Connect with us

Sağlık Haberleri

Sonbaharda alerji belirtileri neden artar?

Sonbaharın gelmesiyle birlikte hava sıcaklıkları hissedilir derecede düştü. Camların kapandığı bugünlerde bazı alerji belirtilerinde artışlar da …

Published

on

Sonbaharın gelmesiyle birlikte hava sıcaklıkları hissedilir derecede düştü. Camların kapandığı bugünlerde bazı alerji belirtilerinde artışlar da meydana geldi. Sonbahar alerjilerinin tetikleyicilerinin farklı olduğunu, ancak ilkbahar ve yaz aylarında olduğu kadar çok belirtiye neden olabileceğini ve bazı alerjilerin sonbaharda alevlenebileceğini belirten İstanbul Alerji Kurucusu, Alerji ve Astım Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Akçay önemli uyarılarda bulundu.

Sonbahar Alerjilerinin Nedenleri Nelerdir?

Bağışıklık sisteminin genel olarak zararsız bir maddeyi zararlı olarak algılaması ve bu maddeyle mücadeleye girişmesi sonucu alerjik reaksiyona meydana gelir. Sonbaharda alerjiye neden olan birden fazla tetikleyici vardır. Hem iç mekan alerjenleri hem de dış mekan alerjenleri, belirtilerde artışa neden olabilir. Polenler, küf sporları, toz akarları sonbaharda alerjiye neden olan yaygın alerjenlerdendir.

Alerjiler Sonbaharda Neden Kötüleşir?

Sonbaharda bazı alerjenlere maruziyet artabilir ve bu artış belirtilerin kötüleşmesine neden olabilir. Saman nezlesi ve ağaçların neden olduğu alerjiler genellikle ilkbahar ile ilişkilendirilirken, mevsimsel alerjiler de sonbaharın ilk aylarında artabilir. Serin sonbahar havası, polen kadar rahatsız edici olabilen tahriş edici maddeler barındırır. Küf sporları ve toz akarlarına da sonbahar aylarında daha fazla maruz kalmak, alerjinizin kötüleşmesine neden olabilir. Özellikle ev tozu mite’larının mevsim değişiminde sayıları çok artar ve alerjik astım, göz alerjileri ve alerjik nezle belirtilerini artırır.

Polen alerjiniz aratabilir

Polen alerjileri akla ilkbahar ve yaz aylarını getiriyor. Ancak sonbaharda da yabani ot polenleri çok sayıda kişide alerjiye neden olabilir. Yakupotu poleni, sonbahardaki en büyük alerji tetikleyicisidir. Genellikle Ağustos ayında serin geceler ve sıcak günlerle polen salmaya başlasa da, Eylül ve Ekim aylarına kadar sürebilir. Yaşadığınız yerde yetişmese bile, yakupotu poleni rüzgarda yüzlerce kilometre yol kat edebilir. İstanbul’da yakupotu poleni sıklıkla alerjiye neden olabilen bir polen türüdür.

Küf sporları belirtilere neden olabilir

Küf, başka bir alerji tetikleyicidir. Bodrum katlarında ya da ıslak zeminlerde küf oluşumu yaygın bir durumdur. Bununla birlikte dışardaki ıslak yaprak birikintileri de küf sporları için iyi zemindir; nemli yaprak yığınları, küf için ideal üreme alanlarıdır. Hem iç mekanlarda hem de dış mekanlarda küf sporlarına maruz kalabilirsiniz ve alerji belirtileriniz kötüleşebilir.

Toz akarlarına daha fazla maruz kalabilirsiniz

Toz akarları da alerjiye neden olan yaygın maddelerden biridir. Nemli yaz aylarında yaygın olsalar da sonbaharda ısıtıcıların açılmasıyla birlikte havaya karışabilirler ve hapşırma, burun akıntısı ve hırıltıya neden olabilirler. Okulların açılmasıyla birlikte gribal enfeksiyonlar ve soğuk algınlığı görülme sıklığı da çok artacaktır. Viral enfeksiyonlar astım ve alerjik nezle belirtilerinin tetiklenmesine neden olarak alerji belirtilerini sıklıkla karşımıza çıkacaktır.

Gribal enfeksiyonlar alerjik hastalıkları tetikler

Özellikle mevsim değişmesiyle birlikte soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlar da sıklıkla görülmeye başlar. Gribal enfeksiyonlar alerjik hastalıkları en çok artıran tetikleyici faktördür. Bu nedenle de özellikle çocukların gribal enfeksiyonlara karşı aşı olması çok faydalı olabilir.

Temizlik malzemelerinin kokuları alerji belirtilerini artırır

Özellikle evde daha çok vakit geçirmeye başladığımız ve çocukların da okullara başladığı bugünlerde temizlik malzemelerinin kokuları da alerjik hastalıklarının belirtilerini tetikleyebilir. Çünkü alerjik astım ve alerjik nezleli kişilerin akciğerleri çok hassastır.

Sonbahar Alerjilerinin Belirtileri Nelerdir?

Alerjilerin belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterir; bazı kişilerde belirtiler daha şiddetli olabilir. Sonbahar alerjilerinin tipik belirtileri ise şöyle sıralanabilir:

Burun akıntısı, burun tıkanıklığı,

Gözlerde sulanma,

Hapşırma,

Öksürme,

Hırıltı,

Gözlerde ve burunda kaşınma,

Göz altlarında morarma.

Sonbahar Alerjisi Belirtileri ile COVID-19 Belirtileri Arasındaki Farklar Nelerdir?

Alerji belirtileri ve koronavirüs belirtileri birbiri ile karıştırılabilir. Öksürük ve nefes darlığı gibi bazı COVID-19 ve sonbahar alerjisi semptomları benzemektedir. Ancak COVID-19’un birincil belirtisi yüksek ateştir ve ateş alerji belirtisi değildir. COVID-19 ve alerjiler arasındaki bir diğer temel fark yayılmadır. Alerjiler bulaşıcı olmasa da COVID-19 kişiden kişiye yayılabilir. Koronavirüs belirtileri arasında ateş, öksürük, nefes darlığı, boğaz ve baş ağrısı, burun tıkanıklığı, kas ve vücut ağrıları, bulantı, kusma ve ishal sayılabilir. Alerji belirtileri ise kaşıntılı, burun akıntısı, hapşırma, öksürük, kaşıntılı sulu gözler, kızarıklık, hırıltı sayılabilir.

Sonbahar Alerjileri Nasıl Tedavi Edilir?

Alerjinizin nedenine ve şiddetine göre tedaviniz değişebilir. Kullanabileceğiniz birçok ilaç vardır. Steroid burun spreyleri burnunuzdaki iltihabı azaltabilir. Antihistaminikler hapşırma, burun çekme ve kaşıntıyı durdurmaya yardımcı olur. Dekonjestanlar, tıkanıklığı gidermeye ve burnunuzdaki mukustan kurtulmanıza yardımcı olur.

Alerji aşı tedavisi uzun süreli bir çözüm sağlayabilir

Alerji aşı tedavisi yani immünoterapi, özellikle uzun süre ilaç kullanan ve şiddetli belirtisi olan kişilere önerilen bir tedavidir. Aşı tedavisinde amaç vücudunuzu alerjen maddeye duyarsız hale getirmektir. Polen, ev tozu, küf gibi solunum alerjenlerinde uygulanan bu tedavinin başarı oranı oldukça yüksektir. Alerji uzmanlarınca planlanan ve yapılan bu tedavi metodu enjeksiyon şeklinde uygulanmakla birlikte bazı alerjiler dilaltı tablet şeklinde de uygulanabilmektedir.

Reçetesiz ilaç kullanmadan önce doktorunuza danışın

Bazı alerji ilaçları reçetesiz satın alabilirsiniz, ancak doğru olanı aldığınızdan emin olmak için doktorunuzla konuşun. Örneğin dekonjestan burun spreyleri sadece 3-5 gün kullanılmalıdır. Bunları daha uzun süre kullanırsanız, belirtileriniz tekrarlayabilir. Veya yüksek tansiyonunuz varsa, bazı alerji ilaçları sizin için uygun olmayabilir.

Sonbahar Alerjilerinin Etkisini Nasıl En Aza İndirebilirim?

Solunum alerjenlerinden tamamen kaçınmak pek olası olmasa da izleyebileceğiniz bazı yollar alerjene olan maruziyetinizi biraz daha azaltıp rahatlamanızı sağlayabilir.

Polenlerden kaçının

Yaz sonu ve sonbahar başında, polen seviyeleri sabahları en yüksek seviyededir. Polen ayrıca rüzgarlı, sıcak günlerde ve fırtına veya yağmurdan sonra da dalgalanabilir. Polen sayısı yüksek olduğunda dışarıda geçirdiğiniz zamanı sınırlayın. Dışarıdan eve girerken kıyafetlerinizi çıkarın ve duş alın ve çamaşırları dışarıda kurutmayın.

Düşen yapraklardan kaçının

Çocuklar özellikle yaprak yığınları ile oynamayı sevebilir. Ancak bu yığınlar arasında oynamak, milyonlarca küf sporunu havaya saçabilir. Bu alerjenlerin solunması, hırıltıya neden olabilir.

Evinizin yüksek nemli alanlarına sonbahar temizliği yapın

Bunlara banyo, çamaşır odası ve mutfak dahildir. Gizli küflerden kurtulmak için duş başlıklarını çıkarın ve ev yapımı sirke solüsyonuna batırın ve sızdıran musluk ve boruları onarın. Yeniden boyamanız veya duvar kağıdı yapmanız gerekirse, tüm duvarların temiz ve küf içermediğinden emin olun.

Evinizi dumansız bir ortam haline getirin

Havalar soğudukça, sigara içenler için içeride sigara içmek cazip gelebilir ancak içerde sigaraya izin vermeyin ve siz de içerde sigara içmeyin.

Alerjen geçirmez yatak takımları kullanın

Toz akarları, yatak takımlarında çok sayıda bulunur. Toz akarları için mükemmel yerler olan yıkanamayan, ağır battaniyeleri birkaç kat nefes alabilen, makinede yıkanabilir kumaşlarla değiştirin. Yastıklarınızı ve şiltelerinizi toz akarlarına karşı dayanıklı örtülerle kapladığınızdan emin olun. Döşemeli mobilyaları, halıları ve kalabalık dolapları haftalık olarak süpürerek toz ve toz akarlarının birikmesini önleyin.

Çocuklara grip aşısı faydalı olabilir

6 aydan büyük çocuklara influenza aşısı yapılabilir. Bugünlerde koronavirüsle savaşmaktayız. Çocuklarda gribal enfeksiyon belirtileri ile koronavirüs belirtileri ayırmak zor olacağı için influenza aşısı çıkar çıkmaz yapılması çok faydalı olabilir. Hem alerjik hastalıkları tetiklemesini önlemiş hem de daha az grip olarak koronavirüs endişemiz biraz daha azalmış olur.

Temizlik malzemelerinin kokusuz olanlarını tercih edin

Sonbahar aylarında alerji belirtilerinin tetiklenmemesi için klorsuz temizlik malzemeleri, kokusu az olan deterjanlar tercih etmeniz faydalı olacaktır.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Sağlık Haberleri

Aliağa Meslek Hastalıkları Hastanesi Yükseliyor – İnternet Haber

Aliağa Belediyesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğinde Çaltılıdere Mahallesi’nde hayata geçirilen İzmir’in tek Mesleki ve Çevresel …

Published

on

By

Aliağa Belediyesi ile Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğinde Çaltılıdere Mahallesi’nde hayata geçirilen İzmir’in tek Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesinin inşaatı hızla devam ediyor. Aliağa Belediyesi tarafından yapılan kaba inşaatın yüzde 40’ı tamamlandı.

Dokuz Eylül Üniversitesi Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi’ndeki inşaat çalışmaları Aliağa Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü kontrol ve koordinesinde yürütülüyor. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ın “2019-2024 Aliağa Gelişim Vizyonu” çerçevesinde projelendirilerek Dokuz Eylül Üniversitesi iş birliğinde başlatılan hastane yatırımı tamamlandığında bölgede büyük bir ihtiyacı karşılayacak.

İNŞAAT MÜHENDİSİ TUĞBERK ESENYEL, “BUGÜNE KADAR 19 BİN METREKÜP BETON DÖKÜMÜ YAPTIK”

Hastane kaba inşaatında çalışmaların yoğun bir şekilde sürdüğünü belirten Aliağa Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü İnşaat Mühendisi Tuğberk Esenyel, “Meslek Hastalıkları Hastanemizin C Blok eksi bir tabliyesinin betonunu döküyoruz. Bugünkü döküm miktarımız 550 metreküp. Kaba inşaatımızın yüzde 40’nı tamamladık. Hastane inşaatımız esnasında bugüne kadar 19 bin metreküp beton dökümü yaptık. Aynı zamanda bin 700 ton demir imalatı yapılırken 29 bin metrekare kalıp imalatı yapıldı. C Blokta zemin ve birinci kat tabliyelerine geçeceğiz. İki döküm sonrasında C Bloğumuz tamamlanıyor. Hastanenin A ve B bloklarında imalatlarımız devam ediyor. Yakın bir zamanda duvar imalatına başlayacağız” dedi.

TAM DONANIMLI HASTANE TÜRKİYE’DE ÖNEMLİ BİR MERKEZ OLACAK

Sadece Aliağa’nın değil bölgenin sağlık alanında ihtiyaçlarına cevap verecek olan 200 yatak kapasiteli tam donanımlı modern hastane, 52 bin 464 metrekare kapalı alana sahip olacak. Bölgedeki vatandaşlara hizmet verecek tam donanımlı hastanede acil servis, mikrocerrahi, yanık ünitesi, fizik tedavi ünitesi, hiperbarik oksijen tedavi ünitesi gibi önemli birimler yer alacak. Hastalıklara tanı konulması açısından da ülke genelinde önemli bir merkez olacak. Hastane; E87 Uluslararası Karayolu üzerinde ve Kuzey Ege Otoyolu çıkışında bulunmasıyla önemli bir ulaşım bölgesinde yer alıyor. Hastaneye aynı zamanda denizden ve helikopterle ulaşım imkanı da bulunuyor. Hastane, çalışanlarıyla bölgede istihdama doğrudan, yan sektörlerle birlikte dolaylı katkısı olacak. Hastanenin 2022 yılında tamamlanması hedefleniyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık Haberleri

Distimi depresyonu nasıl anlaşılır? – İnternet Haber

Depresyonun genellikle 6 aya kadar geçmesinin beklendiğini belirten uzmanlar, “geçmeyen depresyon” diye de adlandırılan ‘distimi’nin normal …

Published

on

By

Depresyonun genellikle 6 aya kadar geçmesinin beklendiğini belirten uzmanlar, “geçmeyen depresyon” diye de adlandırılan ‘distimi’nin normal depresyon kadar ağır belirtileri olmasa da hayat kalitesini bozduğunu ifade ediyor. Birçok nedenle ortaya çıkan distiminin isteksizlik, iştah kaybı, uyku bozuklukları, cinselliğe yönelik ilgide azalma gibi belirtiler gösterdiğini kaydeden uzmanlar, distiminin etkilerinin en az 2 yıl sürdüğüne dikkat çekiyor. Uzmanlar, tedavi sürecinin aylar ve hatta yıllar boyu sürebileceğinin de altını çiziyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Ömer Bayar, ‘distimi’ olarak adlandırılan geçmeyen depresyon rahatsızlığı ile ilgili önemli bilgiler ve tavsiyeler paylaştı.

Tanı için en az 1-2 hafta gerekiyor

Depresyonun toplum içerisinde oldukça tanınan bir rahatsızlık haline geldiğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Ömer Bayar, “Depresyon belirtileri de hemen hemen herkes tarafından biliniyor. Genelde uzmanlar depresyonun 6 aya kadar geçmesini bekler. Bir tanı koyabilmek için en az 1-2 haftalık bir süreç gerekebiliyor. Klasik majör depresif bozuklukta gördüğümüz iştah kaybı, enerjide düşüş, isteksizlik, motivasyon kaybı, hayata dair olan ilgide ve faaliyetlere olan istekte azalma, uyku problemleri, kilo kayıpları gibi belirtiler görülüyor.” dedi.

Şiddeti arttıkça bireyde regresyon oluşuyor

Depresyonun şiddeti arttıkça kişide regresyon halinin yani elini ayağını işten güçten çekme durumunun oluştuğunu belirten Bayar, “Bu durum hayattan kopma evresine kadar gelebiliyor ve sonunda bir çıkış yolu bulamama, intihara sürüklenme gibi durumlara kadar ulaşabiliyor. Bu da depresyonun ciddiyetini ve şiddetini gösteriyor. Elbette herkes depresyonu aynı şiddette ve ölçüde yaşamıyor. Depresyon kişiden kişiye göre farklılık gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

Distimi en az 2 yıl sürüyor

Geçmeyen depresyon diye de adlandırılan ‘distimi’nin bir depresyon türü olduğunu söyleyen Uzman Klinik Psikolog Ömer Bayar, “Distimi bir yanıyla sızı depresyon gibidir. Kişide normal depresyon kadar ağır belirtiler görünmese de bir sızı şeklinde hayat kalitesini bozacak, zaman zaman sıkıntıya sokacak ve varlığını da sık sık hissettirecek türden bir etkiye sahip olduğunu söyleyebiliriz. En az 2 yıl sürüyor. Majör depresyon kadar sık olmasa da isteksizlik, iştah kaybı, uyku bozuklukları, cinselliğe yönelik ilgide azalma gibi belirtilerin görüldüğü bir süreci kapsıyor.” diye konuştu.

Birçok sebeple ortaya çıkabiliyor

İnsanların distimi yaşamasını tek bir sebebe bağlamanın mümkün olmadığını belirten Bayar, “Bir yanıyla biyolojik etmenler, beyin kimyasının ya da çeşitli hormonsal yapıların bozulması veya bunu tetikleyen sağlık problemleri olabilir. Özellikle alkol-madde kullanımlarında bir süre sonra kişinin ruh sağlığı bozulmaya başlar ve bunun getirilerinden birisi de depresyon olabilir. Çevresel olaylar, hayatta yaşanan büyük kayıplar, büyük maddi problemler, travmatik deneyimler, gelişim süreci gibi etmenler distimiye sebep olabilir. Distimi, akut yani anlık yaşanan bir rahatsızlıktan ziyade yıllar içerisinde gelişen ve sürekliliği olan bir kişilik örüntüsü gibidir.” dedi.

Terapi aylar, yıllar boyu sürebilir

Uzman Klinik Psikolog Ömer Bayar, ‘Klinik gözlem ve araştırmalar yapıldıktan hemen sonra uygulanacak psikoterapi ve farmakoterapi tedavisinin oldukça faydasının görüldüğü yapılan çalışmalar sonucu gözlemlendi’ dedi ve sözlerini şöyle tamamladı:

“Elbette, bu süreçte sabır büyük önem taşıyor. Özellikle danışan ilaç kullanmaya başladıktan sonra tedavinin bir süreç olduğunu unutmamalı. 2-3 hafta içerisinde bu sorunun çözülmesini beklememek, tedavi sürecinde bir istikrar sağlamak önemlidir. Terapi aylar, hatta yıllar sürebilen bir yolculuktur. Bazen farkında olunmayan geri plandaki etmenler kişiyi bu ruhsal sıkıntıya itebilir. Bunları da terapistle keşfetmek ve çözümlemek zaman alabilir. Bu yüzden süreç boyunca tedaviye olan inancın ve güvenin kaybedilmemesi gerekiyor.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Sağlık Haberleri

Kilo Verme Sonrası Yüzdeki Sarkma ve Yorgun Görüntü Giderilebiliyor – İnternet Haber

Fazla kiloları nedeniyle mide küçültme ameliyatı olanların ardından vücuttaki sarkmaları önlemek için operasyon geçirdiğini ancak yüz germe …

Published

on

By

Fazla kiloları nedeniyle mide küçültme ameliyatı olanların ardından vücuttaki sarkmaları önlemek için operasyon geçirdiğini ancak yüz germe işlemini ihmal ettiğini söyleyen Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, “Özellikle fazla kilo verenlerin yüzlerinde de sarkma olabildiği için bu kişiler olduğundan yaşlı görülebiliyor. Böyle durumlarda yüz germe ameliyatı gereklidir. Bu işlem 50 yaş üstünde yapıldığında kişi 15 yaş genç gibi görünebiliyor” dedi.

Mide küçültme ameliyatı sonrasında ya da diyetle fazla kilo verilmesi sonrasında karında, bacak, kollar ve vücudun diğer bölgelerindeki sarkmalara dikkat çeken Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, yüz germe operasyonlarına yönelik bilgi verdi.

45 KİLO VE ÜSTÜNDE HAFİFLEYENLEN DİKKAT

Yaşlılığa bağlı insanların yüzünde sarkmalar yaşanmasının doğal olabildiğini hatırlatan Doç. Dr. Kelahmetoğlu, “Bu sarkmalar genç görünümün kaybına neden olabilir. Ayrıca son yıllarda çokça yapılan mide küçültme ameliyatlarından sonra ani kilo verilmesi nedeniyle hastalarda yüz sarkmalarını görüyoruz. Özellikle 45 kiloya yakın ve üstende kilo kaybetmiş kişilerde yüz sarkması ortaya çıkabiliyor. Hasta o kadar kilo verince göbek bölgesi, sırt, popo, meme, kollar ve üst bacakta sarkmalar oluşuyor. Kişiler genelde bu bölgelerde sarkmalardan şikayetçi olur, düzeltilmesini ister” diye konuştu.

KİŞİ DAHA YAŞLI GÖRÜNÜYOR

Yüzde sarkmalara ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Kelahmetoğlu, “Kişilerde kaşlar aşağıya doğru sarkmaya başlıyor, orta yüz de sarkar. Burun ve dudak arasındaki oluk belirginleşir, öne doğru gelir. Dudak etrafındaki çizgiler belirginleşir. Çene altındaki bölgelerde sarkmalar olur, çenedeki açılar belli olmaz. İşte yüzde böyle durumların geliştiği hastalarda germe ameliyatlarını yapmak gerekir. Çünkü kendi yaş popülasyonlarına göre çok daha yaşlı görünürler” dedi.

KİŞİLERİN YÜZDE 20’SİNDE YÜZ SARKMASI GÖRÜLÜYOR

Mide küçültme ameliyatı olanların yaklaşık yüzde 20’sinde yüz sarkması görüldüğünü ancak kişilerin genelde bunu ihmal ettiğini söyleyen Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, bu oranın kilo verme hızına ve miktarına bağlı olarak değişebildiğini anlattı. Kilo verme sonrası ortaya çıkabilen bu şikayetler için yapılacak düzeltme ameliyatlarında zamanlamanın çok önemli olduğunu ifada eden Doç. Dr. Kelahmetoğlu, “Bu ameliyatları aşama aşama yapmak gerekli. Mide küçültme ameliyatı olan kişi 12-18 ay kadar bekleyip, hedef kilosuna ulaşınca düzeltme operasyonunu gerçekleştiriyoruz. Belli beslenme düzeninin oluşmasını da önemsiyoruz.” diye konuştu.

YÜZDEKİ YORGUN GÖRÜNTÜ GİDERİLİYOR

Oluşabilecek bu sarkmalar için tek seçeneğin ameliyat olmadığını da hatırlatan Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, “Sarkmalara ameliyatsız uygulanan teknikler de var. Ama en etkilisi yüz germe operasyonudur. Hastadan alınan yağ dokusu hacim kaybı yaşanan yerlere dolduruluyor. Çene hattını, elmacık kemikleri belirgin hale getiriliyor. Bu sayede yorgun görüntüyü giderebiliyoruz” diye konuştu.

Kişi eğer sigara içiyorsa doku kaybı yaşanmaması için ameliyattan bir ay önce bunu bırakmasını istediklerini hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu. Bununla birlikte kan değerlerinin iyi olması için beslenme düzenine de dikkat edilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

AMELİYATTAN SONRA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Ameliyattan çıkan hastayı pıhtı olmaması için hemen hareketlendirmek gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, “Hastanın ameliyattan sonra da sigara içmemesi son derece önemli. Bununla birlikte özellikle tansiyon hastalarında kanama yaşanmaması için tansiyonunu da dengede tutmaya çalışıyoruz. Yüz bölgesine yapılan estetik cerrahiden sonra hastaya özel bir bandaj takıyoruz. Kulak önünde, arkasında oluşan küçük izler de 6-9 ay içerisinde çok az belirgin halde olacak şekilde azalacaktır. Hastaların özel bandajı 4 hafta takmaları gerekir. Ameliyattan 1 hafta sonra dikişleri alınan hastanın normal hele gelmesi yaklaşık üç ayı bulabiliyor. Genç bir hastaysa operasyondan sonra kendi yaş grubu gibi görünecektir. Ancak özellikle 50 yaş üstü bir hastaya yüz germe ameliyatı yapıyorsak 15 yaş gençleşme söz konusu olabiliyor. 40’lı yaşlarda bu operasyonu geçirenler ise 7 yaş kadar gençleşme gözleniyor” dedi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending