Connect with us

Ekonomi Haber

Nitelikli ve Eğitimli Tekstil Mühendislerine İhtiyaç Artıyor

Tekstil ve hazır giyim sektör temsilcileri; Dünya’nın en büyük 5. tekstil ihracatçısı olan Türkiye’nin yerel ve global pazarda büyümesi ile …

Published

on

Tekstil ve hazır giyim sektör temsilcileri; Dünya’nın en büyük 5. tekstil ihracatçısı olan Türkiye’nin yerel ve global pazarda büyümesi ile sektörün Tekstil Mühendislerinin teknik bilgisine daha fazla ihtiyaç duyacağını söylüyor.

“Tekstil Mühendislerimiz”

Tekstil ve Hazır Giyim Sektörümüzü Geleceğe Taşıyacaklar

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve İpekyol Ayaydın Miroglio Grup Yönetim Kurulu Üyesi Nejdet Ayaydın: Tekstil mühendisleri; temel mühendislik bilgisi, analitik bakış açısı, tekstil teknik ve tasarım bilgisi, yenilikçi ve vizyoner bakış açısı ile moda perakende sektörünün en önemli rollerinden birini üstlenmektedir.

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Zorlu Holding Tekstil Grubu Başkanı Necat Altın: Türkiye’nin geleceğine yön veren tekstil sektöründe yenilikçi ve sürdürülebilir üretim için nitelikli mühendislere ihtiyacımız var. Sektörün ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda fikirlerini inovatif çözümlerle hayata geçirebilen tekstil mühendislerimiz, tekstil sektörümüzün ihracat hedeflerine ulaşmasında öncü rol oynayacak. Çünkü en önemli yatırım; beşeri sermayeye yapılan yatırımdır.

Varner Global Üretim Strateji Uzmanı ve Tekstil Mühendisi Burak Çeker: Tekstil Mühendisine ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Dünya üzerinde üretim teknikleri konularındaki gelişmeler, daha hızlı daha iyi üretim nasıl yapılır sorusuna cevap veren ciddi yatırımlar, küreselleşen dinamik firmalarımızın sayısında ve niteliklerindeki artışlar, dünya genelinde yaygınlaşan sürdürülebilirlik, kurumsal sosyal sorumluluk gibi konularda doğan ciddi eğitimli iş gücü talebi sonucunda Tekstil Mühendisi ihtiyacı daha da artmaktadır.

Kipaş Tekstil Genel Müdürü ve Kipaş Holding Yönetim Kurulu Üyesi Halit Gümüşer: Sektörümüze değer katan sürdürülebilir ve döngüsel bir gelecek için Tekstil Mühendisliği alanında nitelikli ş gücünü ekonomik faaliyetler içerisine daha fazla dahil ediyoruz. Tekstil Mühendisliğini tercih edecek öğrencilere inovasyon ve teknolojik gelişmelere meraklı, sektörün gelişimi ile birlikte kendi gelişim ve değişimlerine de açık olabilmelerini tavsiye ediyorum. Tekstil sektörü geleneksel tekstillerin yanı sıra; medikal, otomotiv, inşaat, kimya gibi bir çok alanda işlevselliğini artıran bir dönüşüm süreci içerisinde. Sektörün geleceği olarak konumlandırdığımız teknik tekstillerde küresel hedeflerimize ulaşabilmemiz için vizyoner, dünyayı takip eden, niteliği yüksek tekstil mühendislerine olan ihtiyacımız kaçınılmaz.

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Tekstil Mühendisi Jale Tunçel: Tekstil Mühendisliği çalışma alanları olan; sağlık, mimarlık, inşaat, hazır giyim ve konfeksiyon, savunma sanayi, otomotiv, tarım gibi ülke ekonomisi ve gelişimine katkı sağlayan endüstri kollarında konvansiyonel üretim dışında ayrıca inovasyon ve katma değer yaratmaktadır.

Nitelikli ve Eğitimli Tekstil Mühendislerine İhtiyaç Artıyor

Türkiye’nin dış ticaretinde ivme yaratan tekstil ve hazır giyim sektörleri, üretim kapasitesiyle ülkemizin iktisadi kalkınması ve uluslararası rekabet gücünün artırılmasında öncü sektörler arasında yer alıyor. Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin tüm üretim aşamalarında sektörün gereksinimlerini karşılayan Tekstil Mühendislerine olan ihtiyaç ise her geçen gün artıyor. Sektörün hızla değişen ve sürekli gelişen dinamiklerine teknoloji ve inovasyon odaklı bir yaklaşımla bütünleşik olarak adapte olabilen Tekstil Mühendisleri farklı alanlarda çalışma imkânına sahip oluyor.

Sektör Tekstil Mühendislerinin Teknik Bilgisine Gün Geçtikçe Daha Fazla İhtiyaç Duyacaktır

Yerel ve global pazarlarda rol alan, sektörün öncü şirketlerinden İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve İpekyol Ayaydın Miroglio Grup Yönetim Kurulu Üyesi Nejdet Ayaydın: “Hızla değişen moda trendleri, üretim ve satış teknolojilerinin sürekli gelişmesi, mevcut operasyonların yürütülürken aynı zamanda yeni alt yapıların süreçlere entegrasyonunu gerektirmektedir. Tekstil mühendisleri; temel mühendislik bilgisi, analitik bakış açısı, tekstil teknik ve tasarım bilgisi, yenilikçi ve vizyoner bakış açısı ile moda perakende sektörünün en önemli rollerinden birini üstlenmektedir. Türk markalarının yerel ve global pazarda her yıl büyüyerek yer alması ile tekstil mühendisliğine duyulan ihtiyaç artmaya devam edecektir. Tekstil sektörünün kendi profesyonellerini yetiştirme vizyonu bu meslek kolunun gün geçtikçe daha da ihtiyaç duyulan bir konuma gelmesini sağlamıştır.” dedi.

Sürdürülebilir Moda Endüstrisi İçin Tekstil Mühendisliği Gelecekte Daha da Önemli Rol Alacaktır

Ayaydın ayrıca, “Ayaydın Miroglio Grup bünyesinde; kategori planlama, planlama ve alokasyon, kumaş geliştirme ve satın alma, ürün geliştirme, üretim planlama, konfeksiyon üretim, ürün satın alma, kalite güvence fonksiyonlarında tekstil mühendisleri aktif olarak rol almaktadır. Günümüz dünyasının en önemli konularından biri olan sürdürülebilir moda endüstrisi için tekstil mühendisliği gelecekte daha da önemli rol alacaktır. Sektör, tekstil mühendislerinin teknik bilgisine sürdürülebilirlik kavramı çerçevesinde gün geçtikçe daha fazla ihtiyaç duyacaktır” açıklamasında bulundu.

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Zorlu Holding Tekstil Grubu Başkanı Necat Altın: “Bir tekstil mühendisi olarak, Türkiye’nin geleceğine yön veren tekstil sektöründe yenilikçi ve sürdürülebilir üretim için nitelikli mühendislere ihtiyacımız olduğunun altını çizmek isterim. Sektörün ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda fikirlerini inovatif çözümlerle hayata geçirebilen tekstil mühendislerimiz, tekstil sektörümüzün ihracat hedeflerine ulaşmasında öncü rol oynayacak. Çünkü en önemli yatırım; beşeri sermayeye yapılan yatırımdır. Dünya’nın en büyük 5. Tekstil ihracatçısı Türkiye’nin ilk 3’e girmesi hedefi ve aynı zamanda Türkiye markası algısına en büyük katkılardan birini sağlama vizyonu ancak ve ancak nitelikli tekstil mühendisleriyle mümkün. Çünkü dünya üzerinde küçük veya büyük ölçekte tekstil ürünü üretmeyen neredeyse hiçbir ülke yok. Önemli olan Ar-Ge ve inovasyon gücü ile, nitelikli beşeri sermaye ile ayrışmak. İşte bu da ancak nitelikli tekstil mühendisleriyle mümkün” dedi.

Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektöründeki pazar payını sürekli artırdığını ifade eden Varner Global Üretim Strateji Uzmanı ve aynı zamanda Tekstil Mühendisi Burak Çeker, sektörün nitelikli ve eğitimli insan gücüne olan ihtiyacına vurgu yaptı. Çeker, “Sektörümüzde teknik personele, nitelikli ara elemana ve özellikle de Tekstil Mühendisine ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Ayrıca dünya üzerinde üretim teknikleri konularındaki gelişmeler, daha hızlı daha iyi üretim nasıl yapılır sorusuna cevap veren ciddi yatırımlar, küreselleşen dinamik firmalarımızın sayısında ve niteliklerindeki artışlar, dünya genelinde yaygınlaşan sürdürülebilirlik, kurumsal sosyal sorumluluk gibi konularda doğan ciddi eğitimli iş gücü talebi sonucunda Tekstil Mühendisi ihtiyacı daha da artmaktadır. “ ifadelerini kullandı.

Tekstil Mühendisliğini tercih edecek öğrencilere seslenen Kipaş Tekstil Genel Müdürü ve Kipaş Holding Yönetim Kurulu Üyesi Halit Gümüşer: “Sektörümüze değer katan sürdürülebilir ve döngüsel bir gelecek için Tekstil Mühendisliği alanında nitelikli ş gücünü ekonomik faaliyetler içerisine daha fazla dahil ediyoruz. Tekstil Mühendisliğini tercih edecek öğrencilere inovasyon ve teknolojik gelişmelere meraklı, sektörün gelişimi ile birlikte kendi gelişim ve değişimlerine de açık olabilmelerini tavsiye ediyorum. Tekstil sektörü geleneksel tekstillerin yanı sıra; medikal, otomotiv, inşaat, kimya gibi birçok alanda işlevselliğini artıran bir dönüşüm süreci içerisinde. Sektörün geleceği olarak konumlandırdığımız teknik tekstillerde küresel hedeflerimize ulaşabilmemiz için vizyoner, dünyayı takip eden, niteliği yüksek tekstil mühendislerine olan ihtiyacımız kaçınılmaz.” dedi.

Tekstil Mühendisliği mezunu olan ve 32 yıldır profesyonel olarak sektörde yer alan İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Jale Tunçel, mühendislik eğitiminin öğrencilere her alanda beceri kazandırdığını belirtti. Tunçel, “Dinamik bir yapıya sahip olan sektörde yıllar içerisinde tedarik, satış, finansman, birimlerinde yöneticilik yaptım. Tüm bu birimlerde edindiğim tecrübe ile bütünsel bir bakış açısı gerektiren üst yönetim kademelerinde çalışmaya devam ediyorum. Tekstil Mühendisliği tekstilde kullanılan elyaf, iplik, dokuma, örme, dokusuz yüzeyler, hazır giyim üretimi ve tekstil terbiye gibi konular üzerine çalışmalar gerçekleştiren akademik bir disiplindir. Çalışma alanları olan sağlık, mimarlık, inşaat, hazırgiyim konfeksiyon, savunma sanayi, otomotiv, tarım gibi ülke ekonomisi ve gelişimine katkı sağlayan endüstrileri kollarında konvansiyonel üretiminin dışında ayrıca inovasyon ve katma değer yaratmaktadır.” dedi.

Tekstil Mühendisliği’nde Eğitim ve İstihdam Olanakları Destekleniyor

Tekstil Mühendislerinin teknik bilgisine olan ihtiyaç sektörün sürekliliği ile paralel olarak devam ediyor. Öğrencilerin mesleğe ilişkin gerekli donanımları kazanabilmesi için üniversite sınavında Tekstil Mühendisliğini tercih eden öğrencilere “Tercihim Tekstil Mühendisliği” projesi kapsamında, asgari ücret tutarında karşılıksız burs imkânı, staj ve iş garantisi veriliyor.

Tekstil ve Hazırgiyim İhracatçı Birlikleri öncülüğünde, ülkemizdeki Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri, Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçı Birlikleri ile Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası (TTSİS) iş birliğinde 2019 yılında başlatılan “Tercihim Tekstil Mühendisliği” projesi üçüncü yılında öğrencilere destek olmaya devam ediyor. Üniversite sınav sonucuna göre sıralamada ilk 20 bine giren öğrencilere net asgari ücret tutarında, 20-50 bin arasındaki öğrencilere asgari ücretin yüzde 70’i, 50-80 bin arasındaki öğrencilere ise asgari ücretin yüzde 50’si kadar burs veriliyor.

Tercihim Tekstil Mühendisliği projesi kapsamında burstan yararlanabilmek için öğrencilerin ilk 5 tercihlerinden birinin “Tekstil Mühendisliği” olması kaydıyla bölüme yerleşmiş olması gerekiyor. Proje kapsamında herhangi bir sayı sınırı olmaksızın kriterleri sağlayan tüm öğrenciler, üniversitelerin hazırlık bölümleri de dahil olmak üzere lisans eğitimleri boyunca burs almaya hak kazanıyor. Nitelikli gençlerin sektöre kazandırılması amacıyla üçüncü yılında öğrencilere destek olmaya devam eden burs ve istihdam projesi kapsamında öğrencilere en az bir dönem üretim fabrikalarında uygulamalı eğitim programı da gerçekleştirilecek.

Tekstil Mühendisliği bursu çalışması Tekstil ve Hazırgiyim İhracatçı Birlikleri ve Türkiye Tekstil İşverenleri Sendikası iş birliğinde, Ticaret Bakanlığının onayları, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile imzalanan İşbirliği Protokolü çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Burs projesi, Tekstil ve Hazırgiyim İhracatçı Birlikleri ile Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası tarafından finanse ediliyor.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi Haber

Meyve sebze mamulleri 2 milyar dolar ihracata koşuyor – İnternet Haber

Gıda ihracatının yıldızı paylayan sektörleri yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörleri dünyanın en büyük gıda fuarı ANUGA’da dünyanın …

Published

on

By

Gıda ihracatının yıldızı paylayan sektörleri yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörleri dünyanın en büyük gıda fuarı ANUGA’da dünyanın dört bir tarafından gelen alıcılarla bir araya geldi.

Almanya’nın Köln şehrinde düzenlenen ANUGA Fuarı’na meyve sebze mamulleri sektörünün yoğun katılım sağladığını belirten Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, meyve sebze mamulleri sektörünün 2021 yılı sonu için belirlediği 2 milyar dolar ihracat hedefine, ANUGA Fuarı’nda gerçekleştirdiği ihracat anlaşmalarıyla bir adım daha yaklaştığını dile getirdi.

Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatının 2021 yılının Ocak – Eylül döneminde yüzde 23’lük artışla 1 milyar 198 milyon dolardan 1 milyar 470 milyon dolara yükseldiği bilgisini paylaşan Uçak, “Meyve sebze mamulleri ihracatından Ege Bölgesi 584 milyon dolarlık pay aldı ve liderliğini sürdürdü. Ege Bölgesi’ndeki meyve sebze mamulleri ihracatçısı pek çok firmamız ANUGA Fuarı’nda yerini aldı ve yeni ihracat bağlantılarıyla yurda döndü. Pandemi nedeniyle fuara geçen yıllara göre katılımcı sayısında düşüş olmakla birlikte ziyaretçi kalitesi ihracatçı firmalarımızı mutlu etti” dedi.

Salgının meyve sebze mamullerine talebi arttırdığına temas eden Başkan Uçak şöyle devam etti: “Türkiye pandemi döneminde de üretici konumunu sürdürdü. 2021 yılının Ocak – Eylül döneminde Türkiye’nin gerçekleştirdiği 1 milyar 470 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri ihracatına en büyük katkıyı 267 milyon dolarlık tutarla meyve suları yaptı. Turşu ihracatı 218 milyon dolar olurken, gazlı içecekler sektörü 194 milyon dolarlık ihracata imza attı. 2021 yılı için ortaya koyduğumuz 2 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için çaba gösteriyoruz. Fiziki fuarların tekrar düzenleniyor olması hedefimize ulaşmamızı kolaylaştıracak.”

Meyve sebze mamulleri ihracatında ilk sırayı 200 milyon dolarlık ihracatla Almanya alırken, ikinci sıra 185 milyon dolarlık taleple Amerika Birleşik Devletleri’nin oldu. Irak’a ise; 145 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri ihraç etmeyi başardık.

ANUGA Fuarı’nda Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’ni Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Balık, Yönetim Kurulu üyeleri; Martin Erdemir Sanford, Mehmet Ata Özdemir, Mehmet Kırıcı ve Türkmen Türkmenoğlu temsil etti. EYMSİB Yönetim Kurulu, ANUGA Fuarı katılımcıları arasında bulunan EYMSİB üyesi firmaları stantlarında ziyaret ederken, Türkiye’nin yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerini tanıtan yayın yapan “Hasat ve Ötesi” Dergisi katılımcılara ve ziyaretçilere dağıtıldı.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi Haber

IMMAT Kongresi, maden sektörüne ışık tuttu. Kongre fuarı, fuar sektörü geliştiriyor – İnternet Haber

Dünyadaki gelişmelerin madencilik sektörünün tüm paydaşlarına aynı anda sunulduğu bir platform olan IMMAT Kongresi, 8’inci kez düzenlendi …

Published

on

By

Dünyadaki gelişmelerin madencilik sektörünün tüm paydaşlarına aynı anda sunulduğu bir platform olan IMMAT Kongresi, 8’inci kez düzenlendi. Düzenlendiği her yıl, bir sonraki fuarda sergilenen maden teknolojilerine ışık tutan kongre; 2023 yılında düzenlenecek MINEX Fuarı için de yol haritası çizdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TMMOB Maden Mühendisleri Odası işbirliğiyle MINEX Fuarı ile eş zamanlı olarak düzenlenen IMMAT – 8. Uluslararası Maden Makinaları ve Teknolojileri Kongresi sona erdi. Yerli ve yabancı bilim insanları, sürpriz konukları ve duayen isimleri bir araya getiren kongre, madencilik sektöründe yeni ihtiyaç haritalarını gündeme getirerek kaliteli üretim, insan ve çevre dostu madenciliğe dikkat çekti. Kongrenin Minex Fuarı ile düzenlenmesi, madencilik potansiyeli oldukça yüksek olan Türkiye’nin maden teknolojileri alanındaki bilgi birikimini artırarak iç pazarda makine üretimine katkı sağladı. Önceki yıllarda tanıtmış oldukları yeni teknolojilerin 9. MINEX kapsamında sergilendiğine dikkat çeken katılımcılar, bu başarıya kongre ve fuarın eş zamanlı olarak düzenlenmesinin katkı sunduğunu vurguladı.

Enerjiyi doğru tekniklerle kullanmalıyız

Mineral ve metallerin insan yaşamı ve yeryüzüne etkileri konusunda önemli çalışmalar yapan Prof. Dr. Kari Heiskanen, kongreye Finlandiya’dan katılan önemli isimler arasındaki yerini aldı. 1977 yılında Türkiye’de Etibank proje yöneticisi olarak da görev yapan bilim insanı, Green Peace projelerinde yer alan mineraller konusunda inovasyon, dijitalizasyon, bilgisayarlı endüstri alanında geliştirdiği yeni teknolojiler hakkında bilgiler verdi. Fuar ve kongrenin eş zamanlı olarak düzenlenmesinin büyük bir önem arz ettiğini belirten Prof. Dr. Heiskanen, şunları söyledi:

Madencilik sektörü günümüzde tüm dünyada eşi benzeri görülmemiş zorluklar içerisinde… ‘Peki bu zorluklar ve çözümleri neler… Bunun için daha büyük sistemlere bakmamız ve bakış açılarımızı geliştirmemiz gerekiyor. Dünya nüfusu hızla artıyor. Tahminler önümüzdeki 50 yıl içinde 10 milyara yaklaşacağımızı söylüyor. Hepimiz, çocuklarımız ve ailemiz için daha iyi yaşam koşullarımız olsun diye çalışıyoruz. Ancak; günümüzde insanların büyük istekleri de var. Bunun sonucunda artan materyallerin tüketimi ile karşı karşıyayız. Dünya nüfusunun yarısı kentlerde yaşıyor. Hızlı kentleşmenin toprak ve su kullanımını kötü etkilediği bir gerçek… Daha iyi, kaliteli doğal bir yaşam sürmek için enerjiye ihtiyacımız var. Ancak bu enerjiyi elde ederken kullandığımız teknik ve endüstri sistemleri çok önemli… Sektör artık bu sistemleri kullanırken; metallerin tüketimi, karbondan arındırma, çevresel farkındalığı artırma ve dijitalleşmeden yüksek oranda faydalanmalı. Avrupa Birliği çevreye zarar vermeme konusunda mevzuatlar çıkarıyor. Eğitim ve dijitalizasyon maden sektörü için çok önemli bir fırsat. Çevrimiçi bilgiler, jeolojik araştırmalar ve veriler paylaşılabilir. Artık dünyada enerji verimliliği için güvenli operasyonlar yapılmalı, dijitalleşmeden faydalanarak farklı otomasyon çalışmalarına geçilmelidir”.

Yeni teknolojiler hayata geçiriliyor

Pandemi koşullarına göre çok verimli bir organizasyona imza attıklarını belirten TMMOB Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Yüksel, “Maden mühendisleri odası kurulduğu günden bu yana meslektaşların mesleki gelişimini sağlamak ve sektörü yeni bilgilerle beslemek bizim görevimiz. Bu tarz kongreler de en önem verdiğimiz organizasyonlar. Kongre, sergi ve fuarı birleştirerek akademisyenleri tedarikçiler ve sektörün üretim alanında olan meslektaşlarımızı buluşturuyoruz. Yeni teknolojik gelişmelerin konuşulduğu yıllarda yapılması mümkün olmadığı düşünülen teknolojiler, şimdi hayata geçiriliyor. Sonuçlarını görüyoruz. Dünyada nüfus arttıkça insanların ihtiyacı artıyor. Buna ters bir ivmeyle de mineral kaynaklarımız azalıyor. Onları daha efektif kullanabilmek için gelişen teknolojiler bunların zenginleştirilmesiyle, sanayiye ulaştırılmasını sağlıyor. Bu anlamda çok başarılı bir fuar ve kongre oldu” ifadelerinde bulundu.

Kongrenin sunumları, fuarın teknolojisinde hayat buluyor

Kongrenin Türkiye madenciliğinin gelişmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin artırılması, maden makinaları üretimi ile bilinçli tüketimine katkı sağlayacağına inandığını belirten 8. IMMAT Kongresi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Halil Köse ise, “Beklentinin üzerinde bir fuar ve kongre oldu. Amacımıza ulaştık diyebiliriz rahatlıkla. Hem katılımcılar bilgilendi, hem de sanayide göremedikleri maden makinalarını fuarda görme fırsatı elde etti. Son yangınlarda, madencilik için kesilen ormanların bin katını kaybettik. Madencilikle ilgili bu konuda yanlış bir algı var. Madencilikte kesilen her bir ağacın parası Orman Bakanlığı’na ödeniyor ve yeniden ağaçlandırması yapılıyor. Çevre dostu üretimi kendimiz yapmamız lazım ki insanlar da bizi eleştirmesin. Benzer şekilde işçi sağlığı ve güvenliğini artıracak teknolojiler üretmemiz lazım. Uzun yıllardır kongremizi MINEX Fuarı ile gerçekleştiriyoruz. Burada yapılan her bir sunumun, bir sonraki fuarda sergilenen makine teknolojilerine hayat verdiğini görmek, bizi daha çok çalışmaya motive ediyor” şeklinde konuştu.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi Haber

‘SunExpress olarak Türkiye turizmini destekleme vaadimizin arkasındayız’ – İnternet Haber

Havacılık ve Uzay Tıbbı Platformu tarafından Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve SunExpress Hava Yolları iş birliğiyle 14-17 Ekim tarihleri …

Published

on

By

Havacılık ve Uzay Tıbbı Platformu tarafından Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve SunExpress Hava Yolları iş birliğiyle 14-17 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen Havacılık ve Uzay Tıbbı Kongresi’nde havacılık tıbbına ilişkin güncel konuları ele almak üzere sektörün önde gelenleri buluştu.

Antalya’da gerçekleştirilen kongrede Havacılık ve Uzay Tıbbı Platformu Başkanı Prof. Dr. Fehmi Töre, Sivil Havacılık Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal Yüksek, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve SunExpress Havayolları Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Çalışkan açılış konuşmalarını gerçekleştirdi.

Kongrede Covid-19 pandemisinin ticari havacılığa etkileri üzerine konuşan SunExpress Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Çalışkan, “Türkiye, geçen yıl ‘Güvenli Turizm Programı’nı hayata geçiren birkaç ülkeden biri olarak çok cesur ve doğru adımlar attı. Bizim de SunExpress olarak pandeminin başından beri en önemli gündem maddemiz “güvenli turizm” oldu. Bu süreçte, yolcularımız ve çalışanlarımızın sağlığı ve güvenliği için tüm önlemleri ivedilikle aldık ve almaya devam ediyoruz” dedi.

Türkiye’nin turizm elçisi misyonuyla hareket eden bir havayolu olarak hem Türkiye turizmini hem de havacılık sektörünü desteklemeye devam edeceklerini belirten Çalışkan, “Seyahat kısıtlamalarının kaldırılmasının ardından uçuş ağımıza eklediğimiz yeni destinasyonların yanı sıra Türkiye’nin tatil rotalarına frekans artışı sunduk ve bu sene yaz sezonunda 3 milyonun üzerinde yolcu taşıyarak, 85 doluluk oranına ulaştık. Pandemi döneminde de tarifeli seferlerle Akdeniz ve Ege Bölgelerine en fazla turist getiren havayolu olmaya devam ederek Türkiye turizmini destekleme vaadimizin arkasında durduk” dedi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending