Connect with us

Ekonomi Haber

Kaçak elektrik kullanım oranları düştü!

Elektrik tedarikçileri karşılaştırma internet sitesi encazip.com’un aktardığı bilgilere göre, 2015 yılında Dicle dağıtım bölgesinde yüzde 70 …

Published

on

Elektrik tedarikçileri karşılaştırma internet sitesi encazip.com’un aktardığı bilgilere göre, 2015 yılında Dicle dağıtım bölgesinde yüzde 70 civarında olan kaçak elektrik kullanım oranı 2020 yılında yüzde 46’lara geriledi. Eskiden kayıp kaçak bedelinin faturalarda belirtildiğini ancak yapılan değişiklikle artık bu bedelin faturalarda yer almadığını ifade eden encazip.com’un kurucusu Çağada Kırım, “Şu an için kayıp kaçak bedelinin faturalardaki oranı belli değil. Dağıtım bedeli içerisinde tahsil ediliyor. Kaçak kullanım oranının azalması vatandaşlar için de sevindirici bir haber” dedi.

Kaçak elektrik kullanımını azaltmak için uygulanan çalışmalar sonuç verdi ve kaçak elektrik kullanım oranı düştü. Elektrik tedarikçileri karşılaştırma internet sitesi encazip.com’un aktardığı bilgilere göre, özellikle Dicle dağıtım bölgesinde yüzde 70 civarında olan kaçak kullanım oranı yüzde 46’lara geriledi.

Kayıp ile kaçak farklı kavramlar

Elektrik şebekesinin özelliklerinden kaynaklanan teknik kayıp ‘kayıp elektrik’ olarak ifade ediliyor. Bu durum şebeke güncellemeleriyle minimum seviyeye indirilebiliyor ancak tamamen ortadan kalkması mümkün olmuyor. Şebekeye illegal yollarla müdahale edilmesi sonucu kullanılan elektriğin ölçülememesi ve faturalandırılamamasına ise ‘kaçak elektrik’ deniyor. ‘Kayıp Kaçak Bedeli’ ise bu iki kaçak durumunun hesaplanmasından oluşuyor. Yani ‘Kayıp Kaçak Oranı’ elektrik sisteminde iletim sırasında meydana gelen teknik veya teknik olmayan enerji kayıplarının oranını ifade ediyor. Kayıp kaçak bedeli ise sadece kaçak kullanımı içermiyor, teknik kaybı da içeriyor.

Yüksek voltaj kaybı azaltır

Dünyada nüfusun ve kentleşmenin artması, ekonomik büyüme, yaşam kalitesinin yükselmesi gibi nedenlerle dünyadaki elektrik tüketimi de artış gösteriyor. 2018 yılında dünya elektrik tüketimi bir önceki yıla göre yüzde 3,99 oranında artış göstererek 22.315 TWh oldu. Dünya çapında elektrik şebekesi yaklaşık 80 milyon km iletim ve dağıtım hattından oluşuyor. 2019 verilerine göre, Türkiye’deki toplam elektrik iletim şebekesi uzunluğu 70.034,1 km. Toplam dağıtım şebekesi uzunluğu ise 1.172.334,9 km. 2019 yılında sadece 23.940,4 km uzunluğundaki iletim hattından 380 kV elektrik geçti. Kablolardan ne kadar yüksek voltajda elektrik geçerse kayıp oranı azalıyor. Fakat yüksek voltaj, kaybı azaltsa da sıfırlamıyor.

En çok kayıp-kaçak kullanım Dicle bölgesinde

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) açıkladığı verilere göre, 2020’de en yüksek kayıp oranı yüzde 46,32 ile Diyarbakır, Şanlıurfa, Batman, Mardin, Siirt ve Şırnak illerini kapsayan Dicle elektrik dağıtım bölgesinde, onu yüzde 44,57 oranla Van, Bitlis, Muş ve Hakkâri illerini kapsayan Vangölü elektrik dağıtım bölgesi takip etti. 2020 yılındaki kaçak oranlarının tahminden daha düşük olması ise dikkat çekti. Dicle’de tahmin yüzde 60,45 iken gerçekleşen yüzde 46,32 oldu. Dicle elektrik dağıtım bölgesinde kayıp oranı tahminin altında gerçekleşirken Sivas, Tokat ve Yozgat illerini kapsayan Çamlıbel elektrik dağıtım bölgesinde ise kaçak oranı tahminin üzerinde gerçekleşti.

Kayıp kaçak bedeli artık dağıtım bedeli içerisinde tahsil ediliyor

encazip.com’un kurucusu Çağada Kırım, eskiden kayıp kaçak bedelinin faturalarda belirtildiğini ancak yapılan değişiklikle artık bu bedelin faturalarda yer almadığını ifade ederek şunları söyledi:

“Elektrik faturalarındaki kayıp kaçak bedeli kalemi 1 Ocak 2016 tarihinde geçerli olan ulusal elektrik tarifesi ile kaldırıldı ve bu bedel dağıtım bedeli kalemi içerisine eklendi. Kayıp kaçak bedelinin faturalarda belirtildiği son tarih olan 2015 yılının son elektrik tarifesine göre, bir iş yeri abonesinin elektrik faturasının yaklaşık yüzde 12’si kayıp kaçak bedeliydi. Bu oran meskende ise yaklaşık yüzde 15’ti. Ancak şu an için kayıp kaçak bedelinin elektrik faturalarındaki oranı belli değil. Dağıtım bedeli içerisinde tahsil ediliyor.”

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ekonomi Haber

Meyve sebze mamulleri 2 milyar dolar ihracata koşuyor – İnternet Haber

Gıda ihracatının yıldızı paylayan sektörleri yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörleri dünyanın en büyük gıda fuarı ANUGA’da dünyanın …

Published

on

By

Gıda ihracatının yıldızı paylayan sektörleri yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörleri dünyanın en büyük gıda fuarı ANUGA’da dünyanın dört bir tarafından gelen alıcılarla bir araya geldi.

Almanya’nın Köln şehrinde düzenlenen ANUGA Fuarı’na meyve sebze mamulleri sektörünün yoğun katılım sağladığını belirten Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, meyve sebze mamulleri sektörünün 2021 yılı sonu için belirlediği 2 milyar dolar ihracat hedefine, ANUGA Fuarı’nda gerçekleştirdiği ihracat anlaşmalarıyla bir adım daha yaklaştığını dile getirdi.

Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatının 2021 yılının Ocak – Eylül döneminde yüzde 23’lük artışla 1 milyar 198 milyon dolardan 1 milyar 470 milyon dolara yükseldiği bilgisini paylaşan Uçak, “Meyve sebze mamulleri ihracatından Ege Bölgesi 584 milyon dolarlık pay aldı ve liderliğini sürdürdü. Ege Bölgesi’ndeki meyve sebze mamulleri ihracatçısı pek çok firmamız ANUGA Fuarı’nda yerini aldı ve yeni ihracat bağlantılarıyla yurda döndü. Pandemi nedeniyle fuara geçen yıllara göre katılımcı sayısında düşüş olmakla birlikte ziyaretçi kalitesi ihracatçı firmalarımızı mutlu etti” dedi.

Salgının meyve sebze mamullerine talebi arttırdığına temas eden Başkan Uçak şöyle devam etti: “Türkiye pandemi döneminde de üretici konumunu sürdürdü. 2021 yılının Ocak – Eylül döneminde Türkiye’nin gerçekleştirdiği 1 milyar 470 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri ihracatına en büyük katkıyı 267 milyon dolarlık tutarla meyve suları yaptı. Turşu ihracatı 218 milyon dolar olurken, gazlı içecekler sektörü 194 milyon dolarlık ihracata imza attı. 2021 yılı için ortaya koyduğumuz 2 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için çaba gösteriyoruz. Fiziki fuarların tekrar düzenleniyor olması hedefimize ulaşmamızı kolaylaştıracak.”

Meyve sebze mamulleri ihracatında ilk sırayı 200 milyon dolarlık ihracatla Almanya alırken, ikinci sıra 185 milyon dolarlık taleple Amerika Birleşik Devletleri’nin oldu. Irak’a ise; 145 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri ihraç etmeyi başardık.

ANUGA Fuarı’nda Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’ni Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cengiz Balık, Yönetim Kurulu üyeleri; Martin Erdemir Sanford, Mehmet Ata Özdemir, Mehmet Kırıcı ve Türkmen Türkmenoğlu temsil etti. EYMSİB Yönetim Kurulu, ANUGA Fuarı katılımcıları arasında bulunan EYMSİB üyesi firmaları stantlarında ziyaret ederken, Türkiye’nin yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörlerini tanıtan yayın yapan “Hasat ve Ötesi” Dergisi katılımcılara ve ziyaretçilere dağıtıldı.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi Haber

IMMAT Kongresi, maden sektörüne ışık tuttu. Kongre fuarı, fuar sektörü geliştiriyor – İnternet Haber

Dünyadaki gelişmelerin madencilik sektörünün tüm paydaşlarına aynı anda sunulduğu bir platform olan IMMAT Kongresi, 8’inci kez düzenlendi …

Published

on

By

Dünyadaki gelişmelerin madencilik sektörünün tüm paydaşlarına aynı anda sunulduğu bir platform olan IMMAT Kongresi, 8’inci kez düzenlendi. Düzenlendiği her yıl, bir sonraki fuarda sergilenen maden teknolojilerine ışık tutan kongre; 2023 yılında düzenlenecek MINEX Fuarı için de yol haritası çizdi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TMMOB Maden Mühendisleri Odası işbirliğiyle MINEX Fuarı ile eş zamanlı olarak düzenlenen IMMAT – 8. Uluslararası Maden Makinaları ve Teknolojileri Kongresi sona erdi. Yerli ve yabancı bilim insanları, sürpriz konukları ve duayen isimleri bir araya getiren kongre, madencilik sektöründe yeni ihtiyaç haritalarını gündeme getirerek kaliteli üretim, insan ve çevre dostu madenciliğe dikkat çekti. Kongrenin Minex Fuarı ile düzenlenmesi, madencilik potansiyeli oldukça yüksek olan Türkiye’nin maden teknolojileri alanındaki bilgi birikimini artırarak iç pazarda makine üretimine katkı sağladı. Önceki yıllarda tanıtmış oldukları yeni teknolojilerin 9. MINEX kapsamında sergilendiğine dikkat çeken katılımcılar, bu başarıya kongre ve fuarın eş zamanlı olarak düzenlenmesinin katkı sunduğunu vurguladı.

Enerjiyi doğru tekniklerle kullanmalıyız

Mineral ve metallerin insan yaşamı ve yeryüzüne etkileri konusunda önemli çalışmalar yapan Prof. Dr. Kari Heiskanen, kongreye Finlandiya’dan katılan önemli isimler arasındaki yerini aldı. 1977 yılında Türkiye’de Etibank proje yöneticisi olarak da görev yapan bilim insanı, Green Peace projelerinde yer alan mineraller konusunda inovasyon, dijitalizasyon, bilgisayarlı endüstri alanında geliştirdiği yeni teknolojiler hakkında bilgiler verdi. Fuar ve kongrenin eş zamanlı olarak düzenlenmesinin büyük bir önem arz ettiğini belirten Prof. Dr. Heiskanen, şunları söyledi:

Madencilik sektörü günümüzde tüm dünyada eşi benzeri görülmemiş zorluklar içerisinde… ‘Peki bu zorluklar ve çözümleri neler… Bunun için daha büyük sistemlere bakmamız ve bakış açılarımızı geliştirmemiz gerekiyor. Dünya nüfusu hızla artıyor. Tahminler önümüzdeki 50 yıl içinde 10 milyara yaklaşacağımızı söylüyor. Hepimiz, çocuklarımız ve ailemiz için daha iyi yaşam koşullarımız olsun diye çalışıyoruz. Ancak; günümüzde insanların büyük istekleri de var. Bunun sonucunda artan materyallerin tüketimi ile karşı karşıyayız. Dünya nüfusunun yarısı kentlerde yaşıyor. Hızlı kentleşmenin toprak ve su kullanımını kötü etkilediği bir gerçek… Daha iyi, kaliteli doğal bir yaşam sürmek için enerjiye ihtiyacımız var. Ancak bu enerjiyi elde ederken kullandığımız teknik ve endüstri sistemleri çok önemli… Sektör artık bu sistemleri kullanırken; metallerin tüketimi, karbondan arındırma, çevresel farkındalığı artırma ve dijitalleşmeden yüksek oranda faydalanmalı. Avrupa Birliği çevreye zarar vermeme konusunda mevzuatlar çıkarıyor. Eğitim ve dijitalizasyon maden sektörü için çok önemli bir fırsat. Çevrimiçi bilgiler, jeolojik araştırmalar ve veriler paylaşılabilir. Artık dünyada enerji verimliliği için güvenli operasyonlar yapılmalı, dijitalleşmeden faydalanarak farklı otomasyon çalışmalarına geçilmelidir”.

Yeni teknolojiler hayata geçiriliyor

Pandemi koşullarına göre çok verimli bir organizasyona imza attıklarını belirten TMMOB Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Yüksel, “Maden mühendisleri odası kurulduğu günden bu yana meslektaşların mesleki gelişimini sağlamak ve sektörü yeni bilgilerle beslemek bizim görevimiz. Bu tarz kongreler de en önem verdiğimiz organizasyonlar. Kongre, sergi ve fuarı birleştirerek akademisyenleri tedarikçiler ve sektörün üretim alanında olan meslektaşlarımızı buluşturuyoruz. Yeni teknolojik gelişmelerin konuşulduğu yıllarda yapılması mümkün olmadığı düşünülen teknolojiler, şimdi hayata geçiriliyor. Sonuçlarını görüyoruz. Dünyada nüfus arttıkça insanların ihtiyacı artıyor. Buna ters bir ivmeyle de mineral kaynaklarımız azalıyor. Onları daha efektif kullanabilmek için gelişen teknolojiler bunların zenginleştirilmesiyle, sanayiye ulaştırılmasını sağlıyor. Bu anlamda çok başarılı bir fuar ve kongre oldu” ifadelerinde bulundu.

Kongrenin sunumları, fuarın teknolojisinde hayat buluyor

Kongrenin Türkiye madenciliğinin gelişmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin artırılması, maden makinaları üretimi ile bilinçli tüketimine katkı sağlayacağına inandığını belirten 8. IMMAT Kongresi Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Halil Köse ise, “Beklentinin üzerinde bir fuar ve kongre oldu. Amacımıza ulaştık diyebiliriz rahatlıkla. Hem katılımcılar bilgilendi, hem de sanayide göremedikleri maden makinalarını fuarda görme fırsatı elde etti. Son yangınlarda, madencilik için kesilen ormanların bin katını kaybettik. Madencilikle ilgili bu konuda yanlış bir algı var. Madencilikte kesilen her bir ağacın parası Orman Bakanlığı’na ödeniyor ve yeniden ağaçlandırması yapılıyor. Çevre dostu üretimi kendimiz yapmamız lazım ki insanlar da bizi eleştirmesin. Benzer şekilde işçi sağlığı ve güvenliğini artıracak teknolojiler üretmemiz lazım. Uzun yıllardır kongremizi MINEX Fuarı ile gerçekleştiriyoruz. Burada yapılan her bir sunumun, bir sonraki fuarda sergilenen makine teknolojilerine hayat verdiğini görmek, bizi daha çok çalışmaya motive ediyor” şeklinde konuştu.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Ekonomi Haber

‘SunExpress olarak Türkiye turizmini destekleme vaadimizin arkasındayız’ – İnternet Haber

Havacılık ve Uzay Tıbbı Platformu tarafından Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve SunExpress Hava Yolları iş birliğiyle 14-17 Ekim tarihleri …

Published

on

By

Havacılık ve Uzay Tıbbı Platformu tarafından Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve SunExpress Hava Yolları iş birliğiyle 14-17 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen Havacılık ve Uzay Tıbbı Kongresi’nde havacılık tıbbına ilişkin güncel konuları ele almak üzere sektörün önde gelenleri buluştu.

Antalya’da gerçekleştirilen kongrede Havacılık ve Uzay Tıbbı Platformu Başkanı Prof. Dr. Fehmi Töre, Sivil Havacılık Genel Müdürü Prof. Dr. Kemal Yüksek, Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve SunExpress Havayolları Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Çalışkan açılış konuşmalarını gerçekleştirdi.

Kongrede Covid-19 pandemisinin ticari havacılığa etkileri üzerine konuşan SunExpress Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Çalışkan, “Türkiye, geçen yıl ‘Güvenli Turizm Programı’nı hayata geçiren birkaç ülkeden biri olarak çok cesur ve doğru adımlar attı. Bizim de SunExpress olarak pandeminin başından beri en önemli gündem maddemiz “güvenli turizm” oldu. Bu süreçte, yolcularımız ve çalışanlarımızın sağlığı ve güvenliği için tüm önlemleri ivedilikle aldık ve almaya devam ediyoruz” dedi.

Türkiye’nin turizm elçisi misyonuyla hareket eden bir havayolu olarak hem Türkiye turizmini hem de havacılık sektörünü desteklemeye devam edeceklerini belirten Çalışkan, “Seyahat kısıtlamalarının kaldırılmasının ardından uçuş ağımıza eklediğimiz yeni destinasyonların yanı sıra Türkiye’nin tatil rotalarına frekans artışı sunduk ve bu sene yaz sezonunda 3 milyonun üzerinde yolcu taşıyarak, 85 doluluk oranına ulaştık. Pandemi döneminde de tarifeli seferlerle Akdeniz ve Ege Bölgelerine en fazla turist getiren havayolu olmaya devam ederek Türkiye turizmini destekleme vaadimizin arkasında durduk” dedi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Continue Reading

Trending