yaptırma yükümlülüğü, çalışma alanlarının yeniden tasarlanması, çalışan psikolojisi, sosyal izolasyonun aşılması, bireysel esnekliğin teşvik edilmesi gibi birçok konunun ele alındığı etkinlikte, çalışan yan haklarından biri olan yemek kartı kullanımının pandemi sürecinde motivasyon artışına katkı sağladığına dikkat çekildi.

Yemek kartı sektörünün öncü ve pazar lider markası Ticket Restaurant Edenred, gerçekleştirdiği yeni webinar etkinliğinde “Covid Dönemi ve Sonrasında Uzaktan Çalışma ve Aşı Uygulamaları” hakkında merak edilen sorulara uzmanlar eşliğinde yanıt aradı. İş Hukuku Danışmanı Avukat Hasan Erdem ile Yeditepe Üniversitesi Öğrenci Dekanı ve Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Kılıç’ın konuşmacı olduğu etkinlikte, pandemi sürecinde uzaktan çalışma yönetmeliğinden çalışan psikolojisine, aşı uygulamalarından çalışan yan haklarına kadar birçok konu masaya yatırıldı.

“Uzaktan çalışma sözleşmesi yapılmalı”

Pandeminin bireylerin hem iş hem de özel hayatlarını derinden etkilendiğini ve yeni düzene adapte olabilmek için büyük çaba sarf edildiğini belirten Avukat Hasan Erdem,bu süreçte önce uzaktan çalışmaya fiilen geçiş yapıldığını, yönetmeliğinse daha sonra yürürlüğe girdiğini söyleyerek; “Pandemi sürecinde en sık karşılaştığımız sorulardan biri uzaktan çalışmada ayrı bir yazılı sözleşme yapılmasının gerekip gerekmediği oldu. Uzaktan Çalışma Yönetmeliği uyarınca, yeni işe girecekler için uzaktan çalışma sözleşmesinin gerekli olduğunu söyleyebiliriz. İş ilişkisi devam ederken uzaktan çalışmaya geçen veya hem iş yerinde hem de uzaktan çalışma olmak üzere karma bir sistem benimseyenler de mevcut iş sözleşmelerine uzaktan çalışmada öngörülen düzenlemelerin yer aldığı bir ek sözleşme ilave edebilir. Bu süreçte merak edilen bir diğer konu da aşı oldu. Aşı yaptırmayan çalışanların iş sözleşmelerinin geçerli sebeple sonlandırılmasının mümkün olup olmadığı konusu bir hayli tartışıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın iş yerlerinde COVİD-19 tedbirleri konulu genelgesi, çalışanların aşı olması ve PCR testi yaptırması ile ilgili bildirim içermesine rağmen şirketler ve insan kaynakları departmanları için bazı konular hala tam net değil.”

Uzaktan çalışanların sosyal hakları devam etmeli

Uzaktan çalışma sürecinde çalışanın iş ile ilgili giderlerinin işveren tarafından karşılanması gerektiğini söyleyen Erdem, “Çalışanların kullanacakları teknolojik iletişim araçlarının ya da teçhizatlarının işveren tarafından karşılanması, benzer şekilde bu araçların işletimi ile elektrik ve internet gibi giderlerin de işveren tarafından sağlanması çalışma mevzuatının ruhuna uygun. Bu gibi sosyal yardımların yanı sıra çalışanların yemek haklarının da uzaktan çalışma sürecinde devam etmesi gerekiyor. İşyerinde ayni olarak yemek verilen durumlarda, uzaktan çalışanlara verilen yemeğin reel bedeli sağlanmalıdır. İşyerinde yemek kartı kullanılması halinde uzaktan çalışan ve iş yerinde çalışan açısından ayırım yapılmaması ve uzaktan çalışanlara da bu sosyal hakların sağlanması gerekir.” açıklamasında bulundu.

Uzaktan çalışmada en önemli fırsat özerklik oldu

Pandemi sürecinde çalışanların yaptıkları işin anlamını daha fazla sorgulamaya başladıklarını ifade eden Doç. Dr. Bülent Kılıç,sözlerine şöyle devam etti; “Uzaktan çalışma yönteminin psikolojimiz üzerinde hem olumlu hem de olumsuz yansımaları oldu. Yapılan işin ilham vermesi ve işteki uzmanlığımız daha da önemli hale gelirken sosyal temasın azalması bağ kurmayı zorlaştırdı ve aidiyet duygusunu azalttı. Evdeki sorumluluklar ile iş yükü ve çalışma saatleri rol çatışmasına yol açtı. Kimi çalışanlarda depresyon ve tükenmişlik hissi arttı, kimisi ise yalnız çalışırken daha verimli oldu. Çalışanlar yöneticilerinden geri bildirim aldıkça görev ve beklenti daha net anlaşıldı ve performans arttı. Yöneticiler çalışanlarının performansını izleme konusunda endişe yaşadı. Uzaktan çalışmada çalışanlara sunulan en önemli fırsat ise çalışma saatlerinin daha esnek olması nedeniyle özerklik oldu. Özerkliğin artması çalışan psikolojisini daha da iyileştirerek performanslarına olumlu etki etti.”

Yan haklar psikolojik destek için de önemli

Uzaktan çalışma sürecinde çalışan yan haklarının psikolojik sağlığa olan katkısından dolayı devam etmesi gerektiğini belirten Kılıç, “Uzaktan çalışma yaşam kalitesini de etkiledi. Bu süreçte çalışan yan haklarının devam etmesi psikolojik olarak da önem kazandı. Çünkü örneğin, öğlen ne yiyeceğim diye düşünmeyen bir çalışan, yemek kartı ile istediği yemeği yeme özgürlüğüne sahip oluyor. Böylece hem vakitten kazanıyor hem de motivasyon artışı sağlıyor.” diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi Haber

29 Ekim Haftası Ortalama 4 Gün Tatil Yapılacak – İnternet Haber

Türkiye’nin Seyahat Sitesi Enuygun, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı haftasına ait seyahat verilerini açıkladı. Araştırmaya göre 27 – 31 Ekim tarihleri …

Published

on

By

Türkiye’nin Seyahat Sitesi Enuygun, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı haftasına ait seyahat verilerini açıkladı. Araştırmaya göre 27 – 31 Ekim tarihleri arasında en çok otel rezervasyonu yapılan iller İstanbul, Antalya ve Ankara, en çok otel rezervasyonu yaptıran kişilerin yaş aralığı ise 20-33 oldu.

Türkiye’nin Lider Seyahat Sitesi Enuygun, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı haftası verilerini açıkladı. Bu yıl 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Cuma gününe denk geliyor. Henüz kış gelmeden son bir tatil yapmak isteyenler de yarım gün resmi tatil olan 28 Ekim Perşembe günü izin alarak 4 gün dinlenme fırsatını yakalıyor.29 Ekim haftasında en çok otel rezervasyonu yapılan iller sırasıyla İstanbul, Antalya, Ankara, İzmir, Bodrum, Eskişehir ve Nevşehir oldu. Araştırmaya göre tatilciler iki kişilik tatili tercih ederken, en fazla 3 günlük otel rezervasyonu yaptırdı. En fazla otel rezervasyonu yaptıran kişilerin yaş aralığı 20-33 arasında değişti. Enuygun’un yaptığı analizine göre, 29 Ekim haftası en ucuz gecelik konaklama 85 TL, en pahalı konaklama ise 2.930 TL oldu.

27 – 31 Ekim tarihleri arasında uçak yolculuğunu tercih edenlerin 44’ü 28 Ekim, otobüsü tercih edenlerin 33’ü 27 Ekim için bilet satın aldı. Uçak bileti için en çok tercih edilen destinasyonlar İstanbul, İzmir, Antalya, Adana ve Ankara, otobüs bileti için ise Ankara, İzmir, Adana, İstanbul, Antalya, Kayseri ve Mersin oldu. Hem otobüs hem de uçak bileti satın alan tatilciler, tek kişi seyahat etmeyi ve dönüş için ise 31 Ekim tarihini tercih etti. Analize göre 27 – 31 Ekim tarihleri arasında en pahalı uçak bileti 24.618 TL (1 kişi) ile İstanbul – Mexico City’e aitti. En ucuz uçak bileti 236 TL (İzmir-Antalya), en ucuz otobüs bileti ise 20 TL (Bilecik-Bozüyük).

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi Haber

Ülker, atıştırmalıkta Türkiye’nin en sevilen markası – İnternet Haber

Türkiye’nin lider gıda markası Ülker, ‘’Türkiye’nin Lovemark’ları 2021 Araştırması’nda “Atıştırmalık’’ kategorisinde açık farkla birinci marka …

Published

on

By

Türkiye’nin lider gıda markası Ülker, ‘’Türkiye’nin Lovemark’ları 2021 Araştırması’nda “Atıştırmalık’’ kategorisinde açık farkla birinci marka seçildi.

Ülker, MediaCat-Ipsos iş birliğiyle bu yıl 14’üncüsü gerçekleştirilen ‘’Türkiye’nin Lovemark’ları 2021 Araştırması’’nda “Atıştırmalık’’ kategorisinde açık farkla birinci oldu. Türk tüketicisinin en sevdiği markaları belirleyen araştırmada Ülker, tüketicilerle kurduğu güçlü bağla en yakın rakibinin 14 puan önünde yer aldı.

“Mutluluk vaat etmeye devam edeceğiz “

1944’ten bu yana inovatif yaklaşımı, müşteri memnuniyetine verdiği önem, geniş ürün yelpazesi ve ait olduğu topluma karşı duyduğu sorumluluğun Ülker’i tüketicisinin gözünde en sevilen marka yaptığını söyleyen Ülker CMO’su Aslı Özen Turhan, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’nin lider gıda şirketi olarak, trendleri yakından takip etmek, tüketicilerimizin ihtiyaç ve beklentilerini en doğru şekilde anlayıp doğru ürünlerle bu ihtiyaçlara uygun çözümler sunmak ana odağımız. Tüketicilerimizin aklında ve kalbinde yer edinmiş güçlü markalarımızı her daim genç tutmak ve tüketicilerimiz ile olan bağını güçlendirmek için çalışıyoruz. Hedefimiz, her zaman tüketicisini en iyi anlayan ve trendlere öncülük eden lider marka olmak. Hem ürün inovasyonlarıyla hem de yenilikçi pazarlama yaklaşımlarıyla fark yaratan bir marka olarak tüketicilerimize önümüzdeki dönemde de mutluluk vaat etmeye devam edeceğiz.”

“Amacımız topluma fayda sağlamak”

Toplumsal faydayı esas alan projelere de büyük önem verdiklerini ifade eden Aslı Özen Turhan, “Her geçen yıl tüketicilerimizi ve pazarı anlamak için kullandığımız araçları yeniliyor, geliştiriyor ve yenilikçi yaklaşımlarla karar süreçlerimizi besliyoruz. “Amaç odaklı fayda üreten marka” olma hedefiyle ilerliyor ve bunu “En Sevilen Marka” olmanın önemli kriterlerinden biri olarak görüyoruz. Faaliyetlerimizle tüm paydaşlarımızı kapsayan, somut projeler geliştirmek için çalışıyoruz. Sürdürülebilirlik alanında farkındalık yaratma amacıyla orataya konan Türkiye’deki ilk projelerden biri olan ve bu konuyu tüketicilerimizin hayatına dokunacak şekilde ele alan Doğa Bize Emanet Projesi’ni geçen yıl hayata geçirdik. 2020 yılında da TEMA Vakfı aracılığıyla farklı illerde fidan dikimi gerçekleştirmeye devam ettik. Sanal ve gerçek dünyayı birleştirerek, 23 Nisan’da Instagram filtremizi kullanarak dijital bir ağaç diken her kullanıcımız için bir fidan diktik. 19 Mayıs’ta da Instagram gönderimimizin altına yapılan her bir yorum için gerçek bir fidan diktiğimiz kampanyamızı gerçekleştirdik; böylece Ülker Güzel Ülkem Ormanı’nı büyütmeye devam ettik” diye konuştu.

“Pandemi döneminde tüketicilerimizin yanında olduk”

Pandemi döneminde sosyal medya iletişimleri, farklı deneyim ve lezzet sunan yeni ürünleriyle tüketicilerinin yanında olduklarını söyleyen Aslı Özen Turhan, çeşitli vesilelerle 2 milyon Ülker ürününü karantina yurtlarına, sağlık çalışanlarına ve ihtiyaç sahiplerine gönderdiklerini ifade etti. Turhan, “Mutlu Et Mutlu Ol Günü kapsamında fabrikalarımızın bulunduğu yerlerde yaşayan çocuklarımızı etkinlikler ve hediyelerle mutlu etmeye çalıştık. En önemli paydaşlarımızdan biri olan çiftçileri de unutmadık. Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü’yle ortaklaşa hayata geçirdiğimiz Aliağa Bisküvilik Buğdayı projesiyle tarıma yerli, milli, kuraklık, hastalık ve iklim değişikliğine dayanıklı, yüksek verimli, kaliteli ve Türkiye’de ilk olan bir buğday türü kazandırdık” dedi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending