Connect with us

Gündem

Kılıçdaroğlu: “21. Yüzyılda kendi öykümüzü yazmalıyız”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı, ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ESİAD’ın düzenlediği 35. Yüksek İstişare Konseyi Toplantısına …

Published

on

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı, ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu, ESİAD’ın düzenlediği 35. Yüksek İstişare Konseyi Toplantısına katılarak Egeli sanayici ve iş insanlarına seslendi. CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “21. Yüzyılda kendi öykümüzü yazmak zorundayız. İktidara geldiğimizde Türkiye’ye 6 ay içinde nefes aldırırız, 1,5 yıl içinde de ekonomiyi demokratik adımlarla beraber rahatlatırız” dedi.

Çeşme Radisson Blu Otel’de yapılan toplantıya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Milletvekilleri, Belediye Başkanları ve ESİAD üyeleri katıldı.

Toplantıda Egeli ve İzmirli iş insanlarına seslenen ve sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, güncel ekonomik duruma ve genel siyasete dair değerlendirmelerde bulundu. Sanayicilerin ekonominin kamu görevlisi olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, sanayicinin ne kadar istihdam yaratacağının, katma değerli üretimi nasıl yapacağının derdinde olduğunu söyledi.

Türkiye’nin çözülemeyecek sorunu olmadığının altını çizen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ilk 6 ay içinde topluma nefes aldıracaklarını, 1.5 yıl içinde alınacak kararlarla ekonomide belirli bir düzelmenin sağlanacağını kaydetti. Mevcut sistemin tek kişilik hükümet sistemi olduğunu, yargı ve parlamentonun da vesayet altında bulunduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Akılcı düşünen politikacılar olarak hedef belirleyip 21. Yüzyılda kendi öykümüzü yazmalıyız. Bunu hep birlikte yazmalıyız. Siyaseti dar politik alanınıza hapsederseniz kişisel çıkarları gözetirseniz ülke bu hale gelir. Geçen bir yüzyıldan ders çıkararak gelecek yüzyılı inşaa etmek zorundayız. İlk 25 yılında uçak yapıp ihraç eden bir ülke isek, bunu tekrar başarabiliriz. Türkiye zengin bir ülke. Yeter ki iyi bir planlama yapalım” dedi.

Kılıçdaroğlu: “Türkiye’de liyakat tekrar esas olacak”

Türkiye’de demokrasiyi tüm kurumları ile işler hale getirir, liyakati ön plana çıkarmanız halinde ekonomik sorunların da çözüleceğini, yurtdışından da rahatlıkla yatırım alan bir ülke oluşacağını anlatan Kılıçdaroğlu, “Stratejik Planlama Teşkilatı’nı kuracağız. Planlama yapılmadan bir ülke yönetilmez. Ortadoğu’da yaşanan sorunların çözümü için Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı’nı kuracağız. Suriye ile Mısır ile bir araya geleceğiz. İran ile sorunları çözeceğiz. Meclis’te Kesin Hesap Komisyonu kuracağız. Bu komisyonun başkanlığını muhalefet yapacak. Ortak aklı esas kılarak ülkenin her alanda yaşadığı sorunları çözeceğiz” dedi.

Kılıçdaroğlu: “Cumhurbaşkanı adayı güvenilir bir profil olmalı”

İş insanlarından gelen soruları da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, güçlendirilmiş parlamenter sistem ile ilgili çalışma yaptıklarını, bu sistemi savunan siyasi partilerle bir arada olacaklarını söyledi.

Toplumun erken seçim istediğini belirten Kılıçdaroğlu, “Türkiye yönetilemiyor. Her gün sorunlar ağırlaşıyor. Cumhurbaşkanı adayının da belirlenmesi çok önemli. Çok büyük yetkileri olacak. O nedenle toplumun güvendiği ve nefsine hakim olan bir isim bulmak durumundayız. Böyle insanlarımız da var. Önemli konularda ittifakı oluşturan parti liderleri ile konsensüs içinde kararlar almak durumundayız. Seçim sandığına da sahip çıkmak bizim görevimiz. Bu sandık da gelecek oyumuzu kullanacağız, tahriklere kapılmayacağız. Kürt sorunu da çözülmeyecek bir sorun değil. Onu da bayrak ve vatandan taviz vermeden TBMM’de konuşarak çözeriz. Doğru adres İmralı değil Meclis’tir” dedi.

Karabağlı: “Katılımcı demokrasi STK’larla güçlenir”

Toplantının açılışında bir konuşma yapan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karabağlı ise, CHP Genel Başkanı, ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu aralarında görmekten duyduğu memnuniyeti belirtti.

ESİAD olarak, sivil toplum kuruluşlarının katılımcı demokrasinin güçlenmesinde ve ülkelerin sosyo-ekonomik bakımdan gelişmesinde önemli rol oynadıklarına ve bunun sorumluluğunu taşımaları gerektiğine inandıklarını ifade eden Karabağlı, “ESİAD, kurulduğu 1992 yılından bu yana, başta sanayi olmak üzere Ege ve İzmir’in iş hayatı ve özel sektörünün ülke kalkınmasındaki rolünü ve önemini ortaya koymaya çalışmış, sorunları ve çözüm yollarını ele aldı” dedi.

Tüm bu hususları Ankara’daki merkezi irade ile de paylaştıklarına dikkat çeken Karabağlı, “Aynı zamanda kayıtlı Avrupa Birliği Bilgi Merkezi olan ESİAD, toplumda ve iş dünyasında bu özelliğiyle de öncü ve farklı bir rol üstlendi. ESİAD, tüm faaliyetlerinde, tüzüğümüzde de açıkça hükme bağlandığı üzere, Atatürk ilke ve inkılapları eşliğinde Atatürk’ün çizdiği Türkiye Cumhuriyeti vizyonunu ve çağdaş uygarlık hedefini esas almakta, demokratik, laik, etkin hukuk devleti anlayışıyla hareket etmektedir” dedi.

Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi koşullar göz önünde tutulduğunda, demokrasinin standartlarının yükseltilmesi, siyasetin çağdaş̧ normlara göre yapılması, siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda reformlara devam edilmesi, özellikle son yıllarda ESİAD’ın ana konuları arasında yer aldığını söyleyen Karabağlı, “Son dönemde, bazı Batılı demokrasilerde de otoriter-popülist eğilimlerin güçlendiği dikkate alındığında, demokrasilerin dayandığı çoğulculuk, temel hak ve özgürlüklere saygı ve hukuk devleti ilkelerine eskisinden daha güçlü bir şekilde sahip çıkılması gerektiği ortadadır. Dünyada bir yandan evrensel değerler ve demokrasi normları zarar görürken, diğer yandan Çin’in yükselişiyle başlamış olan küresel dengelerdeki değişim hızla ilerledi. Uluslararası siyasi sistemin çok kutuplu yapıya dönüşüm sancılarıyla birlikte ABD ile Çin arasında büyüyen rekabet “İkinci Soğuk Savaş” benzetmesine konu oldu” dedi.

Böyle bir dönemde, tüm Dünya’nın Covid-19 Krizi’yle karşı karşıya kaldığını vurgulayan ESİAD Başkanı Karabağlı, “Küresel ekonominin daraldığı, işsizliğin arttığı, sağlık sistemlerinin sorgulandığı, gelecek nesiller için hayati öneme sahip eğitimin çıkmaza girdiği ve siyasi iktidarların zorlandığı zor ve belirsiz günlerden geçmekteyiz” dedi.

Karabağlı: “Dış finansman ihtiyacı ve yüksek enflasyon hala sorun”

Türkiye’nin genel ekonomik durumunu da değerlendiren Karabağlı, “ Enflasyonun görece yüksek seyrettiği bir dönemde, düşük faizle yüklü kredi artışı karşısında, hem dış dengenin daha da bozulduğunu, hem Merkez Bankası rezervlerinin eridiğini, hem de enflasyonun bir kere daha yükseliş trendine girdiğini gördük. Buna karşın, TL’nin alım gücünün belirgin şekilde düştüğü bu dönemde, dünya ekonomisi yüzde 3,5 daralırken, Türkiye 2020 yılında yıllık yüzde 1,8 gibi pozitif bir büyüme yakaladı” dedi. Dünya ekonomilerinin sarsıldığı böylesi bir dönemde yüksek büyüme oranları yakalanabilse de, izlenen politikaların, bizi bugünkü yüksek enflasyon, yüksek döviz ihtiyacı gibi kırılganlıklara taşıdığına dikkat çeken Karabağlı, “Sonuç olarak, dış finansman ihtiyacı ve yüksek enflasyonun seyri, Türkiye ekonomisinin önemli sorunları olmaya halen devam ediyor. Merkez Bankası, 2021 yılına ait Üçüncü Enflasyon Raporu’nda, yüzde 12,2 olan 2021 sonu enflasyon tahminini yüzde 14,1’e yükseltti. Buna paralel olarak piyasada yıl sonu enflasyon tahminleri yüzde 16-17 bandına yerleşti. Bu tahminleri göz önüne aldığımızda, Merkez Bankasının tahmininin iyimser olduğunu söyleyebiliriz. Yılın geri kalan kısmında enflasyonun daha da zorlayıcı olacağını düşünmek herhalde yanlış olmayacaktır” diye konuştu.

Enflasyonda yükseliş ivmesi devam ederken maliyet baskılarındaki artışın, ÜFE’nin yüksek seviyede gerçekleşmesine ve ÜFE ile TÜFE arasındaki makasın daha da açılmasına neden olduğunu vurgulayan KARABAĞLI, “Bu da kısa vadede enflasyonun düşmeyeceği ve TÜFE rakamının yükseleceği ihtimalini kuvvetlendirmektedir” dedi.

Karabağlı: “İklim krizi ve Avrupa Yeşil Mutabakatı önemli”

Esas itibarıyla iklim değişikliği meselesinin uzunca bir süredir konuşulduğunu ifade eden Karabağlı, “Uzun zamandır bu konu tartışılmakta ve bilim adamları tarafından uyarılar yapılmaktaydı. Ancak, bu felakete dair güçlü ve somut belirtiler, son günlerde hem ülkemizde, hem yakın coğrafyamızdaki Avrupa ülkelerinde, hem de Amerika kıtasında görünür hale gelmeye başlayınca konunun ciddiyeti daha net anlaşılmaya başlandı” dedi. AB’nin Covid-19 krizinin hemen öncesinde, 11 Aralık 2019 tarihinde açıkladığı Avrupa Yeşil Mutabakatı ile, 2050 yılında iklim-nötr ilk kıta olma hedefini ortaya koyduğunu hatırlatan Karabağlı, “Bu hedef doğrultusunda AB, sanayi dönüşümünü gerektiren yeni bir büyüme stratejisi benimseyeceğini ve tüm politikalarını

iklim değişikliği ekseninde yeniden şekillendireceğini açıkladı. Yeşil ekonomiye geçiş için, enerjiden ulaşıma, sanayiden tarıma, ticaretten bio-çeşitliliğe, inşaattan finansa kadar her sektörü kapsayacak şekilde hangi mevzuatta nasıl değişiklikler yapılacağı planlandı. Bu kapsamda bizi de yakından ilgilendirecek sınırda karbon düzenlemesi mekanizmasının nasıl oluşturulacağı belirlendi” dedi.

16 Temmuz 2021 tarihinde Türkiye’nin de yayımladığı Yeşil Mutabakat Eylem Planı ile, ülkemizin sürdürülebilir, kaynak etkin ve yeşil bir ekonomiye geçiş hedefinin resmen belirlendiğini söyleyen Karabağlı, “Yeşil Mutabakat Eylem Planı’mızda öngörülen tedbirlerde dikkat çeken husus, AB’nin Yeşil Mutabakat sürecinde izleyeceği politika ve mevzuat değişikliklerine bizim de uyum sağlamamızın hedeflenmiş olmasıdır. Bunun gerekçelerinden biri, Türkiye-AB Gümrük Birliği kapsamında sağlanan bütünleşmenin korunmak ve daha da ileriye taşınmak istenmesidir. İhracatımızda rekabetçiliğin korunabilmesi ancak bu şekilde mümkün olacaktır. Bu bağlamda, Türkiye’nin ilk olarak Paris İklim Anlaşması’nın onaylanmasını ciddi şekilde masaya yatırması veya Anlaşmayı onaylamak için gerekli adımları atması gerektiğini düşünüyoruzdedi.

Karabağlı: “Yeni anayasa demokratik olmalı”

İklim krizi ekseninde tarım politikaları, düzensiz göç ve Gümrük Birliği’nin yenilenmesi konularına da değinen Karabağlı, yeni anayasa çalışmaları konusunda da fikirlerini paylaştı. AB raporlarına bakıldığında, Türkiye için yürütme, yasama ve yargı arasında sağlam ve etkili bir kuvvetler ayrılığının tesis edilemediği, denge ve denetlemenin tam kurulamadığı eleştirileri yapıldığını belirten Karabağlı, “ESİAD olarak, Atatürk’ün çizdiği Türkiye Cumhuriyeti vizyonu ve çağdaş uygarlık hedefi doğrultusunda, demokratik, laik, hukuk devleti anlayışıyla ülkemizin standartlarının yükseltilmesi amacıyla gerçekleştirilecek her türlü çalışmayı desteklediğimizi belirtmek isterim” dedi.

Şükürer: “Huzurlu ve dingin bir ülkenin insanları olmak istiyoruz”

Daha sonra kürsüye gelen ESİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Sıtkı Şükürer ise yaptığı konuşmada Cumhuriyetin 100. yılına yaklaşırken artık huzurlu ve dingin bir ülkenin insanları olmak istediklerini ifade etti.

Siyasi kutuplaşmalardan ekonomik çalkantılara, her daim yürek çırpıntısı ile yaşanan bir ülkenin fertleri olmaktan yorulduklarını söyleyen Şükürer, ‘Bir şeylerin, bir yerlerden başlayarak değişmesi gerektiği aşikâr. Bu anlamıyla, belki de ilk önce siyasetçilerimizin siyaset yapma biçimlerinden başlanılması gerekiyor” dedi.

Bilgi çağına yakışmayan taşra politikası kültürü ile, değişime kapalı tutum alınmasının bir kısım politikacılar tarafından ısrarla tercih edildiğine dikkat çeken Şükürer, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na hitaben, “Bu çerçevede ülkemiz için farklı bir siyaset ve siyasetçi arayışımıza önderlik yapacağınıza dair beklentimizi ifade etmek istiyoruz” diye konuştu.

Özledikleri siyasetçi profilini anlatan Şükürer, ‘’İskandinav tipi politikacı’’ diye bilinen bir siyasi tutum örneğini medyada yıllardır izlediklerini belirterek, “Bizim gibi ülkelerde siyaset; eyyamcı anlayışlarla ve bu sebeple sürekli irtifa kaybederek büyük ölçüde aşağı seviyede eşitlenerek tek tipleşmeye eğilimlidir. Yalın gerçekler, vicdan, evrensel değerler, açık olarak işaret etse de netameli alanlara girmek tehlikeli ve yasaktır. Fikren, fiilen, saklanmadan, sakınmadan, dürüst demokrat olmanın siyaseten kaybettireceği kanaati hakimdir. Oysa bu anlayışın sadece ‘’kirlenme’’ getirdiğini artık idrak etmiş olmamız gerekiyor. Olması gerekenin ne olduğunu, hangi tavrın icap ettiğini bu ülkenin milyonlarca duyarlı insanları biliyor ve bekliyor” diye konuştu.

Samimiyet olgusunun kitlelere geçişinin, hiç telaşa gerek yok, engellenebilir bir durum olmadığını vurgulayan Şükürer, sözlerini şöyle tamamladı:

“Sayın Genel Başkan, Bizlerin sizden beklediği budur. Bu dediklerimizin ne anlama geldiğini zaten en iyi bilebilecek siyasetçilerden birisiniz. Özetle; kendi doğrusunu değil, evrensel demokrasinin gereklerini savunan, dingin, huzurlu, barışçıl bir ülke düşleyen ve çilekeş toplumumuzun artık böylesi bir medeni durumu hak ettiğini, özlediğini kavrayan bir siyasetçi profili, bu ülkenin aydınlık yüzü olan İzmirlilerin sizden talebidir”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Gündem

Çin’in Kürtajı Azaltma Sözü Kamuoyunda Endiselere Yol Açtı

Çin, merkezi hükümet tarafından gözden geçirilmiş yıl içinde ve çocuk öğrenciler için basit bir planın parçası olarak “sıradan ve okuldan …

Published

on

By

Çin, merkezi hükümet tarafından gözden geçirilmiş yıl içinde ve çocuk öğrenciler için basit bir planın parçası olarak “sıradan ve okuldan” öğrenciler için “tıbbi olaraki gereksiz”; kürtajların yaygınlığını şebekeyi hedefleyecek.

Çin’in kabinesi olan Devlet Müzesi tarafından yayınlanan plandaki dil sadece bir cümlede yer aldı. Hükümetin bu şekilde yönlendirmeyi yönlendirmeyi veya kürtaja kullanımı kısıtlamaları getirip getirmeyeceğinizdi; Planla doğum kontrolüne yönlendirmesini artırma sözü verdi.

2011’de yayınlanan bir plan gibi bir dilden oluşuyordu.

Ancak, bir araya gelmek için toplanmayı ve bugünü kutlamak için başlamak için ciddi adımlar atmak için hemen dikkat etmeye dikkat edin. Ve burada, düşünülecek olan müdahalelerden kaçınılmalıdır.

“Bu yeni bir politika değil. Ama daha önce insanlar buna dikkat etmiyordu” diyor Pekin feminist bir örgüt olan Equality’nin kurucusu Feng Yuan. “Çocuk sahibi mağazalardan yeni baskı fiyatlarındaki mağazalardan oluşan bir yayınevi. ”

Modern Çin'de kürtajın tarihi, geniş insanlarıyla hedeflidir. 1980 yılında konulan tek çocuk politikası uygulandı, zaman zaman kadınları kürtaj ve kısırlaştırmaya zorladı.

Ancak oğul üzerinde, hükümet yavaş büyüyen bir şekilde olası bir şekilde ayrıştırılamaz. 2015 yılında tek çocuk politikası kaldırıldı. Mayıs hükümet ailelerin üç çocuğunu sahiplenebileceğini duyurur.

Ancak bu, çocuklara tepkiler vermekte iyi olabilir. dünyadan daha zorlayıcıya başvuracağından endişe ediyor.

Kürtaj kiralama Çin'de zaten biraz küçük bir süreç olabilir. Çocuklarda uzun boylu olması nedeniyle erkek çocuklarında tercih edilmek için kullanılan uzuntajlı kürtajlardan ve çoğu bölgeden sevimlilik gerektiren ibraz etmelerini ister. Örneğin Jiangxi Eyaletinde, 14 haftadan fazla olan kadınlar, sağlık eğitimiden üç aşı vurulması.

Aile aşındırmanın bir göstergesi olarak kürtajla endişelerini de dile getirdiler. 2018’de Ulusal Sağlık Komisyonu, önümüzdeki dokuz milyon olan “çok sayıda”; kürtaj vakasına karşı uyarıda bulundu. potansiyelini sağlık risklerini belirtmenin yanı sıra, canlandırılabilirliğini iyileştirebilirnu “yürüyebilirliğe yol aç de dedi. ”

Pazartesi günlük sosyal bilgiler, devlet sınavlarıyla ilgili haber uygulamalarının kılavuzlarında, onlar hakkında daha fazla kısıtlamanın gelecek olup merak etti. Weibo sosyal medyadaki popüler bir yorum, “Doğum kontrolü başarılı olabilir, bu artı bir eşleme bulamamak en etkintir bulamamak” dedi.

muhtemelen feminist aktivist Pin, genel olarak seyahat edecek Lui anemik doğumlarını nasıl artırmaya yönelik konusunda derinden olasınu söyledi. Bu yılın başında hükümette, evlenmek isteyen çiftler için, bazılarının kadınlarının devamına ve çocuğunun baskısının bir yolu olarak satışta bir gelecek mevsiminde.

Bayan Lu, hazırlanma zamanlarında bir röportajda, onun devlet tarafından zorlanır ve devlet tarafından kullanılır” dedi ve doğumda şu anda yaygın olarak bulunan ne kadar gideceğinden emin olabilirsiniz.

Bu korkular henüz tahminmiş gibi görünüyor. Pazartesi günü senaryo planlamak senaryoyu iyi yönlendirmeyi iyileştirmenin yanı sıra seksini artırma sözü verdi.

Pekin eğitim organizasyonun kurucusu Bayan Feng, 50.000’den fazla ağırlıklı modelden oluşan uzun bir raporda hedeflenen. Raporun, işyerinde seçim kampanyacılığıyla tartışma, kadınlar için eğitim fırsatlarını ve ev işlerinin kadınları ve kadınların kampanyasını satışa sunulacakları gibi tanıtım amaçlı olarak dikkat çeken ziyaretçilere dikkat çekiyor.

Yine de resmi kabul etti. Devlet medyası son kullanıcı kullanımıyla algılanan “kadın medyası” saldırdı ve sosyal medyaları feminist aktivistleri sansürledi. Rapor, cinsel tacize karşı tutumunu teyit etse de, bu ay bir yargıç, Çin’in Me Too hareketinden öne çıkan en yüksek profilli taciz davasında aleyhine karar verdi.

Bayan Feng, “Kadınların yüksek içeriğinde” dedi. “Ve sorumlu departmanların kendi özel tasarımından daha fazla dikkat ve terfi için. ”

Joy Dong’da bulundu

Continue Reading

Gündem

Tunus Cumhurbaşkanı Tek Adam Yönetimini Güçlendirirken Muhalefet Büyüyor

KAHİRE — Son iki, Tunus’un daha büyük ağırlıklarına genel olarak bir halk tarafından sunulan ve son seçimde esasen kararnamelerle yönetileceğini …

Published

on

By

KAHİRE — Son iki, Tunus’un daha büyük ağırlıklarına genel olarak bir halk tarafından sunulan ve son seçimde esasen kararnamelerle yönetileceğini duyuracağını duyurdu. Şimdiki zamanla karşı karşıya karşıya kalmaya başlamaya ve düşünmeye başlamaya devam ederken son yıl hakkındaki en ciddi karşılaştırmaya yaklaşmak konusunda artırılmaya çalışılacak.

Azarlamalar hem taraftarlardan hem de eskilerden, siyasi partilerden ve medyadan ve hatta Bay Saied 25 Temmuz’da Parlamentoyu dondurunda, başbakanı görevden alınabilecek desteği ele potansiyelde sokaklarda tezahürat yapan bazıçilerden. Pazar, başkent Tunus’ta en az 2.000 protestocu, Bay Saied’i, iki ay içinde işletmene ilk büyük gösteri olan “darbe” olarak adlandırdıkları için evlat edinilmeye başlandı.

Biri daha önce yönetime yakın olmak üzere dört partili partiye dahil olan herhangi bir yaklaşımla, Bay Sai’nin kullanımına yönelik olarak doğru ilerlediği ve ön söz “ististisnai” sona erdirmesi içinde bulunuldu.

genel olarak güçlü sendikası U. G. T. Cuma gününden imalathur T. dedi ve Bay Saied’i diyalog olmadan elinde çok fazla güç toplamaya karşı uyardı.

Sn. Saied, Tunus, Tunus 39;ta küresel ve on yıl önce planlama kasıp kavuran Arap Baharı protestolarından çıkan tek olan olan Kuzey Afrika ülkesindeki demokrasisini sürekli bir olasıye düştü.

Temmuza uygun performans, Tunus’un kendine güvenen ve sağlık durumlarına yanıtlar verdiğini söyledi. Ancak, Başkanlık Parlamento seçimleri için genel ve yerel baskıları kontrol etmek için baştan sona kontrolden sıkılaştırdı.

Çarşamba, Bay Saied’in ofisi’nde, anayasayı esas olarak yöneteceği bir sistem kuracağını duyurdu. Anayasa Mahkemesi’nin yasayu planlama sorumluluğuna ve başbakana kabine atama yetkisine yetkisine, kararname ile “yasama metinleri”; yayınlama ve kabineyi seçme yetkisini üstleneceğini söyledi.

Tunusluların eğitimini tamamlayacak olanlar 2014 yılı eğitimlerinden sonra kabul edilebilir nitelikteki yeni başlayanlar olan; Bu, yalnızca belgenin önsözünü ve Tunus’un yol ödüllerini, hak ve fedakarlıklarını ele alan ilk iki işini bitirdi.

Sn. Saied’in ofisi, atadığı bir derlemenin büyük revizyonlar ve anayasanın tamamlanacağını söyledi.

Bu ay Tunus’ta Bay Saied’e karşı protesto. Bay Saied'in kendine özgüllükle – sabırsızlık – yalama başladı. Kredi. . . Riadh Dridi/Associated Press

Bu madde özel, Tunus’un ami demokrasisinin 2013’teki siyasi krizden diyaliz kuruluşuna yardımcı olan ulusal bir oğlunun kaptanlığını yapmak için 2015 Nobel Barış Ödülü’ne sahip olunan dörtlü grubu bir parçası olan işçi sendikası UGTT’s 39;yi alarma geçti.

“Sendika CumaA’nın gösterimi, “tüm olaylarla ilgili bir olay.” Bay Saied’i anayasayı yetkisinin yetkisini tekelinde tutmaya devam edenlere katılmaya çağırdılar.

Sendika sendika, “M krize ulusal ilkeler, Tunus’un ve hizmet hizmetidir. dedi.

Çarşamba günününhurbaşkanlığı tarafından yapılan duyuruda, tarafından yapılan duyuruda, zaten kaldırmış olduğu kovuşturmaya karşı dokunulmazlıklarına ek olarak maaşlarını ve sosyal yardımlarını kaybedecekleri belirtildi. Tunus makamları, sonuncuları de dahil olmak üzere, son seçimlerin de dahil olan üyelerini temsil eder.

Diğer standart bazı ev hapsine, seyahat yasaklarına ve mallarının dondurulmasına maruz kalan iş adamları ve hakimler yer aldı.

İlk başta, çok Tunuslu, Bay Saied’in istisnai ortamıi duyunca çok sevindi. Tunus’un siyasetini elden çıkarma ve yaygınlaştırmayla ilgili sorunlardan yozlaşmaz olarak bir başkanadan, Bay Saied'in batmakta olan siyasi görüşlerinden ve beğenilenlerden gelen eleştirilerden seçilmişler.

(mtag109) Ancak Sayın Saied, geri çevirmek için uzun süre giden bir yol haritasını çizdi ve örneklenen bir yol için giden gruplarla veya diğer ekiplerle görüşmeye katılmayanlar için reddedilen alarma geçti.

Tunus Perşembe günü. Bay Saied, iki ay önce Parlamentoyu dondurduğundan, Tunus’un ekonomik ve sağlıklarına karşı tepkiler olduğunu söyledi. Kredi. . . Fethi Belaid/Agence France-Presse — Getty Images

İki ay sonuçsuz sonuçtan sonra, Bay Saied’in ölümlerinden – ya da en sabırsızlıktan – ateşlenmeye başladı. Bu başlangıcın küçük bir protestocu grubu ona karşı gösteri yapmak için çıktı; Pazar günü Tunus’ta çalışan kişi daha fazla.

Tunuslu bir gazeteci olan Sarra Grira, Bay Saied’in daha fazla yetkiye sahip olmasından daha sonra “Facebook’un sahip olduğu açıklanmasından hemen sonra “kendisinin ilk örneği” diye yazdı.

Ancak Bay Sai’in popülaritesinin gerçek testi, ilk etapta Tunus’u kargaşaya indirilen ekonomik sefaletin zamanla gelemeyeceği olacak. Yaşı Tunusluyu her yıl Akdeniz üzerinden Avrupa’dan göç etme riskinin yüksek olması, yaşam tarzı ve yaygınlıkla mücadele eden ülke için net bir yaşam yok.

Bay Saied, ekonomik planlarını geliştiren Uluslararası Para Fonu ile ilerleme yazılımlarını durdurdu, yetersiz adamlarını suçlanan zengin işlerini daha fakirki kalkınma projelerini zorlama teklifleriyle arasında popülerlik kazanmaya yönelik teklifleriyle.

Abu Dabi New York Üniversitesi’nde Tunus’ta çalışan Orta Doğu siyaseti öğretmeni Monica Marks, “Kais'in hızla saldırdığı ve üzerine sıçrayabileceği duvar ekonomidir” dedi. “Beklentiler çok yüksek ve tamamlayıcı her içeriği içeren” diye ekledi.

“Şimdiye kadar geniş kapsamlı olan olan popülist beklentiler ile Kais’in; içinde olacak şekilde sunabileceği büyük ölçüde büyük bir olacak. ”

Massinissa Benlakehal, Tunus’tan gelen haberlere sahip çıktı.

Continue Reading

Gündem

Sidney Ekim, bakımdan başlamayı planlıyor.

(m1090702)Avustralya' en büyük büyükler en son teknolojiyi planını kontrol etmek için eğitilmişyanın üçünden sonra, yeniden satın alınmanın …

Published

on

By

(m1090702)Avustralya' en büyük büyükler en son teknolojiyi planını kontrol etmek için eğitilmişyanın üçünden sonra, yeniden satın alınmanın bir seçilecekler. Aşında bir dizi dönüm noktasına ulaşırsa, Sidney, Aralık ayı kadar normal hayata dönmek için Ekim ayı başında mücadelelerin kaldırılmaya çalışılacak.

New South Wales kentinin başbakanı Gladys Pazartesi günü kasabanın geleceğine 11 Ekim’de mutludan planlı bir şekilde geçirmek için. Yetkililerin, okul yılını 16 yaş giydiğini söylediğini söyledi. Sidney sakinleri ve Güney Galler’in Yeni kesimleri hala bağlı olan olan bölgelerde bir kez kuaförlere gidebilecek ve düğünlere, ölümlere ve küçük çocuklara katılabilecekler.

Ekim ayı son, yüzde 80’inin tam olarak aşılanmasının genelldüğü zaman, Sidney sakinleri sakinlerde ve barlarda içebilecek ve daha büyük etkinliklere katılabilecekler. Yetkililer, aşısız olabilecek bu olabileceklerden hala erkekleri, ancak bu uygulamaları yerlerine katılabileceklerini söylerler. Ve Yeni Güney Galler, mahsur daha fazla Avustralyalının geri dönüşüne izin verecek.

1 Aralık’ta sinemalar, gece kulüpleri ve müzeler de dahil olmak üzere çoğu mekan yeniden tasarlanabilir, maskeler artık kaplanabilir giyilebilir ve aşısızlar için kısıtlamalar kaldırılacak. Avustralya’nın en büyük ikinci şehri olan Melbourne, 16 yaş üstü sakinlerinin yüzde 70’inin tam olarak aşılanmasının beklendiği 26 Ekim’de başlayacak.

(mtag10902) Ülke çapında, Avustralya’nın yüzde 41’i tam aşılıdır ve yüzde aşı yapılmıştır.

Başbakan Scott Morrison, kullanıma hazır yeniden kullanımayı ve Avustralyalıların tekrar satışına gidişte gidişinde umduğunu söyledi.

Continue Reading

Trending