Connect with us

Ekonomi Haber

Şişecam, Türkiye’ye 4 Milyar TL’lik iki yeni yatırım müjdesi verdi

86 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en köklü kuruluşları arasında yer alan Şişecam, Avrupa’nın düzcam üretim üslerinden biri haline getirdiği Ankara …

Published

on

86 yıllık geçmişiyle Türkiye’nin en köklü kuruluşları arasında yer alan Şişecam, Avrupa’nın düzcam üretim üslerinden biri haline getirdiği Ankara Fabrikası’ndaki ikinci fırınının resmi açılışını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şişecam Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kırman, Şişecam Genel Müdürü Görkem Elverici, Şişecam yöneticileri ve Şişecam Ankara Fabrikası çalışanlarının katılımıyla gerçekleşen törende, Şişecam ülkemize mimari camlar ve otocama yönelik iki yeni float hattı yatırımı müjdesi verdi.

Şişecam Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kırman, açılış töreninde yaptığı konuşmada Şişecam’ın Türkiye’ye toplam değeri 4 milyar lirayı aşan iki yeni yatırım yapacağını açıklayarak, “Ülkemizde hızla yükselen cam talebini karşılama ve tüm paydaşlarımız için sürdürülebilir değer yaratma hedefimiz doğrultusunda mimari camlar ve otomotiv camına yönelik iki yeni float hattı yatırımı için düğmeye basıyoruz. Mimari camlar alanında günlük 1200 ton kapasiteli hat için, yepyeni bir tesis kurarak, dünyanın devam eden yatırımlar açısından en yüksek kapasiteye sahip beş düzcam yatırımından birini hayata geçireceğiz. Günlük 750 ton kapasiteli otocam float hattı yatırımımız ise özel tasarımı ve yüksek kapasitesi ile Şişecam’ın vizyonunun ve teknolojik yetkinliklerinin simgesi niteliğinde olacak. Kökleri Türkiye’de cam sanayini kurma misyonuna hizmet etmek üzere atılmış bir şirket olarak, 14 ülkede üretim faaliyeti gösteriyor, ülkemizi küresel ticaret arenasında gururla temsil ediyoruz. Yaptığımız yatırımlar, büyümesini desteklediğimiz lokomotif sektörler ve sağladığımız istihdamla 86 yıldır ülkemize katkı sağlıyor olmanın haklı gururunu yaşıyoruz” dedi.

13.09.2021– Polatlı’yı Avrupa’nın en büyük düzcam üretim üslerinden biri haline getiren Şişecam Ankara Fabrikası’ndaki TR8 fırınının resmi açılışı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şişecam Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kırman, Şişecam Genel Müdürü Görkem Elverici, Şişecam yöneticileri ve Şişecam Ankara Fabrikası çalışanlarının katımıyla yapılan törende Şişecam, ülkemize mimari camlar ve otomotiv ham camı üretimine yönelik tutarı 4 milyar lirayı aşan iki yeni float hattı yatırımı yapacağının müjdesi verdi.

Erdoğan: “Şişecam’ın atılımları zirvede kalma iradesinin güçlü birer işaretidir”

Açılışta konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Şişecam’ın 86 yıldır istikrarlı bir şekilde artan pazar payı firmamızın üretime, ihracata ve sağlıklı büyümeye verdiği önemi de gösteriyor. Bugün resmi açılışı için bulunduğumuz Ankara üretim tesisi, Şişecam’ın küresel vizyonunun yeni bir halkasını oluşturmaktadır. Biz her stratejimizde olduğu gibi nitelikli cam ürünlerinde de talebin kendi iç piyasamızdan karşılanmasını arzu ediyoruz. Şişecam’ın engin tecrübesi, ileri teknolojisi, kalifiye personeli ve güçlü kapasitesi ile bunu giderebileceğine inanıyorum” dedi.

Şişecam’ın Bilim, Teknoloji ve Tasarım Merkezi’nde yürüttüğü Ar-Ge faaliyetleri ile dinamizmini korumasının da takdire şayan olduğunu belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Cam yüzeylerdeki virüs ve bakterilere karşı geliştirdiği teknolojiyle Şişecam oyun değiştirici bir rol üstlenmiştir. Geri dönüşüm projeleriyle de yeşil ekonomiye katkı sağlayan Şişecam’ın atılımları zirvede kalma iradesinin güçlü birer işaretidir. Devletimizden aldığını fazlasıyla milletimize geri veren Şişecam dünya çapındaki üretim ağıyla bu destekleri ziyadesiyle hak ettiğini göstermiştir. Bu ülkenin taş üstüne taş koyan, üreten, ihracat yapan, insanımıza istihdam sağlayan her sanayicinin başımızın üstünde yeri vardır.”

Dünyada devam eden yatırımlar arasında en yüksek kapasiteye sahip 5 düzcam yatırımından biri

Şişecam Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kırman, Ankara Fabrikası TR8 fırınının resmi açılış töreninde yaptığı konuşmada, Şişecam’ın mimari camlar ve otomotiv hamcamı alanlarında gerçekleştireceği yeni yatırım planlarını açıkladı. Şişecam’ın ülkemizde hızla yükselen cam talebini karşılama ve tüm paydaşları için sürdürülebilir değer yaratma hedefi doğrultusunda mimari camlar ve otomotiv hamcamına yönelik iki dev float hattı yatırımı yapacağını ifade eden Prof. Dr. Ahmet Kırman, mimari camlara yönelik yatırım planı hakkında şu bilgileri verdi: “Bugün 4 kıtada, 14 ülkede 43 tesisiyle üretim faaliyeti gösteren, 22 bin çalışanı ile katma değerli ürünlerini 150’den fazla ülkeye ulaştıran Şişecam, ülkemize ve paydaşlarına yatırımları ve ürünleri ile değer katmaya durmaksızın devam etmektedir. Ülkemizde hızlı bir ivme ile artan düzcam talebini karşılamak için günlük 1200 ton kapasiteli mimari cam float hattı yatırımı kararı aldık. Bunun için sadece hat yatırımı yapmakla kalmayacağız. Aynı zamanda varolan tesislerimize bir yenisini daha ekleyerek, yepyeni bir fabrika da kuracağız. Yüksek kapasitesi ile ne Amerika’da ne de Avrupa’da da eşi benzeri bulunmayan bu float hattı, bugün dünyada devam eden yatırımlar arasında en yüksek kapasiteye sahip 5 düzcam yatırımından biridir. Bu yeşil saha yatırımının tamamlanmasıyla birlikte ülkemizdeki float üretim kapasitemiz yüzde 30 oranında artarak 2.6 milyon ton hacmine ulaşacaktır. Yatırımımız, iç talebin karşılanmasında önemli rol oynayarak girdi verdiğimiz sektörlerin ihracatını desteklerken, düzcam alanında Avrupa lideri Şişecam’ın güçlü konumunu da pekiştirecektir.”

Özel tasarıma sahip otocam float hattımız yüksek verimlilik ve kapasiteye sahip

Prof. Dr. Ahmet Kırman, Kırklareli’nde yapılacak günlük 750 ton kapasiteli otocam float hattının yüksek kapasitesiyle dünyanın sayılı örneklerinden olduğuna dikkat çekerek, yatırım hakkında da şöyle konuştu: “Otomotiv hamcam ihtiyacının en verimli şekilde karşılanmasına yönelik olarak Kırklareli’nde hayata geçireceğimiz float hattımız, 4,8 metre, standardın üzerinde net ene sahiptir. Bu hat genişliği sayesinde, devreye girmesiyle birlikte, hattan alınabilen cam miktarı cam çekiş hızı değişmeden artacaktır. İnce cam üretebilecek şekilde özel olarak tasarlanmış olan hat, bu özelliği ile üretimde yüksek oranda verimlilik de sağlayacaktır. Böylesi bir yatırım, faaliyet alanlarının oyun kurucusu Şişecam’ın öncü vizyonunun ve teknolojik yetkinliklerinin sonucudur. Otomotiv hamcamına yönelik üretimin büyük çoğunluğunun yeni yapılacak geniş float hattına taşınması sayesinde mevcut durumda otocama yönelik üretim yapan Kırklareli TR1 Float hattımız, daha yüksek verimlilikle mimari camlar odaklı üretim yapabilecektir. TR1 Float hattımızın soğuk tamirini de kapasitesini günlük 1000 ton seviyelerine çıkartarak gerçekleştirmeyi ve yenilemeyi planlıyoruz. Otocam iş kolunun otocama özel teknik üretim alt yapısı bulunan float hattına sahip olması, otocam faaliyetimizin büyümesini ve otomotiv yenileme camı ihracat atılımlarımızı doğrudan destekleyecektir.”

Prof. Dr. Ahmet Kırman, Şişecam’ın bu iki büyük yatırımı gerçekleştirirken yüksek kapasite, verimlilik ve yetkinlikler konusundaki iddiasını, yatırımların tamamlanma süresi açısından da ortaya koyduğunu ifade ederek “Bir düzcam hattının tasarımından devreye alınmasına kadar geçen süre ortalama 25 – 30 ay olarak gerçekleşmektedir. Ancak Şişecam, otomotiv hamcamı float hattının 18 ayda, mimari camlar float hattının ise 24 ayda tamamlanmasını hedeflemektedir. Bu, oldukça iddialı bir hedeftir. Zaten böylesi güçlü hedeflerin ve zorlu projelerinin hayata geçirilmesi de ancak, Şişecam’ın kabiliyetleri dahilinde mümkündür. 5 Eylül 1981 tarihinde Türkiye’yi float üretim teknolojisi ile tanıştıran, 40 yıl önce, o dönemde Balkanlar’da ve gelişmekte olan ülkelerde başka hiç bir teşebbüsün sahip olmadığı bu yetkinliğin yegane sahibi konumunda olan Şişecam’ın 40 yıl sonra da “kimsenin yapamadığını yapabilen” konumunu koruduğunu gururla ifade etmek isterim” dedi.

Ana faaliyet alanlarımızda dünyanın en büyük üç üreticisinden biri olma hedefimize ilerliyoruz

Prof Dr. Ahmet Kırman, Şişecam’ın dünya cam ve kimyasallar liglerindeki güçlü konumuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün, üretim kapasitelerimiz açısından dünyada cam ev eşyası alanında ikinci büyük üreticiyiz. Düzcam ve cam ambalaj alanlarında en büyük beş üreticiden biri konumundayız. Dünyanın en büyük sekizinci soda üreticisi olmamızın yanı sıra krom kimyasallarında da dünya lideriyiz. Şişecam, ana faaliyet alanlarında dünyanın en büyük üç üreticisinden biri olma hedefi doğrultusunda ilerlerken, ülkemizi geniş bir coğrafyada temsil ediyor olmanın gururunu yaşıyoruz. Ülkemizde düzcamdan, cam ev eşyasına, otomotiv camlarından, cam ambalaja, cam elyaftan cam geri dönüşümüne, madenden soda ve krom kimyasalları üretimine kadar çok farklı iş kollarında faaliyet gösteriyoruz.”

Son 5 yılda ülkemize 10 milyar liraya yakın yatırım yaptık

Türk cam sanayinin kurucusu Şişecam’ın tüm paydaşları için sürdürülebilir değer yaratacak ve girdi verdiği sektörlerin büyümesini ve ihracatını destekleyecek yatırımlara ara vermeden devam edeceğini belirten Prof. Dr. Ahmet Kırman, şöyle konuştu: “Geçtiğimiz dönemde küresel salgının tüm dünyada yarattığı belirsizlik ortamına ve olağandışı koşullarına rağmen ülkemizin cam talebini karşılama ve ekonomisi için değer yaratma önceliğimiz kapsamında yatırımlarımızı ara vermeden sürdürdük. İç pazarda oluşan talebi önceliklendirerek, ihracatımızı önemli ölçüde kıstık ve ülkemizde gerçekleştirdiğimiz düzcam üretiminin yaklaşık yüzde 90’lık kısmını yurt içi pazara sunduk. Yenişehir’de 240 bin ton kapasiteli fırınımızı soğuk onarımını tamamlayarak 400 milyon liralık yatırımla yeniledik ve ateşledik. Önümüzdeki dönemde de aynı yaklaşımı benimseyerek, doğru alanlarda yapacağımız hamlelerle şirketimizin küresel ayak izini genişletirken, ülkemize yatırım yapmaya ve paydaşlarımız için sürdürülebilir değer yaratmaya devam edeceğiz. Ülkemize son 5 yılda yaptığımız soğuk tamir, teknoloji ile uyumlandırma ve yeni yatırımların tutarı 10 milyar liraya yakındır. Gelecek yıllarda da ülkemize hem yeni yatırımlarımız olacaktır, hem de varolan tesislerimizin gelişen teknoloji ile uyumlandırılması ve soğuk tamir süreçleri için yıllık en az 1 milyar liralık olağan yatırımlar yapılacaktır. Önümüzdeki iki yıl içinde, ülkemize milyarlarca liralık yeni yatırım müjdeleri vermek konusunda da çalışmalarımızı sürdürdüğümüzü ifade etmek isterim.”

Polatlı Avrupa’nın en büyük düzcam üslerinden biri oldu

Prof. Dr. Ahmet Kırman, resmi açılışı gerçekleşen Ankara Fabrikası ikinci fırın yatırımı ile ilgili olarak da şunları söyledi: “Ankara Fabrikamızda gerçekleştirdiğimiz, küresel salgın nedeniyle resmi açılışını bugün yapabildiğimiz yıllık 240 bin ton kapasiteli ikinci fırın, ülkemizde hayata geçirdiğimiz en güncel, yeni yatırımımızdır. Şişecam, ikinci fırın yatırımının da devreye girmesiyle, Polatlı’yı Avrupa’nın en büyük düzcam üslerinden biri haline getirmiştir. Yıllık üretim kapasitesi 540 bin tona ulaşan Ankara fabrikamız ülkemizdeki düzcam fırını sayımızın sekize, global düzcam üretim kapasitemizin yıllık 3,5 milyon ton seviyesine ulaşmasını sağlamıştır. Yeni yatırımımızla birlikte Polatlı’da istihdam sağladığımız toplam çalışan sayımız da 300’ü aşmıştır. Cam çevre, iklim, enerji ve sağlık gibi küresel açıdan en kritik konulara çözüm üreten ve geleceği şekillendiren stratejik öneme sahip bir malzemedir. Dünya, 2022 yılında Birleşmiş Milletler’in kararıyla, bugün hayatımızın her alanına girmiş olan camın bu stratejik önemini vurgulamak amacıyla, Dünya Cam Yılı’nı kutlamaya hazırlanmaktadır. 5 bin yıllık geçmişe sahip olan camın geleceğine inanıyor, bu gelişim yolculuğunda öncü rolümüzü daha da güçlendirmek için durmaksızın çalışıyoruz.”

Şişecam Hakkında

Türkiye’nin en köklü kuruluşları arasında yer alan Şişecam düzcam, cam ev eşyası, cam ambalaj ve cam elyafı gibi camın tüm temel alanları ile soda ve krom bileşiklerini kapsayan iş kollarında küresel bir oyuncudur. Bugün dünyada cam ev eşyasında en büyük iki, cam ambalaj ve düzcamda ise en büyük beş üretici arasından yer alan Şişecam, dünyanın en büyük sekizinci soda üreticisi olmasının yanı sıra krom kimyasallarında dünya lideridir.

Düzcam, cam ev eşyası, cam ambalaj, kimyasallar, otomotiv, cam elyaf, maden, enerji ve geri dönüşüm iş kollarında öncü bir rol üstlenen Şişecam, Türkiye’nin yanı sıra Almanya, İtalya, Bulgaristan, Romanya, Slovakya, Macaristan, Bosna Hersek, Rusya Federasyonu, Gürcistan, Ukrayna, Mısır, Hindistan ve ABD’de üretim faaliyetlerini yürütmektedir.

Şişecam, 85 yıllık deneyimi, 22 Bin çalışanı, dört kıtada 14 ülkeye yayılan üretim faaliyetleri ve 150 ülkeyi aşan satışlarıyla uluslararası ölçekte bir şirket olarak, ana faaliyet alanlarında dünyanın en büyük üç üreticisinden biri olma hedefiyle yoluna devam etmektedir.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Ekonomi Haber

AVAX’a Yatırım, ADA’ın Ağ Yoğunluğu Artıyor, BTC -ETH sakin – İnternet Haber

Bireysellerin alımı ile başlayan kripto paralarda son iki yıldır dev şirketlerin yapmış oldukları yatırımlarla sektör 2 trilyon dolara ulaştı ve …

Published

on

By

Bireysellerin alımı ile başlayan kripto paralarda son iki yıldır dev şirketlerin yapmış oldukları yatırımlarla sektör 2 trilyon dolara ulaştı ve artmayı da sürdürüyor. Son olarak Avalanche block zinciri 230 milyon dolarlık özel token satış yoluyla fon elde etti. Bu özel satıştan elde edilen 230 milyon dolarlık fon teknik destek altyapısı ve DeFi sektöründeki yatırımlara harcanacağı belirtildi. Önümüzdeki süreçte buradan elde edilen fonların iş birlik ya da yatırım haberlerine açık hale gelen AVAX için potansiyel teşkil edebilir. Bunun yanı sıra piyasa değeri bakımından en yüksek üçüncü coin olan ADA, 12 Eylül’de Alonzo adlı ağ çatallanmasının ardından akıllı sözleşmeleri çekmeye ve ADA’nın ağ içerisindeki kullanımı artışını sürdürüyor. Ethereum ise zincir verilerinde aktif ve yeni adres sayısına bakıldığında Bitcoin’e göre daha güçlü kalıyor. Ancak ağ ücretlerinin yüksek kalması şimdilik 4000 seviyesinin geçilemesine neden oluyor. Bitcoin 50.000 altındaki seyri 48.500 seviyesinin geçilmesinde zorlanıldı. Bitcoin destek arama çabasında, 47.000 seviyelerinin test edilmesi söz konusu olabilir. Ancak 47.000 seviyesinden geçen kısa vadeli trendi aşağı kırmadığı sürece 50.000 seviyesinin görülmesi kısa vadede söz konusu olabilir. SOL ise önceki gün ağdaki sorun nedeniyle yaşadığı problem yatırımcı nezdinde güven tahribatına neden oldu. Bu nedenle 150 ’ın altına sarkan SOL için 125 seviyesi ilk destek.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi Haber

Sütaş ev sahipliğinde gerçekleşen Tarla Günü’nde tarımda organik ve organomineral gübrelerin, olumlu etkileri paylaşıldı – İnternet Haber

“Kullandığı Doğal Kaynakları, Doğaya Geri Kazandırma” ilkesiyle hareket eden Sütaş, sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla …

Published

on

By

“Kullandığı Doğal Kaynakları, Doğaya Geri Kazandırma” ilkesiyle hareket eden Sütaş, sürdürülebilir tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla çiftçilerin gübre kullanımının etkilerini görebilecekleri “Organik ve Organomineral Tarla Günleri”nin üçüncüsünü 16 Eylül Perşembe günü düzenledi.

Çiftçiler, Bursa’nın Nilüfer ilçesinde Doğanköy’de gerçekleşen 3. Organik ve Organomineral Tarla Günü”nde, 31 bin 500 metrekarelik ayçiçeği deneme tarlasında, fermente sıvı ile katı organik ve organomineral gübrelerin toprak ve ürün üzerindeki etkileri konusunda uzmanlardan bilgi aldılar.

Etkinliğe Sütaş Grubu temsilcilerinin yanı sıra Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Bursa Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileri ile muhtarlar ve çiftçiler katılım gösterdi.

Etkinlikte konuşan Sütaş Grup Enerji ve Gübre Tesisleri Genel Müdürü İlker İhsan Çabukol, 2020 yılında toplam 45 bin ton organik, 1.636 ton organomineral gübre üreterek yaklaşık 50 bin dekar toprağı zenginleştirdiklerine dikkat çekti. Toprağın organik maddesinin yetersiz olduğu, sulu tarımın yapılmadığı yerlerde sıvı fermente organik gübre uygulamaları ile yüzde 30’a yakın verim artışı elde edildiğini vurgulayan Çabukol, organik ve organomineral gübrenin meyve, sebze ve yem bitkilerinin kalitesini ve aroma özelliklerini de iyileştirdiğini de vurguladı.

Sütaş, “Organik ve Organomineral Tarla Günleri”nin ilkini Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Bursa Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü işbirliğiyle 1 Temmuz 2020’de Bursa’nın Nilüfer ilçesinde Doğanköy’deki buğday deneme tarlasında gerçekleştirmişti. İkinci Tarla Günü ise Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Mühendisliği Bölümü’nün de katılımıyla Türkiye mısır üretiminde önemli bir yere sahip olan Karacabey Bakırköy’de 8 Eylül’de düzenlendi.

3. Organik ve Organomineral Tarla Günü Heyet Fotoğraf ID:

Soldan Sağa: Sütaş Grup Enerji ve Gübre Üretim Direktörü Mustafa Gül, Bursa Tarım ve Orman Müdürlüğü İl Müdür Yardımcısı Erdoğan Ceylan, Sütaş Grup Enerji ve Gübre Tesisleri Genel Müdürü İlker İhsan Çabukol, Bursa İl Tarım ve Orman Müdürü Hamit Aygül, Nilüfer İlçe Tarım ve Orman Müdürü Yasemin Yiğit Bozkurt, Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Ömer Doğan, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Doç. Dr. Barış Bülent Aşık, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümünden Emre Üstün.

Sütaş Organik ve Organomineral Gübre Faaliyetleri Hakkında

Sütaş’ın bitkisel üretimden başlayarak gübre ve enerji üretimine kadar uzanan ve kullandığı doğal kaynakları geri dönüştürmeyi esas alan “Çiftlikten Sofralara” iş modeli; çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla özgün bir sürdürülebilirlik modeli oluşturuyor. Çiftliklerinin gübreleri ve tesislerinin organik atıklarını, biyogaz tesisinde yenilenebilir enerjiye dönüştürüyor, elektrik, sıcak su ve buhar elde ediyor. Burada üretilen elektrik enerjisi, üretim tesislerinin ihtiyacının 84’üne eşdeğer seviyede. Biyogaz tesislerinin çıktılarından da 2016 yılından bu yana organik ve organomineral gübre elde ediyor. Yem bitkileri üretiminde kullanılan bu gübreler toprağın organik yapısını iyileştirirken ürün verimini ve toprakların karbon tutma kapasitesini artırıyor. Organik içeriği yüksek topraklar, atmosferik karbonu da tutarak iklim değişikliği ile mücadeleye katkı sağlıyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi Haber

Alarko Carrier, Türkiye’nin iklim okuryazarlığı seviyesini ölçtü – İnternet Haber

İklimlendirme sektörünün öncü şirketi Alarko Carrier, Türkiye’de iklim okuryazarlığı seviyesini ölçmek ve bu doğrultuda gelecek dönem planları …

Published

on

By

İklimlendirme sektörünün öncü şirketi Alarko Carrier, Türkiye’de iklim okuryazarlığı seviyesini ölçmek ve bu doğrultuda gelecek dönem planları yapabilmek amacıyla İklim Okuryazarlığı Araştırması’na imza attı.

Alarko Carrier, #İklimBizimİşimiz sloganıyla toplumun iklim konusundaki farkındalığının ve bilgi seviyesinin yükseltilmesi adına bilgilendirme faaliyetlerine başlayacağını açıkladı.

Yıllardır sürdürülebilirliğe önem veren, çevreye ve insana duyarlı ürünleri ile öne çıkan Alarko Carrier, kapsamlı bir iklim okuryazarlığı araştırması gerçekleştirdi. Ülkemizdeki iklim farkındalığına dikkat çekmek ve buna yönelik çözümler sunabilmek amacıyla yapılan araştırma Türkiye çapında, bölgesel ve sosyo-demografik temsiliyet sağlayan 1261 kişilik örneklem ile Twentify tarafından hayata geçirildi.

İklime Dair Farkındalığımız Yüksek, Teknik Bilgilerimiz ise Yetersiz

İklime dair hem bilgi hem de farkındalık düzeyinin ölçüldüğü araştırmada, toplumun etkilerini doğrudan yaşadığı konularda sorunun kaynağına ve çözüm yöntemlerine dair ciddi bir fikrinin bulunduğu ortaya çıktı. Toplumun büyük bir çoğunluğu; iklimsel değişimlere yol açan etkenlerin başında ormanlık alanların yok edilmesini gösteriyor. Ayrıca iklim değişikliğinin sonucunda sel, fırtına gibi afetlerin oluştuğu, tarım ürünlerini azaldığı düşünülüyor. Buna karşın sera gazı salınımı, karbon ayak izi ya da uluslararası düzeyde yapılan iklim anlaşmaları gibi daha teknik kavramlara dair bilgi seviyesinin yeterli düzeyde olmadığı gözlemleniyor. Türkiye’de yaşayan insanların yüzde 25’inin sera gazına dair bir fikri bulunmazken bu oran karbon ayak izi kavramında yüzde 37’ye, iklim değişimini kapsayan Paris Antlaşması, Kyoto Protokolü gibi uluslararası anlaşmalar noktasında yüzde 69’a çıkıyor.

İklim Değişikliği ile ilgili Endişeler Büyük

Araştırmada katılımcılara iklim değişikliği etkisiyle ortaya çıkan endişelere dair sorular da soruldu. İnsanlarımızın yüzde 86’sı iklimsel değişimlerin gelecek nesillere etkisi konusunda endişeliyken yüzde 87’si ise gelecekte susuzluk problemi yaşayacağını düşünüyor. Su kaynaklarının tükenişiyle enfeksiyonların ve salgın hastalıkların da artacağı düşünülüyor. Yangınların artması, tarım kaynaklarının yok olması ve ekosistemin bozulması gibi endişelerin de öne çıktığı görülürken katılımcılar, bunların sonucunda ekonomi ve turizmin olumsuz etkileneceğini belirtiyor. Araştırma sonuçlarında dikkat çeken bir başka veri ise yüzde 73’lük bir çoğunluğun iklim sorunlarına karşı gerekli önlemlerin alınmadığını yönünde görüş bildirmesi oldu.

“İklim konusunda nereden bilgi alıyorsunuz” sorusuna ağırlıklı olarak ise “televizyondan” ve “sosyal medyadan” yanıtı verildiği de dikkat çekti.

“İnsan Faktörü” En Önemli Etken

Araştırmaya göre, iklim değişikliğinin en büyük sorumlusunun insan faktörü olduğuna inanılıyor. İklim değişikliğine sebep olan ana kaynaklar olarak denizlere dökülen atıklar, fabrikalardan atmosfere yayılan gazlar, aşırı tüketim, çarpık kentleşme ve plastik gibi doğaya zarar veren maddelerin yoğun kullanımı gibi insan kaynaklı unsurlar öne çıkarken alınması gereken bireysel önlemlerin yeşil alanları arttırmak, geri dönüşüme yönelik faaliyetler yapmak ve geri dönüştürülebilir ürünlere özendirmek olarak belirtildiği görülüyor.

“İklim Farkındalığının Artmasına Yönelik Çalışmalarımız Devam Edecek”

Alarko Carrier Genel Müdürü Cem Akan, ülkemizin ve dünyanın doğrudan etkilendiği iklim değişikliği konusuna değinerek bu konudaki bilgi ve farkındalık seviyesinin önemine dikkat çekti:

“Alarko Carrier olarak; iklim okuryazarlığı düzeyini ölçüp, ülkemizde iklim konusundaki hem bilgi düzeyini hem de kavramsal olarak konuların nasıl algılandığını anlamaya çalıştık.

Bu araştırmamızın ardından #İklimBizimİşimiz yaklaşımıyla iklim okuryazarlığı düzeyine katkı koyacak bir dizi faaliyete başlıyoruz. İlk adımı bu kıymetli verileri elde ederek attık. Önümüzdeki dönemde hepimizin iklim konusundaki bilgi seviyesinin yükseltilmesi ve bireysel ya da kurumsal her adımımızın çevresel etkileri üzerine farkındalığımızın artırılması adına projeler hayata geçireceğiz. Yerel yönetimler, belediyeler ile beraber çalışmayı planlıyoruz. Gün içinde yoğun zaman geçirdiğimiz sosyal medyada ve bütün her mecrada iklim konusuna dikkat çekmeye çalışacağız.”

“Eko-Anksiyete Olarak Adlandırılan Yepyeni Bir Sorunumuz Var”

İklim değişikliğinin etkileri sonucunda insanlarda oluşan yeni bir korku kavramının ortaya çıktığını belirten Cem Akan, şunları söyledi: “İngilizcesi Eco-anxiety olan ve Türkçe’ye “eko-anksiyete” olarak çevrilen yepyeni bir sorunumuz var. İklim krizinin etkilerini yaşamaya başladıkça artan bir endişe söz konusu. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) 6.000’in üzerinde bilimsel çalışmayı inceleyerek hazırladığı 1,5ºC Küresel Isınma Özel Raporu çok önemli bir veriyi ortaya koyuyor. Sera gazı emisyonları mevcut şekilde devam ederse, küresel ısınma 2030 ile 2052 yılları arasında 1,5ºC sınırını geçecek. Bu da dünyamız için geri dönüşü mümkün olmayan bir nokta anlamına geliyor.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending