Connect with us

Eğitim Haberleri

Dijital Öğretmenler Projesi’nin etki sonuçları açıklandı

ING Türkiye, Habitat Derneği, ODTÜ iş birliği ile hayata geçirilen, ilkokul ve ortaokul öğretmenlerine dijital okuryazarlık becerileri …

Published

on

ING Türkiye, Habitat Derneği, ODTÜ iş birliği ile hayata geçirilen, ilkokul ve ortaokul öğretmenlerine dijital okuryazarlık becerileri kazandırılarak Türkiye’nin dijital dönüşümüne katkı sağlanması amaçlanan Dijital Öğretmenler Projesi’nin Etki Raporu açıklandı. Sonuçlara göre, proje sonunda öğretmenlerin yüzde 90’dan fazlası, dijital ders içerikleri ve materyalleri geliştirmek için gereken yetkinliği ve uygulama becerilerini kazandı. Ayrıca, projeyle birlikte öğretmenlerin yüzde 95’i teknolojiyi kullanmaktan korkmadığını ve özgüvenlerinin arttığını belirtti. ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, “Etki sonuçları, projenin ülkemizin dijital dönüşümüne katkı sağlama ve öğretmenlerin dijital çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılması konusunda sorumluluğunu yerine getirdiğini gösteriyor” dedi. Projenin yeni eğitim dönemi için başvurular 20 Eylül’e kadar Dijital Öğretmenler web sitesi üzerinden gerçekleştirilebiliyor.

ING Türkiye, Habitat Derneği ve ODTÜ iş birliği ile hayata geçirilen Dijital Öğretmenler Projesi’nin projenin ilk eğitim dönemini kapsayan etki raporu açıklandı. Ödüllü proje ile öğretmenlerin dijital dünyaya uyum sağlamaları, dijital teknolojileri eğitim öğretim süreçlerinde etkili bir şekilde kullanmaları ve kendi dijital içeriklerini geliştirebilecek yetkinliğe sahip olmalarını desteklemeyi hedeflenirken, öğretmenlerin öğrendikleri bu teknolojileri öğrencilerine dersleri daha etkili, verimli ve memnun edici şekilde anlatabilmeleri için destekleyici olarak kullanmaları amaçlandı. Teknolojiyi eğitimde bir kaldıraç olarak kullanmayı temel alan proje kapsamında eğitimler yoğun uygulamalı bir şekilde, “iş içinde öğrenme” stratejisi ile kurgulanırken, bu sayede öğretmenler projede öğrendiklerini uygulayabilir ve kendi dijital materyallerini geliştirebilir hale geldiler. Projenin yeni eğitim dönemi için başvurular 20 Eylül’e kadar gerçekleştirilebiliyor.

Öğretmenler teknoloji ile üretim yapabilir hale geldi

Proje sürecinde verilen uygulama projeleri sayesinde öğretmenler, eğitimleri tamamladıkları andan itibaren, projede öğrendiklerini uygulayabilir ve kendi dijital materyallerini geliştirebilir hale geldi. Proje başlamadan önce uygulamalı dijital araçları (Canva, Kahoot, Powtoon, Google Slaytlar ve Formlar) bilen öğretmenlerin oranı sadece yüzde 21 olarak tespit edilirken, proje sonunda katılımcıların yüzde 90’dan fazlası, dijital ders içerikleri ve materyalleri geliştirmek için gereken kavramsal yetkinliği ve uygulama becerilerini kazandıklarını ifade etti. Eğitimlere katılan öğretmenlerin yüzde 80’den fazlası ise artık teknolojiyi kullanarak bir ders planı oluşturabiliyor. Öğretmenlerin teknoloji yeterliliği değerlendirildiğinde, katılımcıların yüzde 95’inin internet ve bilgisayar teknolojileri kullanabilme becerilerinin arttığı, çevrim içi ortamlara özgü iletişim yöntemlerinin geliştiği, kendi çalışma yöntemlerini ve kaynaklarını belirleyip kendini daha iyi değerlendirdiği ortaya çıktı.

Öğretmenler artık teknolojiden korkmuyor

Temel hedefi bilişim teknolojileri konusunda sınırlı ya da çok az bilgiye sahip öğretmenlerin dijital okuryazarlık becerilerini artırmak olan projenin önemli çıktılarından birisi öğretmenlerin teknolojiyi kullanırken kaygılarının azalması, özgüvenlerinin artması, teknolojinin sağladığı faydayı birinci elden deneyimlemesi ve teknolojiyi kullanmaya yönelik önyargılarını ortadan kaldırması oldu. Projenin başında pek çok öğretmen teknoloji kullanma konusunda kendilerine güvenmediklerini ve korktuklarını belirttiler. Proje sonunda ise öğretmenlerin yüzde 95’i teknolojiyi kullanmaktan korkmadıklarını, özgüvenlerinin arttığını ve artık yeni teknolojileri de deneyimlemek için çok hevesli olduklarını aktardı.

Projeye katılan 5 öğretmenden 3’ü dijital teknolojilerde gelişime ihtiyaç duyuyordu

Projeye seçilen öğretmenlerin başvuru aşamasında eğitim programında yer alan kavramsal bilgiler ve uygulamalar ile ilgili durumları da değerlendirildi. Elde edilen sonuçlara göre, projeye seçilen 5 öğretmenden 3’ü dijital teknolojiler konusunda genel olarak gelişime ihtiyaç duyduklarını ifade etti. Katılımcıların dijital vatandaşlık kavramı ile ilgili önbilgileri genel olarak değerlendirildiğinde ise 3’te 2’sinin bilgi sahibi olmadığı ve bu kavramla ilgili sorulan teknik soruya ise sadece yüzde 6’sının doğru cevap verdiği gözlendi.

Öğretmenlerin yüzde 93’ü daha iyi eğitim verebilmek için projeye katıldı

Etki raporu sonuçlarından, öğretmenlerin kendini geliştirmek için oldukça istekli olduğu ve bunun için çaba harcadığı sonucu çıkarken, öğretmenlerin yüzde 94’ünden fazlası internetin farklı kültürleri tanımak için önemli bir araç olduğunu, farklı alanlardan eğitim almak istediğini ve teknolojik gelişmelere yetişmek için sürekli öğrenme ihtiyacı duyduğunu belirtti. Öğretmenlerin yüzde 95’inden fazlası ise mesleki ilerlemeye önem verdiğini ve yüzde 92’si bu durumun motivasyon olarak etkili olduğunu belirtirken, yüzde 93’ü ise okuluna ve öğrencilerine daha iyi eğitim verebilmek için projeye katıldığını ifade etti. Yüksek katılım oranıyla eğitimleri tamamlayan öğretmenlerin yaklaşık yüzde 90’ı başarı ya da katılım belgelerini aldı. Projeye katılan öğretmenlerin yüzde 96’sı neredeyse tamamı eğitimlerden çok memnun olduklarını belirtirken, yüzde 95’i projenin öğretmenlere en iyi şekilde katkı sağladığını ifade etti.

Alper Gökgöz: Öğretmenlerimizin ders materyallerini teknoloji ile üretebilmesinden mutluyuz.

Dijitalleşmeyi stratejisinin merkezine alan bir kurum olduklarını belirten ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, Türkiye’nin dijital dönüşümüne katkı sağlayacak en önemli alanlardan birinin eğitim olduğuna inanıyoruz. Dijitalleşmenin giderek daha çok önem kazandığı bir dünyada, çocuklarımızın yeni nesil yetkinlikler edinmesi ve üreten bireyler olarak çocuklarımızı yetiştirmek önemli. Bu kapsamda öğretmenlerimizin teknolojiyi eğitimde etkin bir şekilde kullanması ve ders materyallerini teknoloji ile üreterek çocuklarımıza rol model olması önemli. Bu nedenle projemizin öğretmenlerin teknolojiyi kullanma konusunda özgüvenlerini artırmasına ve teknolojiyle üretim yapabilme becerilerine katkı sağlamasından dolayı mutluyuz. Etki Raporu sonuçları, projemizin ülkemizin dijital dönüşümüne katkı sağlama ve öğretmenlerin dijital çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılması konusunda sorumluluğunu yerine getirdiğini gösteriyor” dedi.

Sezai Hazır: Öğretmenlerimizin dijital kasları güçlendi.

Çocukların çağımızın gerektirdiği dijital yetkinliklere sahip olmasının önemli olduğunu belirten HABİTAT Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır, “Bahsedilen dijital yetkinlikleri çocuklarımıza ilk elden aktarabilme şansına sahip olan kişilerin başında çok kıymetli ve fedakâr öğretmenlerimiz geliyor. Dijital yetkinlikleri yüksek ve bu yetkinliklerini emekle öğrencilerine aktaracak olan öğretmenlerimiz ülkemizdeki dijital dönüşümün önemli bir parçası olacak. Dijital Öğretmenler Projesi’nin, öğretmenleri dijital dönüşümün bir elçisi olarak konumlandırması ve sonrasında ilkokul ve ortaokul çağındaki birçok öğrencimizin dijital becerilerinin gelişmesine katkı sağlamasından dolayı çok mutluyuz. Dijital çağın gerekliliği olan, donanım ve becerilere sahip öğretmenlerimizin sayısının artarak bu donanımlarını öğrencilerine aktardığı, bu vesileyle dijital yetkinlik ve niteliklerini artıran ülkemiz çocuklarının toplumları dönüştürdüğü ve liderlik ettiği bir geleceğin olması en büyük temennimiz” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Kürşat Çağıltay: Proje öğretmenlerin değişen dünyaya uyum sağlamasına katkı sunuyor.

Dijital Öğretmenler Projesi’nin, klasik yaklaşımların dışına çıkan, eğitimin mekanik/teknolojik unsurlara bağlı olmayan ve içinde çok yoğun insani ilişkilerin de yer alması gereken süreçleri içerdiğinin bilinci ile şekillendirildiğini belirtenODTÜ Uzaktan Eğitim Merkezi Başkanı Prof. Dr. Kürşat Çağıltay ise, “Bu süreçte efsanevi Türk eğitimcisi Hakkı Tonguç’un ortaya koyduğu “iş içinde öğrenme” temel pedagojik yaklaşımını kendimize rehber edindik. İnternet teknolojileri baş döndürücü hızla değişmekle beraber eğitim alanının değişmeyen ve yakın vadede de değişmesi mümkün olmayan bir temel taşının öğretmenlerimiz olduğundan hareketle onları merkeze alan eğitim programları tasarlanıp hayata geçirildi. Etki raporunda bilimsel olarak analiz edilen verilere göre, proje son derece başarılı sonuçlar üretiyor ve öğretmenlerimizin eğitimde değişen dünya koşullarına uyum sağlamalarına katkı sunuyor” şeklinde konuştu.

Yeni eğitim dönemi başvuruları 20 Eylül’e kadar gerçekleştirebiliyor.

Dijital Öğretmenler projesinin yeni eğitim dönemi başvuruları uzatıldı. Başvurular 20 Eylül’e kadar Dijital Öğretmenler web sitesi üzerinden gerçekleştirilebiliyor. Şu ana kadar 2000 öğretmene eğitim verilen proje kapsamında, yeni dönemde 15 ilden yeni 1.000 öğretmene daha ulaşılacak. Projenin ilk aşamasında öğretmenler çevrim içi canlı ve video dersleri ile kapsamlı bir eğitim alırken, ikinci aşamada belirlenecek 100 öğretmene ileri seviye sanal gerçeklik eğitimi verilecek.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Eğitim Haberleri

Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nin gurur tablosu – İnternet Haber

Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi, 2021 Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda büyük başarı elde etti. Sabancı Vakfı tarafından yaptırılarak Milli Eğitim …

Published

on

By

Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi, 2021 Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda büyük başarı elde etti. Sabancı Vakfı tarafından yaptırılarak Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilen ve 1992 yılından bu yana hizmet vermeye devam eden okulun bu yılki mezunları, YKS’de istedikleri fakültelere girebilmenin mutluluğunu yaşadı.

2021 YKS yerleştirme sınavı ile Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi’nin mezunları Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinin çeşitli bölümlerine girmeye hak kazandı. Aralarında Sabancı Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi gibi sundukları eğitim ile tercih edilen köklü üniversitelerin de olduğu bu geniş çaplı yerleştirme ile ilgili konuşan Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “Bu yıl ne mutlu ki bize mezunlarımız arzu ettikleri fakültelere yerleşti. Özellikle pandemi nedeniyle uzaktan eğitimle geçen ve hem öğrenciler hem de öğretmenler açısından zorlu bir yıl olmasına rağmen okulumuza böyle bir gurur tablosu yaşatan öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi, bu süreçte onlara büyük destek veren kıymetli ailelerini gönülden kutluyorum” dedi.

Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi Müdürü Sedat Işık da uzaktan eğitimle geçen sıra dışı bir eğitim yılı geçirdiklerini belirterek şunları söyledi: “Öğrencilerimiz pandemi nedeniyle son yıllarını online eğitim alarak tamamlamak durumunda kaldılar. Bu dönemde eğitimlerinin aksamaması adına kitaplarını öğrencilerimizin adreslerine ulaştırdık. Kitap desteğinin yanında öğrencilerimizin evlerine deneme setleri yolladık. Denemelerin takibini online sistem üzerinden velilerimiz ve öğretmenlerimizle paylaştık. Online olarak üniversite tanıtımlarına devam edip yurt dışından akademisyenleri öğrencilerimizle buluşturarak öğrencilerimizin kariyer hedeflerini belirlemelerine destek olduk. Tercih döneminde de sürekli temasta olarak öğrencilerimize ilgi ve yetenekleri doğrultusunda bölümlere yerleşmeleri konusunda destek olduk. Akademik ve kariyer gelişimine yönelik desteğe ek olarak öğrencilerin ve ebeveynlerin bu zorlu süreci yönetebilmeleri için psikolojik sağlamlığa yönelik psikolojik danışmanlık hizmetleri sunduk. Fiziksel olarak yan yana olamadığımız bu süreçte öğrencilerimiz ve ebeveynleriyle duygusal bağımızı koparmadık aksine bu zor süreçte bağımız daha da güçlendi. Elde ettikleri bu başarı bizim için büyük bir gurur kaynağı oldu.”

2021 YKS yerleştirme sınavında, Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi öğrencilerinin; 40’ı Mühendislik ve Mimarlık, 15’i Tıp, 6’sı İşletme ve İktisat, 4’ü Hukuk, 4’ü Yönetim Bilimleri, 3’ü Pilotaj, 3’ü Diş Hekimliği, 2’si Psikoloji-Sosyoloji, 1’i Eczacılık ve 13’ü de diğer bölümlere yerleşme başarısı gösterdi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Eğitim Haberleri

Yüz Yüze Eğitimin Sigortası Sadece Teknoloji Olabilir – İnternet Haber

Covid-19 sebebiyle bir buçuk yıllık aranın ardından birçok eğitim kurumu, tekrar yüz yüze ya da hibrit eğitim modeline geçti. Ülke genelinde …

Published

on

By

Covid-19 sebebiyle bir buçuk yıllık aranın ardından birçok eğitim kurumu, tekrar yüz yüze ya da hibrit eğitim modeline geçti. Ülke genelinde aşılanma sürse de kurumlarda görülebilecek yüksek vaka sayıları, eğitim düzeninde aksamalara neden olabilir. Bu noktada fiziki eğitim devamlılık gösterse bile eğitim kurumlarının çevrimiçi eğitim konusunda teknolojilerini güçlendirmeleri ve hibrit eğitime hazırlıklı olmaları büyük önem taşıyor. Çevrimiçi sınav ve sınav güvenliği teknolojileri sunan Witwiser Kurucu Ortak ve CEO’su Volkan Baran konuya dair “Yüz yüze eğitime geçişle birlikte tekrar vaka sayılarında olabilecek artış, mevcut düzeni daha hassas bir noktaya getirdi. Hibrit eğitim verilebilecek altyapısı olmayan eğitim kurumlarında derslerin aksaması ya da sınavların ani kararla yapılmaması hem kurumları hem de öğrencileri tekrar zor bir duruma sokabilir. Bu doğrultuda her eğitim kurumunun güçlü bir uzaktan eğitim altyapısına sahip olması büyük önem taşıyor. Kısacası ister yüz yüze ister hibrit olsun eğitimin sigortası teknoloji ve teknolojinin doğru kullanımı olacaktır” sözlerini ifade etti.

Pandemi nedeniyle eğitim kurumlarının yüz yüze eğitime ara vermesiyle çevrimiçi eğitim ve uzaktan değerlendirme süreçlerine geçiş hızlandı. Çoğu eğitim kurumu, dijitalleşmenin bir parçası olarak bu teknolojilere yatırım yapmaya odaklandı. Eğitim kurumları sınavlarını çevrimiçi sistemlerde gerçekleştirirken sınav güvenliğini sağlamak için yapay zeka destekli çözümlerden faydalanmaya başladı. Bu konuda atılım yapmayan kurumlar ise ilgili dönemde çeşitli zorluklarla karşılaştı. Eğitim tekrar yüz yüze yapılmaya başlanmış olsa da uzmanlar kurumların hibrit eğitim için hazırlıklı olması gerektiğini belirtiyor. Vaka sayılarının artması ve yeni virüs varyantlarının ortaya çıkması fiziksel temas gerektirmeyen derslerin önemli bir kısmının yeniden evlere taşınmasına neden olacak gibi görünüyor. İşte tam da bu noktada eğitim sektöründe ortaya çıkabilecek yeni bir arz şokunun üstesinden gelebilmek için pek çok kurum hazırlıklarını şimdiden yapmaya başladı.

Uzaktan Eğitim ile öğrencilerin yaşam ve eğitim kalitesi artıyor

Çevrimiçi sınav sistemi ve çevrimiçi sınav güvenliği teknolojileri odağında yapay zeka ve makine öğrenmesiyle desteklenmiş yazılım çözümleri sunan Türk girişim Witwiser’ın Kurucu Ortağı ve CEO’su Volkan Baran pandemiyle birlikte uzaktan eğitime yapılması gereken yatırımın öneminin arttığını belirterek şu sözleri ifade etti: “Eğitim sektöründe dijitalleşme biraz geriden geliyor dersek yanlış bir saptama olmaz. Zira geçmiş yıllarda atılması gereken adımlar pandemi nedeniyle acil bir zorunluluk haline geldi. Daha planlı ve zamana yayılarak yönetilemeyen dijitalleşme, eğitim kurumlarını da öğrencileri de zorladı. Bu dönemde uzaktan eğitim ve değerlendirme teknolojilerine adapte olamayan birçok eğitim kurumu ve öğrenci aslında daha adil ve verimli olan çevrimiçi eğitim sistemine karşı bir önyargı oluşturmuş oldu. Artık hayatımızın bir parçası olan çevrimiçi eğitimin verimli şekilde yürütülmesi için eğitim teknolojilerine yatırım yapmak kritik önem taşıyor. Ancak deneyimlerimiz gösteriyor ki hem eğitim kurumlarını hem de öğrencileri bu konuda bilinçlendirmek gerekiyor. Burada sektöre liderlik eden bir şirket olarak, eğitim kurumlarına öncelikle teknolojileri sistemlerine nasıl entegre edebileceklerini ve öğrencilerine bu çözümleri nasıl atlatmaları gerektiğini aktarıyoruz. Öte yandan, unutulmaması gereken bazı gerçekler de var. Bu noktada kiralık ev, yurt bulma, artan şehir içi trafik, talebe bağlı olarak artan dolaylı eğitim ücretleri gibi konuları listenin başında sayabiliriz. Uzaktan eğitim teknolojilerinin kullanımı; farklı şehirde yaşama maliyetinin ve kentsel mobilite problemlerinin azalması, eğitimde fırsat eşitliği avantajı, zaman bağımsız eğitime erişilebilirlik gibi çok önemli kazanımlar sağlıyor. Eğitim kurumlarının ve öğrencilerin tüm bu faydaları uygulamalı olarak içselleştirmesi sürdürülebilir eğitim için önem taşıyor. Özetle, her sistemin kendine göre artıları ve eksileri var ancak hibrit modellerle tüm eğitim tasarımlarında yer alan pozitif yönleri kapsayan yeni süreçler yapılandırmak tüm paydaşların faydasına olacaktır.”

Doğru teknolojilerin kullanımı dersleri de sınavları da aksatmayacak

Baran, hibrit eğitimin kalıcı hale geleceğini belirterek kurumlara şu tavsiyelerde bulundu: “Yüz yüze eğitime geçişle birlikte tekrar vaka sayılarında olabilecek artış, mevcut düzeni daha hassas bir noktaya getirdi. Hibrit eğitim verilebilecek altyapısı olmayan eğitim kurumlarında derslerin aksaması ya da sınavların ani kararla yapılmaması hem kurumları hem de öğrencileri zor bir duruma sokabilir. Kısacası her eğitim kurumunun güçlü bir uzaktan eğitim altyapısına sahip olması büyük önem taşıyor. Bunun yanında sınavların güvenli bir şekilde yapılması öğrenciler arası adaletin sağlanması, kurumlar için ise itibarın korunması adına önem arz ediyor. Elbette her yenilik hayatımıza hemen kolaylık olarak yansıyabilir ve çözülmesi gereken problemleri de beraberinde getirebilir. Bu noktada ilgili teknolojilere yatırım yapan kurumların ilk atması gereken adım, öğrencilere uzaktan eğitim sisteminin gerekliliğini basit bir şekilde anlatmak ve video içerikleriyle desteklemek olacaktır. İkinci olarak eğitim kurumları öğrencilerle çevrimiçi ölçme-değerlendirme teknolojilerinin kullanımı ve buna bağlı olarak sınav süreleri boyunca ortam (kamera, ses, ekran vb.) kayıtlarının alınabileceğine dair yazılı sözleşmeler yapmalı. Böylece kurumlar açık rızayla KVKK’ya da uyum sağlayabilir.”

Hibrit eğitim modelinin kurumlara ve öğrencilere esneklik katarken yüz yüze eğitime tamamen ara verilmesi durumunda çevrimiçi eğitim ve değerlendirme sürecine adaptasyonunu hızlandıracağını da belirten Baran sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Yüz yüze eğitim devam ederken Covid-19 hastası veya temaslısı öğrencilere göre uygulanacak protokollerin önceden belirlenmesi gerekecektir. Hasta ve temaslı öğrencilerin katılamayacağı dersleri takip edebilmesi için uzaktan eğitim teknolojileri, fiziksel olarak katılım gösteremeyeceği sınavlar için de uzaktan ölçme-değerlendirme teknolojileri kullanılabilir.”

Witwiser Hakkında

Çevrimiçi ölçme ve değerlendirme çözümlerine odaklanan Witwiser, ulusal ve uluslararası pazarlarda, yenilikçi ve kullanıcı odaklı bir şekilde 2018 yılında araştırma ve geliştirme faaliyetlerine başladı. İlk olarak çalışan sayısı 600’den fazla olan OBSS Teknoloji A.Ş.’nin işe alım süreçlerinde aday havuzunu genişletme ve nitelikli adaylara erişim çalışmaları için kullanılmaya başlayan Witwiser; 2020 yılında da uluslararası pazarlara açıldı. Ortadoğu, Türki Cumhuriyetler ve Avrupa bölgelerindeki ülkelere de hizmetler sağlarken “Yapay Zeka Destekli Sınav Güvenliği Teknolojisi Sağlayıcısı” olarak da yerli yazılım ihracatını gerçekleştiren ilk firma özelliği taşıyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Eğitim Haberleri

Bakan Ersoy’dan Harran Üniversitesi’ne Ziyaret – İnternet Haber

Çeşitli temaslar için Şanlıurfa’da bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Harran Üniversitesi’ni ziyaret ederek “Geleceğini Yeşile …

Published

on

By

Çeşitli temaslar için Şanlıurfa’da bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Harran Üniversitesi’ni ziyaret ederek “Geleceğini Yeşile Boya” Erasmus projesi kapsamında 9 farklı ülkeden gelen 40 öğrenciyle Osmanbey Yerleşkesi Feyzullah konağında bir araya geldi.

Proje katılımcı öğrencilerinden İbrahim Kırmızı’nın Bakan Mehmet Nuri Ersoy’a yolladığı “9 farklı ülkeden gençlerle bir arada olduğumuz ‘Geleceğini Yeşile Boya’ projemizle Şanlıurfa’dayız. Farklı kültürleri öğrenip kendi kültürümüzü tanıtıyoruz. Sayın Bakanım, biz gençlerle birlikte bir çay içmeye ne dersiniz” Twitter mesaj paylaşımının üzerine, Bakan Ersoy yurt dışından gelen gençleri kırmayıp ziyaret etti.

Ziyarette Bakan Ersoy’a eşlik eden Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül ve beraberindeki heyeti Harran Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mehmet Sabri Çelik karşıladı.

Rektör Prof.Dr. Mehmet Sabri Çelik, Bakan Mehmet Nuri Ersoy’a Harran Üniversitesi hakkında bilgiler vermesinin ardından gelen heyet öğrencilerle buluştu.

Osmanbey Kampüsünde bulunan tarihi Feyzullah Konağında farklı ülkelerden gelen öğrencilerle bir araya gelen Bakan Mehmet Nuri Ersoy, öğrencilerle çay içerek sohbet gerçekleştirdi. Osmanbey gölet kenarında toplu fotoğraf çekiminin ardından Bakan Ersoy ve beraberindeki heyet kampüsten ayrıldılar.

Harran Üniversitesi öğrencilerinin katılımcı ve yürütücü olduğu, Avrupa Birliği Erasmus+ Gençlik Değişimi Programları kapsamında desteklenen, İtalya, İspanya, Almanya, Suriye, Ürdün, Bangladeş, Hindistan, Japonya ve Türkiye’den toplam 40 kişilik öğrenci grubu ile “Geleceğini Yeşile Boya” isimli proje gerçekleştiriliyor. Proje 22-28 Eylül tarihleri arasında Harran Üniversitesi kampüsünde uygulanıyor. Proje kapsamında Şanlıurfa’da çeşitli kültürel aktiviteler ve geziler gerçekleştiriliyor. Yapılan proje kapsamında, kültür tanıtımı, ekoloji ve iklim değişikliği üzerine çalıştaylar yapıldı. Böylelikle gençler hem kendi kültürlerini tanıtma hem de farklı kültürleri öğrenme imkânı buldular.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending